Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
ULUSAL PROGRAM
21 ŞUBAT KRİZİ
ZİRVEDE KRİZ
TOBB'UN İLANI (20.3.2001)

ECEVİT'İN GRUP KONUŞMASI...
21 Mart  2001
DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomik gelişmeler ve Ulusal Program ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ecevit, Ulusal Program ile Avrupa Birliği'ne tam üyelik için önemli ve "cüretkar" bir adım atıldığını  söyledi. 
Ecevit'in Grup toplantısında yaptığı konuşma şöyle:
(21 Mart 2001)

19 Mart Salı günü Bakanlar Kurulu’nda onaylanan ULUSAL PROGRAM'la Avrupa Birliği’nde tam üyelik için önemli bir adım atılmış oldu.

Kurtuluş Savaşı ardından, Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün önderliğinde, çok kapsamlı bir yeniden yapılanma atılımı gerçekleştirilmişti. Avrupa ile bütünleşmenin ve çağdaşlaşmanın gerektirdiği birçok yasa, hiçbir dış zorlama olmaksızın hazırlanıp uygulamaya konulmuştu. 

Şimdi de, kapsamlı bir program, dış telkinden çok kendi ulusal irademizle hazırlanmıştır. 

Bu programda öngörülen bütün yasama çalışmaları, Avrupa Birliği’nde tam üyelik amacı söz konusu olmasa da, halkımızın büyük çoğunluğunun istemiyle ele alınmış olacaktır. 

Avrupa Birliği’nde kimi çevreler veya kişiler, yeni Ulusal Programımız’da yer alan tasarımlardan bazılarını belki yetersiz bulabilirler. 

Fakat dünyanın en karmaşık ve gerilimli bölgesinde yer alan Türkiye'nin koşullarını insafla değerlendirenler, bizim yapmakta olduğumuz veya yapmayı kararlaştırdığımız atılımları, azımsamak şöyle dursun, fazla cüretkâr bile bulabilirler. 

Yeter ki biz, etkin bir tanıtım kampanyası ile, jeo-politik konumumuzun özelliklerini ve zorluklarını Batı dünyasına gereğince anlatabilelim. 

O arada İslâm ülkeleri arasında lâikliği, demokrasiyi ve çağdaşlığın gereklerini en geniş ölçüde ve en etkili biçimde uygulayan ülkenin Türkiye olduğunu, yıllardır bölücü akımlarla ve terörizmle karşı karşıya bulunduğumuzu her vesileyle Batı ülkelerine hatırlatmalıyız. 

Batı’nın, Ortadoğu’nun, Doğu Akdeniz’in, Balkanlar’ın, Kafkasya’nın, Orta Asya’nın güvenliğine veya esenliğine yıllardır ne büyük katkılarda bulunduğumuz ve bu uğurda ne ağır maddi yüklere katlandığımız da unutturulmamalıdır. 

Eğer bu maddi yükleri taşımak zorunda olmasaydık, herhalde şimdi karşı bulunduğumuz ekonomik sorunlarla boğuşur durumda olmazdık ve kalkınmış ülkeler arasında hakkımız olan yeri çoktan almış olurduk. 

Yine de, kendi ulusal gücümüzle bu sorunları ve zorlukları aşabilecek durumdayız. 

Bu gücümüzün kaynağı da halkımızın ağır zorluklar karşısındaki dayanışmasıdır. 

Bu dayanışmanın en yeni bir örneği, girişimcilerimizin, tüccar ve sanayicilerimizin, son ekonomik bunalıma meydan okuyan ortak çağrılarıdır. 

İzmir Ticaret Odası üyeleri, 18 Mart günü yayınladıkları duyuru ile, ağır koşullar ve yoksunluklar altında Kurtuluş Savaşımız’ı kazanan kahramanları hatırlatarak, "ONLAR BAŞARDI BİZ DE KAZANACAĞIZ" demektedirler. 

"BU BİR EKONOMİK KURTULUŞ SAVAŞIDIR... BU SAVAŞTA BİZ DE VARIZ... BU KRİZİ AŞACAĞIZ" diye haykırmaktadırlar. 

Dün de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, "YÜCE TÜRK ULUSUNA" diye yayınladığı "ÇAĞRI" ile, bir "EKONOMiK KURTULUŞ SAVAŞI" ilân etmiştir. 

Odalar Birliği daha önce de enflasyona karşı bir kurtuluş savaşı açmıştı. 

Hiç kuşkum yok ki, bu ulusal dayanışma ruhu ile her sorunun üstesinden gelinecektir; ekonomimiz uğradığı kazadan kısa sürede kurtulacaktır; ve enflasyon yeniden düşüş sürecine girecektir. 

Ekonomide çekilen sıkıntıların yükünü işçiler de en az girişimciler kadar ve onlarla birlikte çekerler. 

Onun için, bu ekonomik kurtuluş savaşına işçilerin de tam bir dayanışma ruhu ile katılacaklarına inanıyorum. 

Nitekim "SİVİL İNİSİYATİF" sürecini işçilerle girişimciler birlikte başlatmış ve enflasyonla mücadeleye birlikte ivme katmışlardır. 

Hükümetimiz de, önümüzdeki günlerde, "EKONOMİK VE SOSYAL KONSEYİ" toplantıya çağırarak, ulusal dayanışmaya ivme kazandırmak bakımından üstüne düşen görevi yerine getirecektir. 

En ağır koşullar altında en çetin savaşları kazanmış olan Türk Ulusu, ekonomik savaşı da elbirliği ilekazanacak ve kısa sürede hakça bir düzenin yolunu açacaktır. 
 



(21 MART 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş