Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
AVRUPA PARLAMENTOSU KARARI
KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
AB ANA SAYFA

BAŞBAKAN ECEVİT'İN TBMM GRUP KONUŞMASI
"AB bizi aldatmıştır..."
22 Kasım 2000

DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Katılım Ortaklığı Belgesi ile Helsinki Zirvesi'nde verilen sözlerin çiğnendiğini belirterek, "AB bizi aldatmıştır" dedi. Ecevit,  Avrupa Parlamentosu'nun Morillon Raporu ile ilgili kararı konusunda da, "cahilce laflar ediliyor" diye konuştu.
 
 
DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit'in konuşması şöyle: (22 Kasım 2000)

Türk ulusunun siyaset anlayışı dürüstlük üzerine kuruludur. O nedenle bana göre, uluslararası ilişkilerde güvenilirlik ölçütü Kopenhag ölçütünden çok daha değerlidir. 

Avrupa Komisyonu’nun 8 Kasım günü Türkiye için açıkladığı Katılım Ortaklığı Belgesi bu açından bende derin hayal kırıklığı yaratmıştır. Çünkü bu belge ile, Avrupa Birliği, 10 Aralık 1999 günü Helsinki Doruğu’nda Türkiye’yi üye adaylığına kabul ederken, Kıbrıs ve Ege konularında bize vermiş olduğu sözü çiğnemiştir. Yani bizi aldatmıştır. 

Üstelik her iki konu Türkiye için yaşamsal önem taşımaktadır. Her iki konuda da asla veremeyeceğimiz ödünler vardır. Bu iki konudaki duyarlılığımız bütün Avrupa Birliği üyesi ülkelerce bilinmektedir. 

18 Kasım günü yaptığım açıklamada da belirttiğim gibi, Avrupa Birliği Komisyonu veya Konseyi bizim bu duyarlılığımızı gereğince değerlendirmezse, Avrupa Birliği ile ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmemiz kaçınılmaz olacaktır. 

Avrupa Birliği herhalde bunun ayrımına varmaya başladığı için, önceki gün Genel İşler Konseyi toplantısında, katılım ortaklığımızla ilgili görüşmelerini erteleme gereğini duymuştur. 

Önümüzdeki günlerde yeniden toplanacak olan bu kurulun, Kıbrıs ve Ege konularında Türkiye’nin beklentilerine uygun bir sonuca varacağını umarım. Böyle bir sonuca varılmazsa, Türkiye’nin tepkisi herhalde sözde kalmayacaktır. 

Ancak şunu da belirtmeliyim ki; Türkiye kendiliğinden üye adaylığını askıya alacak veya üyelik amacından vaz geçecek değildir. Bunu temenni edenler varsa boşuna hayal kurmasınlar. Avrupa yalnızca Avrupa Birliği üyelerinin ülkesi değildir. Avrupalılık da, Avrupa Birliği üyelerinin tekelinde değildir. Türkler yaklaşık 600 yıldır Avrupalıdırlar. Türkiye 1949’dan beri Avrupa Konseyi’nde üyedir. 1952’den beri NATO üyesidir. 1963’den beri Avrupa Birliği’nde ortak üyedir. 1995’den beri Batı Avrupa Birliği’nde ortak üyedir. 6 mart 1995’den beri Avrupa Birliği’yle Gümrük Birliği ilişkisi içindedir. 10 Aralık 1999’dan beri de Avrupa Birliği’nde üye adaydır. Türkiye Avrupa Birliği’yle böylesine çok yönlü ve çok boyutlu ilişkiler içindeyken, hiçbir güç onu Avrupa’dan veya
Avrupalılıktan koparıp soyutlayamaz. 

Eğer Avrupa Birliği Kıbrıs’ta uzlaşı istiyorsa, bunun yolu Kıbrıs’lı Türkleri baskı altına alıp, Rum egemenliğine sürüklemek olamaz. Bunun yolu Kıbrıs’ta iki ayrı bağımsız devlet bulunduğu gerçeğini içlere sindirmektir. 

Eğer Avrupa Birliği Ege sorununun hakça bir çözüme ulaşmasını istiyorsa, onun da yolu, Yunanistan’ın kaprislerine boyun eğmek değil, onu Türkiye ile uygarca bir diyaloğa yöneltmektir. 

Sözlerimi bitirirken şunu da belirtmek isterim ki Türk’ün tarihi de, günü de, geleceği de Avrupa’dan ve Avrupalı’lıktan dışlanamaz ve Avrupa Türk ulusunu, kandırmacalarla, baskılarla, dayatmalarla, etnik lobilere veya bölücü akımlara destek olmakla kendi güdümüne alamaz veya yıldıramaz. Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye konusunda cahilce laflar ediliyor. Kıbrıs’ta barışın güvencesi olan Türk Ordusu’nu “İşgalci” diye suçlamaya
kalkışılıyor. Türkle Kürdün ayrılmaz bir bütün olduğunu kavrayamadıkları için, kimi Avrupa Parlamentosu sözcüleri, Türkiye bağlamında, Korsika ve Bask benzetmeleri yapmaya kalkışıyorlar. Çoğunluğun ayrılmaz bir öğesi olan yurttaşlarımızı “Azınlık” gibi göstermeye uğraşıyorlar. Türk ulusunun bu tür hezeyanlara karnı tok, kulakları tıkalıdır. Türk’ün Avrupalılığında da böyle saçmalıkların yeri yoktur. 

Çalışmalarınızda başarılar diler, saygılar sunarım. 

 



KAYNAK: BAŞBAKANLIK BASIN MERKEZİ
(28 KASIM 2000)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş