Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan
Bülent Ecevit arasında Ağustos (2000) ayından beri süregelen
görüş ayrılıkları, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) Şubat ayı olağan
toplantısı öncesinde ikili tartışmaya dönüştü.
Bunun üzerine Başbakan Bülent Ecevit, toplantıyı terketti. Ecevit
ile beraber devlet bakanı ve başbakan yardımcıları Mesut Yılmaz ve Hüsamettin
Özkan, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ve Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu
da toplantıdan ayrıldılar. MGK toplantısı, gündem konularına geçilmeden
sona ermiş oldu. MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli
resmi bir ziyaret için Türkmenistan'da bulunması nedeniyle katılmadı.
Başbakan Ecevit, Çankaya Köşkü'nden Başbakanlığa dönüşünden sonra
ilk açıklamasını yaptı ve "MGK toplantısının açılışında, gündeme geçilmeden
önce kamu görevlilerinin önünde sayın cumhurbaşkanı söz alarak son derece
de terbiye dışı bir üslupla bana ağır ithamlarda bulundu. Devlet geleneklerimize
uymayan eşi görülmedik bir davranışta bulundu" dedi.
Başbakan Ecevit'in ilk açıklaması
Bakanlar Kurulu, öğle saatlerinde Başbakan Ecevit’in başkanlığında olağanüstü
toplandı. Ecevit, toplantının başlamasından yaklaşık bir saat sonra Bakanlar
Kurulu'na ara vererek ikinci açıklamasını yaptı. Ecevit, krize rağmen
hükümetin istifasının sözkonusu olmadığını ve ekonomik istikrar programına
devam edeceklerini belirtti.
Başbakan Ecevit'in ikinci açıklaması
Başbakan Ecevit, Bakanlar Kurulu'nun yaklaşık 4.5 saat süren
toplantısının bitiminde basına yaptığı üçüncü açıklamada Sezer’e suçlamalarını
sürdürdü ve Cumhurbaşkanı'nın "MGK’yı arenaya çevirdiğini" söyledi.
Başbakan Ecevit'in üçüncü açıklaması
Bu arada, yayınlanan "Bakanlar Kurulu açıklaması"nda da, Sezer'in,
MGK toplantısında yaşanan olay nedeniyle kamuoyu önünde özür dilemesi
gerektiği bildirildi.
Bakanlar Kurulu açıklaması
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden akşam saatlerinde yapılan
açıklamada ise, "toplantı düzenine uymadan, Sayın Başbakan'ı da aşarak
araya giren bir Bakan'ın saygı dışı müdahale, söz ve davranışları üzerine
Sayın Başbakan ve Bakanlar toplantıyı terketmişlerdir. Bu gerçeğe karşın,
Sayın Başbakan'ca yapılan açıklamanın neden olduğu gelişmelerden Sayın
Cumhurbaşkanı'nın sorumlu tutulması, en hafif deyişle haksızlıktır"
denildi.
Cumhurbaşkanlığı açıklaması
Bu gelişmelerden İMKB ve para piyasaları olumsuz etkilendi. TÜSİAD yayınladığı
bildiri ile "sağduyu" çağrısı yaptı.
TÜSİAD bildirisi
Borsada
hisse senetlerinin günlük değer kaybı yüzde 14.62 olarak gerçekleşti. Kriz,
para piyasalarında dalgalanmalara yol açarken, repo faizlerinde de büyük
sıçramalar yaşandı.
20 Şubat'ta, TOBB, TİM, TÜSİAD, Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları, Sanayi Odaları, Ticaret ve Sanayi Odaları,
Deniz Ticaret Odaları temsilcileri ortak bildiri yayınlayarak,
"sağduyu" çağrısında bulundular.
Özel Sektör Temsilcilerinin çağrısı
21 Şubat'ta,DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, partisinin
TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Dünkü toplantının Cumhuriyet tarihimizde
benzeri yoktur. O bakımdan son derecede üzücü bir olaydır. Böylesine hiç muhatap olmamıştım.
Hiç kimseye de böyle bir davranışım olmamıştı" dedi.
Ecevit'in grup konuşması
21 Şubat'ta, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "ekonomik programın uygulanması
yönünde atılan adımları destekliyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı'nın açıklaması
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, 21 Şubat'ta, partisinin TBMM Grup toplantısında
yaptığı konuşmada, Başbakan Ecevit'in MGK toplantısını terketmesini
sert bir dille eleştirdi, "Eğer bu olay giderek daralan denetim kıskacını
gevşetebilmek için planlanmış bir taktik değilse, devlet geleneğinde
hiç görülmemiş bir gaflettir" dedi. Çiller, Türkiye'nin yeni
bir başlangıca ihtiyacı olduğu görüşünü savunarak,
seçimlere gidilmesini istedi.
Çiller'in grup konuşması
TARTIŞMA NEDEN ÇIKTI?
Toplantıdaki tartışmanın neden çıktığı ve nasıl geliştiği konusunda
Cumhurbaşkanlığı ve Hükümet kanadından net bir açıklama yapılmadı.
İddialara göre, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent
Ecevit arasındaki tartışma daha toplantıya geçilmeden önce, Cumhurbaşkanı
Sezer'in, "Tasfiye edilen ve yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna
devredilen bankalarla ilgili işlemlerin denetlenmesi" için Devlet Denetleme
Kurulunu görevlendirmesi konusunda başladı. Cumhurbaşkanı, MGK toplantısının
başında da, hükümeti yolsuzluklarla mücadele konusunda ağır bir dille eleştirdi.
Sezer, eleştirileri sırasında hükümeti yasama ve yargıyı da ele geçirmeye
çalışmakla suçladı. Başbakan Ecevit’in araya girmeye çalışması üzerine
Sezer "konuşmasının daha bitmediğini, Türkiye’nin tüm sorunlarının üzerine
gitmekte kararlı olduğunu" ifade etti. Bu sırada DSP’li Başbakan Yardımcısı
Hüsamettin Özkan, ayağa kalkarak “Sezer’in kendisini bu mevkiye seçen insanlarla
böyle konuşamayacağını, bunun nankörlük olacağını” savundu. Sezer de "siz
de bakanlarınızı iyi seçseydiniz" diye karşılık verdi. Hemen ardından da
Ecevit "bu şartlarda çalışmamız mümkün değil" diyerek, diğer bakanlarla
beraber MGK toplantısını terketti.
YANKILAR...
Türkmenistan'da bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet
Bahçeli, "MGK toplantısında gündem dışında herhangi bir değerlendirmeye
girilmesi doğru olmamıştır" dedi.
Bahçeli, düzenlediği basın toplantısında, Ankara'da MGK toplantısıyla
ilgili olarak yaşanan gelişmelerin ayrıntılarını tam olarak bilemediğini
belirtti ve "Edindiğimiz bilgiler ışığı altında değerlendirmek gerekirse,
Türkiye'de kurumlar arasındaki sağlıklı diyalogun karşılıklı kurulmasında
çok büyük yarar vardır" dedi.
Bu karşılıklı diyalogun bugüne kadar geliştirildiğini, bundan sonra
da geliştirileceğine inandığını söyleyen Bahçeli, daha sonra şöyle dedi:
"Ancak MGK toplantısında gündem dışında herhangi bir değerlendirmeye girilmesi
doğru olmamıştır. Sayın Başbakanımızın her perşembe günü Cumhurbaşkanı
ile olağan görüşmeleri vardır. Şayet Cumhurbaşkanımız hükümetin işleyişiyle
ilgili bir bilgi edinmeyi arzuluyorsa, perşembe günü yapılmakta olan görüşmeleri
iyi değerlendirebilir. O imkanı her zaman vardır. Bunun dışında devletimizin
geleneğini sarsabilecek davranışlara girmek çok doğru olmuyor kanaatindeyim."
Bahçeli, 57. hükümetin kararlı bir şekilde yolsuzlukların üzerine gittiğini,
bugüne kadar 20'yi aşkın operasyonla çok ciddi bir mücadeleortaya konulduğunu
belirtti. Bahçeli, "Bu devam ederken, bunun üzerinde ayrıca bir değerlendirme
yapmak doğru olmaz" dedi.
Bahçeli, Türkmenistan’ı ziyaret programında değişikliğin söz konusu
olmadığını söyledi.
TBMM Başkanı Ömer İzgi, Başbakan Bülent Ecevit'in MGK toplantısından
ayrılması ve ardından yaptığı açıklamayı değerlendirirken, "Devlet adamlarının,
hükümetin ve devletin işleyiş tarzında tıkayıcı davranış ve sözlerden kaçınmaları
gerektiği kanaatindeyim. Bu sözler geçer. Bunlar hayatımızı, işleyişimizi
tıkamaz. Devlet hayatı bir çark gibi dönmeye devam eder" dedi.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı ve Başbakan
arasında yaşanan gerilimle ilgili olarak, "Bu olayın Türkiye'ye zarar vermemesini
temenni ediyorum" dedi. Toplantıda yaşananları üzüntüyle karşıladığını
ve bunun emsali bulunmadığını kaydeden Demirel, şöyle konuştu: "Tabii ki
devleti yönetenlerin ağır sorumluluğu var. Bu sorumlulukların karşısında
da sorun çözmek gelir. Kendileri sorun olmazlar. Sorun olma durumunda olurlarsa
bunu çözmek yine kendilerine düşer. Sanıyorum ki Sayın Cumhurbaşkanı da
Sayın Başbakan da ne olduğunu çok iyi bilmediğim, ama içeriği ne olursa
olsun böylece vuku bulmuş bir olayın en kısa zamanda tamirini yapacaklar.
Ülke, hepimiz için en aziz olan, bu ihtilaftan zarar görmeyecektir."
Fazilet Partisi (FP) Genel Başkanı Recai Kutan, Türkiye'nin her
zamankinden daha fazla uyum ve istikrara ihtiyaç duyduğunu ifade ederek,
"Bu olay, Kasım ayı krizinden daha büyük bir krize sebebiyet verecektir"
dedi. Kutan, "Bu ve buna benzer çeşitli ihtilaf ve krizlerin temeli, bu
hükümetin alternatifinin olmadığı iddiasının bazı çevrelerce ortaya atılmasıdır"
diye konuştu.
Kutan, "Tarihimizde ilk defa MGK'daki böylesine bir tartışma kamuoyuna
intikal etmiş durumdadır" dedi.
Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Tansu Çiller de, gelişmeleri
"devlet krizi" olarak nitelendirdi. Çiller, "Türkiye'nin önüne, devletin
tepesinde bir kavga konuyor. Bunu anlamak mümkün değil. Üzülerek karşıladım"
dedi. Çiller şunları söyledi: "Bu bir devlet krizi, başka bir şey değil.
Bugüne kadar en olmadık meseleler için kullandılar, devlet krizi diye.
Memurlar kararnamesi çıkmazsa, bankalarla ilgili olmazsa... Asıl devlet
krizi budur ve yaratanlar kendileridir." Tansu Çiller, ülkenin seçime
ihtiyacı olup olmadığına ilişkin soruyu da, "Bu Meclis'in yenilenmesi lazım.
Yeni bir başlangıç lazım" diye yanıtladı.
Ekonomi ile ilgili sivil toplum kuruluşları da, yaptıkları açıklamalarda,
"Ekonomi bıçak sırtında seyrederken, ülkenin siyasal krizlere tahammülünün
olmadığını" belirttiler.
DEVLET DENETLEME KURULU GERGİNLİĞİ...
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve hükümet arasında son olarak 17 Şubat'ta
Devlet Denetleme Kurulu (DDK) nedeniyle gerginlik yaşanmıştı.
Cumhurbaşkanı Sezer’in, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nu
(BDDK) denetlemek için düğmeye bastığı şeklindeki haberler 17 Şubat tarihli
gazetelerde yer almış, Başbakan Bülent Ecevit de bu uygulamayı eleştirmişti.
Ecevit, "Niçin böyle bir şeye gerek duyduğunu biz de bilmiyoruz. Herhalde
bir açıklama yapar. İlginç. Denetimin denetimi yapılmak isteniyor" demişti.
Başbakanın bu sözleri üzerine Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada,
"Cumhurbaşkanı Sezer’in Devlet Denetleme Kurulu’na verdiği görev Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun denetlenmesine ilişkin olmayıp, tasfiye
edilen ve yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen bankalarla
ilgili işlemlerin denetlenmesiyle sınırlıdır" denilmişti.
|