| Anayasa Değişikliği Teklifi metni ile genel ve madde
gerekçeleri şöyle:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE
İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ
Madde 1.- 7.11.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının 69 uncu maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
eylemlerden ötürü temelli kapatılmasına, ancak o partinin kanunla belirlenen
ölçütlere göre bu nitelikteki fiilleri işlediğinin yetkili mahkemelerce
kesin hükme bağlandığı ve bu kesin hükmün odak oluşturmaya yeterli olduğu
hususunun Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir."
Madde 2.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 86 ncı maddesinin
birinci fıkrasının birinci cümlesi "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin
ödenek; yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir" şeklinde değiştirilmiş;
fıkranın sonuna "Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri ile bunların emeklileri
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği sona
erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder" ibaresi eklenmiş ve aynı
maddenin ikinci fıkrasında geçen "sosyal güvenlik kuruluşları" ibaresi
"Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı" olarak değiştirilmiştir.
Madde 3.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci maddesinin
birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, üçüncü fıkrası yürürlükten
kaldırılmıştır.
"cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş
ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili
seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından beş yıllık bir süre
için seçilir. Bir kimse, en fazla iki kez Cumhurbaşkanı seçilebilir"
Madde 4.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, Geçici 15 inci maddesinin
son fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 5.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoylamasına
sunulması halinde tümüyle oylanır.
GENEL GEREKÇE
Anayasanın 69 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, bir siyasi partinin,
68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden dolayı
temelli kapatılmasına, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak
haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verileceği
hükme bağlanmaktadır.
Anılan hükümde, bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki
"Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına,
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve
hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik cumhuriyet
ilkelerine aykırı olamaz; sınıf zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir
tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini
teşvik edemez" hükmüne aykırı eylemlerin işlendiği bir odak haline gelip
gelmediğinin tespiti Anayasa Mahkemesine bırakılmakta; ancak bu fillerin
işlendiği konusunda mahkeme kararı bulunması gibi koşullar öngörülmediğinden,
Anayasa. Mahkemesine soyut ve sınırları belirsiz bir takdir yetkisi tanınmış
olmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin, bir siyasi partinin yukarıda sözü edilen fillerin
işlendiği bir odak durumuna geldiğini belirleyebilmesi için, öncelikle
bu fillerin işlendiğine karar vermesi, başka bir ifadeyle, bu eylemleri
işleyen failleri yargılaması gerekmektedir.
Oysa, Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 148 inci maddesine göre sadece bu
maddenin üçüncü fıkrasında sayılan kişilerin görevleriyle ilgili suçlardan
dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılayabilmekte; bunun dışındaki kişilerin
Anayasa Mahkemesince yargılanmasına ise olanak bulunmamaktadır.
Yine bu ilkeye uygun olarak 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun "Siyasi partilerin kapatılması davaları"
başlıklı 33 üncü maddesine göre, siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin
davalar dosya üzerinden incelenmekte ve karara bağlanmakta; diğer bir anlatımla
bu davalarda, suç oluşturan eylemlerin işlenip işlenmediğini belirleyecek
bir yargılama usulü de bulunmamaktadır.
Bu nedenle, yukarıda sayılan eylemlerin işlenip işlenmediğinin yetkili
mahkemelerce yapılacak bir yargılama sonucunda belirlenip kesin hükme bağlanmasından
sonra, bu kesin hükümlerin odak oluşturmaya yeterli olup olmadığının Anayasa
Mahkemesince tespit edilmesini ve bu tespite dayanarak kapatma kararı verilmesini
sağlayacak bir düzenlemeye gereksinim duyulmaktadır.
Anayasanın 86 ncı maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek
ve yolluklarının kanunla düzenlenmesini öngörmekle birlikte, emeklilik
işlemlerinin ne şekilde yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme içermemektedir.
Bu durum, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik haklarına ilişkin
yasal düzenlemeleri anayasal dayanak yönünden boşlukta bırakmakta ve Anayasa
Mahkemesince iptaline neden olmaktadır.
Oysa Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik haklarının, bütün
üyeler ile bunların emeklilerini kapsayacak biçimde ayrı bir şekilde düzenlenmesi,
emeklilik hakları bakımından eşitliğin sağlanabilmesi için zorunludur.
Zira, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik işlemlerine ilişkin
olarak çıkarılan kanunların çeşitli defalar Anayasa Mahkemesince iptal
edilmesi nedeniyle doğan yasal boşluklar yüzünden TC. Emekli Sandığı ile
ilgilendirilen Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile diğer sosyal güvenlik
kurumlarından emekli olanlar arasında eşitsizlik ortaya çıkmaktadır.
Bu hususlar, 3671 sayılı Kanunun bazı hükümlerinin Anayasa Mahkemesince
iptal edilmesi nedeniyle çıkarılmış olan 4505 sayılı Kanunla Anayasa ve
Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçelerine uygun olarak giderilmiş bulunmaktadır.
Ancak Anayasaya uygunluğu sağlamak üzere yapılmış olan söz konusu düzenlemelerin
genel esaslarının Anayasaya da yansıtılmasında, bir daha iptale yol açılmaması
için yarar görülmektedir.
Hazırlanan Teklifle, TBMM üyeleri ile emeklilerinin emeklilik işlemlerinin
kanunla düzenlenmesi ve bunların T.C Emekli Sandığı ile ilgilendirilmesi
öngörülmekte; üyeliği sona erenlerden istekte bulunanların da ilgilerinin
devam etmesine olanak sağlanmaktadır. Böylece, bütün Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri ile bunların emeklilerinin emeklilik haklarından aynı derecede
yararlanabilmeleri sağlanacaktır. Bu değişikliklere paralellik sağlamak
üzere maddenin 2 nci fıkrasındaki sosyal güvenlik kuruluşları ibaresi de
TC. Emekli Sandığı olarak değiştirilmektedir.
Diğer taraftan, Sayın Cumhurbaşkanının 4505 sayılı Yasayı onaylaması
sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazmış olduğu yazıda
batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin özlük
haklarının TBMM tarafından belirlenmesi için Anayasa değişikliği yapılması
yönündeki görüşü de teklifin hazırlanmasında dikkate alınan bir diğer husus
olmuştur.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1.- Genel gerekçede belirtilen nedenlerle, 68 inci maddenin
dördüncü fıkrasına aykırı eylemlerin işlendiğinin yetkili mahkemelerce
kesin hükme bağlanması koşulunu öngörmekte ve bu kesin hükmün odak oluşturmaya
yeterli olup olmadığını belirleme yetkisi ile odak haline gelme nedeniyle
temelli kapatmaya karar verme yetkisi yine Anayasa Mahkemesine bırakılmaktadır.
Madde 2.- Madde ile, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin
ödenek, yolluk ve emeklilik işlemlerinin kanunla düzenlenmesi, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklilerinin T.C. Emekli Sandığı
ile ilişkilendirilerek, üyeliği sona erenlerin de ilgilerinin devam etmesi
öngörülmektedir. Böylece, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik
işlemlerinin kanunla düzenlenmesi konusunda anayasal dayanak sağlanmakta,
TC. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmesi suretiyle de, farklı sosyal güvenlik
kuruluşları ile ilgili kurulmasından doğan, emeklilik haklarına ilişkin
eşitsizlikler giderilmekte, aynı emeklilik hak ve imkanlarından yararlanma
sağlanmaktadır.
Bu değişikliklere paralellik sağlamak üzere maddenin 2 nci fıkrasındaki
sosyal güvenlik kuruluşları ibaresinin de TC. Emekli Sandığı olarak değiştirilmesi
öngörülmektedir.
Madde 3.- Madde ile Cumhurbaşkanının görev süresinin 5 yıl olarak
belirlenmesi ve bir kimsenin en fazla iki kez Cumhurbaşkanı seçilebilmesine
ve bu düzenlemeden mevcut Cumhurbaşkanının da yararlanmasına olanak sağlanması
amaçlanmıştır.
Madde 4.- Madde ile geçici 15 inci maddenin son fıkrasının yürürlükten
kaldırılması öngörülmekte; 12 Eylül 1980- 6 Aralık 1983 döneminde çıkarılan
kanunlar, kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında
Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasaya aykırılığının iddia
edilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 5- Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği ve halkoylamasına
gidilmesi halinde tümüyle oylanacağı hükme bağlanmaktadır.
|