|
EMEK PLATFORMU PROGRAMI
A) MALİ SİSTEME VE SERMAYE HAREKETLERİNE YÖNELİK KISA VADEDE
UYGULANMASI GEREKEN POLİTİKALAR
1. Yaşanılan krizin ana nedenlerinden biri olan kısa vadeli yabancı
sermaye girişleri ve çıkışları, vergi ve para politikası araçlarıyla kontrol
altına alınmalı ve bu doğrultuda 32 sayılı kararname yeniden düzenlenmelidir.
2. Türkiye’nin kısa vadeli dış borçları uzun vadeye yayılmalıdır.
3. Merkez Bankası’nın döviz kuru ve faiz hadlerini birbirinden
bağımsız iktisat politikası araçları olarak kullanma olanağı yeniden oluşturulmalıdır.
4. Döviz tevdiat hesaplarına uluslararası faiz hadlerinin üzerinde
faiz verilmeyerek TL’nin dövizle ikamesi caydırılmalıdır.
5. İç borç stokunun, bütçenin faiz dışı fazla vermeye zorlanması
yoluyla tedricen azaltılamayacağı belli olmuştur. Yurtiçi borç stokunun
mali sisteme ve giderek tüm reel ekonomiye olan yükünü azaltmak için Hazine,
Merkez Bankası ve bankacılık kesimi arasında borcun vadesini uzun döneme
yayan ve bu borcun reel faiz yükünü düşüren bir düzenleme yapılmalıdır.
6. Batık bankalar tasfiye edilmeli ve sorumlularından hesap
sorulmalıdır.
7. Banka sistemi plânlı bir rasyonelleştirmeye tâbi tutulmalı;
bankaların mevduat ve kredi faizlerini ölçüsüz arttırmaları engellenmeli;
mevduat garantisi küçük tasarruf sahiplerini koruyacak şekilde tedricen
daraltılmalıdır.
8. Bankaların mevduat ve TCMB kredileri dışında kaynak kullanmaları
ve yurtdışından borçlanmaları etkin bir denetim altına alınmalıdır. Türkiye’deki
özel bankalara kredi açan yabancı bankaların alacaklarını Hazine garantisi
kapsamına alan uygulamaya son verilmelidir. Özel finans kurumları devlet
denetimi altına alınmalıdır.
9. Tarım üreticilerine hizmet vermesi gereken Ziraat Bankası,
esnaf ve sanatkara hizmet vermesi gereken Halk Bankası, sosyal konut talebine
ve finansmanına cevap vermesi gereken Emlak Bankası gibi kamu ihtisas bankaları
asli görevlerini yapacak şekilde yeniden yapılandırılmalı, bu bankaların
özelleştirilme süreci durdurulmalı, siyasî baskılardan uzaklaştırılarak
sektör temsilcilerini ve sosyal tarafları da içerecek özerk ve katılımcı
bir yönetime kavuşturulmalıdır. Sorumlular, kamuoyunu aldatıcı sahte görev
zararı beyanlarından kaçınmalıdır.
B) İKTİSADİ İSTİKRAR VE SOSYAL ADALETİ SAĞLAMAK İÇİN UYGULANMASI
GEREKEN POLİTİKALAR
1. Öncelikle 21 Şubat 2001 tarihli krizin ülke ekonomisi ve çalışanlar
üzerindeki tahribatı ve etkileri tespit edilmeli, sorumlularından
hesap sorulmalıdır.
2. Kamu çalışanlarının krizden doğan kayıpları başta olmak üzere
geçmiş yıl kayıpları giderilmeli, süresi uzatılan yetki yasası ile eşit
işe eşit ücret ilkesinden hareketle, ücretler insan onuruna yaraşır bir
hayat sürecek düzeye getirilmelidir.
3. Her ne sebeple olursa olsun işçilerin ve kamu çalışanlarının
resen veya zorunlu emekliliği düşünülmemelidir
4. Bütçelerin faiz ödeme öncelikli bir aktarma organına dönüşmesine
son verilmeli; yıllardır kısıtlanan eğitim, sağlık, adalet ve sosyal güvenlik,
altyapı yatırımları gibi sosyal ve ekonomik harcamalar ile personel ödeneklerine
ağırlık verilmelidir. Kamu tarafından sağlanan, her kademedeki eğitim ve
sağlık hizmetleri parasız olmalıdır. Bütün dengeleri alt üst olmuş, temel
ilkeleri tamamen çökmüş olan 2001 yılı bütçesi bu anlayışla yeniden düzenlenmelidir.
5. Kamu mali sistemindeki parçalı yapıyı sona erdirecek, kamu
hizmetlerinde etkinliği ve saydamlığı arttırıcı düzenlemeler içerecek kapsamlı
bir bütçe ve harcama reformu gerçekleştirilmelidir. Bütçe dışı harcama
ve fonlar bütçe kapsamına dahil edilmeli ve bütçe harcamalarında kamu yararı
esas alınmalıdır.
6. Bütçe görüşmelerini sadece bir tahmin olan Bütçe Kanunu ile
sınırlı olarak sürdüren parlamentonun, bütçe gerçekleşmelerini içeren Kesin
Hesap Kanun Tasarılarını daha ciddi incelemesi sağlanmalıdır. Meclisin
bu ilgisizliği, yurttaşlar adına kullanılan bütçe hakkını zaafa uğratmaktadır.
7. Kayıt dışı ve yasadışı iktisadî faaliyetler ve yolsuzluklar
önlenmeli; medya, bürokrat ve siyasetçinin de katıldığı her kademedeki
mafyalaşma ve çeteleşme engellenmeli ve saptandığında ağır yaptırımlar
uygulanmalıdır. Bunun temel aracı olarak, kamudaki denetim birimlerinde
denetim faaliyetleri etkin hâle getirilmeli, aralarında eşgüdüm sağlanmalıdır.
Kamu ve özel kuruluşların denetimine, çalışanları temsil eden sendikal
ve meslekî kuruluşların katılması, ilke olmalıdır. Sendikal örgütlenme,
kayıt dışılığın panzehiri olarak desteklenmelidir.
8. Kamu kaynaklarının adaletsiz, dengesiz, kamu yararı
gözetilmeden kullanılmasına neden olan ve bir toplumsal hastalığa dönüşen
yolsuzluk olaylarına karşı yönetsel, yargısal ve toplumsal denetim
aracılığıyla mücadele edilmelidir.
9. Özelleştirmeler ve işten çıkartmalar derhal durdurulmalıdır.”Kaynak
yaratma” adı altında ülkemizin bağımsızlığı, gelişmesi ve geleceği için
stratejik önemi haiz olan savunma, ulaştırma, iletişim, enerji dağıtımı
, madencilik, kentsel hizmetler, tarım vb. sektörlerdeki KİT’leri bile
satmayı öngören politikalar terk edilmelidir.
10. Örgütsüz ve ucuz emeğe dayalı ekonomi politikalarından vazgeçilmelidir.
Tüm çalışanlara ve emeklilere insan onuruna yaraşır bir gelir sağlanmalıdır.
11. Türkiye’ de sağlık sektörü için gerçekçi ve toplum yararına
bir planlamaya gereksinim vardır. Sağlık sektörüne en az %10 bütçe payı
ayrılmalıdır. Sektörün etkin çalışabilmesi için kaynakların ve hizmet üretimlerinin
tek elden yönetilmesi gerekmektedir. Sağlıkta finansman modeli genel vergilerle
oluşan genel bütçe sistemi olmalıdır.Bir sağlık sisteminin kalbi toplumun
en uç noktalarına kadar ulaşabilecek birinci basamak sağlık hizmetleridir.
Türkiye’de sağlık ocağı, sağlık evleri ve dispanserlerin sayısal ve donanım
yetersizliği giderilmelidir. Birinci basamak ile hastaneler arasında sevk
sistemi işletilmeli ve bu uygulama tam süre politikası ile pekiştirilmelidir.
Toplumsal sağlık düzeyinin gelişmesi için sağlık hizmetlerine toplum katılımı
sağlanmalı, bölgelerarası sağlık alanındaki dengesizlikler giderilmelidir.
12. Emlak Bankası’nca Emlak Konut Şirketi’ne Gayrimenkul Yatırım
Ortaklığı payları biçiminde aktarılan Konut Edindirme Yardımı birikimleri
başvuru sahiplerine derhal ve nakden ödenmelidir.
13. Zorunlu tasarruf hesabındaki birikimlerin toplamı,
yani ana para ve nemalar 01/06/2000 tarihli döviz kuruna bağlanarak ve
piyasa rayiçleri üzerinden nemalandırılarak hak sahiplerine derhal ve nakden
ödenmelidir.
C) KALKINMA POLİTİKALARI
1. Türkiye’de devletin küçültülmesi yönündeki politikalar, kamu
kesimi potansiyelinin kalkınma amaçlı olarak harekete geçirilmesi önünde
engel oluşturmaktadır. Türkiye’de faiz dışı bütçenin milli gelire oranı
yüzde 21 oranında iken, AB ülkeleri ortalaması bunun iki katından fazladır.
Sosyal devletin gelişmesi ve kalkınmanın önünün açılması için devletin
küçültülmesi saplantısından vazgeçilmelidir.
2. Devletin ekonomik ve sosyal fonksiyonlarını yeniden kazanması
ve geliştirmesi, Türkiye’nin geleceğini planlama yetilerini yeniden kazanmasıyla
mümkündür. Devletin ekonomiye müdahale araçları güçlenmeli , ulusal egemenliğin
araçları ulusötesi sermayenin denetimine sokulmamalı, yatırımcı ve üretimci
sosyal devlet güçlendirilmelidir. Özel sektör için yönlendirici, kamu sektörü
için bağlayıcı plânlama, bölgesel ve sektörel bağlantıları etkin
bir şekilde oluşturularak başlatılmalıdır. Planlamanın hiyeraraşik her
aşamasında, toplumun tüm kesimlerinin örgütsel temsilcileri aracılığıyla
demokratik katılımı sağlanmalıdır.
3. Ülkemizin bilim ve teknoloji politikaları temelinde, ulusal
stratejik kalkınma programlarını uygulayabilmesi için eğitim sisteminde,
tüm çalışanların çalıştıkları alanda her türlü üretim bilgisine sahip,
araştırıcı özellikleri gelişmiş, nitelikli insan gücünü yaratmayı hedefleyen,
yapısal bir reform gerçekleştirilmelidir. YÖK kaldırılmalı ; üniversitelerde
bilimsel ve yönetsel özerklik sağlanmalıdır.
4. Türkiye stratejik öngörüyle insan kaynakları planlamasını
da göz önüne alarak ulusal politikalarını belirlemelidir. Bilim ve teknolojide
yetkinleşme ve bunu ülkemiz ölçeğinde toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürme
isteğiyle; sistemik bütünlülük, siyasi kararlılık, süreklilik içerisinde
ulusal bir strateji saptamalıdır. İnsandan, yaşamdan ve emekten yana bir
sanayileşme politikasını, toplumsal bir proje çerçevesinde tüm ilişkileri
yeniden düzenleyerek ele almalıdır.
5. Madencilikte planlı ulusal bir politika belirlenmeli, madencilik
üretimine sadece ihracat kalemi olarak bakılmamalıdır. Yaşanan krizi atlatabilmek
için madenlerimiz, üretimden pazarlanmasına kadar “boraks” örneğinde olduğu
gibi kamu mülkiyetini esas alan bir anlayışla ele alınmalı, ulusal ve uluslararası
sermayeye teslim edilmemeli, yeni yatırımlarla çağdaş teknolojiye kavuşturulmalıdır.
6. Ülkemizde “Stratejik Ulusal Enerji Planı” acilen hazırlanmalı
ve kısa, orta ve uzun vadeli alt planlar hızla devreye sokulmalıdır. Sektördeki
tüm özelleştirmeler geri alınmalı ve tüm imtiyazlar iptal edilmelidir.
Enerjiyi ucuza üretebildiğimiz ölçüde sanayi ürünlerimizin rekabet şansı
olabileceği unutulmamalıdır. Ucuza üretmenin birinci koşulu, ulusal
kaynaklarımızın ulusal politikalar çerçevesinde hızla değerlendirilmesinden
geçmektedir. Alternatif temiz enerji kaynaklarına yönelinmelidir.
7. Gündemde olan Endüstri Bölgeleri Yasa Tasarısı, yabancı sermayenin
kuralsız mal, hizmet, teknoloji ve finansıyla işleyecek; kamusal denetim
mekanizmalarını yok edecek; bu anlamda ulusal sanayi’yi çökertecek, çevre
ve doğal kaynakları tahrip edecek bir yaklaşım getirmektedir. Bu Yasa Tasarısı’
ndan vazgeçilmelidir.
8. Türkiye’de kuralsız yabancı sermayenin uygulamalarına örnek
oluşturan onsekiz adet Serbest Bölge küreselleşme ideolojisinin bir uzantısı
olup kamusal denetime ait bütün mevzuatı dışlamakta ve sendikal örgütlenmeyi
engellemektedir. Serbest Bölgeler kaldırılmalıdır.
9. Kamu arazileri bütçe açıklarını kapatmak için, “kaynak paketi”
adı altında kelepir fiyatlarla satılmamalı; “yurttaşlarımızın eşit yararlandırılacağı
düzenlemeler” için, kamu elinde tutulmalıdır. Kentsel toprak rantının kamuya
geri döndürülmesi sağlanmalıdır.
10. Parçacı ve yasak savıcı imar uygulamaları kaldırılmalı,
imar , gecekondu ve orman afları yasaklanmalı, su havzaları korunmalı,
“kente karşı suç” tanımı yasal ve toplumsal yaptırımlarla güvence altına
alınmalı, çevreye duyarlı imar planları hazırlanmalıdır.
11. Deprem sonrası süreçte oldu-bittiyle önümüze dayatılan yaşanabilir,
güvenli, dayanıklı yapı üretim ve denetimi sürecini, sermayeye ticari bir
alan olarak teslim eden 595 sayılı KHK ve bu kanuna dayanılarak TMMOB Kanununa
müdahale eden 601 sayılı KHK ve ilgili tüm yönetmelikler iptal edilmeli,
kamusal denetim etkinleştirilmelidir.
12. Tarımın tasfiyesini amaçlayan süreç,kentlere çok hızlı bir
göç dalgası yaratacak ; yıkım boyutunda ekonomik – toplumsal bir fatura
oluşturacaktır. Bu nedenle dengeli kalkınma politikaları ve bölgesel planlama
ile tarımın yeniden canlandırılması ve atıl kaynakların yeniden faaliyete
geçirilmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla ,köye dönüş bir araç olarak değerlendirilmeli
ve göçe neden olan ve göçün yaratacağı olumsuzluklar tüm yönleri ile giderilmelidir.
13. Uzun bir süredir gündemde tutulan ve “reform” olarak getirildiği
öne sürülen Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı ile, işletmeci belediyecilik
ve Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı anlayışı çerçevesinde; kent ve imar rantlarının,
özelleştirmelerin ve kamu arazilerinin satışlarının önü
açılacaktır. Yasa Tasarısı, toplum yararına olarak yeniden düzenlenmelidir.Yerel
yönetimlerce toplumsal hizmetlere “şirket”, kentli yurttaşa “müşteri” gözüyle
bakan yaklaşımlara son verilmeli, demokratik katılım ve kamusal denetim
yaşama geçirmelidir.
14. Sanayileşmeye hem doğrudan hem dolaylı hizmet veren ulaştırma
sektörümüzde; ülkemizin jeoloji, jeopolitik ve kültürel yapısı gözönüne
alınarak, kent içi ana ulaşımları da kapsayacak şekilde, ilke ve hedefleri
ortaya koyacak uzun vadeli ulusal ulaştırma ana planı hazırlanmalı ve buna
bağlı olarak ulusal ulaştırma politikaları belirlenmeli, demiryolu ve denizyolu
taşımacılığı özendirilmeli, kaynak israfına yol açan otoyol projelerinden
vazgeçilmelidir.
15. Toprak, özenle korunması gereken bir doğal kaynaktır ve
her ülkedeki varlığı sınırlıdır. Bu varlık kamu yararına korunmalı, kapsamlı
bir toprak reformu gerçekleştirilmelidir.
16. Emeğin serbest dolaşımına izin vermeyen , sadece mal ve
hizmetlerin serbest dolaşımı anlamına gelen Gümrük Birliği’ ne ilişkin
Ortaklık Konseyi Kararı gözden geçirilmelidir. Dünya Ticaret Örgütü ve
OECD bünyesinde yürütülen hizmet ticaretinin serbestleştirilmesi çalışmaları
askıya alınmalıdır. GATS 1994 Anlaşmaları içinde kalkınma politikalarına
aykırı düzenlemelerin yeniden müzakere edilmesi için uluslararası
girişimlerde bulunulmalıdır.
17. İthal edilen malları ülkemizde üretmeye, ihracatı arttırmaya
yönelik yatırım projeleri teşvik edilmelidir.
18. İthalatı denetleyebilmek ve lüks tüketim malları ithalatını
caydırabilmek için tarife dışı engeller kullanılmalıdır. Özellikle demir
çelik ve tekstil hammaddesi ithalatında ihtisas gümrüklerine işlerlik kazandırılmalıdır.
19. Rekabet Kurulu imalat ve hizmet sektörlerindeki işletmelerin
minimum etkin ölçekle çalışmalarını sağlayacak, firma birleşme, yatırım
koordinasyonu, yeni firmaların sektöre girişini sağlayacak teşvik veya
zorlaştırma gibi uygulamalar yapmalıdır.
20. İhracatın bileşimi yüksek katma değerli ürünler lehine değiştirilmeli,
bu yönde sanayi, finansman ve teknoloji planlaması yapılmalıdır.
21. Banka kredilerinin dengeli kalkınmanın gerektirdiği şekilde
kullanılması sağlanmalıdır.
22. Türkiye Kalkınma Bankası ve İller Bankası gibi kamu kalkınma
ve yatırım bankacılığı, gerçek işlevleri ve kuruluş amaçları doğrultusunda
çalışır duruma getirilmelidir.
23. Bölgesel kalkınma politikaları yeniden canlandırılmalı,
bölgelerarası dengesizliklerin giderilmesi sağlanmalıdır.
D) VERGİ POLİTİKALARI
1. Otokontrol aracı olarak servet beyanı ve benzeri inceleme
teknikleri getirilmeli, vergi yönetimi, denetimi, ücret, araç ve gereç
yönünden daha da güçlendirilmelidir.
2. Sermaye gelirlerinin vergi gelirlerine katkısı arttırılmalıdır.
Vergi adaletini ve herkesten mali gücüne, servetine ve gelirine göre vergi
alınması ilkesini sağlayacak bir vergi reformu gerçekleştirilmelidir.
3. Verginin tabana yayılması, vergi ve sigorta incelemelerinin
yaygınlaştırılması, ücretlilere vergi iadesinin aylık hale getirilerek
kapsamının genişletilmesi, faiz gibi menkul sermaye gelirlerinin ve özellikle
kamu borç senetleri gelirlerinin üniter tarife kapsamına alınması
sağlanmalıdır.
4. Bu amaçla gerçekleştirilecek vergi reformunun; Gelir idaresinin
sorunlarına çözüm getirecek,vergi denetim örgütlerinin ve 3568 sayılı Yasaya
tabi meslek mensuplarının sorunlarına ,vergi kanunlarındaki eksiklik ve
yanlışlıklardan doğan sorunlara, vergi yargısının, vergicilik ve ekonomiyle
ilgili diğer kurumsal ve yasal düzenlemelerdeki (bankacılık sistemi, sermaye
piyasası ve Türk Ticaret Kanunu, kara paranın önlenmesi gibi) eksiklik
ve yanlışlıkların doğurduğu sorunlara çözüm getirecek, düzenlemeleri aynı
anda yapmayı amaçlayan kapsamda olması gerekir.
5. Vergi sisteminde bulunan teşvik, muaflık ve istisnalar ile
indirimler ekonominin içinde bulunduğu durum dikkate alınarak, yeniden
gözden geçirilmeli, üretimi, ihracatı ve istihdamı özendirici hale getirilmelidir.
6. Lüks tüketimden daha yüksek oranda vergi alınması sağlanmalıdır.
7. Dar ve sabit gelirlilerin aleyhine olan dolaylı vergilerin
(tüketim vergilerinin) vergi sistemi içindeki ağırlığı azaltılmalıdır.
8. Ücretliler için uygulanan özel indirimin makul bir süre içinde
asgari ücret düzeyine çıkarılması sağlanmalıdır.
9. Gelir vergisi tarife dilimlerinin en az yeniden değerleme
oranında artışı sağlanmalıdır.
10. Kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilmeli,
bu amaçla hamiline yazılan belgelerden nama yazılı belgelere geçilmelidir.
E) TARIM POLİTİKALARI
1. Tarıma ilişkin destekleme kurumlarının özelleştirilmesi, işlevsizleştirilmesi
veya tasfiyesine yönelik IMF / Dünya Bankası programı derhal durdurulmalıdır.
2. Türkiye’nin net ithalatçı olduğu başta buğday, pamuk olmak
üzere tarım ürünlerinde gümrük vergileri korunmalı, böylece hem tarımsal
üreticiliğin yaşaması sağlanmalı, hem ülkenin besin güvenliği korunmalı,
hem de gümrük vergilerinin tarıma dönük Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu
kaynaklarını beslemesi sağlanmalıdır.
3. Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri’ni her türlü mali desteğin
dışında bırakan 4572 sayılı düzenleme değiştirilmeli; Yeniden Yapılandırma
Kurulu, Dünya Bankası güdümünden çıkarılmalıdır.
4. Tarımda kooperatif türü örgütlenme desteklenmeli, bu kuruluşların
alım fiyatlarına kredi yoluyla desteklenmeleri sağlanmalıdır.
5. Mevcut desteklerin yerine geçirilmek istenen ve üretimle
ilişkilendirilmeyen doğrudan gelir desteği uygulaması terk edilmeli, bu
araç yeni bir ürün deseni oluşturulmasına dönük tamamlayıcı bir destekleme
unsuru olarak kullanılmalıdır.
6. Sulama, toprak ıslahı, toplulaştırma, tohumluk, damızlık
üretimi, eğitim, yayım, AR-GE’ ye yönelik yatırımların ve desteklemelerin
geliştirilmesi sağlanmalıdır.
7. Hayvancılık desteklenmelidir ve et ithali önlenmelidir. Ayrıca
yok edilen çayır-meralarımızın geri kazandırılması sağlanmalıdır.
F) DEMOKRATİKLEŞME, SENDİKAL VE SOSYAL HAKLARA YÖNELİK POLİTİKALAR
1. Demokratikleşmenin önündeki en büyük engel olan 1982 Anayasası
yerine, evrensel hukuk ilkeleri temelinde ulusal bağımsızlığı ve ulusal
egemenliği, demokratik hak ve özgürlükleri ve insan haklarını koruyan ve
güvence altına alan çağdaş, eşitlikçi ve özgürlükçü bir Anayasa, özgür
bir ortamda tartışılarak ve tüm halk kesimlerinin etkin katılımı ile hazırlanmalıdır.
2. Bu bağlamda yasalar, çağdaş, özgürlükçü demokratik düzenin
gereklerine uydurulmalıdır. Hukuk devleti olmanın temel koşulu olan hukukun
üstünlüğü ilkesi hayata geçirilmelidir. Çalışanların haklarının tanınması
doğrultusunda ILO normlarına uygun düzenlemeler yapılmalıdır.
3. Sendikaların, Demokratik Kitle Örgütlerinin ve Meslek
Örgütlerinin televizyon radyo vb. kurma ve işletmeleri önündeki yasal engeller
kaldırılmalıdır. Sendikalaşmanın özendirilmesi için sendikalı çalışanlar
tarafından üretilen ürünlere , “bu ürün sendikalı çalışanlar tarafından
üretilmiştir” ibaresinin bulunduğu sosyal etiketleme yapılmalıdır.
4. Çocuk işçi çalıştırmaya son verilmeli, sayıları 1,6 milyonu
bulan çocuk işçiler eğitime yönlendirilmelidir.
5. Yabancıların ülkemizde kaçak olarak çalışmaları önlenmelidir.
6. Hükümet ve parlamento, kamu çalışanlarının toplu sözleşme
ve grev hakları önündeki engelleri kaldırmalı; sendikal hakları, onaylanmış
uluslararası sözleşmelere, ILO sözleşmelerine ve yetkili organ kararlarına
uygun hale getirecek biçimde düzenlemelidir.
7. Kamuda her iktidar değişikliğinde yaşanan siyasal kadrolaşmalara
son verilmeli, atama, nakil, terfi, denetim, teftiş ve cezalar objektif
kriterlere dayandırılmalı, çalışanlarla ilgili bütün kararlarda çalışanların
örgütleri müdahil olarak yer almalıdır. Sendikal çalışmalar dolayısıyla
verilen disiplin cezaları tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmalı,
açılan adli, idari, disiplin soruşturmaları ve sürgünler durdurulmalıdır.
8. Hükümet tarafından TBMM’ ne sunulan ve Genel Kurul’da görüşülmeyi
bekleyen, kamu çalışanlarının iş güvencesini ortadan kaldırmayı ve memuriyete
son vermeyi hedefleyen yasa tasarısı geri çekilmelidir.
9. İşten çıkartmaların ekonomik kriz nedeni ile daha da yoğunlaştığı
koşullarda işsizlik ödeneğine hak kazanma koşulları ile ödenek miktar ve
süreleri çalışanlar lehine yeniden düzenlenmelidir. Tüm çalışanlar için
iş güvencesi sağlanmalıdır.
10. İç ve dış sermayeye yeni kâr alanları açmak isteyen
bireysel emeklilik ve özel sağlık sigortası düzenlemelerine dair
girişimler durdurulmalıdır. Sosyal Sigortalar Kurumunda prime esas ücretin
taban ve tavanları günün koşullarına göre yeniden belirlenmelidir.
11. Köşe dönmeciliği teşvik eden anlayışlardan vazgeçilmeli;
ülkesinin, halkının ve toplumun çıkarlarını ön planda tutan, emeğe saygıyı
temel alan anlayış yerleştirilmelidir.
|