Sezer'in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle:
(22 Nisan 2001)
Değerli
Yurttaşlarım, Sevgili Çocuklar,
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 81. yıldönümünü gurur ve
coşkuyla kutluyoruz. Bu büyük günde hepinize sevgilerimi, en iyi dileklerimi
sunuyorum.
Tarihimizde önemli bir dönüm noktası olan 23 Nisan 1920, varlığına kastedilen
yüce Türk Ulusu'nun uyanışını; esaret zincirlerini kırarak, kendi yazgısına
el koyduğu günü simgelemektedir.
Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasındaki en önemli etkenlerden biri, hazırlık
aşamasındaki kararlı ve tarihi adımların, ulusun ortak sesi olarak atılmasıdır.
Büyük Atatürk, başlatmak istediği kurtuluş hareketinin ancak ulusla birlikte
başarılabileceğini görmüştür.
Büyük Önder Atatürk'ün "Türk Ulusu'nun asırlar süren aranmalarının özü
ve O'nun bizzat kendisini idare etmek şuurunun canlı bir timsali" olarak
nitelediği Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Ulusal Bağımsızlık Hareketinin
içinde oluşmuş, aldığı cesur kararlarla Kurtuluş Savaşı'nı yöneterek başarıya
ulaştırmıştır.
Kurtuluş Savaşı'yla Ulusumuzun varlığını koruyan, Lozan Antlaşması'yla
da egemenliğini sağlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu yönüyle dünya
parlamentoları arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, "Egemenlik kayıtsız, koşulsuz ulusundur"
ilkesinin oluşturduğu demokratik rejimimizin temel kurumu, ulusal egemenliğin
somutlaştığı ve Ulus iradesinin temsil edildiği yüce bir organdır.
Değerli Yurttaşlarım,
En değerli varlığımız olan Cumhuriyet, yeni kurulan bir devletin ulusal
bağımsızlığını kazanabilmek için giriştiği eşsiz bir savaşın sonucunda
elde ettiği büyük bir kazanımdır.
Egemenliğin kayıtsız, koşulsuz ulusa ait olduğu bu yeni yönetim biçimi,
Türkiye Cumhuriyeti'ne yurttaşlık bağı ile bağlı olan herkese birey olma
olanağı sağlamış ve bunun sorumluluğunu da yüklemiştir.
Devletin ve toplumun geleceğinden kendini sorumlu tutma bilincine erişmiş
etkin bireyi var eden bu anlayış, insanlığın ortak değeri olan uygarlığın
gelişimine büyük katkılar sağlamıştır.
Atatürk'ün, "Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler
erir, taç ve tahtlar yanar mahvolur. Ulusların esareti üzerine kurulmuş
müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar" sözü, Türkiye Cumhuriyeti'nin
temelindeki çağdaş anlayışı en iyi biçimde yansıtmaktadır.
Atatürk, Cumhuriyet'i kurarken çağdaş uygarlık düzeyine erişmeyi ulusumuza
erek olarak göstermiştir. Türkiye'nin çağdaşlaşma ve Batı'ya yönelme ereği,
Cumhuriyet'in kurulması ile birlikte başlatılmış bir süreçtir.
Cumhuriyet dönemi, Türk tarihinin en uzun barış dönemi olmuş ve büyük
bir kalkınma gerçekleştirilmiştir.
Geçen 78 yılda dünyada yaşanan büyük sıkıntılara, ekonomik, toplumsal
ve siyasal çalkantılara karşın, Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün gösterdiği
çağdaş uygarlık ereğinden sapmadan bugünlere gelebilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin gerçekleştirdiği atılımlarla büyük başarılara
ulaşmasını, ulus egemenliğini üstün kılan, demokratik açılımlara olanak
verecek dinamik bir yapıda kurulmasına borçluyuz.
Değerli Yurttaşlarım,
Türkiye, küresel bir güç durumuna gelerek yeni dünya düzeninde hakettiği
saygın yeri alacaktır.
Ulusumuza, devletimize ve demokrasimize olan inancımızı koruyarak, Cumhuriyet'in
dayandığı temel niteliklere ve Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalarak,
gereksinim duyulan reformları gerçekleştirerek, önümüzdeki dönemde mutlu,
büyük ve güçlü bir Türkiye'yi yaratmamız gelecek kuşaklara karşı tarihsel
sorumluluğumuzdur.
Değerli Yurttaşlarım,
Bugün yaşamakta olduğumuz ekonomik sorunlarla ilgili düşüncelerimi bir
kez daha vurgulamakta yarar görüyorum:
Ülke ekonomisinin içine düşürüldüğü durumun herkesi etkilediği kuşkusuzdur.
Ülkemizin, gereksinim duyulan adımları atarak, esenlik içinde yoluna
devam etmesi ve Türk Ulusu'nun gönence kavuşması temel ereğimizdir.
Önemli olan, akıl ve sağduyunun galip gelmesi, sağlıklı düşünerek, sorunlara
akılcı ve kalıcı çözümler üretilmesidir.
Türkiye'nin, sorunlarını çözecek deneyim, yetenek ve potansiyele sahip
bir ülke olduğu gözardı edilmemelidir.
Ülkemizin yaşadığı sorunların çözüm yerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi
olduğuna ve tüm sorunların Meclis'te çözümleneceğine inanıyorum.
Kurtuluş Savaşı'nın en zor koşullarında, Ulusumuzun esenliği yönünde
aldığı kararları başarıyla yaşama geçirebilmiş olan Meclisimizin, bugün
de sorunların çözümünde, üzerine düşeni yapacağından kuşku duyulmamalıdır.
Bu bağlamda, ulusal iradenin ortaya konduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde
ekonomi programını destekleyecek yasal düzenlemelerin öncelikle sonuçlandırılmaya
çalışıldığını memnunlukla izliyoruz.
Dileğimiz, Meclisimizde yaratılmış bulunan bu ivmenin korunarak, ülkemizin
çağdaşlaşma yönünde gereksinim duyduğu dönüşümü tamamlamasına yardımcı
olacak, Avrupa Birliği tam üyelik sürecindeki çabalarına katkıda bulunacak
ve her durumda halkımızın beklentilerine yanıt oluşturacak Anayasa değişiklikleri
ve yasal düzenlemelerin de gecikmeden gerçekleştirilmesidir.
Atatürk'le birlikte Cumhuriyet'i kuran, yaptığı devrimlerle çağın en
büyük değişimini gerçekleştiren Türkiye Büyük Millet Meclisi, ülkemizin
gereksinim duyduğu, siyasal, sosyal ve ekonomik dönüşümleri de sağlayacaktır.
Toplumsal bir değişim içinde bulunan Türkiye, yurttaşlarımızın sağduyusu,
özverisi ve elbirliği ile yaşanan bu sıkıntıları aşacak; siyasal, sosyal
ve ekonomik her alanda yolsuzluklara olanak vermeyen saydam bir yeniden
yapılanmayı gerçekleştirmesi durumunda bir kez daha yaşamayacaktır.
Önünde aydınlık bir gelecek bulunan Türkiye, birlik ve dirliğe bugün
her zamankinden daha çok gereksinim duymaktadır.
Tüm yurttaşlarımızı, sağduyulu hareket etmeye, Ulusumuza, devletimize
ve demokrasimize olan inancını her koşulda korumaya çağırıyorum.
Değerli Yurttaşlarım, Sevgili Çocuklar,
Çocuklar bir toplumun geleceğidir. Her toplum, çocuklarına sahip çıkmak,
onların en iyi biçimde yetişmelerini sağlamak zorundadır.
Çocukluk, yaşamın en güzel dönemidir. Hiçbir olumsuzluk, hiçbir sorun
çocukların, yaşama sevincini azaltmamalıdır.
Çocuklar sevgiyle büyüyen çiçeklerdir. Gülen yüzler, sevinç içerisinde
parlayan gözler, her zaman sevgiye gereksinim duyan sıcacık yürekler, aslında
toplumun ortak umudunu yansıtmaktadır.
Ulusumuzun en değerli varlığı olan çocuklarımızın, güzel bir ortamda
yetişmeleri ve hiçbir sıkıntı ve güçlük çekmeden yaşamlarını sürdürmeleri
temel amaçlarımız arasındadır.
Türkiye'nin yürüttüğü çağdaşlaşma çabaları, çocuklarımızın gönenç düzeyi
yüksek bir toplumda, uygarlığın tüm olanaklarından yararlanarak gelişmelerini
sağlamaya yöneliktir.
Devlet ve Ulus olarak, 21. yüzyıl dünyasının gerisinde kalmamak ve çocuklarımızın
yaşam koşullarını iyileştirebilmek için öncelikle, onlara çağın gerektirdiği
bilgi ve becerileri kazandırmalıyız.
Eğitim, toplulukları çağdaş uygarlık düzeyine yükselten vazgeçilmez
temel etkinliktir.
Her alanda, çağdaş ve evrensel ilkeleri benimsemiş Türk toplumunun gelişmiş
ve ileri ülkeler arasında yer almasının temel koşulu, eğitimin kalitesinin
yükseltilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır.
Bu da ancak, bilime ve aklın egemenliğine dayanan eğitim yöntemiyle
olanaklı kılınabilir.
Unutulmamalıdır ki, çağdaş eğitim düzeyi düşük bir toplumda demokrasi
kültürü ile insan hakları ve sosyal adalet kavramları yerleşip gelişemez.
Eğitim düzeyi ile demokratikleşme birbiriyle bağlantılıdır. Eğitim düzeyi
yükselip çağdaşlaştıkça siyasal yaşam da demokratikleşecektir.
Çağdaş değerlere sahip yurttaşlar yetiştirebilmek için eğitimi, Atatürk
ilke ve devrimleri doğrultusunda, akıl ve bilimin aydınlığında yapmak zorundayız.
Geleceğin yetişkinleri olarak topluma yön verecek çocuk ve gençlerimizi,
demokratik toplum yapısını yaşam biçimi olarak benimsemiş, hukuka saygılı,
kurallara uyan, yeniliklere açık, akıldışılıktan ve bağnazlıktan uzak,
bakış açısı geniş, özgür düşünceye sahip, sorun çözme yeteneği yüksek insanlar
olarak yetiştirmeliyiz.
Çağdaş uygarlık düzeyini yakalayabilmek için bu temel koşuldur.
Sevgili Çocuklar,
Sizler, Ulusumuzun en değerli varlığı ve geleceğisiniz.
Büyük Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı gün olan 23
Nisan'ı, bayram olarak sizlere armağan ederken, Türk çocuklarının yurt
sevgisini ve çalışkanlığını biliyor ve sizlere güveniyordu.
Daha güzel bir dünya kurulabilmesi için gösterdiğiniz çabalar ile sizler,
bu güveni boşa çıkarmıyorsunuz. Sizlerle gurur duyuyoruz.
Hepimiz, yarının büyükleri olan sizlere daha güçlü, daha güzel, daha
yaşanabilir bir Türkiye bırakmak için çaba gösteriyoruz.
Bugün kendi sorunlarınıza sahip çıkmanızı, ülke sorunları ile ilgilenmenizi,
çözüm yolları aramanızı mutlulukla karşılıyoruz.
Sizleri seviyor ve sizlere güveniyoruz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı bu düşüncelerle kutluyor,
tüm çocuklarımıza ve yurttaşlarımıza esenlikler diliyorum.
|