Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklama
şöyle:
(19 Şubat 2001)
Bugün yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısında gündemin görüşülmesine
başlanmasından önce, Sayın Cumhurbaşkanımız; Anayasa'daki güçler ayrılığının
önemini vurgulayarak, bu ilkeye göre, yasama, yürütme ve yargı organlarının
kendi alanlarında Ulus'a ilişkin egemenliği kullandıklarını, birbirlerinin
görev ve yetki alanlarına karışamayacaklarını, güçler ayrılığının devlet
organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli devlet
yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı uygar
bir işbölümü ve işbirliği olduğunu, bu anayasal ilke karşısında yürütme
organının yargıya müdahale etmesinin doğru olmadığını vurgulamış; yolsuzlukların
önlenmesinde saydam bir devlet yapısı oluşturulması gerektiğini ve bu konuda
denetimin önemli bir etmen olduğunu, Anayasa'nın 108. maddesinde Devlet
Denetleme Kurulu'na inceleme, araştırma ve denetleme görev ve yetkisinin
verildiğini, kendilerinin Kurul'u bu kapsamda görevlendirdiklerini, Türkiye'nin
gündemindeki yolsuzluk savlarının üzerine ödün verilmeden, kararlılıkla
gidilmesi gerektiğini açıklamışlardır.
Bu sırada, toplantı düzenine uymadan, Sayın Başbakan'ı da aşarak araya
giren bir Bakan'ın saygı dışı müdahale, söz ve davranışları üzerine Sayın
Başbakan ve Bakanlar toplantıyı terketmişlerdir.
Bu gerçeğe karşın, Sayın Başbakan'ca yapılan açıklamanın neden olduğu
gelişmelerden Sayın Cumhurbaşkanı'nın sorumlu tutulması, en hafif deyişle
haksızlıktır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, Sayın Cumhurbaşkanımızın Milli Güvenlik
Kurulu toplantısı başlamadan yapılan konuşmada kullandıkları üslubu "terbiye
dışı" biçiminde nitelendirmek, Cumhurbaşkanı'na gösterilmesi gereken asgari
nezaketle bağdaşmamaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanımız, Devletin başı sıfatıyla devlet organlarının
düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmek konusunda Anayasa'da yazılı yükümlülüğü
yerine getirmek, yolsuzlukla savaşım ve hukuk devletini yaşama geçirmek
yönünde, bundan böyle de duyarlılık ve kararlılık içinde olmayı sürdürecektir.
Sayın Cumhurbaşkanımız, gerçeği yansıtmayan açıklamalar karşısında,
bu açıklamanın yapılıp kamuoyunun bilgilendirilmesini gerekli görmüşlerdir.
|