Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nin, Sezer'in
Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı iptal ve yürürlüğün durdurulması istemine
ilişkin açıklaması ve başvuru metni şöyle:
(23 Mayıs 2002)
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER; bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren 4758 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan
Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 1. Maddesiyle yeniden düzenlenen,
4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 2. bendinin Anayasa'da öngörülen yeterli
oy sayısı ile kabul edilmediği için iptali ve yürürlüğünün durdurulması
istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuşlardır.
Başvuru dilekçesi ilişikte sunulmaktadır:
T.C.
CUMHURBAŞKANLIĞI
SAYI : B.01.0.KKB.01-18/B-2-2002-350 23 Mayıs 2002
YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI
İSTEMİ VARDIR
ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
| I- İPTAL DAVASINI AÇAN : |
Ahmet Necdet SEZER,
Cumhurbaşkanı |
II- İPTAL DAVASININ KONUSU : Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulu'nca 21.05.2002 gününde kabul edilen ve 23.05.2002 günlü, 24763 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 4758 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen
Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine
Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 1. maddesiyle yeniden
düzenlenen, 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 2. bendinin, Anayasa'da
öngörülen yeterli oy sayısı ile kabul edilmediği için Anayasa'nın değişik
87. maddesine aykırılığı nedeniyle iptali ve yürürlüğünün durdurulması
istemi.
III- İPTAL İSTEMİNİN GEREKÇESİ :
21.12.2000 günlü, 4616 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen
Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine
Dair Kanun"un 1. maddesinin 2. bendinde;
"Müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanların çekmeleri gereken toplam
cezalarından; şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilenler ile aldıkları
ceza herhangi bir nedenle şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin
toplam hükümlülük süresinden on yıl indirilir. İndirim, verilen her bir
ceza için ayrı ayrı değil, toplam ceza üzerinden bir defaya mahsus yapılır.
Ancak bir kişinin muhtelif suçlarından dolayı cezaları ayrı ayrı tarihlerde
verilmiş olsa bile, bu cezalarının toplamı üzerinden yapılacak indirim
on yılı geçemez.
Tabi oldukları infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından
veya toplam hükümlülük sürelerinden on yıllık indirim yapıldıktan sonra
ceza süresi veya hükümlülük süresi dolmuş olanlar, iyi halli olup olmadıklarına
bakılmaksızın ve istemleri olmaksızın derhal; toplam cezaları on yıldan
fazla olanlar ise tabi oldukları infaz hükümlerine göre fazla olan cezalarını
çektikten sonra şartla salıverilirler."
düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu bendin birinci paragrafındaki, ".....şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya
mahkum edilenler ile aldıkları ceza herhangi bir nedenle şahsi hürriyeti
bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin toplam hükümlülük süresinden on yıl
indirilir....." kuralı ile ikinci paragrafındaki, ".....veya toplam hükümlülük
sürelerinden...." sözcükleri, Anayasa Mahkemesi'nin 18.07.2001 günlü, E.2001/4,
K.2001/332 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptalin doğuracağı hukuksal
boşluk kamu düzenini tehdit ve kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden,
iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı
ay sonra yürürlüğe girmesi kabul edilmiştir.
Söz konusu hukuksal boşluğu doldurmak için çıkarılan 21.05.2002 günlü,
4758 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla
Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun"un 1. maddesiyle, 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin
2. bendi, Anayasa Mahkemesi kararındaki iptal gerekçesine uygun olarak
yeniden düzenlenmiştir.
Yeniden düzenlenen 2. bentte,
"Müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanların veya şahsi hürriyeti
bağlayıcı cezaya mahkum edilenlerin ya da aldıkları ceza herhangi bir nedenle
şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin tabi oldukları infaz
hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından on yıl indirilir.
İndirim, verilen her bir ceza için ayrı ayrı değil, toplam ceza üzerinden
bir defaya mahsus yapılır. Ancak bir kişinin muhtelif suçlarından dolayı
cezaları ayrı ayrı tarihlerde verilmiş olsa bile, bu cezaların toplamı
üzerinden yapılacak indirim on yılı geçemez.
Birinci paragraf hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından
on yıllık indirim yapıldıktan sonra ceza süresi dolmuş olanlar, iyi halli
olup olmadıklarına bakılmaksızın ve istemleri olmaksızın derhal; toplam
cezaları on yıldan fazla olanlar kalan cezalarını çektikten sonra şartla
salıverilirler."
kuralına yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 4616 sayılı Yasa'ya ilişkin kararından sonra,
Anayasa'nın 87. maddesinde, 03.10.2001 günlü, 4709 sayılı Yasa'yla yapılan
değişiklikte, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin genel ve özel af ilanına
üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile karar vermesi öngörülerek af, nitelikli
çoğunluğun kabulüne bağlanmıştır.
Bu durumda, 4758 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle yeniden düzenlenen 4616
sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 2. bent kuralının "af" niteliğinde olup olmadığının
saptanması gerekmektedir.
4616 ve 4758 sayılı yasaların adında "af" sözcüğüne yer verilmemiştir.
Ancak, hukuksal metinlerin niteliklerinin belirlenmesinde, adlarına değil
içeriklerine bakılması ve değerlendirmenin buna göre yapılması gerekmektedir.
Nitekim, Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararında da, 4616
sayılı Yasa'nın adı değil, içeriği üzerinde durulmuş ve kararın, Yasa'nın
1. maddesinin 2. bendi ile ilgili bölümünde;
"2. bent ile Yasa kapsamına giren cezalarda indirim yapılmakta 10 yıldan
az cezaya mahkum kimi hükümlülerin diğer koşullarında varlığı halinde hiç
cezaevine girmeksizin cezalarının infazına olanak tanınmakta ise de, bu
olanak genel affın tanımında belirtildiği gibi ceza mahkumiyetini bütün
neticeleri ile kaldırmamaktadır. Düzenlemenin hükümlülere getirdiği yarar
cezaevinde kalma süresini belirli koşullarla kısaltması veya hiç cezaevine
girmeden cezanın infazını sağlamasıdır.
Şartla salıverilmenin en önemli unsurları, cezanın belirli bir süresinin
cezaevinde çekilmiş olması ve hükümlünün bu süre içerisinde iyi hal göstermesidir.
Oysa 2. bent ile 10 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan hükümlülerin
iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın salıverilmelerinin sağlanması
bu düzenlemenin şartlı salıverilme olmayıp kendine özgü bir müessese olduğunu
göstermektedir.
Türk Ceza Yasası'nın 98. maddesine göre cezayı ortadan kaldıran veya
azaltan ya da değiştiren bir düzenleme olarak adlandırılan özel affın,
toplu ve şartlı olarak getirilmesinin de olanaklı bulunduğu dikkate alındığında,
2. bentte yer alan kuralın, müebbet ve 10 yıldan fazla süreli hükümlülükler
bakımından cezadan indirim öngören, tabi oldukları infaz hükümlerine göre
çekmeleri gereken toplam cezalarından veya toplam hükümlülük sürelerinden
on yıllık indirim yapıldıktan sonra ceza süresi veya hükümlülük süresi
dolmuş olanlar bakımından ise, belirli bir süreyle suç işlememe bozucu
(infisahi) koşuluna bağlanmış, toplu özel af niteliğindedir.
Her ne kadar, 4616 sayılı Yasa'nın 8. bendi ile Yasa'nın yayımı tarihinden
sonra cezaevinin disiplinini bozucu hareketlerinden dolayı disiplin cezası
almış olanların tüzük hükümlerine göre disiplin cezaları kaldırılmadığı
sürece 1. madde hükümlerinden yararlanamayacaklarının öngörüldüğü ve bu
hükümlülerin cezalarının bir kısmını cezaevinde geçirmiş oldukları ileri
sürülebilirse de, uygulanma koşulu olarak kabul edilmesi gereken bu durum,
2. bentle getirilen düzenlemenin özel af niteliğinde olduğu yolundaki düşünceyi
değiştirmemektedir."
değerlendirmesi yapılarak, 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 2. bendindeki
düzenlemenin, bağlı oldukları infaz kurallarına göre çekmeleri gereken
toplam cezalarından ya da toplam hükümlülük sürelerinden on yıllık indirim
yapıldıktan sonra ceza süresi ya da hükümlülük süresi dolmuş olanlar yönünden
"toplu özel af" niteliğinde olduğu açıkça vurgulanmıştır.
4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 2. bendi ile bu bendin 4758 sayılı
Yasa ile yeniden düzenlenen metni arasında öz yönünden bir fark bulunmamaktadır.
Gerçekten, her iki düzenlemede de ceza ya da cezalardan on yıllık indirim
söz konusudur. Düzenlemeler arasındaki fark, on yıllık indirimin "toplam
cezadan ya da hükümlülük süresinden" mi, yoksa "infaz kurallarına göre
çekilmesi gereken süreden" mi yapılacağına ilişkindir. Bu durum, her iki
düzenlemenin, içeriğinin nitelenmesi yönünden farklı olmadığını göstermektedir.
Sonuç olarak, 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4758 sayılı Yasa'yla
yeniden düzenlenen 2. bendi uyarınca, infaz hükümlerine göre çekilmesi
gereken toplam cezadan yapılan on yıllık indirim "toplu özel af" niteliğindedir.
Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında, Anayasa Mahkemesi kararlarının
yasama, yürütme ve yargı organlarını, yönetim makamlarını, gerçek ve tüzel
kişileri bağlayacağı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin çeşitli kararlarında
vurgulandığı gibi, kararların bağlayıcılığı yalnız hüküm fıkrasını değil,
aynı zamanda gerekçelerini de kapsamaktadır.
Bu nedenle, daha önce Anayasa Mahkemesi kararında "toplu özel af" olarak
nitelenen düzenleme ile öz yönünden aynı içerikte bulunan 2. bent kuralının,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda Anayasa'nın değişik 87. maddesi
uyarınca üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun oyu ile kabul edilmesi,
yasama yönünden anayasal zorunluluktur.
Oysa, Türkiye Büyük Millet Meclisi görüşme tutanaklarının incelenmesinden,
söz konusu 2. bendin yasalaşması için, Anayasa'nın değişik 87. maddesindeki
nitelikli çoğunluğun gözetilmediği, 96. maddesindeki karar yetersayısının
yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Gerçekten, son oylamaya 206 milletvekili
katılmış ve anılan bent 174 oyla kabul edilmiştir.
Bu nedenle, 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4758 sayılı Yasa ile
yeniden düzenlenen 2. bendi, yeterli oy sayısı ile kabul edilmediği için
Anayasa'nın değişik 87. maddesine aykırı düşmektedir.
IV- SONUÇ : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
- 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin, 21.05.2002 günlü, 4758 sayılı
Yasa'nın 1. maddesiyle yeniden düzenlenen 2. bendinin, Anayasa'nın değişik
87. maddesine aykırı olması nedeniyle iptaline,
- Anayasa'ya açık aykırılığı ve uygulanması durumunda doğacak giderilmesi
güç ya da olanaksız hukuksal sonuçlar ve kamusal zararlar gözönünde bulundurularak
söz konusu bent kuralının yürürlüğünün durdurulmasına,
karar verilmesini arzederim. |