|
Irak krizi konusunda Hükümet tarafından 25 Şubat 2003'de TBMM'ye sunulan, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere
gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması
için Hükümet'e yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi", 1 Mart Cumartesi günü
Genel Kurul'da yapılan gizli görüşmeler sonucu kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nun saat 15.20'de başlayan kapalı oturumunda (39. Birleşim)
Başbakanlık Tezkeresi ele alındı. Yaklaşık 3.5 saat
süren görüşmelerden sonra oylamaya geçildi.
Tezkere ile ilgili olarak CHP milletvekilleri "ret" oyu kullanırken, çok sayıda AKP milletvekili de tezkere aleyhine oy verdi.
Oylamaya katılan 533 milletvekilinden 250'si ret, 264'ü kabul yönünde oy kullandı. 19
milletvekili çekimser kaldı.
Bu sonuçlar üzerine, CHP'liler, "TBMM Toplantı
ve Karar Yeter Sayısı" başlıklı Anayasa'nın 96. maddesinde,
"Anayasa'da başkaca bir hüküm yoksa, TBMM üye tamsayısının en az üçte
biriyle toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar
verir" hükmü çerçevesinde sonuca itiraz ettiler. CHP Grubu, 264 kabul oyunun katılanların salt
çoğunluğu oluşturmadığını belirttiler.
Tartışmaların sürmesi üzerine TBMM Başkanı Arınç, danışmanlarıyla
konuyu değerlendirmek üzere birleşime 20 dakika ara verdi. Arınç, AKP ve CHP Grup Başkanvekilleri ve TBMM
Başkanlık Divanı üyeleriyle biraraya geldi.
Yapılan değerlendirmelerden sonra TBMM Başkanı Arınç, birleşimi kapalı olarak
yeniden açtı. Arınç, yaptıkları değerlendirmede Anayasa'nın 96.
maddesinin açık hüküm taşıdığını bildirerek, Başbakanlık Tezkeresi'nin
Anayasa'nın öngördüğü salt çoğunluğa ulaşılamadığını açıkladı.
TBMM'deki oylamada TBMM Başkanı Bülent Arınç anayasa
gereği oy kullanamadı. AKP'de 361 milletvekili oy kullandı. AKP
oylamada 97 fire verdi.
CHP'Lİ SAV: "BİR TEK MEHMETÇİĞİN CESEDİ OMUZLARDA YÜKSELİRSE,
SİZİ AFFETMEYİZ, SEÇMEN DE AFFETMEZ"
Tezkerenin kapalı oturumda görüşülmesinden önce, CHP Ankara
Milletvekili Önder Sav, içtüzüğün 63. maddesi uyarınca usül
tartışması açılması yönünde bir önerge verdi. Bunun üzerine
birleşimi yöneten TBMM Başkanı Arınç, demokratik
ve katılımcı bir tavır içinde, olabildiğince içtüzük hükümlerini
uygulayacağını belirterek usül tartışması açtı.
Önergenin sahibi Önder Sav, yaptığı konuşmada TBMM'nin
Cumhuriyet tarihinin en önemli birlişimlerinden birini
gerçekleştirdiğine işaret ederken, tezkerenin geliş şeklinin
çelişkili, içeriğinin ise hukuk develeti ilkesine ve Anayasa'ya
aykırı olduğunu söyledi. Tezkerenin olmazsa olmaz koşulunun
"uluslararası meşruiyet" olduğunu dile getiren Sav,
"Uluslararası meşruiyete karar veremek ne ABD'nin ne
İngiltere'nin ne de kimilerinin sandığı gibi Türkiye'nindir.
Uluslarası meşruyeti belirleme yetkisi bizim de üyesi olduğumuz
BM Güvenlik Konseyi'nindir" dedi. Sav, Irak konusunda
uluslararası hukukun inceleme sürecinin işlediğini ve henüz
somut bir sonuca varılmadığını belirtti.
Tezkerenin ertelenmesi konusunda, Bakanların ve AKP lideri
Erdoğan'ın çelişkili açıklamalar yaptığını kaydeden Sav,
"Bırakın ABD'nin yakasını ama bırakmıyorsunuz. Bir süre sonra
elma şekerini ABD'nin yediğini, sapının da Türkiye'nin elinde
kalacağını göreceksiniz" diye konuştu. Sav, savaş karşıtı
eylemlerde gördüğü bir pankartı hatırlatıp AKP'li
milletvekillerine dönerek, "ABD'den korkmayın, Allah'tan
korkun Allah'tan" diye seslendi.
Sav, hükümetin kan, barut, ızdırap kokan bir müdahale için
sıkıntıda olduğunu savunurken, "Bu utanç verici savaş ABD
gemilerinin getirdiği yükten daha ağır bir yükü AKP'li
milletvekili arkadaşlarımızın üzerine yüklüyor. Buradan size bu
iğrenç savaşın altında ezilemyin diyoruz" dedi.
Önder Sav, Tayyip Erdoğan'ın Siirt'te dile getirdiği
"İktidara geldik. Irak sorununu kucağımızda bulduk"
şeklindeki sözlerini anımsatarak, "Kucağınızda bulduğunuz
bebeği uyutacağınıza niye beslediniz, bebeği ABD mamalarıyla
besleyip niye canavarlaştırdınız. Şimdi o canavar sizi
parçalamaya hazırlanıyor" dedi.
Sav, AKP'li milletvekillerine ve Hükümet'e "Bu iğrenç
savaşa bulaşmayın, bu gam yükünün altında ezilmeyin" diye
seslenirken, "Bir tek Mehmetçiğin cenazesi omuzlarda yükselirse sizi
affetmeyiz, seçmen de affetmez" şeklinde konuştu.
Usul tartışmasında söz alan CHP İzmir Milletvekili Kemal Anadol da,
Hükümet tarafından TBMM'ye gönderilen Hükümet Tezkeresi'nin Anayasa
değişikliği mahiyeti taşıdığını belirterek, "Ancak Anayasa
başbakanlık tezkeresi ile değişmez" dedi. Anadol, Anayasa'nın 92. maddesinin
değiştirilmeden bu tezkerenin TBMM'de görüşülemeyeceğini savundu.
Sav'ın konuşma metni
Usul tartışmasında, tezkere lehine konuşan AKP Grup Başkanvekili Salih
Kapusuz, "Hepimiz Allah'tan korkuyoruz. Yüzde 99'u Müslüman olan bir
ülkede bundan kimsenin kuşkusu da olmaz zaten. Bizim ABD veya başka
hiçbir ülkeden de korkumuz yoktur" dedi.
Başbakanlık Tezkeresinin Anayasa ve TBMM İçtüzüğüne aykırı
olmadığını kaydeden Kapusuz, tezkereye "evet" diyenlerin "savaş
yanlısı"; "hayır" diyenlerin ise "savaş karşıtı" olarak
gösterilmesinin yanlış olduğunu ifade etti.
Önerge üzerinde söz alan AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu,
TBMM'ye daha önce 9 kez benzer tezkere geldiğini, bu tezkerenin 10.
olduğunu söyledi. Burhan Kuzu, tezkerenin tamamen savunma amaçlı olduğunu
bildirerek, "ben yabancı askerin Türkiye'ye gelmesini ve geçiş
yapmasını da tamamen savunma amaçlı niteliyorum" dedi.
Usul tartışmaları sırasında
beyaz karanfil dağıtarak, "Savaşa Hayır" yazılı kağıt açan
CHP milletvekillerini TBMM Başkanı Arınç, "Burası şov yeri
değil, kağıt da olsa pankart açmayın, karanfilleri dışarı
çıkarın. 1920'den beri böyle şeyler olmadı" diye uyardı.
Usul tartışmasından sonra kapalı oturuma geçildi.
Anayasa'nın "Toplantı ve Karar Yeter Sayısı" başlığını taşıyan 96. maddesi şöyle:
Madde 96
D. Toplantı ve Karar Yeter Sayısı
Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.
|