Demirel'in açıklamalarına ilişkin Hürriyet Gazetesi'nde
yer alan haber
(27 Şubat 2001)
Süleyman Demirel, İTÜ Ayazağa Kampusu içerisinde bulunan Elektrik, Elektronik
Fakültesi'nde, aynı okuldan mezun işadamı İdris Yamantürk'ün bağışlarıyla
yaptırılan Konferans Merkezi ile Öğrenci Sosyal Merkezi'nin sanal ortamda
açılışını yaptı. Demirel törende yaptığı konuşmada, uzunca bir süredir
Türkiye'nin büyük bir kaos içine itildiğini belirterek, ülkenin hak etmediği
bir güven bunalımına sürüklendiğini kaydetti.
65 milyon Türkiye'nin şevkini yitirmesine hiçbir gerekçe bulunmadığını
belirten Demirel, şöyle devam etti:
" Her şey, her zaman düzgün gitmez. Bazen durduğunuz yerde kendimizle
bir fırtına yaratır, o fırtınanın içinde dönersiniz. Türkiye'de, 2001 yılında
öyle krizlere, sıkıntılara uzun boylu rastlanmasına gerek yoktur. 65 milyon
Türkiye sanayileşmiş, altyapısı bulunan 1,5 milyon çocuğuna üniversite
imkanı veren 15 milyon çocuğuna ilkokul imkanı veren, bir yerden bir yere
çok rahat gidebilen ve AB'ye aday olmuş, G-20'lerin üyesi bir ülke. 'Eyvah
batıyoruz' gibi bir haleti ruhiye içine sürüklenmesini anlamak mümkün değil.''
Biz bunları aştık. Bugün Türkiye'nin parası falan var. Her şeyi var
ama Türkiye'nin bir takım yanlışları da var. Bu yanlışlar kısa zamanda
düzelir. Hep beraber bu sıkıntıların içinden çıkarız. Yeter ki, bu moral
kırıklığı havasının altında kalınmasın. Ben pembe bir tablo yaratmıyorum.
Ben de biliyorum her şeyi... Ben de bu vatanın içinde yaşıyorum ama bunun
içinden çıkarız, herşey daha iyi olacaktır.''
Bir ülkede her şeyi devlete yaptırarak ilerlemenin mümkün olmadığını
da dile getiren Demirel, ''2000'li yılların başında dünyanın geldiği yerin
devletin küçülmesi noktası olduğunu söyledi.
''O zaman bu hizmetleri ülkenin vatandaşına kim yapacak'' diye soran
Demirel, hizmetleri ülkenin vatandaşlarının yapacağını anlattı. Demirel,
''Bir ülke hür teşebbüsüne düşmansa o ülkenin zenginleşmesi mümkün değildir.
Yani zenginliğe düşman olarak zengin olmak mümkün değildir. 40 yıldır bunu
savunuyorum. Dünyanın her ülkesihatta komünist ülkeler bu noktaya geldi.
Halimizden şikayet ederken, doğruları inkar edip, tahrip etmeye doğru gidiyoruz''
şeklinde konuştu. Türkiye'nin sıkıntısının, ülkenin hür teşebbüsü olmadığını
da vurgulayan Demirel, ''İlk defa Türkiye kendine yetecek, sınırlarını
aşacak kadar hür teşebbüse sahip olmuştur. Bunu yaşatmak lazımdır'' dedi.
Süleyman Demirel, bir gazetecinin, ''Konuşmanızda, 'Türkiye'nin yanlışları
var' dediniz. Nedir bu yanlışlar?'' şeklindeki sorusu üzerine şunları söyledi:
''Bunları birer ikişer saymama gerek yok. Her memleket kendi kendisini
idare ediyor. Türkiye neden idare edemiyor? Başka memleketler de program
uyguluyor, bir neticeye varıyor. Türkiye niye varamıyor? Daha 15 gün önce
'Her şey gayet iyi, hiç kimse merak etmesin' derken, 15 gün sonra 650 bin
liraya satılan doları 900 bin liraya çıkarma ihtiyacı Türkiye'nin başarılı
yönetildiğinin mi işareti? Yani Türkiye'de birtakım sıkıntılar varsa, halk
burnundan soluyorsa, halk acaba bir bunalım hastalığına mı tutulmuş? Türkiye'nin
daha iyi idare edilmesi lazım.''
''Çözüm nedir, seçim çare olur mu?'' sorusu üzerine de Demirel, ''Benim
size aspirin biçiminde bir seçim, çözüm takdim etmem yanlıştır. Gayri ciddi
de olur'' dedi. ''Türkiye'nin nasıl idare edilmesi gerektiği'' konusunda
çok şeyler söylediğini vurgulayan Demirel, ülkenin daha iyi idare edilmesi
gerektiğini ve bunun çareleri bulunduğunu kaydetti.
Süleyman Demirel, bu noktaya gelinmesinin fevkalade üzücü olduğunu da
ifade ederek, ''Keşke hiç bu duruma gelmeseydik. Eğer biz Türkiye olarak
bu istikrar programını uygulamasaydık, yine buraya gelecektik. İstikrar
programını uyguladık, buraya geldik'' diye konuştu. Demirel, ''Program
mı başarısız, yönetim mi?'' şeklindeki soruyu ise şöyle yanıtladı:
''Ne çıkar? Adam ölmüş, ha kaza kurşunuyla ölmüş, ha birisi öldürmüş.
Ne çıkar ki, netice aynı. Geldiğimiz yerde, 680 bin liraya satılan dolar
çıkmış 900 bin veya 1 milyon liraya. Bunalımın çaresi buymuş, bundan dolayı
bunalmış Türkiye. 1 milyona çıkmış her şey düzelmiş. 1 milyonda durmaz
ki o iş. Seri halde bütün her şeye zam gelir. Her şey pahalılaşır.''
9. Cumhurbaşkanı Demirel, ''siyasette lider arayışları ve kendi isminin
geçtiğinin'' hatırlatılması üzerine, ''Benim ismim çok geçer. Haklı geçer,
haksız geçer. Bazen lüzumlu geçer, bazen lüzumsuz'' dedi. |