Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
TEKLİF METNİ
AKARCALI'NIN YASA TEKLİFİ
SİYASİ ETİK TARTIŞMALARI

CHP'NİN SİYASİ AHLAK YASA TEKLİFİ...
Genel ve Madde Gerekçeleri
24 Aralık 2002
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mensup milletvekillerince hazırlanan "3069 Sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği İle Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun" ile "3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu"nda Değişiklik Yapılması ve "TBMM Etik Komisyonunun Kurulmasına" İlişkin Yasa (Siyasi Ahlak Yasası) Teklifi, 24 Aralık 2002 tarihinde TBMM Başkanlğı'na sunuldu.
 
CHP İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu ve 58 arkadaşı tarafından TBMM Başkanlığı'na sunulan yasa teklifinin "Genel Gerekçe"si ve "Madde Gerekçeleri" şöyle:

GENEL GEREKÇE

Ülkemizin çok yönlü sorunlarla kuşatıldığı, enflasyonun, işsizliğin ve eşitsizliklerin insanlarımızı bunalttığı, yolsuzlukların yaygınlaştığı, sosyal hukuk devletinin her geçen gün yeni yaralar aldığı, kuralsızlığın kurala, hukuksuzluğun geleneğe dönüşmekte olduğu bir ortamda, temiz siyaset-dürüst yönetim-açık toplum olgusu toplumun ortak özlemi haline gelmiştir.

Bu ortam, TBMM’nin ve onu oluşturan milletvekillerinin etkinliği, güvenirliliği ve toplum önünde saygınlığını olumsuz etkilemektedir. Bu durumun aşılabilmesinin ancak parlamenter sistem, çoğulcu demokrasi ve temiz siyaset temelinde olabileceği hususunda toplumumuzun inanç ve desteğinin güçlendirilmesi gerekmektedir.

Demokrasimiz açısından böylesine yaşamsal bir süreçte, temel sorumluluk siyasi partilere ve milletvekillerine düşmektedir. Siyasi AHLAK Reformu ile, Türkiye Büyük Millet Meclisi;

  • Son yıllarda, başta bankalar sistemi olmak üzere ekonominin her alanını kuşatan, idarenin her kademesinde yaygınlaşan yolsuzluklarla mücadelenin, dürüst yönetim ve açık toplum ortamı yaratmanın ilk adımını atmalı,
  • Batı demokrasilerinde geçerli olan siyaset etiği anlayışının ülkemizde de geçerli olmasını sağlayacak yasal düzenlemeleri gerçekleştirerek ülkemizde de temiz siyasetin kökleşmesini sağlamalıdır.
TBMM, ülkenin yasama organı olmaktan öte, bir ayrıcalıklı kişiler kulübü olmaktan kurtarılmalıdır. Milletvekilleri ve dışarıdan bakan olanlar; yaşamları, uğraşları, üslupları ve davranışları ile topluma örnek olmalı; erdemli ve ilkeli tavırları ile toplumun güvenini kazanarak demokrasimizin önünü açmalıdırlar.

Ülkemizde milletvekillerinin davranışlarını yönlendiren yazılı kuralların kapsamı ve içeriği, gelişmiş ülke parlamentolarının “yazılı veya toplumlarının genel değerlerini yansıtan yazısız” kurallarına göre oldukça yetersiz düzeydedir.

Halen yürürlükte olan 3069 sayılı “Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği İle Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun” ile 3628 sayılı “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu” ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Avukatlık yasası ve diğer bazı yasalarda yer alan belirli hükümler ülkemizin bu alandaki kurallarının yasal çerçevesini oluşturmaktadır.

Ancak bu yasal çerçeve ülkemizin temiz siyaset özlem ve ihtiyacının, siyaset dünyamızın ihtiyaç duyduğu çağdaş siyasi etik, ölçü ve kriterlerinin karşılanması açısından yetersiz kalmaktadır.

Örneğin;

  • 3069 sayılı yasada yer alan düzenlemenin, özellikle, milletvekillerinin özel kurum ve kuruluşlarla iş ilişkisini kapsamamakta oluşu ve bu alanda bir denetimi öngörmeyişi kamu kesimi ile çıkar çatışması sorununun sık sık gündeme gelmesine neden olmaktadır.
  • 3628 sayılı yasa ile öngörülen mal bildirimlerinde saydamlığın öngörülmemiş olması, uygulamayı işlevsiz kılmaktadır.
Oysa çağdaş demokrasilerde siyasi etik konusunda,
  • Meclis görevi dışında görev kabul etme ve meclis dışı çalışma koşullarında sınırlamalar,
  • Milletvekilliği maaşı dışında sağlanabilecek ek kazanca getirilen tavan değerler,
  • Milletvekillerinin kabul edebileceği hediyeler için kısıtlamalar,
  • Konuşma veya konferanslar karşılığı onur ödemesine kısıtlamalar,
  • Kamu ile çıkar çatışmasına girilmemesi,
  • Milletvekilliği dönemi sonrası çalışma koşullarına kısıtlamalar,
  • Verilen mal bildirimlerinin kamuoyuna açıklanması,
  • Milletvekilliği dışında yapılan işlerin ve sağlanan kazançların yıllık olarak beyan edilmesi, bu beyanların kamuoyuna açıklanması,
  • Parlamento Etik Kurulu oluşturulması,
gibi düzenlemeleri öngörülmekte, bu düzenlemelerin genellikle etkin işleyişi ve denetimi sağlanmaktadır.

Bu konularda ki yasal eksikliğin giderilmesi, siyasi ahlak kurallarının gelişmiş demokratik ülke standartlarına hızla çıkartılması artık ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.

Buna ilaveten, Siyasi Ahlak düzenlemesinin uygulanmasında etkinliği artırmak amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulacak ve yasama dönemi süresince görev yapacak, bağımsızlığın ve tarafsızlığın esas olduğu bir Siyasi Etik Komisyonu oluşturulması öngörülmüştür.

Böyle bir Komisyon yasama ve yürütme organının işlemlerinde şeffaflığı sağlayacak, aynı zamanda milletvekili, bakan ve siyasetçiyi olumsuz, yanlı ve haksız ithamlardan korumak suretiyle yasama ve yürütme işlevinin layıkıyla yerine getirilmesinde yardımcı olacaktır.

Ancak, Anayasa’nın 83 üncü maddesi ile düzenlenmiş olan Yasama Dokunulmazlığının, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi sadece “Meclis çalışmalarındaki oy ve sözleri ile ileri sürdükleri düşünceleri ve her platformda düşünceyi ifade ve açıklama ile bu amaçla toplantı yapma özgürlükleri” çerçevesinde sınırlandırılmasını sağlayacak şekilde değiştirilmesi, bu teklif ile önerilmekte olan siyasi ahlak kurallarının amaçlarına ulaşmasında, Parlamenter sistemimizin saygınlığının artırılmasında en önemli faktör olacaktır.

MADDE GEREKÇELERİ

BİRİNCİ MADDENİN GEREKÇESİ:
(Amaç)

Milletvekilleri ve dışarıdan atanan bakanlar kurulu üyeleri için ülkemizde yürürlükte olan kuralların, çağdaş demokrasilerde geçerli olan ve temiz siyasetin temelini oluşturan kurallar düzeyine çıkartılması, saydamlık ortamına kavuşturulması amaçlanmaktadır.

İKİNCİ MADDENİN GEREKÇESİ:
(Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği veya Bakanlar Kurulu Üyeliği İle Bağdaşmayan İşler )

Milletvekilliği ile bağdaşmayan işler ile ilgili olarak çağdaş demokrasilerde yürürlülükte olan düzenlemelerde amaç benzer olmakla beraber, başlıca iki farklı temel yaklaşımın izlendiği görülmektedir;

Düzenlemeyi kesin kriter ve kurallara bağlayarak, kısıtlayıcı yasal sınırlamalar koyan ve uygulamayı etkin olarak denetleyen yaklaşım... Örneğin; bu tür düzenlemenin en çarpıcı örneklerinden birini oluşturan Amerika Birleşik Devletlerinde;
- Kongre üyelerinin mesleklerini icra etmeleri yasaklanmış,
- Kongre üyelerinin özel sektör şirketleri veya kuruluşlarında idarecilik veya yönetim kurulu üyeliği görevlerini para karşılığı yapmalarını yasaklamış;
- Kongre üyelerinin kongre dışı faaliyet sonucu elde edebilecekleri aylık toplam gelirleri, Kamu Yönetici Bareminin 2. derece maaş karşılığının yüzde onbeşi ile kısıtlanmış;

Düzenlemede yazılı kurallar yerine toplumun yazılı olmayan etik geleneklerini temel alan, kısıtlamalar yerine uygulama hakkında kamuoyunu bilgilendirerek, uygulamada şeffaflık sağlayarak caydırıcı dolaylı denetimi temel alan yaklaşım... Örneğin; bu tür düzenlemenin en çarpıcı örneklerinden birini oluşturan İngiltere ve Almanya’da parlamento dışı tüm faaliyet ve gelirlere saydam bildirim zorunluluğu getirerek dolaylı denetim mekanizmaları oluşturmuşlardır.

Diğer birçok ülkedeki uygulamalar gibi bu iki temel yaklaşımın karışımından oluşan düzenlemeler... Örneğin;
- Hindistan’da ise milletvekillerinin parlamento dışında kazanç elde etmeleri, yönetim kurullarında görev yapmaları tümüyle yasaktır.
- İsveç’te, parlamento dışında bir ayı aşkın çalışmaları halinde, o süreye ilişkin milletvekili maaşları kesilmektedir.
- İsrail’de, parlamento dışı gelirleri milletvekili maaşının %50’si ile sınırlanmıştır.
- Yunanistan’da ise, milletvekilleri, yönetim kurulu üyeliği, genel yöneticilik veya bunlara vekillik görevlerini üstlenememektedirler

Bu yasa teklifi, ülkemiz koşullarına uygun olacağı düşünülen ve ilk iki yaklaşımın karışımından oluşan karma bir model çerçevesinde öngörülmüş düzenlemeleri kapsamaktadır.

ÜÇÜNCÜ MADDENİN GEREKÇESİ:
(TBMM Dışı Faaliyetlerinden Kaynaklanan Gelirlerin Beyanı)

Amerika, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Almanya, İngiltere, Japonya, Kore, Hollanda, Polonya’da olduğu gibi, milletvekillerinin ve dışarıdan atanan Bakanlar Kurulu üyelerinin, parlamento dışı gelir getiren faaliyetlerinin ve bu faaliyetler sonucu elde edilen gelirlerin periodik olarak beyanını ve bu beyanların kamuoyuna açıklanabilmeleri öngörülmektedir.

DÖRDÜNCÜ MADDENİN GEREKÇESİ:
(Mal Bildirimlerinin Konusu)

Bu madde ile, 3628 sayılı “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun” 5’inci maddesi kapsamında olan kamu görevlilerinin vermekle yükümlü oldukları mal bildirimlerinin kapsamı, her bir mal cinsi için mevcut yasada olduğu gibi bir aylık maaşından daha yüksek değerde olmaları kaydıyla, servetin tüm alanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedef alınmıştır.

BEŞİNCİ MADDENİN GEREKÇESİ:
(Mal Bildirimlerinin Açıklanabilmesi)

Mal bildirimlerinin saydamlık ilkesi esas alınarak, kamu oyuna açıklanabilmesi öngörülmüştür.

ALTINCI MADDENİN GEREKÇESİ:
(Hediye Kısıtlaması)

Amerika’da Kongre üyelerinin kabul edebilecekleri maddi veya hizmet türünden yıllık hediyelerin toplam değeri en çok 250 dolar ile sınırlamıştır. Indistan2da ise tümüyle yasaktır. Ülkemizde de bu konuda 3628 nolu Kanun ile getirilmiş olan kısıtlamanın uygulama alanı yerli veya yabancı herhangi bir özel veya tüzelkişi veya kuruluştan, aldıkları tarihteki değeri bir aylık net asgari ücreti aşan hediye veya hibe niteliğindeki eşyayı da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

Benzeri şekilde, üçüncü dereceden kan ve sıhri hısımları olan özel kişiler ile bunların sahip oldukları tüzelkişi ve kuruluşlar dışındaki özel kişi veya tüzel kişi ve kuruluşlardan, aldıkları tarihteki değeri bir aylık net asgari ücreti aşan her türlü ulaştırma, tatil, konaklama, yemek veya seyahat olanağının bedelsiz veya hibe şeklinde sağlanması, batılı ülkelerde genellikle olduğu gibi yasaklanarak, kamu ile çıkar çatışması yaratabilecek olumsuzlukların önlenmesi hedef alınmıştır.

Milletvekillerinin parti değiştirmeleri, sağlanacak maddi çıkarlar “haksız mal edinme” kapsamına alınarak caydırılması öngörülmüştür.

YEDİNCİ MADDENİN GEREKÇESİ:
(TBMM Etik Komisyonunun Kurulması)

Anayasa’nın 95’inci maddesinin ikinci fıkrası “İçtüzük hükümleri siyasi parti gruplarının Meclis’in bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir” hükmünü içermektedir. Aynı şekilde TBMM İçtüzüğü’nün parti gruplarının Başkanlık Divanı’nda temsilini düzenleyen 11’inci maddesinin birinci fıkrasında “TBMM Başkanı, siyasi parti gruplarının parti grupları toplam sayısı içindeki yüzde oranlarını ve bu oranlara göre her siyasi parti grubuna düşen Başkanlık Divanındaki görev yeri sayısını tespit eder ve Danışma Kuruluna bildirir.” hükmü yer almaktadır.

Teklifte getirilen düzenlemenin bu hükümlere aykırılık teşkil edebileceği düşünülse de, Komisyonun görev alanını oluşturan “siyasi ahlak” kavramı, yasama faaliyeti kapsamı dışında kalan, hiç bir yasa yapımı yetkisi olmayan ve tarafsızlığın, eşit temsilin esas alınması gereken bir alandır. Komisyonun çalışmalarının amacına ulaşması bu şekilde bir oluşumu zorunlu kılmaktadır.

Yukarıda zikredilen Anayasa ve İçtüzük hükümlerinin özü, Meclis’in yasama, denetleme ve dış ilişkilerle ilgili faaliyetleri kapsar ve bu faaliyetlere katılımındaki kuvvet oranlarını esas alır. Halbuki bu komisyonun faaliyetlerinin siyasallık dışında tutulması esas alınmıştır. Bu komisyonlar uygulamanın yapıldığı bütün ülkelerde de aynı espri içinde oluşturulmuşlardır. Hatta bazı ülkelerde bu komisyonlara seçilmemiş kişilerden de üye alınmıştır.

SEKİZİNCİ MADDENİN GEREKÇESİ:
(Siyasi Etik Komisyonun Yetkileri)

TBMM Siyasi Etik Komisyonunun görevlerini etkin ve saygın olarak yerine getirebilmesi için araştırma ve denetimleri için gerekli bilgileri ilgili tüm kişi ve kurumlardan serbestçe alabilmeleri hedef alınmıştır.

DOKUZUNCU MADDENİN GEREKÇESİ:
(Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları)

Bu madde Komisyonu çalışma usul ve esaslarını düzenlemektedir. Siyasi Etik Komisyonu’nun üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanacağı ve karar alacağı hükme bağlanmaktadır. Konunun önemi böylesine nitelikli bir çoğunluğun aranmasını gerekli kılmaktadır.

Komisyonun toplantıları gizlidir. Ayrıca komisyonun görev alanına giren konularda görev yapmak üzere bir araştırma kurulu oluşturulmakta ve bu kurulda görev yapacak personelle ilgili esaslar düzenlenmektedir.

ONUNCU MADDENİN GEREKÇESİ:
(Uygulanacak İçtüzük)

Bu madde ile Siyasi Etik Komisyonun çalışmalarında, bu kanunda açıklık olmayan hallerde, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü hükümlerinin uygulanacağı öngörülmektedir.

ONBİRİNCİ MADDENİN GEREKÇESİ:
(Diğer Hususlar)

Siyasi Ahlak konusunda, bu kanun teklifi ile önerilen düzenleme sonrasında halen yürürlükte olan kanunlarda ve bunların uygulanmasında boşluk doğmaması hedef alınmıştır.

ONİKİNCİ MADDENİN GEREKÇESİ:
(Yürürlük)

Kanun teklifinin üçüncü maddesine uyum için süre gerekli olduğundan, bu maddenin yayımı tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

ONÜÇÜNCÜ MADDENİN GEREKÇESİ:
(Yürütme)

Yürütme ile ilgili maddedir. Konu milletvekilleri ve dışarıdan atanan bakanları kapsadığından, TBMM Başkanlığının da yürütmeden sorumlu olmasını gerektirmektedir.
 


(31 ARALIK 2002)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2002 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.