Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
ÖZKÖK'ÜN AÇIKLAMALARI (5.3.2003)
TBMM KARARI (20.3.2003)
TBMM KARARI (6.2.2003)
MGK BİLDİRİSİ (Ocak 2003)
92. MADDE KAPSAMINDAKİ TBMM KARARLARI (6.2.2003)

TÜRKİYE VE IRAK OPERASYONU...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün açıklamaları...
26 Mart 2003
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Irak Operasyonu ve Türkiye'nin tutumu konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Orgeneral Özkök, Diyarbakır'da yaptığı açıklamada, "Kuzey Irak’a savaşmak veya işgal için girmeyeceğiz. Kendimizi savunma hakkımız dışında sıcak bir çatışmaya girmeyeceğiz. Hiç bir gizli emelimiz yoktur. Hiç kimseye düşmanca bir duygu beslemiyoruz ve beslemeyeceğiz" dedi.
 

GENELKURMAY BAŞKANI ÖZKÖK'ÜN AÇIKLAMASINDAN...

"Tehdit ve tehlikelerin ortaya çıkması ve halen orada olan kuvvetlerimizin buna mani olamayacağının anlaşılması durumunda, TSK'nın Kuzey Irak'a ilave kuvvet göndermesine karar verilebileceğini değerlendiriyorum"
"Kuzey Irak’ta bir süredir bazı TSK unsurları bulunmaktadır. Bu kuvvetlerimize vaki olabilecek bir saldırı, savaşın beklenmedik gelişmelerine bağlı olarak oluşabilecek büyük bir mülteci akımı olasılığının baş göstermesi, bölge silahlı güçlerinden birinin, diğer birine veya sivil halka saldırıda bulunması suretiyle oluşabilecek istikrarsızlık en önemli güvenlik mülahazalarımızdır"
"Bu savaş bizim savaşımız, bu görev bizim görevimiz değildir"
"TSK, Irak'ta oluşabilecek ve milli güvenliğimiz için tehlike oluşturabilecek durumlar için hazırlıklarını yapmış olarak gelişmeleri yakından izlemektedir"
"Şayet bir gün işler kontrolden çıkarsa, dilerim bu dostlarımız, şimdi karşı çıktıkları hareketleri yapmamızı bizden istemek zorunda kalmasınlar"
"Sürekli tampon bölge oluşturmak gibi bir niyetimiz yok"
"Aynı zamanda, barışçıl niyetlerimizin tezahürü olarak hala izinlerin kaldırılmadığını, terhislerin durdurulmadığını, askerlik süresinin uzatılmadığını, seferberlik veya sıkıyönetim ilanının teklif edilmesinin düşünülmediğini yüce ulusumuzun dikkatine sunmak istiyorum"
"Hiç kimse telaş etmemeli, huzur ve güven içinde işlerini sürdürmelidir"
"Savaşın bilinmezlikleri dikkate alındığında Kuzey Irak'taki olası istikrarsızlıkların önlenmesinde, oradaki gruplara en büyük dost desteğini eskiden olduğu gibi yine biz sağlayacağız"
"Kendimizi savunma hakkımız dışında sıcak bir çatışmaya girmeyeceğiz. Hiçbir gizli emelimiz yoktur. Hiç kimseye düşmanca bir duygu beslemiyoruz ve beslemeyeceğiz"

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün, Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı'nda düzenlediği basın toplantısını, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahir Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Alpkaya, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cumhur Asparuk, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur ile 2. Ordu Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri ile 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Atila Işık da izledi.

Orgeneral Özkök ve Kuvvet Komutanları, daha sonra bölgede denetlemelerde bulundular.
 

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün açıklamaları şöyle:
(26 Mart 2003)

Değerli Basın Mensupları.

Bildiğiniz üzere ülkemiz çok çeşitli ve sıkıntılarla dolu bir süreçten geçmektedir. Komşumuz Irak’ın Kitle İmha Silahlarından arındırılması, BM’in, birçok ulusun ve özelikle Türkiye’nin barışçı gayretlerine rağmen, maalesef başarılamamıştır. Neticede, ABD ve İngiltere’nin önderliğini yaptığı Koalisyon, Irak’a müdahale ederek bunu zorla sağlamaya başlamıştır.

Bu sürecin başladığı Eylül 2002’den bu yana TSK; olayın güvenlik boyutu başta olmak üzere kendisi ile ilgili konularda devletin bütün kurum ve kuruluşlarıyla yakın işbirliği içinde olmuş, yüzlerce yıllık devlet geleneğine yakışır ciddiyetle, kendisine verilen yetki ve sorumluluklar çerçevesinde, müttefik askeri yetkililerle görüşmeler yapmıştır. Bu görüşmelerde TBMM’nin onay vermesi şartıyla, ülkemize gelecek yabancı ülke silahlı kuvvetler mensuplarının hareket tarzları, işbirliği ve koordinasyon esasları ve diğer detaylar belirlenmiştir.  Görüşme sonuçları ve değerlendirmelerimiz her aşamada yetkili makamlara iletilmiştir.

Diğer yandan yaklaşmakta olan bir savaşta karşılaşılması muhtemel durumlar için kendi hazırlıklarımızı geliştirmeye, eksiklerimizi tamamlamaya ve ulusal güvenliğimiz için gerektiğinde uygulanmak üzere çeşitli planlar üzerinde çalışmalara devam edilmiştir.

Bütün bu müşterek ve koordineli çalışmalar ve alınan kararlar sonunda, gerektiğinde yabancı kuvvet kabulünün hazırlıklarının yapılabilmesi için TBMM, Yerinde Hazırlık müsaadesi isteyen birinci Hükümet Tezkeresini onaylamıştır. Bu müsaadeye istinaden Hükümet bu hazırlığın hangi kurallara göre yapılacağını ABD ile bir mutabakat belgesine bağlamış ve uygulanması sorumluluğunu TSK’ne vermiştir. TSK uygulamayı bu belgeye göre yapagelmiş ve halen buna devam etmektedir.

Bilindiği üzere daha sonra İkinci Tezkereyle TSK’nin yurt dışına gönderilmesi ve Yabancı Kuvvetlerin kabulüne ilişkin yapılan istek TBMM tarafından kabul edilmemiştir.

Bütün barışçı çabalara rağmen savaşın kaçınılmaz olduğunun açıkça ortaya çıkması üzerine bu kez ABD’den hava sahamızın ivedi olarak kullanılmasına ilişkin bir istek alınmış ve bu istek üçüncü bir tezkereyle TBMM’ne sunulmuş ve ABD tarafından Saddam Hüseyin’e ülkesini terk etmesi için verilen iki günlük  ültimatomun son günü TBMM tarafından onaylanmıştır. Bu tezkerede, bir evvelkinde olduğu gibi, TSK’nin gerektiğinde yabancı ülkelere gönderilmesi yetkisi de yer almıştır. Verilen bu yetkilerin, Devletimizin ilgili bütün kurum ve kuruluşları tarafından, ulusal güvenliğimizin temini  yönünde ve bölgesel istikrarın muhafazasının öneminin bilinci içerisinde en uygun şekilde kullanılacağından hiçbir şüphe duyulmamalıdır.

Şu anda bildiğiniz gibi Irak’ta savaş şiddetini artırarak devam etmektedir.  ABD askeri uçakları hava sahamızı kullanmaya başlamıştır. TSK, Irak’ta oluşabilecek ve milli güvenliğimiz için tehlike oluşturabilecek muhtemel durumlar için plan ve hazırlıklarını yapmış olarak gelişmeleri yakından izlemektedir.

Bildiğiniz üzere Kuzey Irak’ta bir süredir bazı TSK unsurları bulunmaktadır. Bu kuvvetlerimize vaki olabilecek bir saldırı, savaşın beklenmedik gelişmelerine bağlı olarak oluşabilecek büyük bir mülteci akımı olasılığının baş göstermesi, bölge silahlı güçlerinden birinin, diğer birine veya sivil halka saldırıda bulunması suretiyle oluşabilecek istikrarsızlık en önemli güvenlik mülahazalarımızdır. Bu ve benzeri tehdit ve tehlikelerin ortaya çıkması ve halen orada olan kuvvetlerimizin buna mani olamayacağının anlaşılması durumunda TSK’nin Kuzey Irak’a ilave kuvvet göndermesine karar verilebileceğini değerlendiriyorum. Ancak bu bölgede stratejik müttefikimiz ABD halen savaşmakta olduğundan, eylemimiz ABD ile koordine edilecek ve yanlış anlamalara imkan verilmemesi için gerekli diğer girişimlerde bulunulacaktır.

Şayet gelişmeler böyle bir noktaya gelirse, Kuzey Irak’a savaşmak veya işgal için girmeyeceğiz. Sürekli bir tampon bölge oluşturma gibi bir niyetimiz yoktur. Savaşın bilinmezlikleri dikkate alındığında, Kuzey Irak’taki olası istikrarsızlıkların önlenmesinde oradaki gruplara en büyük dost desteğini eskiden olduğu gibi yine biz sağlayacağız. Kendimizi savunma hakkımız dışında sıcak bir çatışmaya girmeyeceğiz. Hiç bir gizli emelimiz yoktur. Hiç kimseye düşmanca bir duygu beslemiyoruz ve beslemeyeceğiz.

Bütün şeffaflığımıza, politikalarımızın açıkça deklare edilmesine ve geçmişteki uygulamalarımızın herkesçe bilinmesine rağmen; bu konuda bazı dost,  Müttefik ülke ve Kurumların Türkiye’ye yönelik şüpheci, haksız ve bazen de kırıcı söylemleri Türk halkını derinden etkilemektedir. Denizler ötesinde kendilerine tehdit olduğunu söyleyenlerin, aynı tehdidin hududunun hemen ötesinde olduğunu söyleyen Türkiye’yi inandırıcı bulmamalarını anlamakta güçlük çektiğimi ifade etmek isterim.

Harekata ilişkin gelişmeler, Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik değer ve önemini açıkça herkese bir kez daha göstermiştir. Biz bölgenin önemli ve güvenilir bir ülkesiyiz. Çeşitli menfaat odaklarının yanıltmalarına inanarak, Türkiye’nin bu seçkin özelliklerine gölge düşürecek hareket tarzlarına başvurmak ya da bilerek veya bilmeyerek bunlara vasıta olmak, Türkiye’nin bölge istikrarına katkıda bulunma elastikiyetini yok edebilecektir. Şayet bir gün işler kontrolden çıkarsa, dilerim bu dostlarımız, şimdi karşı çıktıkları hareketleri yapmamızı bizden istemek zorunda kalmasınlar.

Sayın Basın Mensupları.

Irak’ın, kendini savunma imkanlarını ortadan kaldırmayacak tarzda silahsızlandırılması, öncelikle Kitle İmha Silahlarından arındırılması, bölgemizin ve ülkemizin istikrar ve güvenliği için hayati önemi haizdir. Ancak bu savaş bizim savaşımız, bu görev bizim görevimiz değildir.

Irak’ın toprak bütünlüğü ve petrol kaynaklarının Irak halkının tamamına ait olması bilindiği üzere her zaman ifade edegeldiğimiz dış politikamızdır.

Bu harekat sonucu, Irak’ın; ulusal bütünlüğü içinde, hür ve demokratik dünyanın şerefli bir üyesi olması, ülkesini komşu ülkelere tehdit oluşturan terorist unsurlardan arındırması, Irak halkının lâyık olduğu güvenlik ve refah seviyesine ulaşması en büyük arzumuzdur.

Değerli Basın Mensupları.

Avrasya’da ileriki on yıllara uzanan çok önemli politik, ekonomik, sosyal ve askeri gelişmeler olacaktır. Yeniden yapılandırılacak bu coğrafyada  mesele hangi çağdaş seviyede bir ülke ve hangi ülkeler topluluğunun içinde olacağımızdır.

Savaşın ne kadar süreceğini kestiremiyoruz. Ancak, “akıl ve sevgiden başka her şeyin yedeği  olmalıdır” öğretisinden hareketle, savaşın beklenmeyenlerle dolu olduğu, her şeye hazırlıklı olmak gerektiği daima rehberimiz olmuştur ve buna göre hazırlıklarımızı yapmış durumdayız. Bununla birlikte, halkımızın hiçbir endişeye kapılmadan huzur ve güven içerisinde yaşamını sürdürmesini öneriyorum. Aynı zamanda, barışçıl niyetlerimizin tezahürü olarak; halâ izinlerin kaldırılmadığını, terhislerin durdurulmadığını, askerlik süresinin uzatılmadığını, seferberlik veya sıkıyönetim ilanının teklif edilmesinin  düşünülmediğini de siz değerli basın mensuplarının ve yüce ulusumuzun dikkatine sunmak istiyorum.

Değerli Basın Mensupları.

Hazırlıkları yerinde görmek, bilgi almak, Komutan arkadaşlarımız, Subay/ Astsubaylarımız ve Mehmetçiklerimiz ile görüşmek üzere Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı arkadaşımla birlikte dün bölgede denetleme ve ziyaretlerde bulunduk.

Şunu iftiharla söyleyebilirim ki yüce Türk Milleti; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücünden ve verilecek görevleri yapmaya her zaman hazır olduğundan emin olabilir.

Gördüklerimiz bize güven vermiş ve silah arkadaşlarımıza olan inancımızı pekiştirmiştir. Hiç kimse telaş etmemeli, huzur ve güven içinde işlerini sürdürmelidir. Bizler görevimizin başındayız.

Bu aşamada söyleyeceklerim bunlardır. Hepinize teşekkür ederim.
 


(26 MART 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.