Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
REFERANDUM TARTIŞMASI (EKİM-2001)
SEZER'İN REFERANDUM KARARI
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ SÜRECİ
TÜRKİYE'DE HALKOYLAMALARI

REFERANDUM TARTIŞMASI...
TBMM Başkanı İzgi'nin açıklamaları...
16 Ekim 2001
TBMM Başkanı Ömer İzgi, Cumhurbaşkanı Sezer'in referandum kararından dolayı ''Hayal kırıklığı'' içinde olduğunu bildirdi. İzgi, yeni bir değişiklik yaparak, referandumu konusuz bırakacaklarını söyledi. 
İzgi, TBMM Uzlaşma Komisyonu Başkanı Yüksel Yalova ve Komisyon Üyelerini kabulde, gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
TBMM Başkanı Ömer İzgi'nin açıklamaları ve sorulara yanıtları şöyle:
(16.10.2001)

Değerli basın mensupları; 

Meclisimiz Anayasa yapma konusunda çalışmalarını kararlı bir biçimde sürdürmektedir. Sizin de tanık olduğunuz gibi ve hepinizin bileceği üzere, 34 maddelik bir Anayasa değişikliği gerçekleşmiş ve inşallah bu akşam da yürürlüğe girmiş olacaktır. 

Sayın Cumhurbaşkanı tarafından 33 maddesi uygun görülmüş; 'halkoyuna sunulması ya da Meclis'e iadesi yönünde herhangi bir girişimde bulunmaya gerek yok' denmiş ve Meclis'e gönderilmiştir. Biz de bugün şu saatte Başbakanlığa, kabul edilen 33 Maddesinin yürürlüğe girmesi için Resmi Gazete de yayınlanmak üzere gönderdik. O da bugün inşallah yürürlüğe girmiş olacaktır. 

Tabii ileriden beri Meclisimiz kararlı bir biçimde Anayasa değişikliğini gerçekleştirmek isteğinde olduğu için, hemen daha 37 Madde olarak gelmiş olan Anayasa Paketi gündemde görüşülürken, yeni çalışmalara hız verileceği, ben ve yetkili görevlilerimiz tarafından da açıklanmıştı. İşte o açıklamalarımızın bir gereği olarak, yine en ivedi bir biçimde bu Uzlaşma Komisyonunun kim tarafından yönetileceği, yönlendirileceği konusunu gündeme aldık ve Sayın Yüksel Yalova'yı benim adıma bu Komisyon Başkanlığını yürütmesinde görevlendirdik. Sayın Yalova da yeni Anayasa değişiklikleri için bu çalışmalara başladı. Kendilerine bu erken ve güvenli davranışlarından dolayı huzurunuzda teşekkür ediyorum. 

Bugün ilk toplantımızı yapmak üzere burada bir araya geldik. Bu toplantı Anayasanın, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından dünkü uygulamasından daha önce kararlaştırılmış bir toplantı idi. Yani toplantımızı sivil Anayasa yapmak bakımından ivedi davranışımız nedeniyle önceden almıştık. İşte bu toplantıyı da gerçekleştiriyoruz. Kendi aramızda yapacağımız konuşmalarla belki ilkeler, yöntemler üzerinde bir karara varılacak. Ondan sonrada Anayasa değişikliği yönündeki çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 

SORU : Sayın Başkan, dün Cumhurbaşkanı 34 maddenin 33'ünü imzaladı dediniz. Bir tanesinden dolayı referanduma gitme kararı alındı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ayrıca bazı muhalefet partisi milletvekilleri derler ki; "Madem ki referanduma gidilecekse -ki çok masraflı bir iştir - o zaman erken seçime gidelim. Halk oylamasını da yapmış oluruz." Şimdi ne olacak? 

İZGİ :Şimdi evvela, ben bir hayal kırıklığı içerisinde olduğumu, açıkça belirtmek isterim. Çünkü Anayasamızın bir maddesinin referanduma gideceğine ihtimal vermiyordum. Neden ihtimal vermiyordum. Evvela bu madde, yani 86'ncı Madde yönündeki Meclis'teki değişiklik, Meclisimiz tarafından da halkın tepkileri göz önüne alınarak bir operasyona tabi tutulmuş ve bugün milletvekilleri maaşlarında herhangi bir artıma imkan vermeyecek bir düzenleme yapılmıştır. 

Bunun ötesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak ben ve Hükümet Başkanı olarak Başbakan Sayın Ecevit tarafından açıklamalarda bulunulmuş, Anayasanın 86'ncı Maddesinin değiştirileceğini ve daha önceki düzenleme yönünde adımlar atılacağını açıklamıştık. Bununla da kalınmadı. Yüce Meclisimiz gerek benim, gerek Sayın Başbakanın açıklamalarını çok ciddi buldu. Kamuoyundan gelen tepkileri uygun gördü ve kendisi de bir girişimde bulunarak kendi maaşlarının bugün artmasını önleyecek yeni bir düzenleme yaptı. 

Anayasanın 86'ncı Maddesinin değiştirilmesine yönelik, şu anda Meclis'ten çıkmış olan iradenin değiştirileceği bakımından gerek Meclisimiz milletvekilleriyle, gerek Meclisin Başkanıyla, gerekse Başbakanıyla hem fikir durumdaydı. 

Sayın Cumhurbaşkanımızın elbette ki takdirleridir bu. Ancak bu takdirlerini ben, böyle olmasa, başka yollara gidilerek kullanılsa daha iyi olacak diye düşünüyordum. Meclisimiz bugüne kadar vermiş olduğu hiçbir sözü yerine getirmeyen Meclis değildir. Sivil bir Anayasa yapacağım demiş, bunu geçekleştirmiş. 'Yenilerini bunlara ekleyeceğim' demiş. Onlar da bu gündem toplantılarını yapmaktadır. Bu itibarla, bunda bir tereddüt yoktur. Kaldı ki, hukuki anlayışımda buna imkan vermiyor. Çünkü Anayasamızın 175'nci Maddesinin 5'nci Fıkrası, her ne kadar Cumhurbaşkanına Anayasa değişikliklerinde, değişikliklerin tümünü birden ya da değişiklik maddelerini ayrı ayrı halkoyuna götürülebilir hükmünü taşıyor ve bu yetkiyi Cumhurbaşkanlığı makamına tanıyorsa da, yedi fıkrasında getirdiği yeni bir hüküm vardır ve parlamenter sistemde bu hüküm geçerlidir. Orada diyor ki; Anayasa değişikliklerinde Meclis değişiklik paketinin hangilerinin tek tek ya da tümünün birden halkoyuna sunulabilmesine karar verir. Meclisin kararı parlamenter sistemde en üstün olan karardır. Bu itibarla Meclis kararı eğer tek tek halkoylamasına gidecek şekilde tecelli ederse, Sayın Cumhurbaşkanı 175. Maddenin 5 Fıkrasında belirtilmiş olan, tek tek gitme yönünü izleyecekti; ya da Meclis kararı tümünün oylanması yönünde, halkoyuna sunulması yönünde bir karar veriyorsa, o takdirde de Sayın Cumhurbaşkanı onu uygular olacaktı. Parlamenter sistemlerde, dünyanın hiçbir yerinde parlamentonun üzerinde hiçbir güç yoktur. Ancak bizde olduğu gibi güçlendirilmiş icrada istisnai olarak uygulamalar görülebilir. İstisnai olarak parlamento kararlarına yönelik uygulamalar ön görülmüşse, yorumla bunları geliştirmek ve parlamento kararının da üzerine çıkarmak, parlamenter rejime uymaz. Dünyanın hiçbir yerinde de böyle bir uygulama yoktur. 

İsterdik ki, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 86. Madde yönünde Meclis Başkanı, Başbakanın ve Meclis'in yaptığı operasyonla tatbik olunmayacak olursa, bugünden itibaren Anayasamızın 89. Maddesi yürürlüğe girmiş olacaktır. Bugünden derken, bugün Resmi Gazete'de yayınlanırsa. Nedir o? 89. Maddedeki yeni değişiklik; Sayın Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa değişikliğine ait kanunların Meclis'e iadesinde, tek madde olarak da iade edip, bir defa görüşülmesini isteyebileceği gibi tümünün de iade edilmesi, mümkün hale gelmiş olacaktı. Bugünden itibaren ya da yarından itibaren, bu madde yürürlükte olacağına göre Sayın Cumhurbaşkanı 86. Maddeyi Meclise bir daha görüşülmek üzere iade etmesi, uygun olurdu diye düşünüyorum. 

Ayrıca Anayasanın 175. Maddesinde başka hususlar da var. Bakınız orada üçte ikiden az, beşte üç dahil, Anayasa değişiklikleri yapıldığı zamanlarda, Sayın Cumhurbaşkanı zorunlu olarak bunu halkoyuna sunuyor. Ondan sonra bir madde daha var. Diyor ki; 'üçte iki çoğunlukla alınan kararlar, Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir.'Ben bundan şunu anlıyorum. Daha doğrusu parlamenter rejime olan inancım, beni şuna inandırıyor; 15 sayısının üçte ikisi nedir 10'dur. 550 sayısının üçte ikisi de 368'dır. Öyle ise Anayasamızda 368 ve üzerindeki kabullerde, halkoyuna gidilir diye bir ibare olmadığına göre, ancak halkoyuna gidilebilmesi 368 rakamıyla bağlı olmalıdır. Bunu şunun için söylüyorum. Parlamenter rejimlerdeki, bize en uygun olan Avrupa'da İtalya rejimidir. Fransa yarı başkanlık sistemine tabidir. Orada bile hükümet tarafından getirilmiş olan Anayasa değişikliklerinin kabulünden sonra Fransa Cumhurbaşkanı, iki Meclisi topluyor ve orada çoğunluk eğer halkoylamasına gidilmesini isterse, halkoylamasına gidiyor, istemez ise gitmeyebiliyor. Bize en yakın rejim İtalya demiştik. İtalya'daki uygulamada şöyle; İtalya'da beşte üç çoğunlukla kabul edilen Anayasa değişikliğinde, halkoyuna gidilmesi söz konusu değildir. Cumhurbaşkanı bunu halkoyuna sunamaz. Ama yine aynı İtalya'da salt çoğunlukla, yani beşte üç, üçte iki gibi değil, üçte ikinin üzerindeki gibi değil, 276 bizim sayımıza göre, kabulle bir Anayasa değişikliği gerçekleştirildiğinde Parlamento kararı olduğu için Cumhurbaşkanı yine halkoyuna sunamıyor. Üç ay askıya alıyor. Üç aylık süre içerisinde 500 bin seçmen müracaat ederek, halk oylaması isterim demez ise, Milletvekillerinin beşte biri yazılı başvuruda bulunarak, Halk oyuna gidilmesini isterim demez ise, beş eyalet meclisi böyle bir karar verip de halk oyu isteğinde bulunmazsa, Cumhurbaşkanı halkoyuna sunamıyor. 276 ile kabul edilmiş olan Anayasa değişikliği, yürürlüğe giriyor. 

Bu parlamenter rejimin bir gereği olduğu için böyle kabul edilmiş. Bizdeki durum yanlış uygulanıyor. Benim inanışıma göre sakat bir uygulama ile karşı karşıya bulunuyoruz. Üçte iki denmiş, ama 449 milletvekili de bir karar vermiş olsa, yine de halkoyuna gidilebilir yorumu yapılıyor. Bu şu benzetme ile yapılıyor; varsayalım ki, Meclis'te şu anda salt çoğunlukla seçilecek bir seçim var. Cumhurbaşkanlığı seçimi. Nihayet üçüncü turdan itibaren salt çoğunlukla seçilebilir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde, adaylardan birisi 276 oy alırsa, Cumhurbaşkanı seçilmiş oluyor. Ama 300 ya da 450 oy alsa da seçilmiş oluyor. Gayet tabi, çünkü 276 oyla parlamento bir şey için karar vermiş ise onun üzerindeki sayı ile haydi haydi alınır denilir. Parlamento kararının güçlülüğünün işaretidir bu. Parlamento Kararına saygının ifadesidir bu. 

Anayasanın 175. Maddesinde üçte iki ve üzeri denmemiş. Üçte iki denmiş. Üçte ikinin üzerindeki bir kabulün halkoylamasına sunulabilmesi Parlamento Kararına müdahale ise biraz önceki 276 sayısındaki anlayışa terstir. Burada dikkat edilmesi bir husus var. Bunu bugüne kadar Anayasa hukukçularımız tarafından benim şu anda söylediğimin tersine yorumlanmıştır maalesef. Ancak devlet adamlarına yakışan düşündüğünü yutkunmaması, bir düşüncesinde yalnız bile kalsa onu ortaya atabilmesini gerektirir. Bu itibarla bu düşüncemi de sizlerle paylaşmış oldum. 

Tabii bugün ne olacak diye bir soru sordunuz? Onu da yanıtlayayım. Bugün yapılacak şey şudur: Türkiye Büyük Millet Meclisimiz bugüne kadar olduğu gibi yine aklıselim içerisinde davranacak ve şu ekonomik kriz içerisinde, 10 trilyon filan deniliyor, öyle değil, 50 trilyona yakın bir masraf gerektirir bu. 10 trilyon sırf Yüksek Seçim Kurulu'nca gereken bir giderdir. Bu halkoylaması yapıldığında, milletvekillerimiz, partilerimiz daha başka konu ile ilgili olanlarımız da kamuoyu önüne çıkacak ve pek çok masrafla karşı karşıya kalmış olacağız. Biz bugünden itibaren aklıselim içerisinde davranacağız. Dün, Meclis Başkanı olarak, Başbakan olarak ve bir de çok önemli bir Ana Muhalefet lideri olarak, Ana Muhalefet Partisi lideri benimle görüşmüş, kendilerinin bu maddenin değiştirilmesi yönündeki düzenlemelerini imzaya açmışlardır ve Ana Muhalefet Partisinin birçok milletvekili de buna imza atmıştır. Onun üzerini biz de tamamlamayı düşünüyorduk. Böyle bir ortamda zaten biz, yapacağımız düzenlemeyi biran önce yapacağız belki bu bir madde olur, iki, üç ya da beş madde olur. İşte şimdi arkadaşlarımızla gündemimizde yoktu ama olağanüstü bir durum olduğu için gündemimize girmiş olacak. Bunlar görüşülebilir. Bu yapılacaktır. Devlet adamlığında inat olmaz, küsme olmaz ve devlet adamlığında aklıselim hareket etmek düşer; bizler de bu şekilde hareket edeceğiz. Biran önce bu Anayasa değişikliğini gündeme getirerek gerçekleştireceğiz. Mevcut uygulamanın konusuz kalmasını sağlayacağız. Bu konu da çözülmüş olacak. Herhangi bir sorun çıkmaz. Burada ülkemiz için herhangi bir sıkıntı çıkmayacaktır. 

SORU : Sayın İzgi, her ne kadar daha önceki paket, bütün partilerin onayını almış gibiyse de şimdi ortada yeni durum var. Her gün seçim isteyen muhalefet partileri referandum fırsatını yakalamışken, böyle bir değişikliğe neden destek versinler? İkincisi de, Cumhurbaşkanının tutumunun kendi şahsınıza karşı bir güvensizlik olarak kabul ediyor musunuz? 

İZGİ : Sorunuzun son cümlesi benim, Sayın Cumhurbaşkanımızla, daha sonra Sayın Başbakanımızla yapmış olduğum görüşmelere yöneliktir. Bırakınız o bende kalsın. Onun içinde açıklama zamanı değildir. Şu anda bir operasyon var. Onun düzeltilmesi zamanıdır. Biz onu düzeltelim. 

Muhalefet partileri yönünden sorduğunuz soruya gelince. Ana Muhalefet Partisi Lideri zaten bu konuda değişiklik yapılması için yeni bir düzenleme getirmişler ve Meclis Başkanlığı'na bu düzenlemeyi sunarak kendi milletvekillerinden pek çoğunun imzasını taşıyan bu önergenin altına başka milletvekillerinin imzasının teminini istemişlerdir. Bu yönde herhangi bir muhalefet partisinin şimdi seçime gidelim, bu da onun sebebidir diye ortaya çıkacaklarını sanmıyorum. Sonuç da alınması mümkün değil bu yolla. 

SORU : Efendim, devlet adamları arasında küsme olmaz dediniz. Bu anlamda yeniden diyalog kurma adına Cumhurbaşkanından bir randevu talebiniz olur mu? 

İZGİ : Hayır. Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak şöyle yapılmış, böyle yapılmış aman biz de böyle yapalım diyemeyiz. Bunu referanduma götürelim diye bir düşünce içinde olmayız. Onun için aklı selimle hareket eder, gereği neyse onu yaparız. Bu yapacağımız gerek de, madde düzenlemesini zaten yapacaktık, biraz daha erkene almadır. 

SORU : Efendim, Genel Kurulda yapılacak değişiklikler referandum kararını kaldırmaya yetecek mi ? 

İZGİ : Gayet tabii. Şu önümdeki masa, dört ayağının üzerinde duruyor. Bir ayağını kaldırırsak yere düşer, masa olmaz. Orada da referandum konusu ortadan kalkacağı için yapılacak işlem kalmaz. Bunu da zaten biz değil, Yüksek Seçim Kurulu karar altına alacaktır. 

SORU : Efendim, Cumhurbaşkanının yetkilerinin kısıtlanması konusu bu ikinci değişiklik paketinde gündeme gelebilir mi acaba ? 

İZGİ : O çok ayrı bir durum. Türkiye Büyük Millet Meclisi için, Cumhurbaşkanının yetkilerinin kısıtlanması, gerek Cumhurbaşkanımızca, gerek yargı makamlarınca, hem adli yıl, hem kuruluş yıldönümlerinde yaptıkları açıklamalarla ayrıca kamuoyundan da bu yönde yapılan isteklerle ortaya konmuş bir konudur. Şu anda bununla hiçbir ilgisi yoktur. O gündeme ne zaman gelecekse, o zaman gelir. Çok da önemli değildir. 

SORU : Tek madde mi gelecek şu anda? 

İZGİ : O konuda milletvekillerimizin, şu ana kadar yapmış olduğu başvuru, sadece Ana Muhalefet Partisi liderinin getirdiği teklifle önümüzdedir. Ona atılacak imzalar eğer 184'ü bulursa tek madde olarak gelir. Ama şimdi Uyum Komisyonu'nda da görüşebiliriz bunu. Bir-iki madde daha eklenecek olursa, o şekilde gelebilir. Örneğin benim gönlümde, Anayasanın 25. Maddesine bir hüküm konulması geliyor. Onu Sayın Basın Konseyi Başkanı ve üyeleri bize iletmişlerdi. Ama eski pakete sokma imkanı bulamamıştık. Aslında 33 madde olarak kesinleşen Anayasa Değişikliğine çok uygun düşen bir değişiklik isteğiydi. Çünkü, haber alma özgürlüğünü benimseyen, Anayasa metni haline getirmek isteyen bir düşünce idi. Bu pakette onu yerine getirmeliydik. Olmadı. Sonradan bizim elimize geçti. Şimdi o da gelebilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir tane milletvekilinin karşı geleceğini sanmıyorum. Zaten şimdiye kadar kime açtıysak çok doğru demişlerdir. O da eklenebilir. 

SORU : Sayın Başkan, şu anda Cumhurbaşkanının imzasından 120 gün sonra yani 17 Şubat'ta bir referandum bir zorunluluk mu yoksa bir değişiklik yapılarak bu zorunluluk ortadan kalkar gibi çok muğlak ifadeler var. 

İZGİ : Hayır. Ben çok net konuştum. Şu masa dört ayak üzerinde duruyor, ayaklarının birini de kırsak, dördünü de kırsak bu masa yere düşer dedim. Referandum konusu da Anayasanın 86. Maddesindeki değişiklik. Onaylandığı takdirde yeni bir değişiklik yapılacak olursa eski değişiklikte ortadan kalkacak, Anayasanın eski hükmü de ortadan kalkacak. O halde konusuz kalıyor, ben açık konuşayım. 

SORU : Sayın Başkan, Cumhurbaşkanı da mı böyle düşünüyor? 

İZGİ : Bunun böyle düşünülmeyecek bir tarafı olmadığı için, Sayın Cumhurbaşkanı da böyle düşünüyor, tahmin ediyorum. 

SORU : 86. Madde değiştirilmek istenildiği zaman eğer gizli oylama olursa milletvekilleri tarafından reddedilme durumunu bize değerlendirir misiniz? 

İZGİ : Efendim milletvekillerinin reddedeceği yönünde herhangi bir kaygı yok. Çünkü milletvekilleri, maaş yönünde herhangi bir kaygılarının olmadığını, Emekli Sandığı ile ilişki kurulamadığı için, oradan emekli olamadıklarını düşünerek böyle bir değişikliğe gittiklerini söylemişlerdir ve milletvekilleri şimdiden, Anayasa Maddesi değişikliği ile alınabilecek olan, maaş farkını almama yönünde kendi iradeleriyle bir değişiklik yapmışlardır. 4710 sayılı yasada yapılan değişiklik budur. Kaldı ki defalarca bunu ben de açıkladım. Bu Anayasa değişikliği, bu yasa değişikliğini milletvekilleri Meclis'te yapmamış olsalardı bile, bugünkü Anayasa değişikliği kabul edilse bile milletvekillerinin cebine fazla hiçbir kuruş girmeyecekti. Çünkü aynı madde milletvekilleri özlük hakları özel yasa ile belirlenir diyor. Daha özel yasa çıkmamış, milletvekillerinin maaşlarını düzenleyen yasa çıkmadan milletvekilleri şu kadar para alıyor diye ortaya çıkmak yanlıştır. Onun için bu yönde herhangi bir tereddüde gerek yok. 

SORU : Sayın İzgi, Anayasa değişikliğinden sonra kamuoyundan ilk tepkiler geldiği zaman siz, Sayın Başbakan, Ana Muhalefet Partisi Lideri Anayasa değişikliği yapacağınızı söylediniz. Ancak son anda Plan Bütçe Komisyonunda bir madde eklendi ve bu Kanun çıkarıldı. Yani bu konuda bir çelişki var mı? 

İZGİ : Hiçbir çelişki yok. Milletvekillerimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde samimi duygularını ortaya koydular. Zaten özel yasa çıkmadan maaşlarında herhangi bir artış olmayacaktı. Buna rağmen böyle bir özel yasa çıkacak olsa bile, Emekli Sandığı ile ilişki kurulacak en yüksek devlet memuru, Başbakanlık Müsteşarıdır diye bir belirlemede bulundular. O itibarla milletvekillerinin böyle bir Anayasa değişikliğini gizli oyla bile olsa hayır diyerek geri çevirmeleri yönünde herhangi bir davranış içinde olacaklarına asla ihtimal vermiyorum. 

SORU : 86. madde Cumhurbaşkanı onaylamadığı için yürürlüğe girmedi. Yürürlüğe girmeyen bir maddeyi değiştirmek mümkün mü? Çünkü ancak Halk Oylamasından sonra yürürlüğe girip girmeyeceği belli olacak. 

İZGİ : Tabii sorunuzu anladım. Esasen yürürlüğe girmeyen maddeyi değiştirmiyoruz. Yürürlükte bulunan Anayasanın 86. Maddesini değiştiriyoruz. Onun için yürürlüğe girmeyenin önüne geçiyor. Sonra çıkardığımız için onun önüne geçiyor. 

SORU : 86. Madde konusunda Uzlaşma Komisyonunun gündeminde bulunan ilk metin mi gelecek? Yoksa bu konuda yeni düzenleme getirilebilir mi? 

İZGİ : Onu arkadaşlarımız kendi aralarında düşünüp, görüşecekler. 



(23 EKİM 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.