|
DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit'in, partisinin grup toplantısında
yaptığı konuşmanın metni şöyle:
(27 Haziran 2002)
Sayın Konuklar, Değerli Gazeteciler;
Sözlerime başlarken hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Bana çok
uzun gelen bir ayrılıktan sonra sizlerle tekrar biraraya geldiğim için
derin mutluluk duyuyorum. Allah bizleri ayırmasın.
Değerli Arkadaşlarım;
Yaklaşık 2 aylık bir süre bazı rahatsızlıklar dolayısıyla sizlerden
ayrı düştüm. Evvela bu rahatsızlıklar hakkında sizlere bilgi vermek isterim.
Evvela bir filibit rahatsızlığı geçirdim, fakat değerli doktorların gayretiyle
bu konuda kısa zamanda iyiliğe kavuştum. Arkasından bir kaburga kırıklığı
geçirdim, bunun tedavisi de çok şükür doktorlarımız tarafından kısa zamanda
gerçekleştirildi. Şimdi de bildiğiniz gibi omurga sorunuyla karşı karşıyayım.
Son olarak ortaya çıkan omur rahatsızlığında da büyük ilerleme sağlandı
ancak biraz daha ‘kısmen' bir ayrılık içine girmemiz gerekiyor. Fakat ondan
sonra da 2 hafta, bilemediniz 3 hafta içinde tam birlikteliğimizi doktorlar
bildiriyorlar. Bu, bir de benim doktorların verdikleri kurallara sıkı sıkıya
uymama bağlıdır.
Değerli Arkadaşlarım;
Aslında bu tedaviyle geçirdiğim haftalar boyunca herhalde bildiğiniz
gibi ben yine çalışma ofisimde, evimde çalışmalarımı sürdürdüm. Sabahın
erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar Türkiye'de olup bitenleri
izlemeye çalıştım. Partimle ilgili çalışmaları izledim ve bu konularda
neler yapılabileceği konusunda sizlerin ilettiğiniz fikirlere olabildiğince
katkıda bulunmaya çalıştım.
Sizlerden ayrı kaldığım bu dönemde gösterdiğiniz sabır için ve gösterdiğiniz
dayanışma için sizleri yürekten kutluyorum.
Değerli Arkadaşlarım;
Beni en çok sevindiren şey benim yokluğumu göstermemiş olmanız. Onun
için sizlere teşekkür ediyorum. Ayrıca bu haftalar boyunca Oran'daki evimizin
yanında çok sayıda değerli gazeteci gece gündüz nöbet tuttular. Yaz demeden,
sıcak demeden çalışmalarını sürdürdüler. Bu dönemde ve daha önceki dönemde
ben ve partimiz bazı köşe yazarlarının yazılarından bir hayli çekmiştik.
Fakat şunu bir eski gazeteci olarak kıvançla belirtmek isterim ki; muhabirlik
yapan gençlerimiz, gazetecilerimiz her zaman tarafsız davrandılar. Oran'daki
haberleri iletirken de hiçbir ayrılık gözetmeden, gerçekleri olduğu gibi
anlattılar. Bunun için kendilerine teşekkür ediyorum ve onları kutluyorum.
Değerli Arkadaşlarım;
1-2 güne kadar tatile gireceksiniz. Tatilinizin, dinlencenizin sizleri
ailelerinizle birlikte mutlu ve sıhhatli kılmasını dilerim. Fakat dileğim
ötesinde bir isteğim bu tatil aylarını halkla ilişki kurarak, köylünün
ayağına kadar giderek değerlendirmeniz ve bu değerlendirmelerden elde edeceğiniz
bilgileri bana ve genel merkezimize iletmeniz. Bu şekilde bilgilerin ışığında
bize ışık tutmuş, aydınlık tutmuş olacaksınız. Buna büyük önem veriyorum.
Ben bildiğiniz gibi erken seçim istemiyorum ama ufukta da seçim göründü.
Onun için daha fazla gecikmeden bütün milletvekillerimizin yaz aylarını
vatandaşla ilişki kurarak, dediğim gibi köylere kadar, köylünün ayağına
kadar giderek değerlendirmelerini diliyorum. Bunu yapacağınızdan eminim.
Demokratik Sol Partili milletvekili arkadaşlarım idam cezasının kaldırılması konusunda
girişimi ele aldılar, bunun için kendilerini kutluyorum. Kısa zamanda bütün
partileri bu konuda biraraya getirebildiler. Muhalefetiyle, iktidarıyla
büyük çoğunluk anayasa değişikliğine başvurmaksızın idam cezasının kaldırılması
olanağını sağlayabilecek bir metin üzerinde bildiğim kadar büyük ölçüde
anlaşmaya vardılar. Bunun için arkadaşlarımı kutluyorum, bu çok önemli
bir görev eğer bu görev başarılabilirse, Avrupa Birliği yolundaki kolaylıklarımız
daha da artmış olacaktır. Bu konuda arkadaşlarımın gereken ilgiyi göstereceklerine
eminim. Görevlerimiz bu konudan ibaret değil, ayrıca başka bazı temel konularda
da yaz ayları boyunca arkadaşlarımızın çaba göstereceklerine eminim.
Şimdi bazı çevreler tatil yapılmasın, doğrudan doğruya çalışmalara devam
edilsin diyorlar. Bu tabii gerçekçi bir istek değil ama benim temennim,
beklentim şu; bütün grupların üyeleri yaz aylarının başlangıcında Avrupa
Birliği ile ilişkilerimiz bakımından önem taşıyan konularda biraraya gelip
ortak metinler hazırlamaya çalışsınlar. Bu şekilde yaz ayları en iyi bir
şekilde değerlendirilmiş olur. Aksi halde böyle bir ön hazırlık yapımaksızın
tatil kaldırılacak olursa, bu boşa giden bir zahmet olur. Önceden grup
yöneticileri biraraya gelip de bazı formüller üzerinde çalışacak olurlarsa,
o zaman yaz ayları son derece de verimli bir biçimde değerlendirilmiş olur.
Grup yöneticilerinden bunu rica ediyorum, bütün diğer gruplarla temas ederek
kısa sürede ortak bir çalışma yapma olanağını sağlamalı.
Son haftalarda yalnız iktidarla muhalefet arasında değil, iki iktidar
partisi arasında da yoğun tartışmalar yer aldı. Bunlar üslupları bir yana
doğal tartışmalardır. Fakat benim gönlüm istiyor ki, bunlardan çok önümüzdeki
aylarda ağırlık ekonomiye verilsin. Türkiye ekonomisi son zamanlarda hükûmetimizin
gösterdiği tutarlı çaba sonucu olarak büyük aşamalar yaptı. Enflasyon hayal
bile edilemeyecek kadar aşağılara indirildi. İmalat sanayinde, turizmde,
dış satımda beklenenin ötesinde gelişmeler sağlandı. Bunlar çok sevindirici
olumlu gelişmeler, fakat bir yandan da özellikle son günlerde bazı derecelendirme
kurulları bizim ekonomi alanında sağlamaya başladığımız çalışmalara gölge
düşürmeye başladılar. Aslında son birkaç günde veya haftada bütün dünyada
en gelişmiş ülkelerde bile derecelendirme kuruluşlarının böyle girişimleri
oluyor ve bazı olumsuz sonuçlar ortaya çıkıyor. Fakat bizim bunlara tahammülümüz
yoktur, biz bunları aşacak bir kararlılıkla ekonomiye ağırlık vermeliyiz.
Önümüzdeki hafta değerli milletvekillerimiz, değerli 3 zirve yöneticisi
arkadaşlarımızın katkısıyla ekonomi alanında çalışmalara başlamak istiyorum.
Bunun için evvela doruk toplantısı düzenlemem gerekiyor. Onun arkasından
ekonomiyle ilgili başka bazı toplantılar yapmam gerekiyor. Türk ekonomisi
mutlaka büyümelidir, bu büyümenin potansiyeli Türkiye'de vardır. İşçisinde
vardır, girişimcisinde vardır. Bunu mutlaka hızla harekete geçirmek zorundayız.
Onun için önümüzdeki haftaları ben bu yönde çalışmalara katkıda bulunmakla
değerlendirmeye çalışacağım.
Değerli Arkadaşlarım;
Bir yandan bu derecelendirme kuruluşları bir yandan bazı köşe yazarları
bizim ekonomi alanında sağladığımız olumlu sonuçları görmezden gelerek
çok ağır eleştirilerde bulundular. Fakat bu arada Uluslararası Para Fonu
Başkanı Köhler bana geçen gün bir mektup gönderdi. Bu mektupta aynen şunu söylüyordu:
“Hızla iyileşmekte olduğunuzu öğrenmekten mutluluk duydum. Türkiye ekonomik
programı başarıyla yürütmektedir, bu programı başarısını olanaklı kılan
önderliğiniz liderliğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.” Bu IMF Başkanı'nın
sözleri. Uluslararası Para Fonu gibi kolay kolay kimseye övgüde bulunmayan
bir dev kuruluş bizim sağladığımız ekonomik başarı için bunları dile getirirken,
bir yandan bazı kuruluşların tam tersi izlenimler vermeye çalışmaları son
derecede olumsuzdur. Fakat bu olumsuzlukları aşabilmek için elimizden gelen
çabayı göstereceğiz.
Değerli Arkadaşlarım;
Bugün fazla vaktinizi almayacağım. Önümüzdeki günlerde somut olarak
bazı konularda geleceğe yönelik çalışmalar yapacağız. Son zamanlarda iktidar
partilerinden ikisinin arasında bazı üslup gerilimleri -eğer deyim yerindeyse-
yer alıyor. Bu beni çok üzüyor ve rahatsızlandırıyor. Çünkü bugüne kadar
üçlü koalisyon belki dünyada eşi görülmemiş bir uyum örneği vererek çok
büyük hizmetlerde bulundu. Bu uyumun sonuna kadar devam etmesi Türkiye
açısından son derecede büyük önem taşımaktadır. Ben çok değer verdiğim
arkadaşlarımıza, gerek Mlliyetçi Hareket Partisi'ndeki, gerek Anavatan
Partisi'ndeki arkadaşlarımıza rica ediyorum, tekrar şu birkaç ay öncesine
kadar devam eden uzlaşma ortamını elbirliği ile kuralım. Bu her konuda
anlaşmamız gerekir anlamına gelmez, uzlaşmada zaten bu yoktur. Fakat tekrar
bu uzlaşma ortamının meydana gelmesi elbette bizim için, Türkiye için büyük
önem taşır.
Aynı şekilde özellikle ekonomik açıdan ve Avrupa Birliği'nin yolunun
açılması bakımından bütün muhalefet partilerinin de katkılarının çok büyük
önem taşıyacağına inanıyorum. Çünkü bunlar sadece bizim hükümetimizin görevi
değildir. Bunlar Türkiye'nin sorunu ile ilgilidir, Türkiye'nin gelişebilmesinin
gerekleridir. Bunları iktidar-muhalefet ayrımı gözetmeksizin elbirliği
ile çözme yollarını bulmalıyız. Burada Demokratik Sol Parti her zaman olduğu
gibi gerekli yapıcı katkısını sürdürmeye devam edecektir. Öyle inanıyorum
ki Demokratik Sol Parti'nin yapıcı katkısıyla Türkiye mutlu günlere kısa
sürede ulaşacaktır.
Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum.
|