Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
103. MADDE İPTAL GEREKÇESİ
ÖNCEKİ 5+5 TARTIŞMALARI

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ 
Anayasanın 69, 86, 101 ve Geçici 15 inci maddelerinin değiştirilmesine ilişkin teklif
11 Aralık 2000

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Anavatan Partisi (ANAP) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz ile 217 milletvekilinin; Anayasa'nın 69, 86, 101 ve Geçici 15 inci maddelerinin değiştirilmesine ilişkin yasa teklifi, 11 Aralık 2000 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu.
 
57. Hükümeti oluşturan partilerin genel başkanlarının imzasını taşıyan teklif ile siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması (69. madde), milletvekillerinin özlük haklarının yeniden düzenlenmesi (86. madde), Cumhurbaşkanının görev süresinin 5 yıl olarak düzenlenmesi ve iki kez seçilmesini (101. madde) öngören hükümler getiriliyor. Teklif ayrıca 12 Eylül döneminde çıkarılan yasaların anayasaya aykırılığının iddia edilemeyeceği hükmünü taşıyan Geçici 15. maddenin yürürlükten kaldırılmasını öngörüyor.

69, 86 ve 101. maddelere ilişkin anayasa değişikliği paketi daha önce, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in görev süresinin uzatılması amacıyla 8 Mart 2000 tarihinde TBMM'ye sunulmuş, ilk tur oylamada reddedildikten sonra, 5 Nisan'da yapılan ikinci tur oylamada geri çekilmişti.

Kamuoyunda "kıyak emeklilik" olarak bilinen ve tepkilere neden olan milletvekillerinin emekliliklerine ilişkin düzenlemenin TBMM Anayasa Komisyonu'ndaki görüşmeler sırasında teklif metninden çıkarılacağı bildirildi. 

Anayasa Komisyonu, 14 Aralık'ta yaptığı toplantıda, değişiklik teklifini görüşmeyi, DSP, MHP ve ANAP'lı üyeler tarafından verilen önerge doğrultusunda, Anayasa Mahkemesi'nin, Siyasi Partiler Yasası'nın (SPY) 103. maddesinin ikinci fıkrasının iptaline ilişkin gerekçeli kararının yayınlanmasına kadar erteledi. Anayasa Mahkemesi'nin kararı, FP'nin kapatılmasını kolaylaştırırken, Anayasa değişiklik teklifinde ise parti kapatmayı zorlaştıran hükümlere yer veriliyor. 
 

Anayasa Değişikliği Teklifi metni ile genel ve madde gerekçeleri şöyle:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ


Madde 1.- 7.11.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 69 uncu maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerden ötürü temelli kapatılmasına, ancak o partinin kanunla belirlenen ölçütlere göre bu nitelikteki fiilleri işlediğinin yetkili mahkemelerce kesin hükme bağlandığı ve bu kesin hükmün odak oluşturmaya yeterli olduğu hususunun Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir."

Madde 2.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek; yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir" şeklinde değiştirilmiş; fıkranın sonuna "Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri ile bunların emeklileri Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder" ibaresi eklenmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında geçen "sosyal güvenlik kuruluşları" ibaresi "Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı" olarak değiştirilmiştir.

Madde 3.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

"cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından beş yıllık bir süre için seçilir. Bir kimse, en fazla iki kez Cumhurbaşkanı seçilebilir"

Madde 4.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, Geçici 15 inci maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Madde 5.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoylamasına sunulması halinde tümüyle oylanır. 
 
 

GENEL GEREKÇE

Anayasanın 69 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, bir siyasi partinin, 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden dolayı temelli kapatılmasına, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verileceği hükme bağlanmaktadır.

Anılan hükümde, bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki "Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez" hükmüne aykırı eylemlerin işlendiği bir odak haline gelip gelmediğinin tespiti Anayasa Mahkemesine bırakılmakta; ancak bu fillerin işlendiği konusunda mahkeme kararı bulunması gibi koşullar öngörülmediğinden, Anayasa. Mahkemesine soyut ve sınırları belirsiz bir takdir yetkisi tanınmış olmaktadır.

Anayasa Mahkemesinin, bir siyasi partinin yukarıda sözü edilen fillerin işlendiği bir odak durumuna geldiğini belirleyebilmesi için, öncelikle bu fillerin işlendiğine karar vermesi, başka bir ifadeyle, bu eylemleri işleyen failleri yargılaması gerekmektedir.

Oysa, Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 148 inci maddesine göre sadece bu maddenin üçüncü fıkrasında sayılan kişilerin görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılayabilmekte; bunun dışındaki kişilerin Anayasa Mahkemesince yargılanmasına ise olanak bulunmamaktadır.

Yine bu ilkeye uygun olarak 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun "Siyasi partilerin kapatılması davaları" başlıklı 33 üncü maddesine göre, siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davalar dosya üzerinden incelenmekte ve karara bağlanmakta; diğer bir anlatımla bu davalarda, suç oluşturan eylemlerin işlenip işlenmediğini belirleyecek bir yargılama usulü de bulunmamaktadır.

Bu nedenle, yukarıda sayılan eylemlerin işlenip işlenmediğinin yetkili mahkemelerce yapılacak bir yargılama sonucunda belirlenip kesin hükme bağlanmasından sonra, bu kesin hükümlerin odak oluşturmaya yeterli olup olmadığının Anayasa Mahkemesince tespit edilmesini ve bu tespite dayanarak kapatma kararı verilmesini sağlayacak bir düzenlemeye gereksinim duyulmaktadır.

Anayasanın 86 ncı maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yolluklarının kanunla düzenlenmesini öngörmekle birlikte, emeklilik işlemlerinin ne şekilde yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme içermemektedir. Bu durum, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik haklarına ilişkin yasal düzenlemeleri anayasal dayanak yönünden boşlukta bırakmakta ve Anayasa Mahkemesince iptaline neden olmaktadır.

Oysa Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik haklarının, bütün üyeler ile bunların emeklilerini kapsayacak biçimde ayrı bir şekilde düzenlenmesi, emeklilik hakları bakımından eşitliğin sağlanabilmesi için zorunludur. Zira, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik işlemlerine ilişkin olarak çıkarılan kanunların çeşitli defalar Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle doğan yasal boşluklar yüzünden TC. Emekli Sandığı ile ilgilendirilen Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli olanlar arasında eşitsizlik ortaya çıkmaktadır.

Bu hususlar, 3671 sayılı Kanunun bazı hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle çıkarılmış olan 4505 sayılı Kanunla Anayasa ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçelerine uygun olarak giderilmiş bulunmaktadır. Ancak Anayasaya uygunluğu sağlamak üzere yapılmış olan söz konusu düzenlemelerin genel esaslarının Anayasaya da yansıtılmasında, bir daha iptale yol açılmaması için yarar görülmektedir.

Hazırlanan Teklifle, TBMM üyeleri ile emeklilerinin emeklilik işlemlerinin kanunla düzenlenmesi ve bunların T.C Emekli Sandığı ile ilgilendirilmesi öngörülmekte; üyeliği sona erenlerden istekte bulunanların da ilgilerinin devam etmesine olanak sağlanmaktadır. Böylece, bütün Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklilerinin emeklilik haklarından aynı derecede yararlanabilmeleri sağlanacaktır. Bu değişikliklere paralellik sağlamak üzere maddenin 2 nci fıkrasındaki sosyal güvenlik kuruluşları ibaresi de TC. Emekli Sandığı olarak değiştirilmektedir.

Diğer taraftan, Sayın Cumhurbaşkanının 4505 sayılı Yasayı onaylaması sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazmış olduğu yazıda batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin özlük haklarının TBMM tarafından belirlenmesi için Anayasa değişikliği yapılması yönündeki görüşü de teklifin hazırlanmasında dikkate alınan bir diğer husus olmuştur.
 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1.- Genel gerekçede belirtilen nedenlerle, 68 inci maddenin dördüncü fıkrasına aykırı eylemlerin işlendiğinin yetkili mahkemelerce kesin hükme bağlanması koşulunu öngörmekte ve bu kesin hükmün odak oluşturmaya yeterli olup olmadığını belirleme yetkisi ile odak haline gelme nedeniyle temelli kapatmaya karar verme yetkisi yine Anayasa Mahkemesine bırakılmaktadır.

Madde 2.- Madde ile, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemlerinin kanunla düzenlenmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklilerinin T.C. Emekli Sandığı ile ilişkilendirilerek, üyeliği sona erenlerin de ilgilerinin devam etmesi öngörülmektedir. Böylece, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik işlemlerinin kanunla düzenlenmesi konusunda anayasal dayanak sağlanmakta, TC. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmesi suretiyle de, farklı sosyal güvenlik kuruluşları ile ilgili kurulmasından doğan, emeklilik haklarına ilişkin eşitsizlikler giderilmekte, aynı emeklilik hak ve imkanlarından yararlanma sağlanmaktadır.

Bu değişikliklere paralellik sağlamak üzere maddenin 2 nci fıkrasındaki sosyal güvenlik kuruluşları ibaresinin de TC. Emekli Sandığı olarak değiştirilmesi öngörülmektedir.

Madde 3.- Madde ile Cumhurbaşkanının görev süresinin 5 yıl olarak belirlenmesi ve bir kimsenin en fazla iki kez Cumhurbaşkanı seçilebilmesine ve bu düzenlemeden mevcut Cumhurbaşkanının da yararlanmasına olanak sağlanması amaçlanmıştır.

Madde 4.- Madde ile geçici 15 inci maddenin son fıkrasının yürürlükten kaldırılması öngörülmekte; 12 Eylül 1980- 6 Aralık 1983 döneminde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasaya aykırılığının iddia edilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Madde 5- Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği ve halkoylamasına gidilmesi halinde tümüyle oylanacağı hükme bağlanmaktadır.

 



(14 ARALIK 2000)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş