Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
İÇİNDEKİLER
AB ANA SAYFA
AB logo Türkiye-AB İlişkileri

2001 DÜZENLİ RAPORU
Türkiye'nin Katılım Yönünde İlerlemesi Üzerine Komisyon'un 2001 Düzenli Raporu
(8)
 
 
D. Katılım Ortaklığı ve Müktesebatın Benimsenmesi İçin Ulusal Program: Genel değerlendirme

Katılım Ortaklığı’nın amacı, tek bir çerçeve içinde aşağıdaki hususları ortaya koymaktır:

Komisyon’un Düzenli Rapor’unda belirlenen, ilave çalışma için öncelikli alanlar;

aday ülkelere bu önceliklerin uygulanmasında yardım etmek için sunulacak malî imkanlar; ve

bu yardım için geçerli olacak koşullar.

Her aday, müktesebatın benimsenmesi için bir ulusal program hazırlamaya davet edilmiştir. Bu program, ilgili ülkenin Katılım Ortaklığı’nı ne şekilde ele almayı öngördüğünü, Katılım Ortaklığı önceliklerinin uygulanmasına ait takvimi ve bunun beşerî ve malî kaynaklar bakımından içermelerini ortaya koyar. Hem Katılım Ortaklıkları, hem de Müktesebatın Benimsenmesi İçin Ulusal Programlar, kaydedilen ilerlemeyi dikkate almak ve belirlenecek yeni önceliklere yer vermek üzere düzenli olarak revizyondan geçirilir.

1. Katılım Ortaklığı

Avrupa Birliği, 8 Mart 2001’de Türkiye için ilk Katılım Ortaklığı’nı kabul etti (2001/235/EC sayılı Konsey Kararı (31)). Türkiye, kısa bir zaman sonra 19 Mart 2001’de Müktesebatın Benimsenmesi İçin Ulusal Program’ını kabul etti.

Bu belgeler temelinde, Türkiye, müktesebatı incelemek ve onunla uyumlu mevzuat değişiklikleri hazırlamak için dinamik ve yoğun bir süreç başlattı. Türk hükümeti içinde, bu sürece tam olarak katılan bir takım komiteler ve çalışma grupları kurulmuştur. Türkiye ile müktesebatın analitik incelenmesi sürecini hazırlamada kaydedilen ilerleme hakkında ekteki rapor dahil, bu Düzenli Rapor’da yapılan değerlendirmeyi ve AT-Türkiye Ortaklık Konseyi çerçevesindeki çok sayıda toplantı münasebetiyle yapılan yorumları da dikkate alarak, Türkiye bu önemli çalışmayı sürdürmeye teşvik edilir.

Aşağıdaki değerlendirme, bir ölçüde ilerleme sağlanmış olan kısa vadeli öncelikler üzerinde odaklanmıştır. Orta vadeli önceliklerin yerine getirilmesine yönelik ilerleme, bundan sonraki Düzenli Rapor’un çerçevesinde değerlendirilecektir.

Yükseltilmiş siyasal diyalog ve siyasal kriterler

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunmasına yönelik çabaları için destek ifade etti. Ancak, Kıbrıs Türk toplumunun lideri Bay Denktaş’ın BM himayesinde yürütülen dolaylı görüşmelerden çekilme ve Genel Sekreter’in Eylül 2001’de New York’ta yapılacak görüşmelere davetini geri çevirme kararı için Ankara’nın verdiği destek, hayal kırıklığı yaratan bir gelişmeydi.

3 Ekim 2001 tarihinde Türk Parlamentosu tarafından kabul edilen anayasa değişiklikleri, insan hakları ve temel özgürlükler alanındaki güvencelerin güçlendirilmesi ve ölüm cezasının sınırlanması yönünde önemli bir adımdır ve bu alandaki Katılım Ortaklığı önceliklerinin yerine getirilmesi yönünde ilerlemeyi kolaylaştırmalıdır. Söz konusu değişiklikler, ifade ve düşünceyi yayma özgürlüğü, basın özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel özgürlüklerin sınırlanması gerekçelerini daraltmaktadır. Şimdi dikkatler, bu önemli değişimlerin etkili biçimde uygulanması üzerinde toplanmıştır. Türk Hükümeti, özellikle ifade ve düşünce özgürlüğü ile ilgili olarak, bazı anayasa değişikliklerini uygulamaya yönelik yeni mevzuat tasarılarından oluşan bir pakete son şeklini vermektedir. Bu değişikliklere rağmen, temel özgürlüklerin kullanılması üzerinde bazı geniş kısıtlamalar sürmektedir. Temel özgürlüklerin kullanılmasında gerçek bir iyileşmeden Türkiye’deki bireylerin ne ölçüde yararlanacakları, uygulayıcı mevzuatın ayrıntılarına ve yasanın pratikteki uygulamasına bağlı olacaktır. Genel bir ölçülülük ilkesinin kabul edilmiş olması ve reformun belirtilen genel amacının insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygıyı etkili biçimde önplana getirmek olması umut vericidir.

Yargılama öncesi gözaltı konusunda, Anayasa’nın 19uncu maddesinde yapılan değişiklik ile, toplu suçlarda gözaltına alınan bir kişinin yargıç önüne çıkarılmadan önce gözaltında tutulabileceği süre dört güne indirilmiştir. Bu değişiklik, gözaltında kötü muamelenin önlenmesi açısından olumlu bir gelişmedir ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin yetkisine giren suçlar için ve olağanüstü hal kapsamındaki illerde de uygulanmalıdır.

Yargıçlar ve güvenlik görevlileri için insan hakları alanında eğitim programları düzenlenmiştir, fakat bunların etkisini değerlendirmek için henüz erkendir.

Yeni bir yargı işlevi olarak ceza infaz hakimliğinin oluşturulması ve yargı içinde fikrî mülkiyet hakları ve tüketicinin korunması konularında uzmanlaşmış özel birimlerin kurulması gibi, yargının etkinliğini arttırmak için sınırlı sayıda bazı girişimler başlatıldı.

Ölüm cezası üzerindeki fiilî moratoryum sürdürülmüştür.

Bir dizi anayasal, yasal ve yönetimsel değişikliğe karşın, Türkiye’de bireyler açısından fiilî insan hakları durumu iyileşmeye muhtaçtır.

Ekonomik kriterler

Mart 2001’de hükümet, kamu maliyesini düzeltmek amacıyla, vergi ve para politikaları yanı sıra yapısal reformlar içeren yeni bir malî ve ekonomik program hazırladı. Bu yeni program uygulanmakta olup kısa bir süre içinde çeşitli yasalar çıkarılmıştır.

Yeni ekonomik programın önemli bir unsuru, malî sektörün yeniden yapılandırılmasıdır. Bankacılık sektörünü güçlendirmek amacıyla bankalar kanununda değişiklik yapıldı. Merkez Bankası’nın bağımsızlığını arttırmak amacıyla Merkez Bankası Kanunu tadil edildi.

Türkiye, katılım öncesi malî gözetim prosedürüne katılmaktadır.

Hükümet, gelecekte hektar başına dolaysız gelir desteğine dayalı bir sistemin ülke çapında uygulanması amacıyla yapısal tarım reformları sürecini başlatmıştır.

Ekonomik ve tarımsal sektörlerde özelleştirme süreci devam etmiştir. TEKEL’in uyarlanması ve özelleştirilmesi süreci başlamıştır. Ocak 2001’de çıkarılan yeni bir yasaya karşın, alkol ve tütün alanında tekel intibakıyla ilgili durum, bir endişe konusu olmaya devam etmektedir.

İç pazar

Fikrî mülkiyet mevzuatının uyumlaştırılması ile ilgili olarak, Türkiye, Mart 2001’de fikrî mülkiyet kanununu (sanat eserlerinin korunması) tadil etmiştir. Avrupa Patent Sözleşmesi’ne üye olmuştur. Bu alandaki mevzuat çerçevesini ve uygulama ve icra kapasitesini güçlendirme gereği vardır. Türk Patent Enstitüsü tümüyle bağımsız olmalıdır.

Malların serbest dolaşımı ile ilgili olarak, Haziran 2001’de yeni bir çerçeve yasa kabul edildi. Bu yasa, Ocak 2002’de yürürlüğe girecek. Bu yasanın tam olarak uygulanması, Gümrük Birliği gereklerine uygun şekilde bu alanda ilgili mevzuatın kabul edilmesi sürecini hızlandırmalıdır. Avrupa standartlarının benimsenmesinde ilerleme kaydedilmiştir. Çeşitli yasal düzenlemeler kabul edilmiştir. Şimdi, gıda maddeleri, farmasötikler ve kozmetikler gibi sektörlerde uyumlaşma çalışmaları başlamalıdır. Ayrıca, çeşitli organların (standardizasyon, akreditasyon, uygunluk değerlendirmesi, piyasa gözetimi) işleyişini yerleştirmek ve geliştirmek için önemli miktarda çalışma yapılması gereklidir.

Enerji

Elektrik ve gaz sektörleri için bağımsız bir düzenleyici otorite kurulmasında ilerleme kaydedilmiştir. Bu sektörleri yeniden yapılandıran iki yasa kabul edildi: 18 Şubat 2001’de Elektrik Piyasası Kanunu ve 13 Mart 2001’de Doğal Gaz Piyasası Kanunu. Öncelikli bir konu olarak bir düzenleyici otorite (Enerji Düzenleme Kurulu) oluşturulmalıdır. Uyumlaşma için ilave çabalar gereklidir. Bir iç enerji piyasası için hazırlıklar başlamıştır. Elektrik Piyasası Kanunu’nun 2003 yılına kadar tam olarak uygulamaya girmesi beklenmektedir. Ancak, şebekelere erişim, piyasanın açılması ve yeni kapasite kurulması gibi konular, çıkarılacak ikincil mevzuata bırakılmıştır. Aynı husus, üçüncü taraf erişimi, bölümlere ayırma, kamu hizmeti yükümlülükleri ve depolama gibi önemli konularla ilgili olarak yeni gaz rejimi açısından da geçerlidir. Dağıtım sistemine erişim öngörülmemiştir.

Telekomünikasyon

Yeni bir telekom yasası ve bir lisanslama yönetmeliği kabul edilmiştir. Ara bağlantı, numaralama, evrensel hizmet ve veri koruma gibi özel dikkat isteyen konularda, (ikincil mevzuat dahil) düzenleyici çerçevenin müktesebat ile uyumlu olmasını sağlamak için daha fazla çalışma yapılmalıdır. Özellikle beşerî kaynaklar ve eğitim açısından, Telekom Kurumu’nun idarî kapasitesini arttırmak için ilave çabalara ihtiyaç vardır.

Adalet ve içişleri

Dış sınırlar, göç, iltica ve uyuşturucu maddeler alanında çeşitli bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleşmiştir. Eğitimle ilgili girişimlere daha çok sayıda görevli katılmalı ve eğitim, daha geniş bir konular yelpazesini kapsamalıdır. Örgütlü suça ve uyuşturucu madde ticaretine karşı mücadele ile ilgili olarak, Türkiye ve Yunanistan arasında işbirliği ve suçla mücadele hakkında bir anlaşma Temmuz 2001’de yürürlüğe girdi. Türkiye, Eylül 2001’de, Suç Yoluyla Elde Edilen Kazançların Aklanması, Aranması, El konulması ve Müsaderesi üzerine Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni ve ayrıca Yolsuzluğa Karşı Avrupa Konseyi Medenî Hukuk ve Ceza Hukuku Sözleşmelerini imzaladı. Çeşitli kriminal aktivitelere karşı mücadeleye yönelik kapsamlı bir strateji oluşturmak için önemli çabalar gereklidir.

2. Müktesebatın Benimsenmesi İçin Ulusal Program

Türkiye’nin Müktesebatın Benimsenmesi İçin Ulusal Programı (MBUP), Katılım Ortaklığı (KO) belgesinde yer alan önceliklerin pek çoğunu ele alan kapsamlı bir belgedir. Politik ve ekonomik reformlar öngören geniş bir gündem sunmakta, alınacak tedbirlerin yararlı bir envanterini içermektedir. Katılım Ortaklığı’nın Avrupa Birliği tarafından kabul edilmesinden hemen sonra kabul edilmiş etkileyici bir çalışmadır.

Türkiye’nin Ulusal Programı, katılım öncesi strateji kapsamında devamlı gelişen bir sürecin parçasıdır. Türk makamlarının müktesebata yönelik ilk değerlendirmeyi tamamlama fırsatını bulmalarından hemen sonra hazırlanacak olan revize edilmiş bir belge, gelecekteki çalışmalar için bir planlama aracı olarak işlev görmelidir. Bu şekilde, özellikle Katılım Ortaklığı kapsamındaki öncelikler bakımından daha belirgin takvimler ve süre hedefleri dahil, yapılacak işlerin daha iyi bir biçimde öncelik sıralamasına sokulması imkânı doğacaktır. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin uyumlaşma çabalarının farklı aşamalarını (hazırlama, danışma, karar alma, uygulama ve kurumlaşma) izlemek daha kolay olacaktır.

Kimi durumlarda, kısa vadeli önceliklere yönelik eylemler, orta vadeye kaydırılmış veya kısa ve orta vadeli öncelikler arasında bölünmüştür.

Siyasal kriterler ile ilgili olarak, Türkiye’nin Ulusal Programında öngörülen girişimlerin bazıları, kabul edilen anayasa değişiklikleri gibi daha yakın tarihli gelişmeler sonucunda şimdiden gerçekleşmiştir. Revize edilmiş bir Ulusal Program’da, örneğin yeni kabul edilen mevzuat ile ilgili olarak, bu ve diğer gelişmelerin dikkate alınması gerekecektir. Var olan Ulusal Program, kültürel haklara ilişkin öncelikler gibi Katılım Ortaklığı belgesinde yer alan bir takım önceliklerin nasıl ele alınacağı konusunda yeterince açık değildir. Katılım Ortaklığı belgesinde, kökenleri ne olursa olsun bütün yurttaşlar için kültürel hakların garanti edilmesine dair öncelik ile ilgili olarak, Ulusal Program bir hayli geri bir noktadadır. Ayrıca, Türk yurttaşlarınca TV/radyo yayınlarında anadillerinin kullanılmasını yasaklayan bütün hükümlerin kaldırılmasına ilişkin öncelik Ulusal Program’a dahil edilmelidir. Ölüm cezası konusunda, AİHS’nin 6 numaralı Protokol’ünü imzalamaya yönelik bir taahhüt ulusal Program’da eksiktir. Söz konusu belge, özellikle Lozan Antlaşması’nın kapsamına girmeyen azınlık dinleri (Müslüman ve gayrı Müslim topluluklar) bakımından, Türkiye’nin din özgürlüğünü ne şekilde garanti etmeyi öngördüğünü belirtmelidir.

Müktesebat ile ilgili başlıklarda, tarım (bitki ve hayvan sağlığı), sosyal işler, ulaştırma, enerji, bölgesel politika, adalet ve içişleri ve gümrükler gibi alanlarda Katılım Ortaklığı ile olan bir takım farkları gidermek üzere ilave iyileştirmeler tavsiye edilir. Betimleyici kısımlar çıkarılabilir. Ayrıca, bazı hallerde, Ulusal Program’da yer verilmiş öngörülen yasal düzenlemeler, müktesebatın ilgili başlığına kaydırılmalıdır (gıda mevzuatı, fikrî mülkiyet hakları, vd.). Var olan Topluluk kuralları ile uygunluk konusu dahil, farklı alanlarda devlet yardımı ve bunun kontrolü hakkında daha çok bilgiye ihtiyaç vardır. Türk Hükümeti tarafından, örneğin Gümrük Birliği çerçevesinde yapılan hukuken bağlayıcı taahhütlerin (malların serbest dolaşımı, rekabet, devlet yardımı, devlet tekellerinin uyarlanması) revize edilecek belgede daha iyi bir şekilde dikkate alınması da tavsiye edilir.

Müktesebatın farklı kısımlarına, revize edilecek belgede açıkça yer verilmelidir. Örneğin sosyal işlerde, çalışma hukuku, ayrımcılığa karşı önlemler, fırsat eşitliği ve işyerinde sağlık ve güvenlik konularındaki çeşitli yönergelerin dahil edilmesi gerekecektir. Ulaştırma konusunda, Türkiye’nin ulaştırma filosunu (deniz, karayolu ve hava) Topluluk gereklerine uyarlama ihtiyacı belirtilmemiştir. Çevre konusunda, müktesebatın uygulanmasıyla ilgili eylemler hakkında ayrıntı verilmemiştir. Adalet ve içişleri alanında, sınır yönetimiyle ilgili konular daha fazla açıklığa kavuşturulmalıdır. Tarım alanında, hayvan ve bitki sağlığına ilişkin mevzuatın aktarılmasına yönelik stratejik bir plan geliştirme ihtiyacına yer verilmelidir.

Bütçesel, yasal, kurumsal ve malî hazırlıklara yardım etmek üzere, önceliklerin uygulanması için gereken malî kaynaklar konusunda ilave açıklamalara ihtiyaç vardır. Bu şekilde, ülke, Topluluk ve IFI çabalarının programlanması için çok değerli bir yol gösterici sağlanmış olacaktır. Çevre ve dış sınır kontrolleri gibi yüksek maliyetli konularda, bunun önemi büyüktür.

Belgenin yeni versiyonunda, Topluluk mevzuatının etkili biçimde uygulanmasını ve icra edilmesini sağlamak için öngörülen herhangi bir idarî yeniden yapılanma ve kurumsal konular hakkında daha çok ayrıntı olmalıdır. İlgili politikadan (düzenleyici makamlar dahil) hangi devlet organının sorumlu olduğu belirtilmelidir. Türk Hükümeti’nin, burada işaret edilen hususları Ulusal Program’ın revizyonunda dikkate alması tavsiye edilir. TAIEX kapsamında yardım temin edilecektir.
 




[31] OJ L 85, 24.3.2001, s.13.
 

Önceki Sayfa ı  Sonraki Sayfa


(20 ARALIK 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.