Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
ECEVİT'İN AÇIKLAMASI (27.6.2002)
9 MİLLETVEKİLİNİN AÇIKLAMASI (25.6.2002)

ECEVİT'İN GRUP KONUŞMASI...
27 Haziran 2002
DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, 2 ay aradan sonra ilk kez partisinin grup toplantısına katıldı. Ecevit, konuşmasında, sağlık sorunları ile son siyasi gelişmeler üzerinde durdu.

Ecevit konuşmasında, "Ben erken seçim istemiyorum ama ufukta seçim göründü" ifadelerini kullandı. Ancak Ecevit daha sonra bir açıklama yaparak, "Yanlış anlaşıldım. Erken seçime karşıyım. Nisan 2004'ten önce seçim söz konusu değil" dedi.
 

DSP Genel Başkanı Ecevit, hastalığı nedeniyle 25 Nisan'dan bu yana katılamadığı partisinin grup toplantısına, milletvekillerinin coşkulu alkışları arasında girdi. Ecevit, Grup Başkanvekili Emrehan Halıcı ve Genel Sayman MecitŞekercioğlu ile birlikte kendisine ayrılan sıraya oturdu.

Grup toplantısına başkanlık eden Grup Başkanvekili Aydın Tümen, Başbakan Ecevit'i kürsüden ''Sizleri yeniden aramızda görmekten büyük mutluluk duyduk'' sözleriyle selamladı. Ecevit, milletvekillerinin kesintisiz yaklaşık 5 dakika süren alkışlarının ardından, kendisi için Başkanlık Divanı önüne hazırlanan kürsüye geldi. Ecevit'in konuşması, yaklaşık 20 dakika sürdü.

DSP TBMM Grubu, en son 25 Nisan 2002'de Bülent Ecevit başkanlığında toplanmış, Ecevit de en son 2 Mayıs 2002'de Radyo ve Televizyon Yasası görüşmeleri sırasında TBMM'ye gelmişti. Ecevit'in 20 Haziran'da toplanan gruba katılacağı açıklanmış, ancak doktorların tavsiyesi üzerine bu kararından vazgeçmişti.
 

DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit'in, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın metni şöyle:
(27 Haziran 2002)

Sayın Konuklar, Değerli Gazeteciler;

Sözlerime başlarken hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Bana çok uzun gelen bir ayrılıktan sonra sizlerle tekrar biraraya geldiğim için derin mutluluk duyuyorum. Allah bizleri ayırmasın.

Değerli Arkadaşlarım;

Yaklaşık 2 aylık bir süre bazı rahatsızlıklar dolayısıyla sizlerden ayrı düştüm. Evvela bu rahatsızlıklar hakkında sizlere bilgi vermek isterim. Evvela bir filibit rahatsızlığı geçirdim, fakat değerli doktorların gayretiyle bu konuda kısa zamanda iyiliğe kavuştum. Arkasından bir kaburga kırıklığı geçirdim, bunun tedavisi de çok şükür doktorlarımız tarafından kısa zamanda gerçekleştirildi. Şimdi de bildiğiniz gibi omurga sorunuyla karşı karşıyayım.

Son olarak ortaya çıkan omur rahatsızlığında da büyük ilerleme sağlandı ancak biraz daha ‘kısmen' bir ayrılık içine girmemiz gerekiyor. Fakat ondan sonra da 2 hafta, bilemediniz 3 hafta içinde tam birlikteliğimizi doktorlar bildiriyorlar. Bu, bir de benim doktorların verdikleri kurallara sıkı sıkıya uymama bağlıdır.

Değerli Arkadaşlarım;

Aslında bu tedaviyle geçirdiğim haftalar boyunca herhalde bildiğiniz gibi ben yine çalışma ofisimde, evimde çalışmalarımı sürdürdüm. Sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar Türkiye'de olup bitenleri izlemeye çalıştım. Partimle ilgili çalışmaları izledim ve bu konularda neler yapılabileceği konusunda sizlerin ilettiğiniz fikirlere olabildiğince katkıda bulunmaya çalıştım.

Sizlerden ayrı kaldığım bu dönemde gösterdiğiniz sabır için ve gösterdiğiniz dayanışma için sizleri yürekten kutluyorum.

Değerli Arkadaşlarım;

Beni en çok sevindiren şey benim yokluğumu göstermemiş olmanız. Onun için sizlere teşekkür ediyorum. Ayrıca bu haftalar boyunca Oran'daki evimizin yanında çok sayıda değerli gazeteci gece gündüz nöbet tuttular. Yaz demeden, sıcak demeden çalışmalarını sürdürdüler. Bu dönemde ve daha önceki dönemde ben ve partimiz bazı köşe yazarlarının yazılarından bir hayli çekmiştik. Fakat şunu bir eski gazeteci olarak kıvançla belirtmek isterim ki; muhabirlik yapan gençlerimiz, gazetecilerimiz her zaman tarafsız davrandılar. Oran'daki haberleri iletirken de hiçbir ayrılık gözetmeden, gerçekleri olduğu gibi anlattılar. Bunun için kendilerine teşekkür ediyorum ve onları kutluyorum.

Değerli Arkadaşlarım;

1-2 güne kadar tatile gireceksiniz. Tatilinizin, dinlencenizin sizleri ailelerinizle birlikte mutlu ve sıhhatli kılmasını dilerim. Fakat dileğim ötesinde bir isteğim bu tatil aylarını halkla ilişki kurarak, köylünün ayağına kadar giderek değerlendirmeniz ve bu değerlendirmelerden elde edeceğiniz bilgileri bana ve genel merkezimize iletmeniz. Bu şekilde bilgilerin ışığında bize ışık tutmuş, aydınlık tutmuş olacaksınız. Buna büyük önem veriyorum.

Ben bildiğiniz gibi erken seçim istemiyorum ama ufukta da seçim göründü. Onun için daha fazla gecikmeden bütün milletvekillerimizin yaz aylarını vatandaşla ilişki kurarak, dediğim gibi köylere kadar, köylünün ayağına kadar giderek değerlendirmelerini diliyorum. Bunu yapacağınızdan eminim.

Demokratik Sol Partili milletvekili arkadaşlarım idam cezasının kaldırılması konusunda girişimi ele aldılar, bunun için kendilerini kutluyorum. Kısa zamanda bütün partileri bu konuda biraraya getirebildiler. Muhalefetiyle, iktidarıyla büyük çoğunluk anayasa değişikliğine başvurmaksızın idam cezasının kaldırılması olanağını sağlayabilecek bir metin üzerinde bildiğim kadar büyük ölçüde anlaşmaya vardılar. Bunun için arkadaşlarımı kutluyorum, bu çok önemli bir görev eğer bu görev başarılabilirse, Avrupa Birliği yolundaki kolaylıklarımız daha da artmış olacaktır. Bu konuda arkadaşlarımın gereken ilgiyi göstereceklerine eminim. Görevlerimiz bu konudan ibaret değil, ayrıca başka bazı temel konularda da yaz ayları boyunca arkadaşlarımızın çaba göstereceklerine eminim.

Şimdi bazı çevreler tatil yapılmasın, doğrudan doğruya çalışmalara devam edilsin diyorlar. Bu tabii gerçekçi bir istek değil ama benim temennim, beklentim şu; bütün grupların üyeleri yaz aylarının başlangıcında Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz bakımından önem taşıyan konularda biraraya gelip ortak metinler hazırlamaya çalışsınlar. Bu şekilde yaz ayları en iyi bir şekilde değerlendirilmiş olur. Aksi halde böyle bir ön hazırlık yapımaksızın tatil kaldırılacak olursa, bu boşa giden bir zahmet olur. Önceden grup yöneticileri biraraya gelip de bazı formüller üzerinde çalışacak olurlarsa, o zaman yaz ayları son derece de verimli bir biçimde değerlendirilmiş olur. Grup yöneticilerinden bunu rica ediyorum, bütün diğer gruplarla temas ederek kısa sürede ortak bir çalışma yapma olanağını sağlamalı.

Son haftalarda yalnız iktidarla muhalefet arasında değil, iki iktidar partisi arasında da yoğun tartışmalar yer aldı. Bunlar üslupları bir yana doğal tartışmalardır. Fakat benim gönlüm istiyor ki, bunlardan çok önümüzdeki aylarda ağırlık ekonomiye verilsin. Türkiye ekonomisi son zamanlarda hükûmetimizin gösterdiği tutarlı çaba sonucu olarak büyük aşamalar yaptı. Enflasyon hayal bile edilemeyecek kadar aşağılara indirildi. İmalat sanayinde, turizmde, dış satımda beklenenin ötesinde gelişmeler sağlandı. Bunlar çok sevindirici olumlu gelişmeler, fakat bir yandan da özellikle son günlerde bazı derecelendirme kurulları bizim ekonomi alanında sağlamaya başladığımız çalışmalara gölge düşürmeye başladılar. Aslında son birkaç günde veya haftada bütün dünyada en gelişmiş ülkelerde bile derecelendirme kuruluşlarının böyle girişimleri oluyor ve bazı olumsuz sonuçlar ortaya çıkıyor. Fakat bizim bunlara tahammülümüz yoktur, biz bunları aşacak bir kararlılıkla ekonomiye ağırlık vermeliyiz.

Önümüzdeki hafta değerli milletvekillerimiz, değerli 3 zirve yöneticisi arkadaşlarımızın katkısıyla ekonomi alanında çalışmalara başlamak istiyorum. Bunun için evvela doruk toplantısı düzenlemem gerekiyor. Onun arkasından ekonomiyle ilgili başka bazı toplantılar yapmam gerekiyor. Türk ekonomisi mutlaka büyümelidir, bu büyümenin potansiyeli Türkiye'de vardır. İşçisinde vardır, girişimcisinde vardır. Bunu mutlaka hızla harekete geçirmek zorundayız. Onun için önümüzdeki haftaları ben bu yönde çalışmalara katkıda bulunmakla değerlendirmeye çalışacağım.

Değerli Arkadaşlarım;

Bir yandan bu derecelendirme kuruluşları bir yandan bazı köşe yazarları bizim ekonomi alanında sağladığımız olumlu sonuçları görmezden gelerek çok ağır eleştirilerde bulundular. Fakat bu arada Uluslararası Para Fonu Başkanı Köhler bana geçen gün bir mektup gönderdi. Bu mektupta aynen şunu söylüyordu:  “Hızla iyileşmekte olduğunuzu öğrenmekten mutluluk duydum. Türkiye ekonomik programı başarıyla yürütmektedir, bu programı başarısını olanaklı kılan önderliğiniz liderliğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.” Bu IMF Başkanı'nın sözleri. Uluslararası Para Fonu gibi kolay kolay kimseye övgüde bulunmayan bir dev kuruluş bizim sağladığımız ekonomik başarı için bunları dile getirirken, bir yandan bazı kuruluşların tam tersi izlenimler vermeye çalışmaları son derecede olumsuzdur. Fakat bu olumsuzlukları aşabilmek için elimizden gelen çabayı göstereceğiz.

Değerli Arkadaşlarım;

Bugün fazla vaktinizi almayacağım. Önümüzdeki günlerde somut olarak bazı konularda geleceğe yönelik çalışmalar yapacağız. Son zamanlarda iktidar partilerinden ikisinin arasında bazı üslup gerilimleri -eğer deyim yerindeyse- yer alıyor. Bu beni çok üzüyor ve rahatsızlandırıyor. Çünkü bugüne kadar üçlü koalisyon belki dünyada eşi görülmemiş bir uyum örneği vererek çok büyük hizmetlerde bulundu. Bu uyumun sonuna kadar devam etmesi Türkiye açısından son derecede büyük önem taşımaktadır. Ben çok değer verdiğim arkadaşlarımıza, gerek Mlliyetçi Hareket Partisi'ndeki, gerek Anavatan Partisi'ndeki arkadaşlarımıza rica ediyorum, tekrar şu birkaç ay öncesine kadar devam eden uzlaşma ortamını elbirliği ile kuralım. Bu her konuda anlaşmamız gerekir anlamına gelmez, uzlaşmada zaten bu yoktur. Fakat tekrar bu uzlaşma ortamının meydana gelmesi elbette bizim için, Türkiye için büyük önem taşır.

Aynı şekilde özellikle ekonomik açıdan ve Avrupa Birliği'nin yolunun açılması bakımından bütün muhalefet partilerinin de katkılarının çok büyük önem taşıyacağına inanıyorum. Çünkü bunlar sadece bizim hükümetimizin görevi değildir. Bunlar Türkiye'nin sorunu ile ilgilidir, Türkiye'nin gelişebilmesinin gerekleridir. Bunları iktidar-muhalefet ayrımı gözetmeksizin elbirliği ile çözme yollarını bulmalıyız. Burada Demokratik Sol Parti her zaman olduğu gibi gerekli yapıcı katkısını sürdürmeye devam edecektir. Öyle inanıyorum ki Demokratik Sol Parti'nin yapıcı katkısıyla Türkiye mutlu günlere kısa sürede ulaşacaktır.

Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum.
 


(28 HAZİRAN 2002)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2002 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.