 |
12
Eylül'ün 20. yılı... |
| 12 ve 13 Eylül 2000 tarihlerinde
yayınlanan gazetelerde yer alan haber ve yorumlar... |
HÜRRİYET
GAZETESİ - 12 EYLÜL 2000
Askeri
kameradan 12 Eylül
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı
Demirel, 20. yıldönümünde 12 Eylül'ü anlatacak. Askeri kamerayla çekilen
ve ilk kez ekrana gelecek görüntüler eşliğinde konuşacak olan Demirel,
ilginç anılarını dile getirecek.
Ulusu Baba'nın eseri
Demirel programda, Hamzakoy'dan
yaptığı telefon görüşmeleri sırasında hem sivillere, hem de telefonu dinleyen
askerler kanalıyla askeri kesime mesaj gönderdiğini de belirtiyor. 12 Eylül
dönemi Başbakanı Bülent Ulusu'nun adını da ilk kez kendisinin telaffuz
ettiğini söylüyor.
CNN TÜRK'te bu akşam
ve yarın saat 22.10'da yayınlanacak 12 Eylül Özel Programı'nda 9'uncu Cumhurbaşkanı
Süleyman
Demirel, 20'nci yıldönümünde 12 Eylül darbesini anlatacak. Programda
‘Askerlerin kamerasından bugüne kadar gizli kalmış görüntüler’ ilk
kez ekrana gelecek. Darbe olduktan sonra Bülent Ecevit ile birlikte
zamanı geldiğinde açıklama yapacağı mesajını veren Demirel, 20 yıl
sonra darbe ile ilgili herşeyi Editör Programı'nın yapımcısı Gürkan
Zengin'in hazırladığı CNN TÜRK 12 Eylül Özel Programı'nda açıklayacak.
Programda 12 Eylül döneminde Demirel'in en yakınında bulunan siyasetçiler
Nahit
Menteşe, İsmet Sezgin, Necmettin Cevheri ve gazeteci-yazar
Yavuz
Donat ile o dönemde yaşananlarla ilgili olarak yapılan röportajlar
yer alacak.
NAZMİYE BENİ BIRAKMADI
Demirel, 12 Eylül
sabahı, ezan okunduğu sırada askerlerle Nahit Menteşe'nin gelerek,
kendisine darbeyi haber verdiklerini anlatıyor. Bunun üzerine hep birlikte
orta kata geçtiklerini belirten Demirel, önce namaz kılıp, Kuran
okuduğunu belirterek, şunları söylüyor: ‘‘Ondan sonra eşime dedim ki,
‘Sen burada kal...' ‘Hayır, kalmam. Ben de gelirim' dedi. Bu gibi
hallerde önceden ne olacağını kestirmek mümkün değildir. Geçmiş dönemlerde
bilhassa 60'da acı tecrübeler var.’’ Demirel, ‘‘Endişelendiniz mi?’’ sorusunu
ise ‘‘Kişi endişelere kapılır daima’’ diye yanıtlıyor.
KOMUTANDAN ÇAY DAVETİ
Programda Demirel, Hamzakoy
Komutanı Korgeneral Hüsnü Çelenkler'in oda hapsindeyken, kendilerinden
ne isteğini anlatıyor. O dönem korgeneral olan Çelenkler'in kendisini
ve Ecevit'i odasına çay içmeye davet ettiğini belirten Demirel,
komutanın
kendilerine, sağlık mesajı için çekilen görüntülerde, 12 Eylül lehine bir
kaç söz söylemeleri halinde, Hamzakoy'da daha az tutulacaklarını nazik
bir dille anlattığını söylüyor. Demirel, bu isteği ve komutanın
yanıtını şöyle anlatıyor: ‘‘O odada kapalısınız. Hapis meselesi sözkonusu
değil de orada kapalısınız. Yani kapınızda da asker var. Emniyetiniz sağlam
yani. (Gülerek) Ve tabii böyle bir şeyi nezaketle, bir davet vaki olmuş,
hay hay, gittik. Üç oda ilerideydi zaten, aynı bloğun içerisinde. Orada
Sayın Ecevit ve muhterem hanımefendisiyle beraber, sayın komutan çay içtik.
Çay getirdiler. Orada komutan dedi ki, yani dedi: 'Başka çare yoktu. Bu
12 Eylül'ün yapılması iyi olmuştur gibi filan bir beyanda bulunduysanız
falan buradan çıkmanız kolaylaşır’’ dedi. Ama çok nezaketle söyledi bunu.
Ben dedim ki, yani kelime kelime aynı şeyleri söyleyemeyebilirim ama mealen,‘‘Sayın
komutan' dedim, ‘‘Benim şahsen böyle bir şey söylemektense burada bir ömür
boyu kalmayı tercih edeceğimi size ifade edeyim. Yani ben bunu söylemem.
Burada istediğiniz kadar beni tutabilirsiniz.’’ Demirel, Ecevit'in
de komutana benzeri bir cevap verdiğini söylüyor ve tepki alıp almadıkları
sorusuna da ‘‘Bir soru, bir medeni cevap’’ diyerek, her hangi bir
tepkiyle karşılaşmadıklarını anlatıyor. 12 Eylül'de ABD'nin rolü olduğu
iddialarına katılmadığını belirten Demirel, 1960 darbesini ise ‘en
tahripkar darbe' olarak niteliyor.
28 ŞUBAT'TAN MÜSTERİHİM
Programda 28 Şubat sürecine
de değinen
Demirel, bu süreçte oynadığı role yönelik de, ‘‘28
Şubat'ta ben yeminimin icabını oynadım. Bu rolden de müsterihim. Niye müsterih
olmayayım? Cumhuriyetin, demokrasinin savunması istikametinde atılmış bir
adımdır. Genel hukukun içinde alınmış çarelerde katkım olduysa, bu herkesin
müsterih olması gereken bir durumdur’’ diyor. Demirel, ‘‘Siyaset
maratonunda hangi aşamadasınız?’’ sorusuna ise ‘‘İnsan yaşadıkça
maraton bitmez’’ yanıtını veriyor.
Darbeye isyan edip pardösüyü
fırlatıyor
Programın en ilginç bölümlerinden
biri, Demirel'in Etimesgut Havaalanı'nda elinden pardesüsünü fırlattığı
dramatik sahne. Demirel, burada kendisinden darbe lehinde bir şeyler söylemesini
isteyen TRT kameramanına karşı çıkıyor. Kameramanın talebini kendisine
ileten yakın çalışma arkadaşı Nahit Menteşe'ye dönüp, ‘‘Hayır kardeşim,
bir şey söylemiyorum’’ diyor ve elindeki pardösüyü kızgınlıkla kanapeye
doğru fırlatıyor. Demirel'in yakın çalışma arkadaşı Nahit Menteşe, Gürkan
Zengin'in sorularını yanıtlarken, Etimesgut'ta tarihi anı şöyle anlatıyor:
Gürkan Zengin: Havaalanına
ilk geldiğinizde gördüğünüz manzara neydi?
Menteşe: Askerler
vardı. Ellerini sıktık onların, Sayın Demirel'le. İçeride bekleme salonunda
Erbakan'ı gördük, oturuyor. Bizden önce gelmişti. Yalnızdı. Onlar ailesiyle
değildi. Onlara o imkánı vermemişler. Sadece Sayın Ecevit öyle. Onları
da tebliği bizzat albay rütbesindeki askerler yapmış. Ecevit'e rahmetli
havacı Orgeneral Orhan Özaydın yapmış. Sonra biz onlarla çay içtik. Konuştuk.
TRT kameramanı yanaştı. ‘‘Nahit Bey acaba, Sayın Demirel birkaç söz söyler
mi, mikrofona.’’ O da elinde de pardösü vardı. ‘‘Hayır kardeşim, bir şey
söylemiyorum’’ dedi. Sayın Ecevit bir şeyler söyledi, nazikçe... Sayın
Cüneyt Arcayürek bana bir iki gün sonra, ben geldim dedi. ‘‘Ben gördüm
onu TRT'de.’’ Demirel'in o gayet onurlu bir şekilde davranışını görünce
yayınlamamışlar. Çünkü bekliyorlar ki ihtilalciler daha aşağı bir ifadeyle
‘‘kendilerini methetsin.’’ Onu yapmayınca yayınlamamışlar.
Gürkan Zengin: Yani
bir anlamda Hamzakoy'dakine benzer bir teklif yapmışlar. Sayın Demirel
de bunu söyledi. 12 Eylül'le ilgili bir açıklama yaparsanız burada kalacağınız
süre azalır. Daha o sabah Etimesgut'ta... TRT'nin kendi kendine getirdiği
bir teklife değildi bu.
Menteşe: Tabii...
Askerler getirdi bunu. Tahmin ediyorum. Onların müsaadesi olmaksızın...
Niye başka gazeteci yok... Sadece devletin TRT'si var.
Gürkan Zengin: Demirel'in
ağzından birkaç cümle almak... Ve sonra yayınlamak.
Menteşe: Darbenin
meşruiyetini halka göstermek. Yani bakınız kendilerine darbe yapılan kişiler
dahil, ihtilalin lehine konuşuyorlar. Onu tespit etmekti herhalde. Ama
o olmadı. Biz orada çay içtik. Onu uğurlamak üzere kaldık. Uğurladık. Sayın
Demirel ‘‘Hakkını helál et, Nahit’’ dedi.
Nazmiye Hanım'ın makyaj çantasını
taşıdı
Askerler tarafından çekilen
ve bu akşam ilk kez televizyon ekranlarına gelecek görüntülerde, liderlerin
12 Eylül sabahı, erken saatlerde, Ankara Etimesgut Havalimanı'na gelişleri
yer alıyor. Havalimanından uçaklara giderken ilginç bir görüntü takılıyor
askeri kameraya: Demirel'in elinde Nazmiye Hanım'ın makyaj çantası... Otomobilden
inen liderlerin yanlarındakiler ile tokalaşmalarının da bulunduğu görüntüler,
apronda devam ediyor ve uçağın havalanmasıyla sona eriyor. Askerlerin isteği
üzerine çekilen bir başka görüntüde ise liderlerden, hayatta oldukları
ve sağlık durumlarının iyi olduğu mesajları alınıyor.
12 Eylül Belgeleri
(13
EYLÜL 2000)
  |