Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
AB ANA SAYFA

TÜSİAD'IN İLANI...
"Türkiye'nin Geleceği Avrupa Birliği'ndedir"
29 Mayıs 2002
Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), 29 Mayıs 2002'de, "Türkiye: Nasıl Bir Gelecek" başlığıyla bir ilan yayımlayarak, AB (Avrupa Birliği) konusunda görüşlerini kamuoyuna duyurdu.
 

Başkanlar Kurulu, Yüksek İstişare Konseyi Başkanlık Divanı ve Yönetim Kurulu olarak 34 imzayla gazetelerde yayınlanan tam sayfa ilanda, Türkiye'nin tarihi bir yol ayrımında bulunduğu belirtildi.

"AB ile ilgili kararlara bağlı olarak 21. yüzyılın ilk çeyreğinde nasıl bir ülkede yaşayacağımız ve nüfusumuzun yarısını oluşturan gençlerimize nasıl bir Türkiye bırakacağımız bu yıl içinde belli olacak" denilen ilanda, bu yol ayrımına ilişkin olarak şu ifadelere yer verildi:

"Refah düzeyi yüksek, siyasi ve demokratik standartların en üst düzeyde uygulandığı, ekonomisi sağlam, gençlerine çağdaş eğitim ve istihdam olanakları sağlayan, dünyanın gelişmiş ülkeleriyle aynı düzeyde bir Türkiye mi, yoksa ekonomik sarsıntıların belirli aralıklarla devam ettiği, istikrara kavuşmamış siyaseti ile geleceği belirsiz, kişi başına 2000 dolarlık bir milli gelire mahkum olmuş bir Türkiye mi?"

İlanda "AB üyeliği konusunun, Türkiye'nin iç siyaset arenasında mücadele aracı haline getirilmemesi" gerektiği belirtilerek, "Burada bir ülkenin umut ve idealleri söz konusudur. AB üyeliği gençlerimizin geleceğinin teminatıdır" denildi.
 

TÜSİAD'ın gazetelerde yayımlanan tam sayfa ilanının metni şöyle:
(29 Mayıs 2002)

Türkiye: Nasıl Bir Gelecek?

Türkiye, tarihi bir yol ayrımında. AB ile ilgili kararlara bağlı olarak, 2 . yüzyılın ilk çeyreğinde nasıl bir ülkede yaşayacağımız ve nüfusumuzun yarısını oluşturan gençlerimize nasıl bir Türkiye bırakacağımız bu yıl içinde belli olacak.

Refah düzeyi yüksek, siyasi ve demokratik standartların en üst düzeyde uygulandığı, ekonomisi sağlam, gençlerine çağdaş eğitim ve istihdam olanakları sağlayan, dünyanın gelişmiş ülkeleriyle aynı düzeyde bir Türkiye mi, yoksa ekonomik sarsıntıların belirli aralıklarla devam ettiği, istikrara kavuşmamış siyaseti ile geleceği belirsiz, kişi başına 2000 dolarlık bir milli gelire mahkum olmuş bir Türkiye mi?

Türk insanı ideallerine bir an önce kavuşmak istiyor.

Eğer yıl sonuna kadar AB'nden müzakere tarihi alamazsak, üyelik sürecinde diğer ülkelerden kopacak ve yalnız kalacağız. Üyeliğimiz belirsiz bir tarihe ertelenebilecek. Bu belirsizlik, Türkiye'yi sosyal ve ekonomik sorunlarıyla mücadelede yalnız bırakacak ve bugün içinde bulunduğumuz sıkıntılı dönemden çıkışımızı zorlaştıracak.

Uygulamakta olduğumuz ekonomik program ve içinde bulunduğumuz yapısal reform sürecinin hedeflerine varması güçleşecek. İstikrar ve güven arayan doğrudan yatırımlar, geleceği belirsiz bir Türkiye'ye gelmek yerine, AB'ne yeni üye olmuş diğer ülkelere gitmeyi tercih edecekler. İşsizlik sorunlarımızın çözümü iyice güçleşecek, sosyal dengesizlikler artacak.

Uygarlık ve refah yarışında, önümüzde koşan ülkelere ağır aksak yetişmeye çalışacağız. Oysa, bu ülkenin gençleri koşmak istiyor. İdeallerine bir an önce kavuşmak istiyor.

Türkiye, AB üyeliğini gerçekleştirebilecek siyasi ve ekonomik güce sahiptir.

AB'nin "zenginler kulübü" olarak tanımlanması, genişleme süreci ile birlikte anlamını yitirmiştir. Bazı üye ülkeler ve üye adayları orta gelir grubunda yer almakta, Türkiye'nin de içinde bulunduğu 8 aday ülke ise düşük gelir grubunda yer almaktadır. Türkiye, düşük gelir grubunda yer alsa da, adaylar arasında en büyük, üye ülkelerle karşılaştırıldığında ise 7. büyük ekonomiye sahiptir.

Türkiye'nin üyeliği, genç ve girişimci nüfusu ve çok kültürlü uygarlık anlayışıyla AB'nin küresel bir güç olma hedefine katkıda bulunacaktır. AB, 1999 yılı Helsinki Zirvesi'nde Türkiye'yi üye adayı ilan ederek, bu konudaki iradesini ortaya koymuştur. Türkiye, üyeliğinin gerçekleşmesinden sonra, AB'nin bugün tasvip etmediği politikalarını da değiştirme gücüne kavuşacaktır.

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği bir devlet politikasıdır.
AB üyeliği, Türkiye'nin uluslararası ekonomik gücünü ve demokratik saygınlığını artıracaktır.

1959'dan beri Türkiye'nin gündeminde olan AB konusunun Sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer'in inisiyatifi ile partilerüstü bir platforma taşınmasını ve Türk insanının ideallerini ve geleceğini garantiye alacak bir ulusal uzlaşma arayışını heyecanla ve tüm gücümüzle destekliyoruz.

AB üyeliği, Türkiye'yi çağdaş platforma taşıyacak köklü değişikliklerin gerçekleşmesi anlamına gelmektedir. AB üyesi olmak; AB'nin kabul ettiği evrensel değerleri benimsemek; hukukun üstünlüğünü; ifade özgürlüğünü; farklı yaşamların, farklı düşüncelerin bir arada var olmasını; şeffaf, halkın denetimine ve katılımına açık bir devlet yapısını; yolsuzluklardan arınmış, verimli bir kamu düzenini; bölgesel farklılıkların en aza inmesini; rekabetçi piyasa ekonomisini kabul etmek ve bu doğrultuda çalışmak demektir.

AB üyeliği konusu, Türkiye'nin iç siyaset arenasında mücadele aracı haline getirilmemelidir.
Burada bir ülkenin umut ve idealleri söz konusudur. AB üyeliği gençlerimizin geleceğinin teminatıdır.

Siyasi partilerimiz ve parlamentomuz, ülkenin yarınlarını aydınlatacağına inandığımız bu yaşamsal projede gerekli sorumluluğu sergileyerek, Türkiye'nin AB üyeliği yolunda ilerlemesi için zorunlu adımları atmak üzere bir an önce harekete geçmelidir. "Ölüm cezasının kaldırılması", "anadilde yayın" ve "anadilin serbestçe öğrenimi" konularında Kopenhag Kriterleri'ne uygun düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilerek, AB ile tam üyelik müzakerelerine başlanması, Türkiye'nin en acil gündem maddesi haline gelmiştir.

Türkiye, tarihinin en önemli projelerinden biri olan Avrupa Birliği üyeliğini gerçekleştirerek, kendine güveni tam, istikrarlı, yaşam kalitesi ve refah düzeyi yüksek, ekonomik, siyasi ve sosyal sorunlarını geride bırakmış; dış politikada güçlü, çağdaş bir ülke olarak dünya sahnesinde hakettiği yere gelmelidir.

Türkiye'nin Geleceği Avrupa Birliği'ndedir


 


(5 HAZİRAN 2002)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2002 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.