Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
SEZER'İN 23 NİSAN MESAJI (2003)
SEZER'İN 23 NİSAN MESAJI (2002)
SEZER'İN 23 NİSAN MESAJI (2001)

SEZER'İN 23 NİSAN MESAJI...
22 Nisan 2004
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda, "Uygar toplum-çağdaş devlet-güçlü ülke ortak hedefine ulaşmak yolunda gereksinim duyulan adımları, toplumsal uzlaşma sağlanarak atmalıyız. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, geçmişte olduğu gibi bu süreçte de kararlarıyla öncü rol üstleneceğine, ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak yönündeki özverili çalışmalarını sürdüreceğine inanıyoruz" dedi.
 
SEZER'İN MESAJINDAN...
"Atatürk'ün önderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran, Türk Devrimi'nin gerçekleştirilmesinde yaşamsal rol üstlenen Türkiye Büyük Millet Meclisi, ulusal egemenliğin vücut bulduğu, demokratik rejimimizin temel kurumudur."
"Çağdaşlaşma sürecinde, Atatürk'ün öncülüğünde atılan tüm adımlar, Türk Ulusu'nun ortak istencinin yansımasıdır."
"Türkiye'yi, çağdaş, demokratik, laik, bilgi çağını yakalamış, mutlu ve gönençli bir ülke olarak gelecek kuşaklara bırakmak, en önemli sorumluluğumuzdur."
"Çocukların olumsuzluklardan etkilenmeden mutlu bir yaşam sürmelerinin sağlanması, geleceklerinin güvence altına alınması, Devlet'in yanı sıra, bireylerden başlayarak toplumun tüm kesimlerinin çabasını gerektirmektedir."
 
Sezer'in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle:
(22 Nisan 2004)

Değerli Yurttaşlarım, Sevgili Çocuklar,

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 84. yılını kutladığımız bu coşkulu günde, hepinize sevgilerimi ve en iyi dileklerimi sunuyorum.

Tarihimizdeki dönüm noktaları, bağımsız ve özgür yaşamak, laik, demokratik Cumhuriyet'e sahip olmak, uygar dünyayla bütünleşmek yolunda Ulusça gösterilen çabaların önemini anımsatırken, Atatürk'ün eşsizliğini ve yüceliğini tüm yönleriyle bir kez daha ortaya koymaktadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, umutsuzluğun, yoklukların ve güçlüklerin yaşandığı bir dönemde açılması, geleceğimizi aydınlatan anlamlı ve önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Meclis'in açılması, kurtuluş hareketinin ulusallaşmasında ve ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni Türk Devleti'nin kurulması sürecinde atılan çok önemli bir adımdır.

Büyük uyanışını gerçekleştirerek işgal girişimlerine başkaldıran Türk Ulusu, Yüce Atatürk'ün önderliğinde yürüttüğü Kurtuluş Savaşı'yla, tarih önünde büyük bir sınav vermiş, haklılığını tüm dünyaya kanıtlamıştır.

Kurtuluş Savaşı'yla yalnızca yurt toprakları kurtarılmamış, aynı zamanda yurttaşlarımızın düşünce ve duygularının ortak ürünü olan, ulus istencini üstün kılan, laik, demokratik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti de kurulmuştur.

Ulusumuzun temsilcilerinin katılımıyla toplanan Büyük Millet Meclisi, aldığı tarihsel kararlarla, ülkemizin karşı karşıya bulunduğu tehlikelerin ortadan kaldırılması, bölünmez bütünlüğümüzün korunması ve bağımsızlığımızın kazanılması amacıyla yürütülen çabaları yönlendirmiştir.

Büyük Millet Meclisi, güçlüklerden ve baskılardan etkilenmeden çalışmış, zor günlerin aşılmasında varlığıyla, Ulusumuza güç vermiştir.

Atatürk'ün önderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran, Türk Devrimi'nin gerçekleştirilmesinde yaşamsal rol üstlenen Türkiye Büyük Millet Meclisi, ulusal egemenliğin vücut bulduğu, demokratik rejimimizin temel kurumudur.

Çağdaşlaşma sürecinde, Atatürk'ün öncülüğünde atılan tüm adımlar, Türk Ulusu'nun ortak istencinin yansımasıdır.

Atatürk, "Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin devamlı şekilde sağlanması ve korunması, ancak tam anlamıyla milli egemenliğin kurulmuş olmasına bağlıdır. Bundan ötürü hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir" sözüyle, ulusal egemenlik ilkesinin Devlet ve toplum yaşamındaki önemini çarpıcı biçimde ortaya koymuştur.

Cumhuriyet'in temeline ulusal egemenlik ve laiklik ilkelerini yerleştiren Atatürk, toplumun barış, huzur ve güvenlik içinde yaşaması, gelişmesi, çağdaşlaşması ve demokratikleşmesi için gerekli ortamı oluştururken, toplumu ümmet anlayışından kurtararak, ulus olma bilincine kavuşturmuştur.

Türk insanı, Cumhuriyet'le yurttaş konumuna yükselmiş, demokratik bir ortamda hak ve özgürlüklerini kullanmanın ayrıcalığını yaşamış, devletinin gerçek sahibi olmuştur.

Yüce Atatürk egemenliğin kayıtsız koşulsuz Türk Ulusu'na ilişkin olduğunu vurgularken, bu gücün hiçbir anlam ve biçimde ortaklık kabul etmeyeceğini de anlatmaktadır.

Cumhuriyet, ulusal egemenlik ilkesinin yaşam bulduğu, yurttaşlarımızın özgür istençleriyle yönetime katıldıkları, üstün nitelikli bir yönetim biçimidir.

Türkiye, Cumhuriyet'le birlikte demokrasi, çağdaşlaşma ve aydınlanma yolunu seçmiş, geride kalan 81 yılda bu amaç doğrultusunda büyük atılımlar gerçekleştirmiştir.

Türkiye'yi, çağdaş, demokratik, laik, bilgi çağını yakalamış, mutlu ve gönençli bir ülke olarak gelecek kuşaklara bırakmak, en önemli sorumluluğumuzdur.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutladığımız 23 Nisan'ın taşıdığı simgesel değer ve anlamlara sahip çıkmalı, Meclisimizi ve Cumhuriyetimizi kuranların ülkülerini yaşama geçirmek için vargücümüzle çalışmalıyız.

Uygar toplum-çağdaş devlet-güçlü ülke ortak hedefine ulaşmak yolunda gereksinim duyulan adımları, toplumsal uzlaşma sağlanarak atmalıyız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, geçmişte olduğu gibi bu süreçte de kararlarıyla öncü rol üstleneceğine, ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak yönündeki özverili çalışmalarını sürdüreceğine inanıyoruz.

Değerli Yurttaşlarım, Sevgili Çocuklar,

Ulusumuzun en değerli varlığı çocuklarımız, barışın, sevginin, umudun ve kardeşliğin temsilcileri, aydınlık yarınlarımızın güvencesidirler.

Devletimiz, çocuklarımızın kaliteli yaşam olanaklarına kavuşturulmaları, çağın gerektirdiği nitelikte bir eğitim almaları için çalışmalarını sürdürmektedir.

Çocukların sevgi ve hoşgörü dolu bir ortamda yetiştirilmesi, yeteneklerinin geliştirilmesi, beklentilerinin karşılanması, sorunlarına çözüm bulunabilmesi ve umutlarının canlı tutulabilmesi, geleceğine yön verecek güçte bireyler olarak toplumsal yaşamda yer alabilmeleri temel amacımızdır.

Çocukların olumsuzluklardan etkilenmeden mutlu bir yaşam sürmelerinin sağlanması, geleceklerinin güvence altına alınması, Devlet'in yanı sıra, bireylerden başlayarak toplumun tüm kesimlerinin çabasını gerektirmektedir.

Sevgili Çocuklar,

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı günü bayram olarak çocuklara armağan etmesi Yüce Önder Atatürk'ün çocuklara verdiği değerin ve duyduğu güvenin en büyük göstergesidir.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünyadaki çeşitli ülke çocuklarının katılımıyla kutlanan ilk ve tek çocuk bayramıdır.

Unutmamalısınız ki, eğer bugün geleceğe güvenle bakabiliyorsak, bu Yüce Atatürk ve kurduğu Cumhuriyet sayesindedir.

Sizlerin, tarihin akışını değiştiren Yüce Türk Ulusu'nun mensubu olmanın verdiği gurur ve güvenle, Cumhuriyet'in korunması ve yaşatılması, ülkemizin her alanda gelişmesi çabalarına öncülük edeceğinize inancımız sonsuzdur.

Çocuklarımızın, uygarlığın tüm ürünlerinden yararlanarak en iyi biçimde yetişmesi amacıyla gösterilen çabalar, aydınlık yarınların kurulmasıyla eşdeğerdir.

Kendinizi her konuda geliştirmeli, bilgiye, öğrenmeye, yeniliklere açık olmalı, araştırmalı, sorgulamalı, aklın ve bilimin yol göstericiliğinden ayrılmamalısınız.

Yarının gençleri ve büyükleri olarak, Ulusumuzun güven ve desteği ile her zaman başarılı olacağınıza yürekten inanıyoruz.

Sizleri çok seviyor ve sizlere güveniyoruz.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyor, tüm çocuklarımıza ve yurttaşlarımıza esenlikler diliyorum.
 


(22 NİSAN 2004)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2004 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.