Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
DİĞER KONUŞMALAR
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ SÜRECİ
ANAYASA KOMİSYONU METNİ
MADDE GEREKÇELERİ
UZLAŞMA KOMİSYONU METNİ

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ... 
TBMM Genel Kurulu görüşmeleri... (2)
24 Eylül 2001
37 maddelik Anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerde Demokratik Sol Parti (DSP) adına Ankara Milletvekili Tayfun İçli'nin konuşması...
 
DSP Sözcüsü İçli, Anayasa değişikliklerini gerçekleştirmenin çok zor olduğunu belirtti. İçli, bu nedenle sağlanan uzlaşmadan dolayı tüm milletvekillerine teşekkür etti.

İnsan onurunu herşeyin üstünde tutarak, temel hak ve özgürlüklerin uygulanmasına olanak sağlayacak, çağdaş normları hakim kılacak düzenlemeler yapma yönünde çalıştıklarını bildiren İçli, "Bu teklif bizim görüşlerimizi tam olarak yansıtmıyor ama, uzlaşma ile bu noktaya gelinebildi" dedi. İçli, diğer düzenlemeleri kapsayacak Anayasa Değişikliği Paketi'nin bir an önce gündeme gelmesini istediklerini de söyledi.

İçli, konuşmasında, Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'u kastederek, "Açıklama yaparak (Bu Meclis Anayasa'yı değiştiremez) diyerek milletvekillerini küçümseyen yargı mensuplarını kınıyorum. Kendi eşiğini temizleyemeyenlerin komşunun damındaki kardan şikayete hakkı yoktur" dedi.
 

TBMM Genel Kurulu tutanaklarından, Demokratik Sol Parti (DSP) adına Ankara Milletvekili Tayfun İçli'nin konuşması:
 

BAŞKAN (Başkanvekili Mustafa Murat SÖKMENOĞLU) - Şimdi, söz sırası, Demokratik Sol Parti Grubu adına, Ankara Milletvekili Sayın Tayfun İçli’de.

Sayın İçli, buyurun. (DSP sıralarından alkışlar)

DSP GRUBU ADINA HÜSEYİN TAYFUN İÇLİ (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun Teklifi hakkında, Demokratik Sol Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; şahsım ve Grubum adına, saygılarımı sunuyorum.

1982 Anayasasının tepkisel bir anayasa olduğu, bu nedenle, ayrıntıya giren kısıtlama ve sınırlamalar içerdiği, hemen herkesçe kabul edilmektedir. Demokratik bir toplumda, anayasanın çağdaş gereksinimler doğrultusunda, zaman içerisinde değiştirilmesi doğal, doğal olduğu kadar da zorunludur. Nitekim, 1987, 1993, 1995 ve 1999 yıllarında, Anayasamızın birçok maddesi değiştirilmiştir. Bu değişikliklerin yeterli olmadığı, değişikliklere yenilerinin eklenmesi gerektiği, toplumun tüm kesimlerince ifade edilmektedir. Gerçekten, 1982 Anayasasını aşma gereği, hem ulus hem de egemenliği ulus adına kullanan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri tarafından ortaya konulmaya devam ediliyor.

Değerli milletvekilleri, Demokratik Sol Parti, ulusal uzlaşmayı sağlayacak bir anayasa hazırlanmasını öncelikli görevleri arasında saymış ve bu konunun Mecliste süratle ele alınması için gerekli çabayı her dönem göstermiştir.

Anayasalar, kolay değişebilen metinler değildir. Öte yandan, anayasalarda bu konuda bağlayıcı ve zorlayıcı hükümler bulunduğundan, anayasa değişikliklerinin uzlaşma içerisinde yapılması zorunludur.

Bilindiği üzere, 1999 genel seçimleri, siyasî tercihleri çok farklı olan kesimleri Parlamentoya taşımıştır. Yapılacak anayasa değişikliklerinin, bu farklı siyasî tercihleri olan kesimlerle uzlaşarak yapılmış olması, başarının ne denli büyük olduğunu göstermektedir. Bu nedenlerle, Sayın Başbakanım ve Genel Başkanıma, siyasî partilerin sayın genel başkanlarına, üyesi bulunmaktan onur duyduğum Partilerarası Uzlaşma Komisyonu üyeleri ile Anayasa Komisyonu üyelerine ve siz değerli 21 inci Dönem milletvekillerine şükranlarımı sunuyorum.

Bu arada, şunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Parlamentomuz, tarihinde ilk kez, bu denli geniş bir anayasa değişikliği yaparken, yüksek yargı mensuplarından bazılarının "bu Meclis Anayasayı değiştiremez" şeklinde açıklama yaparak milletvekillerini küçümsemelerini kınıyorum. (Alkışlar) Bu kişilere, bir düşünürün çok ünlü bir sözünü de bu vesileyle anımsatmak istiyorum: "kendi eşiğini temizlemeyenlerin komşusunun damındaki kardan şikâyet hakları yoktur." (DSP ve MHP sıralarından alkışlar)

Bilindiği üzere, Partilerarası Uzlaşma Komisyonu, çalışmalarını tam bir uyum ve şeffaflık içinde kamuoyunu bilgilendirerek sürdürmüş; hazırladığı taslak metni, yaklaşık üç aylık bir süre, siz değerli milletvekillerinin, siyasî partilerin, akademik çevrelerin, anayasal kurumların ve diğer ilgililerin görüş ve eleştirilerine sunmuştur. Gerçekleştirilecek Anayasa değişiklikleri, gerçek ve katılımcı demokrasiyi hayata geçirirken hukuk devletini, ülke bütünlüğünü ve ulusal birliğimizi, ülkemizde demokrasinin ve ulusal birliğin de gereği olan inançlara saygılı bir laik düzeni, insan hak ve özgürlüklerini de sağlam güvencelere bağlayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa Komisyonumuz, Partilerarası Uzlaşma Komisyonunun ilke edindiği uzlaşma kültürü anlayışı içerisinde çalışmalarını tamamlamış ve Anayasa değişiklik teklifini olgunlaştırarak Genel Kurula sunmuştur. Teklif, Anayasanın 37 maddesinde değişiklik getirmekte; ayrıca, 87 nci maddede öngörülen değişiklikle ilgili bir geçici madde içermektedir. Bu teklifle Anayasada sistem değişikliği öngörülmüş, genel sıralama nedenleri daraltılmış, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki sistem ve sınırlama nedenleri esas alınarak hak ve özgürlüklere ilişkin sınırlamalar madde metinleri içerisinde yer almıştır. Teklifte, toplu olarak işlenen suçlarda yakalanan ve tutuklanan kişilerin hâkim önüne çıkarılma süresi en çok 15 günden 7 güne indirilmiş; ayrıca, yakalanan ve tutuklanan kişilerin yakınlarına derhal bildirim yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasamızın 19 uncu maddesindeki bu değişiklik, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5 inci maddesindeki kriterlere uygun olarak yapılmıştır. Teklifle, Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması başlıklı 20, Konut Dokunulmazlığı başlıklı 21, Haberleşme Hürriyeti başlıklı 22 nci maddeler yeniden düzenlenerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki kriterler ölçü alınmıştır. Teklifle, Anayasamızın 26 ve 28 inci maddelerinde bulunan "kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz" şeklindeki hüküm kaldırılmış; yapılan düzenlemeyle, düşünce ve anlatım özgürlüğünün sınırları genişletilmiştir.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde, kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dil bulunmamaktadır. Bu konuda, doğrudan doğruya herhangi bir dili yasaklamamakla birlikte, yasaklama durumunda uygulanacak hükümleri Anayasanın 26 ve 28 inci maddeleri doğrultusunda düzenleyen Türkçeden Başka Dillerle Yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun, zaten, 1991 yılında, Terörle Mücadele Yasasıyla yürürlükten kaldırılmıştır. O nedenle, uygulanması söz konusu olmayan bir yasağın, Anayasamızın 26 ve 28 inci maddelerinde bulunması uygun görülmemiştir.

Teklifle, Anayasamızın "dernek kurma hürriyeti" başlıklı 33, "toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" başlıklı 34, "kamulaştırma" başlıklı 46, "çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49 ve "sendika kurma hakkı" başlıklı 51 inci maddelerinde değişiklik ve düzenlemeler öngörülmüş; bu değişiklik ve düzenlemelerle, Avrupa Birliğine tam üyelik için gerekli ekonomik ve siyasi kriterleri karşılamak, kamuoyu beklentileri doğrultusunda, çağdaş, demokratik standartlara ve evrensel normlara uygun insan hakları ve hukukun üstünlüğü amaçlanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda, Anayasamızın 40 ıncı maddesine fıkra ilavesiyle, devlete, işlemlerinde kişilere hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağını ve sürelerini bildirme zorunluluğu getirilmiştir.

Anayasamızın 36 ncı maddesi hükmüne "adil yargılanma hakkı" ilave edilmiş; Anayasamızın 38 inci maddesinde yapılan düzenlemeyle, ölüm cezası verilecek haller savaş, yakın savaş ve terör suçları olarak belirtilerek diğer hallerde ölüm cezası kaldırılmıştır. Kaldırılan ölüm cezası yerine, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası ceza mevzuatımızda mutlaka yerini almalıdır. Böyle bir düzenlemeyle, adlî hata veya herhangi bir nedenle yaşam hakkını yitirenlerin toplum vicdanında yaratacağı olumsuzlukları engellenecek, öte yandan, suçluların, gerçekten, cezalarını bir bedel ödeyerek çekmeleri sağlanacaktır.

Anayasamızın 38 inci maddesinde yapılan başka bir düzenlemeyle de, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği ve hiç kimsenin, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı, özgürlüğünden alıkonulamayacağı anayasal kural haline getirilmiştir.

Teklifle, Anayasamızın 10 uncu maddesinde tanımlanan kadın-erkek eşitliği ilkesi, Anayasamızın "Ailenin Korunması" başlıklı 41 inci maddesinde vurgulanarak "aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasındaki eşitliğe dayanır" hükmü ilave edilerek, eşitlik ilkesi pekiştirilmiştir.

Anayasamızın "Türk Vatandaşlığı" başlıklı 66 ncı maddesindeki kadın-erkek eşitliğine aykırı ikinci fıkrasındaki ikinci cümlesi madde metninden çıkarılmıştır.

Değerli milletvekilleri, Anayasamızın 69 uncu maddesindeki düzenlemeyle, siyasî partilerin kapatılmasında odak tanımına kriter getirilmekte; 74 üncü maddede Türkiye’de ikamet eden yabancılara, karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla, dilekçe hakkı tanınmakta, 76 ncı maddede değişiklik yapılarak "ideolojik veya anarşik eylemlere" ibaresi "terör eylemlerine" şeklinde değiştirilmektedir.

Anayasamızın 83 üncü maddesinde yapılan değişiklikle de, dokunulmazlıkla ilgili işlerin Türkiye Büyük Millet Meclisinde en geç üç ay içerisinde sonuçlandırılacağı, bu konuyla ilgili oylamaların Genel Kurulda gizli yapılacağı ve milletvekilleri hakkında ceza davalarının Yargıtayda görüleceği hükme bağlanmaktadır.

Teklifle, Anayasamızın 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi değiştirilmekte, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve tazminatları, sosyal hakları ve emeklilik işlemlerinin kanunla düzenleneceği ve Emekli Sandığıyla ilişkilendirileceği öngörülmektedir.

Değerli milletvekilleri, Meclis Başkanı seçiminin beş gün içerisinde tamamlanmasını içeren 94, Meclis soruşturmasıyla ilgili işlerin komisyonlar ve Genel Kurulda gizli oyla sonuçlandırılması ve görüşülmesiyle ilgili süreleri düzenleyen 100, Millî Güvenlik Kurulunun yapısını düzenleyen 118, Anayasa Mahkemesinin siyasî parti davalarında kapatılmaya ve anayasa değişikliklerinde iptale beşte 3 çoğunlukla karar vereceğine yönelik 149, geçici 15 inci maddenin son fıkrasının yürürlükten kaldırılmasını öngören çerçeve 37 nci maddeler Anayasa Komisyonumuzca oybirliğiyle kabul edilmiştir. Bu değişiklikler, Avrupa Birliği normlarına uygun olup, Katılım Ortaklığı Belgesinde taahhüt edilen kriterleri de içermektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Demokratik Sol Parti, uzlaşma kültürünü ülkemize yerleştirerek, sorunların çatışarak değil, uzlaşarak çözüleceğini her dönemde kanıtlamıştır. Hazırlanan metninin Demokratik Sol Parti açısından yeterli olduğunu, bu değişikliğin Demokratik Sol Parti görüşlerini tam olarak yansıttığını söylemek mümkün değildir; ancak, ülkenin içerisinde bulunduğu koşullar, Parlamentonun parçalı yapısı dikkate alındığında, yapılan bu çalışmalarla büyük aşama kaydedilmiştir. Partilerarası Uzlaşma Komisyonunun, Anayasamızın diğer maddeleriyle ilgili ikinci paket çalışmasına en kısa sürede başlayacağına inancımız tamdır.

İnsan hakları ve özgürlükleri konusundaki eksikliklerimizi süratle gidermek, bizim kendi insanımıza olan borcumuzdur. Bizler, temel hak ve hürriyetlerin kısılmasına yol açan hükümleri kaldırmayı, onların yerine, insan onurunu her durum ve koşulda korunması gereken bir değer olarak kabul eden, temel hak ve özgürlükleri genişleten, insan haklarına ilişkin evrensel ve uluslararası bildiri ve sözleşmelerle benimsenmiş, çağdaş normlara uygun kurallar konulmasını ilke ve görev edinmekteyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, değişikliklerin ulusumuza hayırlı olmasını diler, saygılarımı sunarım. (DSP, MHP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim efendim.
 



DİĞER KONUŞMALAR

AKP GRUBU
SP GRUBU
MHP GRUBU
DYP GRUBU
ANAP GRUBU
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI


(24 EYLÜL 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.