Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nin konuyla ilgili
açıklaması ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin yazısı şöyle:
(31 Ocak 2002)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 89. maddesinin ikinci fıkrasında,
Cumhurbaşkanı'nın, yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı yasaları,
bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte onbeş
gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geri göndereceği belirtilmiştir.
Yine, Anayasa'nın 104. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, "Kanunları
tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geri göndermek"
Cumhurbaşkanı'nın yasama ile ilgili olan görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Sayın Cumhurbaşkanı, Anayasa'da öngörülen bu yetkiye dayanarak, Türkiye
Büyük Millet Meclisi'nce 10 Ocak 2002 gününde kabul edilen 4739 sayılı
"Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"u; 6., 7. ve geçici 1. maddeleri yeniden
görüşülmek üzere 25 Ocak 2002 gününde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geri
göndermişlerdir.
Ancak, "Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" 30 Ocak 2002 gününde Türkiye
Büyük Millet Meclisi'nce aynen kabul edilmiştir.
Anayasa'nın 89. maddesinin üçüncü fıkrasının ilk tümcesinde, "Türkiye
Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun
Cumhurbaşkanınca yayımlanır." denilmektedir.
Bu kural gereğince, 4743 sayılı "Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden
Yapılandırılması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"
yayımlanmak üzere ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın Yasa'nın uygulanmasında gözetilmesini
uygun bulduğu hususlar ile alınmasını gerekli gördüğü önlemlere ilişkin
yazıyla birlikte Başbakanlığa gönderilmiştir.
T.C.
CUMHURBAŞKANLIĞI
Genel Sekreterliği
KONU : 4743 sayılı Yasa
BAŞBAKANLIĞA
İLGİ : 31.01.2002 günlü, B.01.0.KKB.01-18-12-2002-82 sayılı yazımız.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nca 30.01.2002 gününde kabul
edilen 4743 sayılı, Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması
ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa, Sayın Cumhurbaşkanımızca,
Anayasa'nın değişik 89. ve 104. maddeleri uyarınca Resmi Gazete'de yayımlanmak
üzere ilgi yazımızla gönderilmiştir.
4743 sayılı Yasa, mali sektöre olan borçların yeniden yapılandırılması
ve sermaye yapısı yetersiz olan bankalara sermaye katkısı sağlanması konularında
kurallar içermektedir.
Yasa'nın 2. maddesinde, bankaların, özel finans kurumlarının, diğer
mali kurumların, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun ve Tasfiye Halinde
Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi'nin alacaklarının, çıkarılacak yönetmelikte
gösterilecek Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları kapsamında
imzalanacak finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerine bağlanarak ve
gerektiğinde ek finansman da sağlanarak yeniden yapılandırılabileceği ya
da yeni ödeme planlarına bağlanabileceği belirtilmiştir.
Yasa'nın 5. maddesinin (J) fıkrasıyla 4389 sayılı Bankalar Yasası'na
eklenen geçici 4. maddede de, bankacılık sisteminde güven ve istikrarı
korumak ve ekonomik krizin Türkiye'de kurulu mevduat kabulüne yetkili özel
sermayeli bankaların sermayeleri üzerindeki olumsuz etkilerini gidermek
amacıyla, kaynak aktarımı da dahil, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu
tarafından alınacak önlemler ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
Anılan geçici 4. maddenin,
- 8. fıkrasının birinci bendinde, 7. fıkraya göre başvuruda bulunan
bankalara, yapacağı değerlendirmeler çerçevesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu tarafından; sermaye yeterliliği standart oranı yüzde beşten az ancak
sıfırdan büyük ve 30 Eylül 2001 günündeki bilanço büyüklükleri itibariyle
sektördeki payı asgari yüzde bir olan bankalarda bu oranın yüzde beşe ulaşması
için gerekli sermaye artırımına ortaklarca ya da sermaye artırımına katılanlarca
ödenen tutarı aşmamak koşuluyla katılınmasını; sermaye yeterliliği standart
oranları yüzde beş ve daha yüksek olan bankalarda ise, sermaye yeterliliği
standart oranlarının yüzde dokuza ulaşmasına yetecek kadar, hisse senedine
dönüştürülebilir tahvil karşılığı ve yedi yıl vadeli olmak üzere sermaye
benzeri kredi sağlanmasını sağlamaya ilişkin işlemleri ayrı ayrı ya da
birlikte yapmaya yetkili olduğu,
- 8. fıkrasının beşinci bendinde, bankaların,birinci bendin (a) alt
bendi kurallarına göre Fon tarafından bankaya yatırılan sermaye katılımlarının
en az yüzde altmışına karşılık gelen tutarı, aynı risk grubunda bulundukları
gerçek ve tüzel kişiler ile bankalar ve diğer mali kurumlar hariç olmak
üzere, bankacılık ilke ve gelenekleri çerçevesinde 30 Haziran 2003 gününe
kadar kredi olarak kullandıracakları,
- 9. fıkrasında da, bilanço büyüklüğü itibariyle sektördeki payları
yüzde birin altında olan mevduat kabulüne yetkili özel sermayeli bankalar
da, diğer bankalarla devir ya da birleşme yoluyla sektördeki paylarını
en az yüzde bire çıkarmaları ve 7. fıkra hükümleri çerçevesinde Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na başvurmaları durumunda 8. fıkranın birinci
bendinin (a) alt bendinde yer alan önlemlerden yararlanabilecekleri,
öngörülmüştür.
Yasanın, kamu kaynakları da kullanılarak, bir yandan alacakların yeniden
yapılandırılması, bir yandan bankacılık sektörünün sermaye yapısının güçlendirilmesi
yoluyla sağlam ve istikrarlı bir mali sektör yaratılması, diğer yandan
da açılacak kredilerle reel sektörün üretim ve istihdam yaratma işlevine
yeniden kavuşturulması sağlanarak, ülke ekonomisinin canlandırılması yönünden
büyük önem taşıdığı yadsınamaz.
Ancak, Yasa'nın tümünün incelenmesinden, yasa kurallarının içeriği kadar
uygulamada yapılacak düzenlemeler ve işlemlerle kullanılacak yetkilerin
önem kazandığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, uygulama sürecinde yapılacak işlemlerde Yasa'nın amacına
uygun davranılması ve saydamlık ilkesine özen gösterilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda, mali sektöre olan borçların yeniden yapılandırılması ile
ilgili işlemler ve kamu kaynaklarından sermaye katkısı sağlanacak bankalar
yönünden nesnel ve yansız tutum içinde olunması, hukuksal ve eylemli eşitliğin
sağlanması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olarak
görülmektedir.
Ayrıca, sermaye katkısı sağlanacak bankaların yönetim kurullarında,
kamu kaynağının kullanımı ve dolayısıyla kamu çıkarının korunup gözetilmesi
yönünden, gerekli yetki ile donatılmış temsilci ya da temsilcilerin bulundurulması
vazgeçilmez önemdedir.
Öte yandan, sermaye katkısı yapılacak bankaların belirlenmesinde uygulanacak
denetim yönteminden umulan yararın sağlanabilmesi için, bundan önce Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalarla ilgili denetimlerin de bağımsız
denetim kuruluşlarınca yapıldığını gözönünde tutmakta yarar bulunmaktadır.
Üretilenden çok tüketilen toplumlarda ekonominin düzelmesine olanak
yoktur. Ekonominin canlanıp işsizliğin önlenebilmesi için üretimin artırılması
zorunludur. Bunun da üretici sektörü desteklemekle olanaklı kılınacağı
açıktır. Bu durumda, Yasa ile getirilen, Fon tarafından bankalara yapılan
sermaye katılımlarının en az yüzde altmışına karşılık gelen tutarının kredi
olarak kullandırılacağına ilişkin buyurucu kuralın özenle uygulanmasını
izlemenin, Yasa'nın amacına ulaşabilmesi yönünden gerekli olduğu düşünülmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımız, 4743 sayılı Yasa'nın uygulanmasında ortaya çıkabilecek
kimi sorunların giderilmesi yönünden hukuksal düzenlemeler de dahil gerekli
önlemlerin alınmasının uygun olacağını belirtmişlerdir.
|