Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sedat Ergin'in
yazısı: (6 Mayıs 2003)
ORGENERAL ÖZKÖK HERKESE MESAJ VERDİ
GENELKURMAY Başkanlığı'nın dünkü açıklamasını nasıl okumak gerekiyor?
Açıklama tek bir kesimi hedef almıyor. Aksine, Türk basınının farklı odaklarına,
yabancı basına, hükümete ve de TSK'nın kendi kamuoyuna olmak üzere çok
mektuplu bir duyuru olarak görülebilir.
LAİK BASINA: TEREDDÜTLER GEREKSİZ
İlginçtir ki, bu mesajların bir bölümü doğrudan merkez basındaki bazı
laik köşe yazarlarına gidiyor.
Rahatsızlığın konusu, bazı köşelerde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi
Özkök'ün laikliğin korunması ve Kuzey Irak konularında yetersiz kaldığı
yolunda eleştirilere yer verilmesi.
Örneğin Hürriyet'ten Emin Çölaşan, 27 Mart'ta ‘‘Genelkurmay
Başkanı Özkök'ün kişiliğinde, toplumun güvendiği tek kurum olan TSK'nın
yıpranmasından, toplumun güvenini yitirmesinden endişe ediyorum. Yanılmayı
diliyorum’’ diye yazmıştı.
Bundan bir gün sonra da Cumhuriyet'in Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay,
Orgeneral Özkök'ün yurtdışında 18 yıl kaldığı için (doğrusu
toplam 8 yıl) ‘‘ülke hassasiyetlerine ve dengelerine Batı gözlüğü
ile baktığı konusunda soruların bulunduğunu’’ belirtmişti.
Orgeneral Özkök, dünkü kararlılık açıklamasıyla, bu tereddütlere
yanıt vermiş oluyor.
YABANCI BASINA: İKİLİK YOK
Açıklama, aynı zamanda son haftalarda Washington Post, New York Times
ve Wall Street Journal gibi Amerikan basınının önde gelen gazetelerinde
komutanlar arasında görüş ayrılıkları çıktığı yolunda çıkan haberlere de
toplu bir karşılık oluşturuyor.
Bu yayınlarda, sıkça Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök ile
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman arasında farklılıklar
olduğu öne sürülmekteydi.
Örneğin, Orgeneral Özkök'ün Kuzey Irak'a tek taraflı bir harekáta
karşı çıkarken, ordu içindeki Batı aleyhtarı bir başka kanadın ABD'ye rağmen
de bu harekátın yapılmasını savunduğu ileri sürülmekteydi.
Dünkü açıklama, bu yayınların yarattığı havayı da dağıtmayı amaçlıyor.
MGK HABERLERİNE TEPKİ
Bu yayınlar karşısında uzun bir süre sessiz kalmayı tercih eden Genelkurmay,
neden birdenbire sessizliğini bozma yoluna gitti?
Dünkü açıklamayı tetikleyen, son MGK toplantısının bazı gazetelere yansıtılış
şekli oldu.
MGK haberlerine duyulan tepki, daha önceden birikmiş olan hassasiyetlerle
birleştirilerek, hepsi tek bir açıklamada dışavuruldu.
Bu haberlerden birinde, Orgeneral Özkök MGK'da kadrolaşma konusundaki
şikáyetlerini aktarınca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ‘‘Sizin
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na Orgeneral Edip Başer'i değil de, Orgeneral
Aytaç Yalman'ı getirmeniz kadrolaşma değil mi?’’ dediği öne sürülmekteydi.
Böyle bir konuşma MGK'da Özkök ile Erdoğan arasında geçmemişti.
HÜKÜMETE MESAJ: YANLIŞ HAVA VERMEYİN
MGK sonrasında Genelkurmay'ı rahatsız eden tek haber bu değildi. Aynı
zamanda özellikle AKP'ye yakın sağcı gazetelerde hükümet kanadının MGK'da
askerlere karşı sert bir tavır sergilediği yolunda yansıtılan hava ve aslı
astarı olmayan diyaloglar da tepki yaratmıştı.
Üstelik, bu diyalogların bir bölümünün MGK toplantısı bitmeden kaleme
alındığı da gelen duyumlar arasındaydı.
Ayrıca, MGK'da asker kanadın rahatsızlıklarını aktarmasına hükümet kanadının
verdiği tepki basına yansıtıldığı gibi ‘‘kısasa kısas’’ bir ton
taşımıyordu.
Dünkü açıklama, bir yönüyle hükümet çevrelerince yansıtılan bu havayı
düzeltme amacını da taşıdı.
TSK'YA KUVVETLİ MESAJ
Açıklamanın en vurucu bölümü, TSK'nın ‘‘Cumhuriyet'in en büyük güvencesi
olduğu’’ ve ‘‘Cumhuriyet'i koruma ve kollama yönündeki temel görevini
yerine getirmeye ödünsüz devam edeceği’’ hususlarının vurgulanmasıdır.
Bu çıkış, Orgeneral Özkök'ün Genelkurmay Başkanı olmasından sonra
bu başlıkta kamuoyuna yapılmış en kuvvetli kararlılık açıklamasıdır ve
bu konuda TSK içinde farklılıklar olduğu yolundaki yorumlara kesin bir
dille son vermeyi amaçlamaktadır.
Bu açıdan bakıldığında, Orgeneral Özkök, başında bulunduğu camiaya
da önemli bir mesaj vermiş olmaktadır.
|