Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hükümeti tarafından TBMM'ye sunulan
Yasa değişikliği tasarısının Genel Gerekçesi ve Madde Gerekçeleri şöyle:
(4 Mayıs 2004)
YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU VE YÜKSEK ÖĞRETİM PERSONEL KANUNUNDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI
GENEL GEREKÇE
Üniversiteler; özgür ve demokratik ortamlarda, bilginin üretildiği,
yayıldığı, gerçeğe ulaşmanın değişik yöntemlerle araştırıldığı, insanın
ve ülkenin geleceğinin inşa edildiği vazgeçilmez kurumlardır. Üniversiteler,
toplumun ihtiyaçlarının ve buna paralel olarak bilginin üretilmesi, yayılması,
bilgiye erişilmesi yöntemlerinin sıkça değişmesinin bir gereği olarak sürekli
bir arayış içinde olmak, akademik ve kurumsal işleyiş anlamında zorunlu
olan yenilenmeyi gerçekleştirmek durumundadır.
Batılı ülkelerde, sanayi devrimine paralel olarak çok sayıda yükseköğretim
kurumunun tesis edilmesi sonucunda gelişen ekonomik kalkınma ve yükselen
refah seviyesinin temeli olan bilim üretiminin hızlanmasına karşın, ülkemizde,
bu değişime ayak uydurulamamış ve kalkınmış ülkelerin bilim seviyesinin
gerisine düşülmüştür. Ancak, Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, batılı ülkelerin
ilerlemesinde üniversitelerin oynadığı rolün iyi tahlil edilmesi ve dünyadaki
gelişmelerin yakından izlenmesi sonucunda, üniversiteler, çağdaşlaşma ve
kalkınma hamlesinin motor gücü olarak görülmüş ve bu kurumlara işlerlik
kazandırmanın yolları aranmıştır.
Atatürk, ülkenin kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için Türkiye'de üç
büyük yükseköğretim bölgesi oluşturulmasını öngörmüş ve Darülfünun'un yerine
kurulan İstanbul Üniversitesinin yanı sıra, merkez bölgesi olarak kabul
edilen Ankara'da Ankara Üniversitesi, Doğu Anadolu Bölgesinde ise bir başka
üniversitenin kurulmasını istemiştir. Atatürk'ün emri ile 1933 yılında,
2252 sayılı Kanunla başlatılan ve “I. Üniversite Reformu” olarak kabul
edilen bu çalışmaları, 1946 yılında çıkarılan 4936 sayılı Kanunla yapılan
ve “II. Üniversite Reformu” olarak bilinen düzenlemeler izlemiştir. Üniversitelere
özerklik veren ve bir ölçüde de olsa kurumsallaşmayı getiren bu reformlardan
sonra, Türk yükseköğretiminde taşlar yerine oturmaya başlamış, üniversite
sayısı da artarak 1957 yılında 7'ye ulaşmıştır.
Bu şekilde Anadolu'ya yayılmaya başlayan üniversiteler toplum üzerinde
çok olumlu etkiler bırakmış ve üniversite bulunmayan vilayetlerdeki halk,
kendi bölgelerinde bir üniversite veya yükseköğretim kurumunun açılmasını
talep etmeye başlamıştır. Bütün bunların sonucunda, 1961 yılında çıkarılan
115 sayılı Kanunla “III. Üniversite Reformu”, 1973 yılında çıkarılan 1750
sayılı Kanunla ise “IV. Üniversite Reformu” olarak adlandırılan değişikliklere
gidilmiştir.
Ancak, ülke insanının büyük çoğunluğunun yüksek öğrenim yapmasını hedefleyen
bu politikalar sonucunda artan üniversite sayısı, bir dağınıklığı ve kalite
sorununu da beraberinde getirmiştir.
Bu dağınıklığı gidermek, kalite ve verimliliği artırmak, koordinasyonu
sağlamak, eğitim-öğretim, araştırma, bilim adamı yetiştirme konularında
uzun vadeli planlar yapmak ve uygulamak amacıyla; 1981 yılında 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanunu çıkarılmış ve bütün bu görevler Yükseköğretim Kurulu'na
verilmiştir. Getirilen bu sistem, Cumhuriyet döneminin “V. Üniversite Reformu”
olarak nitelendirilebilir.
Yükseköğretim Kurulu, kuruluşundan sonra, o yıllarda Türkiye'nin yaşadığı
önemli değişim ve gelişime paralel olarak yükseköğretim alanında önemli
hizmetler vermiş, altyapı itibariyle batı standartlarında Devlet üniversitelerinin
kurulması, vakıf üniversitelerinin açılması, öğrenci ve öğretim üyesi sayısı
ile bilimsel yayın sayısının artırılmasının gayreti içerisinde olmuştur.
Ancak, Avrupa Birliğinin son ilerleme raporunda da belirtildiği gibi
temelde merkeziyetçi ve yetkilerin belli ellerde toplanmasına dayalı bir
anlayışla kurulmuş olan Yükseköğretim Kurulu; çağdaş üniversitenin gereği
olan yönetim anlayışını yakalayamamış ve zaman içinde, yükseköğretim kurumlarını
yönetmekte, gerekli makro planlamaları yapmakta, üniversiteler arasında
koordinasyonu sağlamakta, sanayi ve toplum ile yükseköğretim kurumlarını
bütünleştirmekte yetersiz kalmıştır.
Sonuçta bugün, bütün siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri dahil
hemen herkes, Türk yükseköğretiminde yeni bir düzenleme yapılması ve bunun
bir an önce gerçekleştirilmesinin gereğini kabul etmiş bulunmaktadır.
Bu gerekçelerle, Türk yükseköğretimine yeni bir soluk ve heyecan getirmek,
çağdaş üniversitelerin altına düşen eğitim-öğretim, bilimsel araştırma
ve yayın faaliyetlerinde kaliteyi yükseltmek ve üniversitelerimizde kaybolmaya
yüz tutan çalışma barışını yeniden sağlamak üzere 2547 sayılı Kanunun bazı
maddelerinde değişiklik yapılması kaçınılmaz olmuştur.
Bu tasarı, bugüne kadar kurum ve kişilerce ortaya konmuş olan bütün
görüşleri göz önüne alınarak üniversitelerimizde eğitim-öğretim kalitesinin
arttırılması, akademik denetimin yapılabilmesi ve bilimsel özgürlüğün sağlanması;
yönetimde demokratikleşme, performans değerlendirmesi ve yöneticilerin
sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmesi ile öğrencilerin yönetime
katılmalarının sağlanması; yükseköğretime girişte ve akademik yükseltilmelerde
yaşanan sorunların önemli ölçüde giderilebilmesi; orta öğretim ile yükseköğretimin,
sanayi ile üniversitenin bütünlüğünün sağlanması; bilim-eğitim-istihdam-üretim
ilişkilerinin geliştirilmesi ve “Avrupa Birliği Yükseköğretim Alanı”nın
gereklerinin yerine getirilmesi amacı ile hazırlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1 - Madde ile, Yükseköğretim Kuruluna yetkili makam ve
organlarca seçilen üyelerin atanması hususundaki mevcut usul aynen korunmuş;
genel kurul ve yürütme kurulu ayrımı kaldırılarak Yükseköğretim Kurulu
daimi statüde çalışan tek kurul haline dönüştürülmüş; toplam üye sayısında
demokratik esaslar gözetilerek Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar Kurulu ve Üniversitelerarası
Kurulunun üye sayısı eşitlenmiş ve Kurul Başkanının kurul üyeleri tarafından
seçilmesine imkan veren değişiklikle Kurul üyelerinin doğal fonksiyonlarını
yerine getirmesi olanaklı hale getirilmiştir.
Madde 2 - 2547 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (l) bendi değiştirilmiştir.
Madde 3 - Madde ile; ilgili birimin talebi ve üniversite yönetim
kurulunun kararı ile yardımcı doçentliğe atama için kadro ilânı yapılması,
bilim jürisinin ilgili yönetim kurulunca oluşturulması, değerlendirmelerde
Üniversitelerarası Kurul ve senatonun belirlediği bilimsel ölçütlerin esas
alınması kuralları getirilerek yardımcı doçentliğe atamanın objektif olarak
ve somut ölçütlere göre yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca yardımcı doçentlerin
birinci derecenin son kademesine kadar yükselebilmelerine olanak tanınmış
ve bu suretle yardımcı doçentlerle diğer kamu görevlileri arasındaki eşitsizlik
giderilmiştir.
Ayrıca, doçentliğe başvuru koşulları ve doçentlik sınavına ilişkin ana
ilkeler belirlenmiş; ayrıntılı düzenlemeler ise Üniversitelerarası Kurulun
belirlediği usul ve esaslara göre Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak
yönetmeliğe bırakılmıştır. Aranan bilimsel somut ölçütleri taşıdığı tespit
edilen adayların eserlerden başarılı sayılması kuralı getirilmiştir.
D oçent kadrosu ilânında, ilgili birimin talebi ve üniversite yönetim
kurulu kararının aranması öngörülmüş; ayrıca, üniversite yönetim kurulunun
jüri görüşleri doğrultusunda karar alması ve adayın senato tarafından belirlenen
doçentliğe atama ölçütlerini taşıması esası getirilmiştir.
Madde de profesörlüğe yükselme ve atama da yeniden düzenlenmiştir.
Madde 4 - Madde ile; öğretim üyelerinin kamu kuruluşları ve vakıflarda
geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş ve
bunlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi en yüksek Devlet memuru
aylığının (ek gösterge dahil) dört katını geçmemek üzere ödeme yapılması
öngörülmüştür.
Madde 5 - Madde ile; Anayasanın 130 uncu maddesinin dokuzuncu
fıkrasındaki yükseköğretime girişin kanunla düzenlenmesine dair amir hükmü
gereğince, yükseköğretime giriş yeniden düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile yükseköğretime girişte görülen birtakım eşitsizliklerin
giderilmesi ve haksız uygulamaların önlenmesi amaçlanmış, genel lise ve
meslekî ve teknik lise mezunları ile fen ve Anadolu liseleri arasındaki
farklı katsayı uygulamalarının giderilmesi amaçlanmıştır.
Anayasanın 166 ncı maddesinde; ‘‘…ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirmesini
yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı
kurmak Devletin görevidir…Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.''
Amir hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince yapılan “VIII. Beş Yıllık
Kalkınma Planı”nın 8. Bölümünün 691 inci maddesinde ise üniversitelere
giriş sınavlarında, genel liseler ile meslekî ve teknik lise mezunları
arasındaki farklı değerlendirmelerin kaldırılacağı öngörülmektedir.
Anayasanın 5 inci maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri arasında;
“… kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri
ile bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri
kaldırmak” amir hükmü yer almaktadır.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin eğitim hakkını düzenleyen 26 ncı
maddesinde; “Herkes eğitim hakkına sahiptir. Yükseköğretim, yeteneklerine
göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.” ifadesi yer almaktadır.
Diğer taraftan, bilindiği gibi, ülkemiz Avrupa Birliği ile bütünleşme
sürecinde, özellikle “Kopenhag Kriterleri” ve “Bologna Deklarasyonu” çerçevesinde
başlatılan ve uygulamaya konulan uyum çalışmaları kararlılıkla sürdürmektedir.
Avrupa Birliği ilerleme raporunda Türkiye'de ortaöğretim alanında iki ana
sorundan bahsedilmekte ve üniversiteye giriş sınavında bazı ortaöğretim
mezunlarının lehine ayırım yapıldığına işaret edilmektedir. Bu çerçevede,
“Avrupa Birliği Yükseköğretim Alanı”na tüm yönleriyle ve en geniş anlamda
katılabilmek için yükseköğretimde, müktesebata uygun değişikliklerin yapılması
kaçınılmaz bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu gerekçelerle yapılan düzenleme ile yükseköğretime giriş sınavında;
sınavın değerlendirilmesi ve öğrencilerin yükseköğretim programlarına yerleştirilmesinde,
ortaöğretimdeki alan/bölüm/kol ve programlarda katsayılar yeniden düzenlenmiş,
öğrencilerin okullara devamını sağlamak ve sadece belirli sınıfların müfredatından
soru sorulmasının doğurduğu sakıncaları gidermek amacıyla sınav sorularının
ortaöğretimdeki tüm müfredat gözetilerek hazırlanması sağlanmış, öğrencilerin
yükseköğretim kurumlarına girişi ile ilgili esas ve usullere ait yönetmeliklerin
Millî Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun işbirliği içinde çıkarılması
öngörülmüştür.
Madde 6 - Madde ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen
ek madde 25 inci ile, öğretim elemanlarının unvanlarının korunması bakımından
etik komisyonunun kararı öngörülmüştür.
Ek 26 ncı madde ile, masrafların tamamı gerçek yada tüzel kişiler tarafından
karşılanan araştırma öğretim elemanı istihdam imkanı sağlanmış, bilimsel
araştırma projelerine üniversite dışından kaynak aktarımı imkanı getirilmiş
ve patent üretimi teşvik edilmiştir.
Ek 27 nci madde ile, üniversitelerde öğrenci konseylerinin oluşturulmasına
olanak tanınmıştır.
Ek 28 ini madde ile, üniversitelerin akademik değerlendirmesi ve akreditasyonu
için Üniversitelerarası Kurul tarafından bir Ulusal Akademik Değerlendirme
ve Akreditasyon Kurulu oluşturulması öngörülmüş ve bu Kurulun, uluslararası
akreditasyon kuruluşları tarafından tanınması için Yükseköğretim Kurulunca
gerekli önlemlerin alınması öngörülmüştür. Uluslar arası kuruluşlarca akredite
edilen üniversite ve birimlerinin farklılaşmalarına olanak verecek düzenlemeler
yapmak üzere Yükseköğretim Kuruluna görev verilmiştir.
Ek 29 uncu madde ile, üniversite ve sektörler arasında eğitim-bilim-istihdam-üretim
ilişkilerini geliştirilmesi ve öğretim elemanlarıyla öğrencilerin sorunlarının
çözülmesi hususlarında, üniversite yönetimine tavsiyelerde bulunmak üzere
sosyal konsey oluşturulması öngörülmüştür.
Ek 30 uncu madde ile; ikili uluslar arası anlaşmalarla kurulan Özel
Statülü Devlet Üniversitelerinin mütevelli heyet ve denetleme kurulu üyelerinin
atanması düzenlenmiştir.
Madde 7 - Madde ile 2547 sayılı Kanuna üç geçici madde eklenmiştir.
Eklenen geçici 50 inci madde ile, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihte görevleri
sona erecek yükseköğretim üst kuruluşlarının yeniden oluşturulması düzenlenmiş
ve görevi sona erenlerin mali haklarının korunması ile ilgili hükümler
getirilmiştir.
Geçici 51 inci madde ile; yükseköğretim kurumlarında başka üniversitelerden
görevlendirilen yöneticilerinin görev süreleri düzenlenmiştir.
Geçici 52 inci madde ile; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi itibariyle
doçentlik unvanını almış olanlar ile yardımcı doçent olarak görev yapmakta
olanlara ait düzenlemeler yapılmıştır.
Madde 8 - Madde ile; 2547 sayılı Kanunun 24, 25, 26, 29 ve 42
nci maddeleri yapılan düzenlemelere paralel olarak ihtiyaç kalmadığından
yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 9 - 2914 sayılı Kanunun eki ek gösterge cetvelinde değişiklik
yapılmış ve yardımcı doçentlerin birinci dereceye kadar yükselmelerine
imkan sağlanmıştır.
Madde 10 - Yürürlük maddesidir.
Madde 11 - Yürütme maddesidir.
|