Tutanaklardan yargılamanın ilk günü...:
(15 Ocak 1931)
Sorguya çekilen diğer maznun Küçük Hasan, makamı riyasetten:
S - Hasan sen de anlat bakalım? Mehdi Memed’in yanında bulunduğunuz
müddetçe ne gibi hareketlerde bulundunuz. Menemen’e gelip buradaki hadisenin
sonuna kadar geçen safahatı anlat?
C- Paşam Hazretleri! Mehdi Memet dedikleri adam yedi senedenberi
şeyhlik yapıyormuş. Bunun yanında bir çok derviş ve müritleri de varmış.
Bir defa pederime nasıl senin çocuklar camiye gidiyorlar mı, namaz kılıyorlar
mı? Dedi ve bana da ahIr zamanda bir mehdi çıkacaktır, biliyor musun dedi.
Ben de evet biliyorum dedim. Öyle ise işte o Mehdi benim dedi ve beni kendisine
mürit olmağa davet etti ve bana nasıl zikir yapılmak lâzım geleceğini öğretti.
Tarif ettiği duaları okudum, bu adam beni de kandırdı. Bir gün toplandığımız
Çırak Mustafanın kahvesinde tesbih ile bana 500 defa lâilâheillâllah ismi
celâlini çekeceksin dedi. Bunu da tarif ettiği minval üzere yaptım. Mehdi
Memet ve Sütçü Memet, nakşibendi tarikatinin ihyası için teşkilât yapıyorlarmış
ve her vakit Mehdi Memed’in tarif ettiği gibi zikre devam ediyordum. Çırak
Mustafa’nın kahvesi Hükümet tarafından kapatıldıktan sonra müritlerden
Tatlıcı Hüseyinin teklifi üzerine onun evinde akşamları toplanmağa ve zikretmeğe
başladık. Tatlıcı Hüseyinin evinde Mehdi yapılan teşkilât etrafında gidecekleri
yeri kararlaştırıyordu ve maksadı da Türkiye’de bütün vilâyetlerde, kasabalarda,
köylerde halkı dine davet ettikten sonra Avrupa Devletlerini de bu minval
üzere dine davet edecekti ve Türkiyede kapanan tekkeleri yeniden açmak
için çalışacağını söylerdi. Bu maksadının husulü için Hazreti Peygamberin
zamanında nasıl bir yol tutup din uğrunda çalıştığından ve ne suretle dini
islâmı neşrettiğinden anlarla misaller getirerek bizi ikna etmek için hazreti
peygamber de böyle zikir ve tehlil ve tevhitlerde bulunup hak yolunu kazanmış
idi diyordu. Bu toplantılarda Menemen lâfı olmadı. Yalnız silâh olmadığından
karakolların basılıp silâh temin edilmesi bahsı geçmiş idi. Mehdi Memet,
bana İsmail’e git benden selam söyle bir tüfenk versin al gel dedi. Ben
de gittim İsmail’e Mehdi Memed’in selâmını söyledim ve silah istediğini
anlattım.
İsmail çuval içerisine bir silâh koydu, ben de silâhı alıp çuvala koydum.
Mehdi Memed’e götürdüm. Mehdi Memet Manisa’da Koca Mustafa’dan da bir bıçak
temin etmiş, Tatlıcı Hüseyin’in evinde kararlaştırdığımız veçhile Mehdi,
Sütçü Memet, Şamdan Memet nezdine bir gün evvel Paşa Köyüne hareket ettiler.
Biz de bir gün sonra orada onlara iltihak ettik. Köyde Mehdi’nin bacanağı
posta sürücüsü Ahmed’ln evinde misafir olduk. Üç dört gün bu suretle orada
zikrettik Ve beni çok tehdit ederdi.
S- Senin daha başka kardeşlerin olduğuna göre neden Mehdi
Memet seni kendisine mürit yapmağı intihap ediyor. Mademki seni korkutuyor.
Sen Mehdiden gördüğün tehditlerden babam neden haberdar etmedin?
C- Paşam Hazretleri. Beni çok korkuttu. Dualarla aklımı aldı.
Babama söylemedim. Nedense kendisine mürit yapmağa beni seçmiş. Reis Paşa:
İfadene devam et:
Maznun Küçük Hasan, bu minval üzere Paşa köyünde Mehdi Memed’in kayin
validesinin evinde üç dört gün kaldık. Mehdi oradaki halka evvelâ av maksadile
geldiğini, sonra da Mehdi olduğunu ilan etti ve maksadını anlattı. Bozalan’a
gelmek üzere yola çıkarken köylülerin bazıları gitmeseniz eyi olur, diyordu.
S- Mehdi’nin kayın validesi kendisine böyle bir teşebbüsten yaz
geçmesini söylemedi mi?
C- Kayin validesi gitme, der, fakat Mehdi Memet dinlemezdi.
S- Ondan sonra ne oldu.
C- Bu minval üzere Paşa Köyünden yola çıktık tanı 11 saat yol
yürüdük. Sünbül mevkiinde çamlık altında bir su başında oturduk. Ramazan
oradan bir bahane ile kaçtı, Sütçü Memet aradı, bulamadı, bundan sonra
Mehdi bizi daha fazla tazyik altına almağa başladı. O su kenarında da esrar
içtik. Bozalan Köyünün yakınında bir derede biz kaldık yalnız Sütçü Memet
köye geldiler. Gece idi. Sabahleyin Hacı İsmail’in küçükoğlu Hüseyin gelerek
bizi de aldı, Bozalana gittik Hacı İsmail’in büyükoğlu Hüseyin bunlara
iki silâh daha temin etti ve Hacı İsmail’in evine misafir olduk. Bize yemek
verdiler. Bu köyde bir hafta kadar zikrettik. Esrarlı sigara içtik. Burada
da Mehdi Memet Mehdiliğlni ilân etti ve bizim için de bunlara eshabı kehifdendlr
dedi. Bu sözler üzerine köylü elhamdülillah Mehdinin yüzünü gördük derlerdi.
Bununla beraber Mehdi Memet ben mehdiliğimi ilân etmeğe çıkıyorum. Halkı
dine davet edeceğim. Muvaffak olduktan sonra da size birer memuriyet veririm
dedi. Mehdi daima esrar içtirir ve kendi amaline hizmet ettirmek için böylece
bizi bir takım kayıtlar altında tutardı. Bizi budala yapmıştı. Bizi istihareye
yatırır. Rüyalar görür, onları hallederdi. Neler yapmazdı Paşam. Meğer
maksadı ne imiş Paşanı Hazretleri, bu minval üzere bu köyde bir hafta kadar
dua ve zikrettikten sonra Mehdi Memet, Sütçü Memed’e biz burada zikrimizi
rahat yapamıyoruz. Bize dağda bir kulübe yapsınlar oraya gidelim dedi.
Sütçü Memet eniştesine söyledi ve bize dağda bir kulübe yapıldı. Oraya
gittik. orada 15 gün kadar zikrettik, esrar içtik, yemeklerimizi Bozalan
köylüleri getirirdi. Bu minval üzere burada zikrederken Mehdi Memet benden
Menemen’i eyi bilir misin diye sordu. Ben de Nalıncı Hasan daha eyi bilir
dedim. Bundan sonra Menemende kaç jandarma vardır dedi. Bir kaç jandarma
olduğu söylendi. Kulübeden çıktık. Bozalan kenarına geldiğimizde, Mehdi,
Abdülkerim’e rast geldi. Mehdi ona Menemen’e doğru gidiyoruz, orada Mehdiliğimi
ilân edeceğim dedi. Abdülkerim Hüseyin ile beraber Mehdi’ye beni unutma,
Cenabı Hak size yardımcı olsun, inşallah muvaffak olursunuz, siz gidin
biz de buradan sizin hareketinizi takip edeceğiz. Buradan Menemen’e bakacağız,
Menemen’de bir silah patlarsa silâhlarımızı alarak geleceğiz dedi ve bize
birer sigara verdi. Oradan Gediz çayı kenarına geldik. Kayıkçıyı kaldırdık
ve beri tarafa geçtik. Menemen kenarında bir zeytinliğe gelmiştik.
Sabah yakındı. Zeytinlikte oturarak esrar içtik. Şafak sökmek üzere
idi. Menemen’in içerisine girdik “Bozalan’dan hareket ederken Mehdi bana
da bir tabanca vermişti. Fakat ben onu hiç kullanmadım” Menemen’in içerisine
girmezden evvel Mehdi bize ayetülkürsiyi okutmağa başladı. Menemen’in içerisine
tekbirlerle girdik. Çarşı içerisinde bir cami yanına geldik, silâhlılar
camiin etrafını sardılar Nalıncı Hasan camiye girerek bir sancak aldı o
vakit camide iki kişi vardı, bir insan da ezan okumak üzere idi. Mehdi,
Camide bulunanlara ben ahir zamanda gelecek olan mehdiyim deyince camidekiler
şehadet getirmeğe başladılar. Sancakla camiin önündeki meydanlığa geldik,
orada biraz zikrettikten sonra Mehdi, Menemen’in içerisini, mahallelerin
gezmek istedi. Ve orada hazır bulunan tanımadığım birisine bize mahalleleri
gezdir dedi. O tanımadığım adam bizimle beraber mahalleleri zikrederek
dolaştık, bir yere geldik, Mehdi bizden ayrılmıştı. Mehdi’yi kaybettik,
dolaşırken bir sokakta Mehdiyle Saffet Hocayı karşı karşıya gördük. Saffet
Hoca evine girdi. Pencereyi kapattı biz oradan tekrar belediye meydanlığına
geldik yine zikre başladık bir çok halk toplanmıştı. Sancağı yere dikmek
istedik, tanımadığım birisi bir çukur kazdı, sancak oraya dikildi. Etrafımıza
tahminen 100 kişi toplanmıştı. Bunların hemen hepsi zikre iştirak ediyorlardı.
Mehdi Mehmet mehdiliğini ilân etmişti. Ve etraf 70 000 evliya ile
sarılmıştı. Herkes öğleye kadar sancağın altına gelsin, gelmiyenlerin kafası
kesilecektir dedi. Bu sırada bir jandarma, yanında dört beş jandarma ile
gelerek Mehdi’ye ne istiyorsun, dağılın dedi, Mehdi ona ben mehdiyim, halkı
şeriata ve dine davete geldim. Etraf sarılmıştır. 70 000 kişi vardır dedi.
Ve silâhını jandarmalara karşı kaldırdı. Jandarmalar kaçarak hükümete girdiler.
Zikir yine devam ediyordu. Müteakiben bir jandarma yüzbaşısı gelerek Mehdi
ile konuştu. Ve Mehdi’ye biz de Müslümanız, dağıln dedi. Ve jandarma yüzbaşısı
da hükümete doğru gidince halkın bir kısmı Mehdi’yi alkışladılar. Yine
bir askeri yüzbaşısı geldi. O da döndü. Arkadan bir genç zabit kumandasında
süngü takılı bir müfreze geldi. Zabit, Mehdi’nln yanına gelerek yakasından
tuttu. Mehdi’ye teslim ol dedi, Mehdi zabiti kaktırdı ve silâhla vurdu.
Zabit yaralı olarak camii yanına gelince düştü. Şamdan Mehmet giderek zabitin
kafasını kesti, getirdi sancağın ucuna dikti. Baş orada durmayınca ahaliden
birisi ip verdi. Başı sancağın ucuna bağladılar. Ve yine bu vaziyette meydanlıkta
tekbire başladık. Süngü takılı askerler kaçmışlardı. Zikir esnasında her
taraftan silâhlar patlamağa başladı. Mehdi, Sütçü Mehmet, Şamdan Mehmet
vuruldular. Mehmet Emin de yaralandı. Biz Nalıncı Hasan ile Manisa’ya kaçtık,
üç gün sonra bizi Manisa’da tuttular. Mesele bundan ibarettir Paşam Hazretleri.
S- Mehdi Menemen’den sonra nerelere gideceğini söylemiş miydi?
C- Mehdi, Bozalan’dan hareket ettiğimiz zaman Menemen’i işgal
ettikten sonra bir şeyh bırakacağını, Manisa’yı, Ankara’yı, her tarafı
işgal edeceğini, oradan Şam’a giderek Hazreti İsa ile buluşacağını demişti.
Ben yerde miyim, gökte miyim, nerede olduğumu bilmediğimden daha doğrusu
Paşa Hazretleri, biz meczup bir halde olduğumuzdan hiç bir şey deyemiyorduk.
(devamı sonraki sayfada...)
|