Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
YILMAZ'IN BASIN TOPLANTISI (8.1.2001)
YILMAZ'IN GRUP KONUŞMASI (9.1.2001)
ECEVİT'İN GRUP KONUŞMASI (10.1.2001)

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI AÇIKLAMASI
11 Ocak 2001

Genelkurmay Başkanlığınca, "Beyaz Enerji Operasyonu" ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili olarak yapılan açıklamada, ''Yürütülmekte bulunan faaliyet, bir yolsuzluk operasyonu olmasına rağmen, tartışmanın anlaşılamayan bir yaklaşımla, konuyla ilgisi bulunmayan silahlı kuvvetlerle ilişkilendirilmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde ciddi rahatsızlık duyulmasına neden olmuştur'' denildi.
 
"Yapılan yorumlarda 'Demokrasiyi özümseyememiş kişi ve gruplar'ın varlığı hakkında şüphe uyandıracak şekilde beyanda bulunan makam, kişi ve basın organlarının bu konuda net bilgi vermeleri durumunda; gerekli yasal işlemin yapılacağından hiç kimsenin şüphesi olmaması gerekir." 

Ayrıca; askeri dönemlerde en büyük yolsuzlukların yapıldığı şeklindeki suçlamalar, Avrupa Birliği'ne katılım ile operasyon arasında ilişki kurularak ve operasyonu bu katılıma karşı olanların tertiplediği ileri sürülerek Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Avrupa Birliği'ne karşı olduğu ve tertipçilerin arasında bulunduğu imajının yaratılmaya çalışılması, konu ile hiçbir ilgisi bulunmayan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı yapılmış en büyük iftiradır."
 

Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliğince yapılan açıklama şöyle: (11 Ocak 2001)

Son günlerde yürütülmekte bulunulan bir operasyona istinaden, bazı yayın organlarında yer alan haberler, yorumlar ve verilen çeşitli demeçlerle; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin anlamsız ve tehlikeli bir siyasi tartışmanın içine çekilmekte olduğu büyük bir endişe ile izlenmektedir. 

Yürütülmekte olan bu operasyonun doğrudan Silahlı Kuvvetlerle bir ilgisi olmadığı gibi, esasen Silahlı Kuvvetlerin sorumluluk sahası içindeki bir konu da değildir. Operasyon, ilgili Bakanlığın bilgisi ve yargı organlarının denetimi altında Jandarma Genel Komutanlığı'nın adli yetki ve sorumluluğunda ve jandarmaya verilen görev kapsamında yürütülmektedir. Tüm bu faaliyetlerde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin herhangi bir etkisi ve sorumluluğu bulunmamaktadır. 

8 Ocak 2001 tarihli bir gazetede, 'üst düzey bir askeri yetkiliye' atfen verilen haberin, Silahlı Kuvvetler'in görüşünü açıklaması gibi topluma yansıtılması, Genelkurmay Başkanlığı'nın benzer konularda daha önce yayınlanan açıklamalarında ifade edilen temel görüşleri ile çelişmekte ve gerçeği yansıtmamaktadır. 

Türk Silahlı Kuvvetleri, görevi gereği sorumlu bulunduğu ve sorumluluğunu büyük bir bilinç ve onurla taşıdığı alanlarda gerektiğinde görüşlerini kendisine tanınan yasal çerçevede; Genelkurmay Başkanlığı seviyesinde açıklamaktadır. Bu açıklamaların dışında kim tarafından hangi ortamda ve hangi sebeple söylenmiş olursa olsun hiçbir siyasi görüşün Türk Silahlı Kuvvetleri'ni bağlamayacağı ve dolayısıyla bu tür beyanlardan yola çıkılarak yapılan yorumların gerçeği yansıtmayacağı birçok kez belirtildiği gibi en son 29 Aralık 2000 tarihinde de resmi bir açıklama ile kamuoyunun bilgisine sunulmuştur. 

Jandarma Genel Komutanlığı, bu konuda herhangi bir beyanının olmadığını bir basın duyurusu ile yayınlamasına rağmen; söz konusu olayla ilgili hiçbir ilişkisi bulunmayan Silahlı Kuvvetlere yönelik olumsuz demeç ve yorumlar, maksatlı ve maksatsız olarak devam etmiştir. 

Söz konusu edilen ''askeri yetkili komutan'' Jandarma Genel Komutanlığı'nın titiz araştırmalarına rağmen tespit edilememiştir. Bilinen bir gerçektir ki Türk Silahlı Kuvvetleri, kendisini ulus ve vatanına adayan bir kurumdur ve temel değeri ve direği de disiplindir. Yapılan yorumlarda ''Demokrasiyi özümseyememiş kişi ve gruplar"ın varlığı hakkında şüphe uyandıracak şekilde beyanda bulunan makam, kişi ve basın organlarının bu konuda net bilgi vermeleri durumunda; gerekli yasal işlemin yapılacağından hiç kimsenin şüphesi olmaması gerekir. 

Diğer taraftan yürütülmekte bulunan faaliyet, bir yolsuzluk operasyonu olmasına rağmen; tartışmanın anlaşılamayan bir yaklaşımla, konuyla ilgisi bulunmayan Silahlı Kuvvetlerle ilişkilendirilmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde ciddi rahatsızlık duyulmasına neden olmuştur. 

Bir yolsuzluk operasyonu çerçevesinde verildiği söylenen beyanatın; bir genelleme ile rejim tartışması haline dönüştürülmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden siyaset yapmak suretiyle ordunun yıpratılmaya çalışılması, ülke yararına olmayan bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. 

Ayrıca; askeri dönemlerde en büyük yolsuzlukların yapıldığı şeklindeki suçlamalar, Avrupa Birliği'ne katılım ile operasyon arasında ilişki kurularak ve operasyonu bu katılıma karşı olanların tertiplediği ileri sürülerek Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Avrupa Birliği'ne karşı olduğu ve tertipçilerin arasında bulunduğu imajının yaratılmaya çalışılması, konu ile hiçbir ilgisi bulunmayan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı yapılmış en büyük iftiradır. 

Genelkurmay Başkanlığı; her zaman ve her ortamda yolsuzlukla mücadelenin gerekliliğini savunmuş ve beyan etmiştir. Yasal zeminde yapılan bu mücadeleyi yürüten kurumların, eğer varsa bireysel hatalardan kaynaklanan nedenlerle yıpratılmasının, pasifize edilmesinin, siyasi çıkar ve çekişme alanlarına çekilmek istenmesinin gerçek anlamda ''karanlığı özleyen'' kişi ve grupların yararına olacağı, görülmesi gereken açık bir gerçektir. 

Türk Silahlı Kuvvetleri, "laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti" idealine gönülden bağlı, hukukun üstünlüğü ve insan hakları gibi demokrasinin temel felsefelerini özümsemiş, ülkesinin ve milletinin hizmetinde olma özelliklerini günlük çekişmelerin ve tartışmaların üzerinde tutan anlayışı ile ulusuna hizmete devam edecektir. 
 
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.



(11 OCAK 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş