 |
12
Eylül'ün 20. yılı... |
| 12 ve 13 Eylül 2000 tarihlerinde
yayınlanan gazetelerde yer alan haber ve yorumlar... |
SABAH
GAZETESİ - 13 EYLÜL 2000
Evren:
Vur emri verdim
12 Eylül'ün lideri ve 7. Cumhurbaşkanı
Kenan Evren, 1980'de Milli Güvenlik Konseyi üyelerine suikast yapacak örgütün
hapisteki tüm üyelerinin öldürülmesi için emir verdiğini itiraf etti
atv Ana Haber'de Ali Kırca'nın
sorularını yanıtlayan Kenan Evren, "Bu konuşmayı Konsey üyeleriyle Genelkurmay'dayken
yaptım. Korksunlar istedim. Demek ki etkili olmuş " dedi.
Ali Kırca: Sayın Evren
sizce 12 Eylül devam ediyormu ?
EVREN: Efendim herkes
kendine göre bir yorum yapıyor. 12 Eylül'ün arasından 20 sene geçmiş. Eğer
halen 12 Eylül devam ediyor olsaydı, 12 Eylül'den itibaren cereyan eden
olayların birçoğunun devam etmesi gerekiyordu.. 12 eylül artık kapanmıştır,
kapanmıştır ama 12 Eylül bize çok şeyler öğretmiştir. Gerek topluma, gerek
sivil toplum örgütlerine, politacılarımıza çok şeyler öğretmiştir. Bunun
neticesinde artık siyasi partiler arasındaki kavgalar çekişmeler çok asgariye
inmiştir.
Ali Kırca : Partiler
arasında uzlamaşmak artmış mıdır. Bunda 12 Eylül'ün etkisimi var.
EVREN: Diyebiliriz,
çünkü 12 Eylül'den önce siyasi partilerin bir araya gelerek bu olayalara
bir çözüm bulması gerektiğini hem biz TSK hem de basın sık sık tekrar etmişlerdi.
Ama bir türlü bir araya gelememişlerdi. Küskünlük dargınlık bir türlü giderilememişti.
Ama bugün görüyoruz ki geçmişten ders alınmış ve geçmişin o hatalarından
dersler çıkartılarak en sağda ki soldaki partiler bir araya gelip koalisyon
kurmuşlardır.
Ali Kırca : Bunda bir darbe
korkusu mu var?
EVREN: Hatta o kadar
bir araya gelebilmişlerdir ki en sağdaki bir parti ile en soldaki bir parti
bir seneye aşkın bir süredir aralarında ihtilaf çıkmıyor. İhtilaf her zaman
olur ama aralarında hemen gideriliyor. Bu büyük bir kazançtır Türkiye için.
Ali Kırca : 12 Eylül
siyasi literatür de bir isim vermek gerekirse bir darbe midir?
EVREN: Ben buna darbe
demiyorum. Mevcut yönetime bir süre kısa bir süre için el konulmuş ve o
süre tamamlanıncada tekrar demokratik parlamenter sisteme dönülmüştür.
Bazıları bunu başka şekilde söylüyorlar darbe diyorlar, ihtilal diyorlar,
ihtilal bir kere çok yanlış bir ifade. Çünkü ihtilalle gelen insanlar bir
kere kendiliğinden gitmez yeni bir ihtilalle giderler. Onun için ihtilal
demek mümkün değildir.
Ali Kırca : Bunu şunun için
sordum dünyada da örnekleri var; darbecilerin bir süre sonra yargı önüne
çıkması gündeme geliyor. Ankara'da da bazı politakacılar "12 Eylül yargılansın"
diyor. 12 Eylül'ün yargmılanacak bir yönü var mı, 12 Eylül yargılanacak
birşey yaptı mı?
EVREN: Sayın Kırca bu yeni
değil ki. Zaman zaman medyada da dile getiriliyor. Biz bundan çekinmedik,
gerçi geçici 15'inci madde konulmuştur ama bundan evvelki 60 müdahalesinden
sonra yürürlüğe konan 61 Anayasası'nda da bun benzer bir madde vardı. Her
müdahaleden sonra o müdahaledeyi yapanlar kendilerini bazı risklerden korumak
için bu gibi maddeleri koymuşlardır.
Ali Kırca : Aradan
yıllar geçtiğine göre siz "Bu maddenin kaldırılması gerekir veya kaldırılabilir"
diyor musunuz?
EVREN: Dedim, her zaman
dedim. İsterse kaldırsınlar, Meclis'in yetkisinde olan bir şey. Kaldırırlarsa
ben bundan hiç çekinmem. Biraz önce sayın Adalet Bakanı Sami Türk'ün konuşmasını
dinledim. O da son fıkrasının kaldırılmasının doğru olacağını ifade ediyor.
Evet doğrudur o zaman biz çıkarılan kanunların anayasaya aykırılığı iddia
edilemesin diye bir fıkra koyduk. Bunda bazı mahsurlar ortaya çıktı. Bu
pekala kaldırılabilir. Diğer 15. madde olduğu gibi kalksın mı kalkmasın
mı diye bir taraf olduğum için ben birşey diyemem. Onu Meclis'in ve Türk
halkının taktirine bırakıyorum.
Ali Kırca: Peki diyelimki
15. madde kalktı, birileri de adalete başvurdu. 12 Eylül ve siz neyle suçlanabilirsiniz
size göre?
EVREN: O savcının taktirine
kalmış birşey ben kendi kendime birşey isnat edemem ben kendimi suçlu addetmiyorum.
12 Eylül yalnız TSK'nın değil, halkın beraber gerçekleştirdiği bir harekettir.
Halk silahlı kuvvetlerinin arkasında o kadar destek verdi ki, biz bu olayları
önlemede onun için fazla sıkıntı çektmedik. Halka da sormak lazım. Mademki,
anayasa halk oylamasıyla yürürlüğe girdi, o halde bu maddenin kaldırılması
için halk oylamasına gitmenin doğru olacağını düşünüyorum.
Ali Kırca: Bu güne kadar
12 eylül hakkında çok şey konuşuldu, Neredeyse bilinmeyenlen kalmadı derken
bakıyoruz bir kitap yazılıyor. Gazetelerde bu kitaptan alıntılar var. Bugüne
kadar pek de ortaya çıkmayan bir iddia basında yeralıyor. MHP'nin eski
genel başkan yardımcılarından Rıza Müftüoğlu'nun bir ididası bu. Diyorki
bazı MHP'liler 12 Eylül sonrasında Kenan Evren'i öldürmek için plan yapmışlardı.
Böyle bir plandan haberiniz var mıydı? Size o dönem böyle bir duyum ulaştı
mı?
EVREN: Hayır böyle bir şeyi
ilk defa duyuyorum. Yalnız helikopterle Gölcük'e gittiğimiz de şimdi tarihini
hatırlamıyorum. O zaman diğer sol örgütlerden birisinin suikast planının
öğrendik sonradan. Ama gerçekleştirememişler. Belki daha da bu gibi suikast
olayları veya planları yapılmıştır. Bizim haberimiz yok. Buraya yerleştikten
sonra da yakalandı 3 kişi biliyorsunuz. Her zaman olabilir bu.
Ali Kırca: Rıza Müftüoğlu
diyorki bu kitabında, yakında çıkacak "Copların askerleri" adlı 12 Eylül
anılarını derleyen bir kitap bu. Size karşı düzenlenecek suikast duyumunun
ortaya çıkması üzerine siz de demişsiniz ki, "Cezaevlerindeki MHP'liler
veya bu suikast girişimine katılan kim varsa öldürün, tasviye edin veya
yok edin."
EVREN: Bu onunla ilgili değil.
Bize karşı suikast teşebbüslerinin her zaman olduğu söyleniyordu. Emniyet
kuvvetleri tarafından ben bir gün arkadaşlarla yani konsey üyeleriyle Genel
Kurmay Başkanlığı makamında oturup konuşurken bu konu açıldı. Ve o zaman
onlara dedim ben yani yani, başka bir yerde beyanatta bulunmadım. "İçimizden
birisini, mesale beni öldürürlerse o örgütün mensupları, hapishanede varsa
hepsini öldürmek lazım" dedim. Benim söylediğim buydu. Yoksa MHP ile ilgili
söylediğim bir şey değildi bu. Sayın Müftüoğlu bunu nerden duymuş bilemiyorum.
Bunu ne basında açıkladım. Ne başka bir yerde söyledim. Yalnız bizim aramızda
geçen bir konuşmadır.
Ali Kırca: Yani bunu söyledim
diyorsunuz. "Konsey üyesi 5 kişiden birine birşey olursa, buna karışan
herkesi öldürün" böyle birşey söylediniz.
EVREN: Evet, söyledik.
Ali Kırca: Böyle bir
emir verdiniz yani ??
EVREN: Evet ama gerçekleşmedi.
Korksunlar diye söyledim.
Ali Kırca: Gerçekleşseydi
kaç kişiyi kapsayan bir intikam mı diyelim karşılık verme mi diyelim? Ne
olacak?
EREN: Demek etkisi
olmuş ki MHP'de bundan çekinerek bu işten vazgeçmişler.
Ali Kırca: Peki Rıza
Müftüoğlu diyorki, "Neden 20 yıl sonra yazdım" diye açıklama getirirken
size karşı, bugünkü SABAH gazetesinden okuyorum. Mutlaka siz de okudunuz,
"80'inde çıplak kadın resmi yapıp eserini seyredenlerin bu ihtilal tablolarını
seyretmelerini ve vicdanlarıyla başbaşa kalmalarını istedim" diyor. Sizin
sayın Müftüoğlu ile özel bir düşmanlığınız mı var. Çünkü bu kadar sert
ifadeler, özellikle MHP kanadından size karşı kullanmadı.
EVREN: Hiç tanımam
kendisini. Ne karşılaştım. Ne gördüm. Hiç tanımam ilk defa gazetede böyle
bir şey okudum. Tabiki kitabın hepsini okuyamadım. Yani elimede geçmedi.
Onun kendi taktiridir. Ben çıplak resim yaparım. Peyzaj yaparım. Başka
şey yaparım, o benim bileceğim şeydir. Başkalarının bunun üzerinde konuşma
hakkı olduğunu zannetmiyorum. Nüv resim yapmak herhalde yasak birşey değildir.
Bütün ressamlar bunu yapıyor.
Ali Kırca: Biz de Sayın Evren
bugünkü yaşantınız ve o günkü anılarınız üzerine konuşacaktık. Sayın Müftüoğlu'nun
bu yöndeki iddiaları bugünkü gazetelerde çıktı. İster istemez gündeme taşımak
durumunda kaldık.
Türkeş
yanlıları Evren'i istemedi
Müftüoğlu'na göre TSK
içindeki Türkeş yanlıları lider olarak Evren'i değil Nurettin Ersin'i düşünüyordu
12 Eylül dönemini anlatan
"Copların Askerleri"nin yazarı MHP eski milletvekili Rıza Müftüoğlu, kitabında
açıklamadığı isimleri SABAH'a açıkladı. 1980 öncesinde TSK içinde 9 cunta
olduğunu ve bunlardan birinin de Türkeş cuntası olduğunu yazan Müftüoğlu,
cunta lideri ve Türkeş'i kaçırmaya çalışanlar konusunda kitabında isim
vermedi. İsimleri SABAH'a açıklayan Müftüoğlu, Evren'i öldürmeyi planlayanların
Yüzbaşı rütbesiyle TSK'da görev yapan Şakir Önem ve Selim Kaptanoğlu olduğunu
söyledi. Müftüoğlu, bu kişilerin Evren'in yerine dönemin Kara Kuvvetleri
Komutanı Nurettin Ersin'i lider düşündüklerini kaydetti. Türkeş cuntasının
başının ise Genelkurmay Başkanlığı'nda görevli Korgeneral Suat İlhan olduğunu
açıkladı. O dönem Genelkurmay'da görev yapan emekli binbaşı Ferruh Sezgin
ise kitabı asparagas olarak niteledi. Sezgin "Rıza bunları nereden biliyor
ki? O dönem içerideydi" dedi.
Necdet PEKMEZCİ
12 Eylül Belgeleri
(25
EYLÜL 2000)
  |