Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
21 ŞUBAT KRİZİ
ULUSAL PROGRAM

ECEVİT'İN GRUP KONUŞMASI...
"Verimli bir hükümet ve Meclis çalışmasıyla, ekonomik bunalımı kısa sürede aşabiliriz"
28 Mart 2001
DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Verimli ve uyumlu bir hükümet ve Meclis çalışmasıyla, Türkiye, ekonomik bunalımı kısa sürede aşabilecek güçtedir. Verimli, hızlı ve uyumlu bir yasama çalışması ekonomimizin esenliğe çıkarılması bakımından zorunludur" dedi.
 
Başbakan Ecevit, grup toplantısından sonra parlamentodan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Grupta Meclis’in hızla çalışıp yasaları bir an önce çıkarmasını isteyen Ecevit, “dış yardımlar için önkoşul sayılan 15 yasa, 15 günde Meclis’ten geçebilecek mi?” sorusuna, “15 yasanın 15 günde çıkması mümkün değil” yanıtını verdi. Başbakan, bu tasarıların büyük bölümünün henüz Hazine Müsteşarlığı’ndan Başbakanlığa gönderilmediğini bildirdi. 
 
Ecevit'in Grup toplantısında yaptığı konuşma şöyle:
(28 Mart 2001)
 

İki önemli Program eşzamanlı olarak Türkiye’nin gündeminde yer alıyor:

Biri Avrupa Birliğine sunduğumuz Ulusal Program, öbürü de Uluslararası Para Fonuna sunulmak üzere hazırlanmakta olan Ekonomik Program...

İkisi de çok önemli.

Ulusal Program Avrupa Birliğinin yetkili organlarında olumlu karşılandı. Böylece Avrupa Birliğinde tam üyelik yolunda ileri bir adım atılmış oldu.

Ekonomik Programın da ekonomimizi esenliğe çıkarmakta olumlu etkisi olacağını umarım.

Her iki Program önümüzdeki aylarda yoğun bir yasama çalışmasını gerekli kılmaktadır.

Geçen yasama yılında Büyük Millet Meclisi yoğun bir çalışma yapmıştı.

Hükümetimizin ve TBMM’nin çalışma yoğunluğu ve temposu, hem kendi kamuoyumuzda hem de uluslararası, alanda büyük övgü toplamıştı.

Büyük Millet Meclisine halkımızın güveni ve saygısı artmıştı.

Bu çalışma temposuna uyum sağlayan muhalefet partileri de saygınlık kazanmıştı.

İçinde bulunduğumuz yeni toplantı yılında yasama çalışmalarının bir ölçüde tavsaması, hem Meclisin, hem de muhalefetin ve genel olarak partilerin saygınlığına gölge düşürüyor.

Fakat ivedilik taşıyan tasarılar Meclis'de sırasını aldıkça, Meclisin yeniden hızlı bir tempoyu yakalayacağına inanıyorum.

Verimli, hızlı ve uyumlu bir yasama çalışması ekonomimizin esenliğe çıkarılması bakımından zorunludur.

Bu konuda hem iktidar hem muhalefet partilerine büyük görev ve sorumluluk düşmektedir.

Meclis çalışmalarına devamlılık bakımından asıl sorumluluk doğal olarak koalisyon ortağı partilerindir.

Bu konuda Demokratik Sol Partinin örnek tutumu, geçen dönemde olduğu gibi bu dönemde de, bütün partilere örnek olmaktadır. Bunun için DSP Grubundan kıvanç duyuyorum.

Verimli ve uyumlu bir hükümet ve Meclis çalışmasıyla, Türkiye, ekonomik bunalımı kısa sürede aşabilecek güçtedir.

Bu hafta sonunda Hükümetimiz iki önemli toplantı düzenliyor... Hem Yüksek Planlama Kurulu hem de Ekonomik ve Sosyal Konsey biribiri ardından toplanıyor.

Uluslararası Para Fonuna sunulacak Ekonomik Programın yanı sıra, bu toplantılarla, ulusal ekonomik stratejimizin de ana hatları belirlenmiş olacaktır.

Ulusal ekonomik stratejimizin belirlenmesi Türkiye’nin görevidir.

Ancak bu stratejiyle Avrupa Birliğine sunulan ve IMF’ye sunulacak olan Programlar uyum içinde olmalıdır.

Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantısında girişimci kesimiyle çalışanlar kesiminin uyum sağlayabilmeleri de, içinde bulunduğumuz koşullarda yaşamsal önem taşımaktadır.

Ekonomik sorunlarımızı aşmaya çalışırken, sosyal sorunlarımıza da çözüm getirmek zorundayız.

İşsizliğe son vermek için, enflasyonu aşağı çekmek için, mali sorunlarla birlikte reel sektörün, üreten sektörün de, sorunlarını çözmek için ve ekonomimizin yeniden canlanması için gereken her çabayı göstereceğiz.

Bu amaçla, dış destekten de önce, iç kaynaklarımızı da harekete geçireceğiz.

Bu yönde aylardan beri yapmakta olduğumuz hazırlıklar, önümüzdeki haftalarda Türkiye’nin gündeminde yerini alacaktır.

Sağlayacağımız iç kaynaklarla gelir dağıtımı adaletsizliğine de son vermek başta gelen hedefimizdir.

Bu hedefe kısa sürede ulaşmak öncelikli görevimizdir.

 



(28 MART 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş