TBMM Genel Kurulu tutanaklarından, Demokratik Sol
Parti (DSP) adına Ankara Milletvekili Tayfun İçli'nin konuşması:
BAŞKAN (Başkanvekili Mustafa Murat SÖKMENOĞLU) - Şimdi, söz sırası,
Demokratik Sol Parti Grubu adına, Ankara Milletvekili Sayın Tayfun İçli’de.
Sayın İçli, buyurun. (DSP sıralarından alkışlar)
DSP GRUBU ADINA HÜSEYİN TAYFUN İÇLİ (Ankara) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin
Değiştirilmesine İlişkin Kanun Teklifi hakkında, Demokratik Sol Parti Grubu
adına söz almış bulunuyorum; şahsım ve Grubum adına, saygılarımı sunuyorum.
1982 Anayasasının tepkisel bir anayasa olduğu, bu nedenle, ayrıntıya
giren kısıtlama ve sınırlamalar içerdiği, hemen herkesçe kabul edilmektedir.
Demokratik bir toplumda, anayasanın çağdaş gereksinimler doğrultusunda,
zaman içerisinde değiştirilmesi doğal, doğal olduğu kadar da zorunludur.
Nitekim, 1987, 1993, 1995 ve 1999 yıllarında, Anayasamızın birçok maddesi
değiştirilmiştir. Bu değişikliklerin yeterli olmadığı, değişikliklere yenilerinin
eklenmesi gerektiği, toplumun tüm kesimlerince ifade edilmektedir. Gerçekten,
1982 Anayasasını aşma gereği, hem ulus hem de egemenliği ulus adına kullanan
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri tarafından ortaya konulmaya devam
ediliyor.
Değerli milletvekilleri, Demokratik Sol Parti, ulusal uzlaşmayı sağlayacak
bir anayasa hazırlanmasını öncelikli görevleri arasında saymış ve bu konunun
Mecliste süratle ele alınması için gerekli çabayı her dönem göstermiştir.
Anayasalar, kolay değişebilen metinler değildir. Öte yandan, anayasalarda
bu konuda bağlayıcı ve zorlayıcı hükümler bulunduğundan, anayasa değişikliklerinin
uzlaşma içerisinde yapılması zorunludur.
Bilindiği üzere, 1999 genel seçimleri, siyasî tercihleri çok farklı
olan kesimleri Parlamentoya taşımıştır. Yapılacak anayasa değişikliklerinin,
bu farklı siyasî tercihleri olan kesimlerle uzlaşarak yapılmış olması,
başarının ne denli büyük olduğunu göstermektedir. Bu nedenlerle, Sayın
Başbakanım ve Genel Başkanıma, siyasî partilerin sayın genel başkanlarına,
üyesi bulunmaktan onur duyduğum Partilerarası Uzlaşma Komisyonu üyeleri
ile Anayasa Komisyonu üyelerine ve siz değerli 21 inci Dönem milletvekillerine
şükranlarımı sunuyorum.
Bu arada, şunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Parlamentomuz, tarihinde
ilk kez, bu denli geniş bir anayasa değişikliği yaparken, yüksek yargı
mensuplarından bazılarının "bu Meclis Anayasayı değiştiremez" şeklinde
açıklama yaparak milletvekillerini küçümsemelerini kınıyorum. (Alkışlar)
Bu kişilere, bir düşünürün çok ünlü bir sözünü de bu vesileyle anımsatmak
istiyorum: "kendi eşiğini temizlemeyenlerin komşusunun damındaki kardan
şikâyet hakları yoktur." (DSP ve MHP sıralarından alkışlar)
Bilindiği üzere, Partilerarası Uzlaşma Komisyonu, çalışmalarını tam
bir uyum ve şeffaflık içinde kamuoyunu bilgilendirerek sürdürmüş; hazırladığı
taslak metni, yaklaşık üç aylık bir süre, siz değerli milletvekillerinin,
siyasî partilerin, akademik çevrelerin, anayasal kurumların ve diğer ilgililerin
görüş ve eleştirilerine sunmuştur. Gerçekleştirilecek Anayasa değişiklikleri,
gerçek ve katılımcı demokrasiyi hayata geçirirken hukuk devletini, ülke
bütünlüğünü ve ulusal birliğimizi, ülkemizde demokrasinin ve ulusal birliğin
de gereği olan inançlara saygılı bir laik düzeni, insan hak ve özgürlüklerini
de sağlam güvencelere bağlayacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa Komisyonumuz, Partilerarası
Uzlaşma Komisyonunun ilke edindiği uzlaşma kültürü anlayışı içerisinde
çalışmalarını tamamlamış ve Anayasa değişiklik teklifini olgunlaştırarak
Genel Kurula sunmuştur. Teklif, Anayasanın 37 maddesinde değişiklik getirmekte;
ayrıca, 87 nci maddede öngörülen değişiklikle ilgili bir geçici madde içermektedir.
Bu teklifle Anayasada sistem değişikliği öngörülmüş, genel sıralama nedenleri
daraltılmış, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki sistem ve sınırlama nedenleri
esas alınarak hak ve özgürlüklere ilişkin sınırlamalar madde metinleri
içerisinde yer almıştır. Teklifte, toplu olarak işlenen suçlarda yakalanan
ve tutuklanan kişilerin hâkim önüne çıkarılma süresi en çok 15 günden 7
güne indirilmiş; ayrıca, yakalanan ve tutuklanan kişilerin yakınlarına
derhal bildirim yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasamızın 19 uncu maddesindeki
bu değişiklik, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5 inci maddesindeki kriterlere
uygun olarak yapılmıştır. Teklifle, Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması
başlıklı 20, Konut Dokunulmazlığı başlıklı 21, Haberleşme Hürriyeti başlıklı
22 nci maddeler yeniden düzenlenerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki
kriterler ölçü alınmıştır. Teklifle, Anayasamızın 26 ve 28 inci maddelerinde
bulunan "kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz" şeklindeki
hüküm kaldırılmış; yapılan düzenlemeyle, düşünce ve anlatım özgürlüğünün
sınırları genişletilmiştir.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde, kanunla yasaklanmış olan herhangi
bir dil bulunmamaktadır. Bu konuda, doğrudan doğruya herhangi bir dili
yasaklamamakla birlikte, yasaklama durumunda uygulanacak hükümleri Anayasanın
26 ve 28 inci maddeleri doğrultusunda düzenleyen Türkçeden Başka Dillerle
Yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun, zaten, 1991 yılında, Terörle Mücadele
Yasasıyla yürürlükten kaldırılmıştır. O nedenle, uygulanması söz konusu
olmayan bir yasağın, Anayasamızın 26 ve 28 inci maddelerinde bulunması
uygun görülmemiştir.
Teklifle, Anayasamızın "dernek kurma hürriyeti" başlıklı 33, "toplantı
ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" başlıklı 34, "kamulaştırma" başlıklı
46, "çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49 ve "sendika kurma hakkı" başlıklı
51 inci maddelerinde değişiklik ve düzenlemeler öngörülmüş; bu değişiklik
ve düzenlemelerle, Avrupa Birliğine tam üyelik için gerekli ekonomik ve
siyasi kriterleri karşılamak, kamuoyu beklentileri doğrultusunda, çağdaş,
demokratik standartlara ve evrensel normlara uygun insan hakları ve hukukun
üstünlüğü amaçlanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda, Anayasamızın 40 ıncı
maddesine fıkra ilavesiyle, devlete, işlemlerinde kişilere hangi kanun
yolları ve mercilere başvurulacağını ve sürelerini bildirme zorunluluğu
getirilmiştir.
Anayasamızın 36 ncı maddesi hükmüne "adil yargılanma hakkı" ilave edilmiş;
Anayasamızın 38 inci maddesinde yapılan düzenlemeyle, ölüm cezası verilecek
haller savaş, yakın savaş ve terör suçları olarak belirtilerek diğer hallerde
ölüm cezası kaldırılmıştır. Kaldırılan ölüm cezası yerine, ağırlaştırılmış
ömür boyu hapis cezası ceza mevzuatımızda mutlaka yerini almalıdır. Böyle
bir düzenlemeyle, adlî hata veya herhangi bir nedenle yaşam hakkını yitirenlerin
toplum vicdanında yaratacağı olumsuzlukları engellenecek, öte yandan, suçluların,
gerçekten, cezalarını bir bedel ödeyerek çekmeleri sağlanacaktır.
Anayasamızın 38 inci maddesinde yapılan başka bir düzenlemeyle de, kanuna
aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği
ve hiç kimsenin, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden
dolayı, özgürlüğünden alıkonulamayacağı anayasal kural haline getirilmiştir.
Teklifle, Anayasamızın 10 uncu maddesinde tanımlanan kadın-erkek eşitliği
ilkesi, Anayasamızın "Ailenin Korunması" başlıklı 41 inci maddesinde vurgulanarak
"aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasındaki eşitliğe dayanır"
hükmü ilave edilerek, eşitlik ilkesi pekiştirilmiştir.
Anayasamızın "Türk Vatandaşlığı" başlıklı 66 ncı maddesindeki kadın-erkek
eşitliğine aykırı ikinci fıkrasındaki ikinci cümlesi madde metninden çıkarılmıştır.
Değerli milletvekilleri, Anayasamızın 69 uncu maddesindeki düzenlemeyle,
siyasî partilerin kapatılmasında odak tanımına kriter getirilmekte; 74
üncü maddede Türkiye’de ikamet eden yabancılara, karşılıklılık esası gözetilmek
kaydıyla, dilekçe hakkı tanınmakta, 76 ncı maddede değişiklik yapılarak
"ideolojik veya anarşik eylemlere" ibaresi "terör eylemlerine" şeklinde
değiştirilmektedir.
Anayasamızın 83 üncü maddesinde yapılan değişiklikle de, dokunulmazlıkla
ilgili işlerin Türkiye Büyük Millet Meclisinde en geç üç ay içerisinde
sonuçlandırılacağı, bu konuyla ilgili oylamaların Genel Kurulda gizli yapılacağı
ve milletvekilleri hakkında ceza davalarının Yargıtayda görüleceği hükme
bağlanmaktadır.
Teklifle, Anayasamızın 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci
cümlesi değiştirilmekte, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek,
yolluk ve tazminatları, sosyal hakları ve emeklilik işlemlerinin kanunla
düzenleneceği ve Emekli Sandığıyla ilişkilendirileceği öngörülmektedir.
Değerli milletvekilleri, Meclis Başkanı seçiminin beş gün içerisinde
tamamlanmasını içeren 94, Meclis soruşturmasıyla ilgili işlerin komisyonlar
ve Genel Kurulda gizli oyla sonuçlandırılması ve görüşülmesiyle ilgili
süreleri düzenleyen 100, Millî Güvenlik Kurulunun yapısını düzenleyen 118,
Anayasa Mahkemesinin siyasî parti davalarında kapatılmaya ve anayasa değişikliklerinde
iptale beşte 3 çoğunlukla karar vereceğine yönelik 149, geçici 15 inci
maddenin son fıkrasının yürürlükten kaldırılmasını öngören çerçeve 37 nci
maddeler Anayasa Komisyonumuzca oybirliğiyle kabul edilmiştir. Bu değişiklikler,
Avrupa Birliği normlarına uygun olup, Katılım Ortaklığı Belgesinde taahhüt
edilen kriterleri de içermektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Demokratik Sol Parti, uzlaşma
kültürünü ülkemize yerleştirerek, sorunların çatışarak değil, uzlaşarak
çözüleceğini her dönemde kanıtlamıştır. Hazırlanan metninin Demokratik
Sol Parti açısından yeterli olduğunu, bu değişikliğin Demokratik Sol Parti
görüşlerini tam olarak yansıttığını söylemek mümkün değildir; ancak, ülkenin
içerisinde bulunduğu koşullar, Parlamentonun parçalı yapısı dikkate alındığında,
yapılan bu çalışmalarla büyük aşama kaydedilmiştir. Partilerarası Uzlaşma
Komisyonunun, Anayasamızın diğer maddeleriyle ilgili ikinci paket çalışmasına
en kısa sürede başlayacağına inancımız tamdır.
İnsan hakları ve özgürlükleri konusundaki eksikliklerimizi süratle gidermek,
bizim kendi insanımıza olan borcumuzdur. Bizler, temel hak ve hürriyetlerin
kısılmasına yol açan hükümleri kaldırmayı, onların yerine, insan onurunu
her durum ve koşulda korunması gereken bir değer olarak kabul eden, temel
hak ve özgürlükleri genişleten, insan haklarına ilişkin evrensel ve uluslararası
bildiri ve sözleşmelerle benimsenmiş, çağdaş normlara uygun kurallar konulmasını
ilke ve görev edinmekteyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, değişikliklerin ulusumuza hayırlı olmasını
diler, saygılarımı sunarım. (DSP, MHP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim efendim.
|