|
|
 |
"Sözde
Ermeni Soykırımı" yasa tasarısı...
YENİ
ŞAFAK GAZETESİ - 30 EYLÜL 2000
Ermeni lobisi şokta
Sözde "Ermeni soykırımı"
tasarısının, Temsilciler Meclisi Uluslararası İlişkiler Komitesi'nde en
fazla bir iki saat içinde kabul edilmesini bekleyen Ermeniler, beklentileri
gerçekleşmeyince şoke oldular.
Sözde "Ermeni soykırımı"
tasarısının, ABD Temsilciler Meclisi Uluslararası İlişkiler Komitesi'nde
ele alınmaya başlamasından sonra, en fazla bir iki saat içinde kabul edilmesini
bekleyen Ermeniler, bu beklentileri gerçekleşmeyince şoke oldular. Görüşmeler
başladığı sırada gazete okuyan bazı Ermeni izleyiciler, toplantıların uzaması
üzerine bütün dikkatlerini komitedeki konuşmalara verdiler.
Gelecek hafta en erken salı
günü ele alınması öngörülen tasarının, komiteden geçip geçmemesinin, "hatiplerin
gücüne" bağlı olduğu değerlendirmesi yapılıyor.
Komite Başkanı Cumhuriyetçi
Benjamin Gilman, tasarıyı aceleye getirerek oylatmadığı için Ermeni lobisinin
tepkisine hedef oldu. Ermeni lobisi kaynakları, Türkiye yanlısı milletvekilleri
Tom Lantos ve Dan Burton'ın, Ermeni tasarısıyla ilgili "engelleme" çabalarının
önüne geçmediği gerekçesiyle Gilman'a ağır eleştirilerde bulundular.
Lantos gidişatı değiştirdi
Komite oturumunda yaptığı kararlı
konuşmalarla tasarının gidişini değiştiren Demokrat milletvekili Tom Lantos
da, Ermeni lobisini şoka uğrattı. Naziler'in uyguladığı Yahudi soykırımından
kurtulan tek ABD Kongre üyesi sıfatını da taşıyan Lantos, ısrarla Ermeni
tasarısının haksız şekilde Türkiye'yi yaralayacağını ve ABD'nin stratejik
çıkarlarına zarar vereceğini vurguladı. Lantos'un en fazla ilgi çeken sözleri
arasında, "bu tasarı, insan haklarına değil, basit iç siyasi hesaplara
yöneliktir ve ABD'nin ulusal çıkarlarına, hayati önem taşıyan müttefik
Türkiye ile ilişkilere zarar verecektir" ve "tasarı sadece Saddam Hüseyin'e
yarar" sözleri yankı uyandırdı.
Yahudi soykırımı suçlularını
adalet önüne çıkarmaya adamış tarihçi, Elie Wiesel'in, Ermeni tezlerine
destek verdiği görüşünü de yanıtlayan Lantos, şöyle konuştu: "Wiesel'in
uzmanlık alanı Yahudi soykırımıyla sınırlıdır. Ben nasıl hangi telefonu
satın alacağımı, basketbol yıldızı Michael Jordan'a sormuyorsam, Ermeni
soykırımı iddiasını da Wiesel'e danışmam."
Pearson: Tasarı engellenecek
ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi
Robert Pearson, tasarının geçmemesi için ABD yönetiminin elinden geleni
yapacağını söyledi. Komite toplantısından çıkışta gazetecilere konuşan
Pearson, "Komite'de tasarının geçmesi halinde meydana gelebilecek yansımaları
bu toplantıda dile getirdim. Görevimi yaptım. ABD yönetimi, başından beri
bu tasarıya karşı. Bundan sonra da tasarının geçmemesi için yönetim elinden
geleni yapacak" dedi. Pearson, tasarının kabul edilme ihtimalinin azalıp
azalmadığı sorusuna karşılık ise, "Bu konuda yorum yapamam. Tasarının lehinde
konuşanlar da vardı" dedi.
Yoğun temaslar yapıldı
Tasarı görüşülmeden önce, ABD
Savunma Bakanı William Cohen, Temsilciler Meclisi Başkanı Dennis Hastert,
Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Baki İlkin de ABD Dışişleri Bakanı Madeleine
Albright ile biraraya geldi. Albright, tasarıya karşı ABD'nin elinden gelen
desteği göstereceğini vurgularken, İlkin Türkiye'nin hassasiyetini bir
defa daha dile getirdi.Tasarının ele alınacağı günden bir gün önce, Cohen'in
de Cumhuriyetçi Partili Temsilciler
Meclisi Başkanı Hastert ile
20 dakika süren bir görüşme yaptığı bildirildi. Cohen, tasarının kabul
edilmesinin, Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ilişkileri zedeleyeceği
uyarısında bulundu.
Parris Türkler'i anlatacak
ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi
Mark Parris, New York'ta düzenlenecek bir toplantıda Türkleri Amerikalılara
anlatacak. Toplantı, "Türk-Amerikan İşadamları Forumu" tarafından 5 Ekim'de
New York belediye meclis salonunda düzenlenecek. Forumun yeni başkanı Orhan
Taner, toplantıya New Yorklu işadamlarının katılacağını ve kendilerine
Amerika-Türkiye ekonomik ilişkileri konusunda bilgi verileceğini ifade
etti.
İddialar esef verici
MGK Bildirisinde, "ABD Temsilciler
Meclisi'nde gündeme gelen sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili gelişmeler
esefle karşılanmıştır" denildi.
Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde,
son günlerde militan ermeni çevrelerin yönlendirmesiyle ABD Temsilciler
Meclisi'nde gündeme getirilen "sözde ermeni soykırımı" iddialarıyla ilgili
gelişmelerin esefle karşılandığı belirtilerek, "Sübjektif yargılar, sahte
belgeler, dahili ve harici politik kazanımlar esas alınarak yürütülmek
istenen gayretlerin, bölge ve dünya barışına olumlu bir katkısının olamayacağı
düşünülmektedir" denildi.
Sözde Ermeni soykırımı
Milli Güvenlik Kurulu (MGK)
Genel Sekreterliği'nce yayımlanan basın bildirisinde, Kurul'un dün Cumhurbaşkanı
başkanlığında, aylık olağan toplantısını yaptığı bildirildi. Kurul'un ülke
güvenliği, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin sorunları, "Sekizinci Beş
Yıllık Kalkınma Planı ile yeni bütçe yılında sağlanacak mali imkanlar,
bölgedeki kamu kuruluşlarının güçlendirilmesini amaçlayan ve halen Bakanlar
Kurulu gündeminde bulunan yasal düzenlemelerin süratle yapılmasıyla eylem
planı uygulamalarının önümüzdeki yılda daha da hızlanması konularının görüşüldüğü
ifade edildi.
Sözde Ermeni soykırımı
Toplantıda, dönemin önem arz
eden dış politik gelişmelerinin de gözden geçirildiği kaydedilen bildiride,
şöyle denildi: "Bu bağlamda son günlerde militan Ermeni çevrelerin yönlendirmesiyle
ABD Temsilciler Meclisi'nde gündeme getirilen 'sözde ermeni soykırımı'
iddialarıyla ilgili gelişmeler esefle karşılanmıştır. Sübjektif yargılar,
sahte belgeler, dahili ve harici politik kazanımlar esas alınarak yürütülmek
istenen gayretlerin, bölge ve dünya barışına olumlu bir katkısının olamayacağı
düşünülmektedir. Tarihi gerçekler, resmi belgeler, kilise kayıtları ve
şahitler ortada iken, dünya varoldukça aynı coğrafi bölgede birlikte yaşamak
zorunda olan iki halkın arasına aslı olmayan konular yaratarak, nifak tohumları
sokmanın ve buna itibar etmenin taraflara kazanç sağlayamayacağının bilinmesi,
başta komşu ülke Ermenistan yönetimi ve halkı ile herkesin yararına olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu faaliyetlere karşı aşama aşama gerekli
tedbirleri almaktadır. Olayların gelişmesine göre gelecekte daha etkin
tedbirlerin alınacağı da tabiidir."
Lobici mi, ihale
takipçisi mi?
Ermeni tasarısını engelleyemeyen,
milyonlarca dolar verdiğimiz lobi şirketlerinden birisi silah ihaleleriyle
uğraşırken, diğeri CIA ve MOSSAD'ın kirli işlerini yürütüyor.
Sözde Ermeni Soykırım Tasarısı'nın
engellenememesi, Türkiye'nin lobi faaliyetlerini yürüten şirketin lobicilik
yerine başka "işlerle" mi uğraştığı sorusunu gündeme getirdi.
CIA ve MOSSAD'la bağlantılı
hukuk bürolarının, Türkiye'nin ABD'deki lobi faaliyetlerini üstlenmesinin
tarihi 1989'da "Karanlıklar Prensi" Richard Perle'ün Turgut Özal ile görüşmesiyle
başladı. Perle, 1989'da Özal'la görüşerek, Türkiye'nin lobi hizmetlerini
yönetim kurulu üyesi olduğu Hill&Knowlton'a verilmesini sağladı. Ancak
lobi yapacağı yerde ABD'nin silah tröstlerinden FMC'nin Türkiye'deki işlerini
takip etti. FMC'nin Türkiye'de zırhlı araç üretmek üzere kurulan FMSS şirketinin
Yönetim Kurulu Üyeliği'ni yaptı. Perle, Türk generallerinin "sömürge anlaşması"
dedikleri F-16 projesinin de mimarlarından. Türkiye Hill & Knowlton
şirketine sadece 1994'de 1 milyon 446 bin 310 dolar ödeme yaptı.
CIA'nın avukatları lobicimiz
oldu
1997'de ANASOL-D Hükümeti tarafından
görevlendirilen Patton and Boggs-Blow şirketiyle Türkiye'nin yurtdışındaki
lobi faaliyetleri CIA'nın hukuk bürosuna emanet edildi. Karanlık işlerle
ünlenen şirket, ününü CIA'nın örtülü operasyonlarını savunarak kazandı.
Şirkete 400 bin doları komisyon olmak üzere toplam 2 milyon dolar ödendi.
Patton and Boggs-Blow'un CIA'nın örtülü operasyonlarında kullandığı Uluslararası
Kredi ve Ticaret Bankası'nın da (BCCI) hukuk bürosu olduğu belirtiliyor.
BCCI'ın MOSSAD tarafından kara para aklamada kullandığı bankalardan biri
olduğu kaydediliyor.
(30
EYLÜL 2000)
  |