Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
HÜKÜMET BİLDİRİSİ (5.11.2003)
İKV DEĞERLENDİRMESİ
AB ANA SAYFA

2003 DÜZENLİ RAPOR
Türkiye ile ilgili temel değerlendirmeler...
10 Kasım 2003
Avrupa Birliği Komisyonu tarafından hazırlanan ve 5 Kasım 2003'de açıklanan 2003 yılı İlerleme Raporu'ndan Türkiye ile ilgili temel değerlendirmeler...
 
Bu metin, TÜSİAD Brüksel Temsilciliği'nce hazırlanmıştır.  
 
TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİNE DOĞRU
DÜZENLİ İLERLEME RAPORU 2003
Temel Değerlendirmeler
2003

1. SİYASİ KISTASLAR

Son 12 ay içinde Türkiye etkileyici yasal çabalarını sürdürerek Kopenhag siyasi kıstaslarına uyum yönünde önemli bir ilerleme sağlamıştır. Bununla birlikte yargının bağımsızlığı ve işleyişinin, dernekleşme, ifade ve din özgürlüğü gibi temel hakların kullanımının genel çerçevesinin güçlendirilmesi, sivil-ordu ilişkilerinde Avrupa uygulamalarına daha da yaklaşılması, Güneydoğu’nun durumu ve kültürel haklar başta olmak üzere, bu raporda yeralan sorunlara eğilinmesi gerekmektedir. Türk vatandaşlarının Avrupa standartlarında insan hakları ve temel özgürlüklerden yararlanmasını sağlamak amacıyla tam ve etkin uygulama sağlanmalıdır.

Ayrıca Türkiye, Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm getirilmesi çabaları için kararlı bir destek sağlamalıdır. Sorunun çözümsüz kalması Türkiye’nin AB’ye yönelik hedeflerinde önemli bir engel oluşturabilir.

AB Komisyonu 2004 yılı Ekim ayında Türkiye’nin siyasi kıstaslara uyumu konusunda bir rapor ve tavsiye açıklayacaktır. Bunun sonucunda, Aralık 2004 tarihinde toplanacak olan, AB Konseyi Türkiye ile üyelik müzakerelerinin açılma olasılığı konusunda karar alacaktır.

Son yıl içinde Türk hükümeti reformları hızlandırmak yönünde büyük bir kararlılık göstermiş ve etkin uygulama alanında önemli adımlar atmıştır. Düşünce ve gösteri özgürlüğü, kültürel haklar, ordu üzerinde sivil denetim gibi hassas alanlara değinen reformlar büyük bir siyasi öneme sahiptir. Katılım Ortaklığı çerçevesinde yeralan pek çok öncelik ele alınmıştır.

Kamu idaresi alanında, özellikle insan kaynakları idaresinin saydamlaştırılması reformu yolsuzlukla mücadeleyi güçlendirecektir.

Milli Güvenlik Konseyi’nin (MGK) görev, yetki ve işleyişi ile ilgili önemli reformlar  sivil-ordu ilişkilerini AB uygulamalarına yakınlaştırmıştır. Ancak, MGK temsilcilerinin RTÜK ve YÖK gibi sivil kurumlarda yeralması ve askeri harcamaların onay ve denetiminde parlamento yetkisi konuları da ele alınmalıdır.

Yargı sisteminin etkinliği ve bağımsızlığı yönünde gelişmelere rağmen, hala yapılması gerekenler vardır. Devlet güvenlik mahkemelerinin, savunma hakkı ve adil yargılama alanlarında Avrupa standartlarına getirilmesi gerekmektedir.

Reform uygulamaları düzensizdir ve bazı durumlarda yasa uygulayıcısı ve yargı makamlarının getirdiği kısıtlamalar sonucunda amaçlanan hedeflere ulaşılamamaktadır. Bu nedenle hükümet bir Reform İzleme Grubu oluşturmuştur.

Türkiye Avrupa Konseyi Yolsuzluk Sözleşmesi’ni onaylamış ve bu alanda çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Bununla birlikte kamu hayatının pek çok alanında yolsuzluk sürmektedir.

Türkiye sivil ve siyasi haklara, sosyal ve ekonomik haklara yönelik Avrupa sözleşmelerini imzalamıştır. Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hükümlerine uyum yönünde sorunlar sürmektedir.

İşkence ve kötü muamele ile mücadele alanında yasal sistem Avrupa standartlarına yaklaşmıştır. İşkencenin boyutları azalmış olmakla birlikte bazı davalarla ilgili raporlar endişe yaratmaktadır.

Hapishane koşullarında ve hükümlülerin haklarında iyileşmeye rağmen, avukat edinme hakkının uygulamada her zaman kullanılamadığı görülmektedir.

Yeniden yargılanma hakkı az dava için kullanılabilmiştir. DEP davasında savunma hakkına saygı konusunda endişeler sürmektedir.

Reform paketleri ifade özgürlüğü alanında önemli kısıtlamaları ortadan kaldırmış ve ceza davasında getirilen yeni hükümler sonucunda pek çok kişi serbest bırakılmıştır.

Toplanma ve gösteri hakkı alanında önemli kısıtlamalar kaldırılırken bazı gösterilerde güvenlik güçlerinin aşırı şiddet kullandığı görülmüştür.

Dernek kurma özgürlüğü alanında bazı kısıtlamaların kaldırılmasına karşın derneklerin ağır işlemlere tabi olduğu ve özellikle insan hakları derneklerine karşı davalar olduğu görülmektedir.

Parti kapatmanın zorlaştırılmasına karşın HADEP kapatılmış, DEHAP’ın ise kapatılması istemiyle dava açılmıştır.

Din özgürlüğü alanında reformlara karşın yasa uygulayıcılarının kısıtlayıcı yorumları nedeniyle, özellikle tüzel kişilik ve mal edinme, eğitim ve din adamları eğitimi alanlarında,  Avrupa standartlarına göre önemli sınırlamalar sürmektedir.

Türkçe dışında dillerde radyo, televizyon yayını ve eğitimde yasakları kaldıran tedbirlere karşın uygulamada bir değişiklik görülmemektedir.

Güneydoğu’da olağanüstü hal uygulamasının kaldırılmasının ardından yerlerinden ayrılmış kişiler ve bölgenin sosyal ve ekonomik gelişimi konularına kapsamlı bir şekilde eğilmek gerekmektedir. Genel anlamda kültürel haklar konusu da ele alınmalıdır.

Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda desteğini çeşitli fırsatlarla dile getirmiştir. Kuzey Kıbrıs ile Türkiye arasında gümrük birliğinin yürürlüğe girmeyeceğini açıklamıştır.

Türkiye ile Yunanistan arasında güven arttırıcı tedbirler alınması yönünde çabalar ve Ege konusunda dışişleri bakanları arasında temaslar sürmektedir.

NATO üyesi olarak Türkiye’nin, AB üyesi olmayan NATO üyelerinin,  NATO kaynaklarının kullanıldığı AB liderliğinde operasyonlara katılması ile ilgili, yöntemleri onaylaması Avrupa Savunma ve Güvenlik Politikası yönünde önemli bir engeli ortadan kaldırmıştır.

2. EKONOMİK KISTASLAR

Ekonomik kıstaslar çerçevesinde, makroekonomik dengesizliklere rağmen Türkiye’de pazar ekonomisinin işleyişi önemli ölçüde iyileşmiştir. Makroekonomik istikrar ve yapısal reformlar yolunda atılan kararlı adımlarla Türkiye’nin AB Tek Pazarı’ndan gelen rekabetle başedebilme gücü artacaktır.

Ekonomik istikrar ve öngörülebilirlik iyileşirken, enflasyonda düşüş süreci, piyasa düzenleyici yönetmelikler ve kurumların modernleşmesi devam etmektedir. Özellikle bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurumlar bu iyiye gidişte önemli rol oynamaktadır.

Piyasaların güvenini güçlendirmek ve sürdürülebilir kamu maliyesi için halihazırda uygulanan, denge ve mali disiplin odaklı ekonomik reform sürecine devam edilmelidir. İstikrarlı bir ekonomi için enflasyonun düşüş süreci sürmelidir. Bankacılık sektöründeki yeniden yapılanma yeterli düzeye ulaşmamıştır. Sektördeki ihtiyat ve gözetleme kuralları uluslararası standartlar düzeyine getirilmelidir. Kamu bankaları ve işletmelerinin özelleştirmesi hızlandırılmalı ve piyasaların işleyişindeki devlet denetiminin kaldırılması tamamlanmalıdır. Ekonominin büyüme potansiyelinin ve rekabet gücünün arttırılması için özel sektör ve kamu sektörü tarafından verimli yatırımlar yapılmalı ve eğitime daha fazla önem verilmelidir. Yabancı sermaye girişinin önündeki teknik engeller kaldırılmalıdır.

3. AB MÜKTESEBATINA UYUM

AB müktesebatına uyumda, birçok alanda ilerleme sağlanmıştır. Ancak henüz bu uyum bir çok müzakere başlığı için başlangıç düzeyindedir. En fazla ilerlemenin sağlandığı alan olan gümrük birliği konusunda da Türkiye henüz tüm yükümlülüklerine yerine getirmemektedir. Türkiye, Ulusal Programı çerçevesinde tüm AB müktesebatına uyum çalışmaları tutarlı bir şekilde yürütmelidir. Benimsenen yeni yasalar Türkiye’yi AB müktesebatına uyumdan uzaklaştırmamalıdır.

AB Komisyonu AB müktesebatına uyum yönünde yapılan yeni yasal düzenlemeleri değerlendirirken, başlıca şu eksikliklere dikkat çekiyor :

Gümrük birliği alanında özellikle gümrüklerde denetim, taklit ve korsan ürünler, kültürel ürünler, serbest bölgelerde gümrük provizyonlarının uygulanması konuları öncelikli olarak ele alınmalıdır. İdari kapasite iyileşmiştir ancak kurumlar arası işbirliği güçlendirilmelidir;

Tek pazarda malların serbest dolaşımı çerçevesinde Türkiye özellikle sektöre özel  yasamalar yaparak ilerleme kaydetmiştir. Bununla birlikte sanayi ve işlenmiş gıda ürünlerinde, gıda güvenliği dahil olmak üzere, ürün güvenliği ve ürünün teknik özellikleri konusunda yeni ve eski yaklaşım yasalarının benimsenmesi ve uygulanması konusunda uyum için çaba göstermelidir;

Uyumluluk değerlendirmesi ve pazar gözetim/izleme mekanizmaları ve kurumları konularında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Yasal ölçüm sisteminin güçlendirilmesi gerekmektedir;

Malların serbest dolaşımı çerçevesinde önemli teknik engellerin kaldırılması için çalışılmalıdır;

Yeni kamu alımları yasasında yapılan değişiklikler sonucunda AB müktesebatına uyumda geri adım atılmıştır;

Türkiye, 31 Aralık 2000 tarihli Gümrük Birliği Kararı’ndan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve müktesebatın doğru bir şekilde uygulanması için çok çaba harcamalıdır;

Kişilerin serbest dolaşımı konusunda yabancıların Türkiye’deki çalışma izinleriyle ilgili bazı ilerlemeler kaydedilmekle beraber müktesebata uyum çok sınırlıdır;

Hizmetlerin serbest dolaşımı konusunda bankacılık sektörü, yatırım hizmetleri ve menkul kıymetler piyasası hizmetlerinde ilerleme kaydedilmiştir. Ancak sigorta sektöründe yasaların uyumu ve idari kapasitenin güçlendirilmesi gerekmektedir;

Verilerin korunması konusunda yasama çalışmaları sürdürülmelidir;

Sermayenin serbest dolaşımı konusunda müktesebata uyumda ilerlenmiştir ancak daha fazla çalışma gereklidir;

Fikri mülkiyet hakları dahil şirketler hukuku alanında müktesebata uyum sınırlıdır. Korsan yayın ve taklitçilikle mücadele yasalarının benimsenmesi ve uygulanması gerekmektedir;

Rekabet politikası alanında devlet yardımları konusunda AB müktesebatına uyum çalışmalarına daha fazla önem verilmelidir ve bağımsız bir devlet yardımları kurulu oluşturulmalıdır;

Tarım alanında idari kapasiteyi arttırma, denetim sistemlerini iyileştirme, gıda işleme fabrikalarını modernleştirme çalışmaları yapılmalıdır. Kırsal alanları kalkındırma stratejisi belirlenmeli ve uygulanmalıdır;

Ortak Balıkçılık Politikası konusunda özellikle temel yasaların uyumuna ve kurumsal reformlara önem verilmelidir;

Ulaştırma politikasında deniz ulaşımı güvenliği ve karayolu ile tren yolu ulaşımı alanlarında AB müktesebatını uygulamak için yasal çalışma yapılmalıdır;

Yasama ve idari kapasite açısından vergi alanında sınırlı ilerleme gözlenmiştir. KDV alanında özellikle düşük KDV oranı uygulamalarında müktesebata uyum için çalışılmalıdır. ÖTV de ise büyük ölçüde uyum sağlanmıştır ancak tekel ürünlerine uygulanan asgari  miktarlar AB’deki asgari miktardan azdır;

İstatistik alanında AB müktesebatına uyum çalışmaları başlamıştır. Halihazırdaki yasaların, bilginin güvenilirliği ve tarafsızlığı, istatistiklerin saydamlığı ve kişisel verilerin gizliliği gibi konularda müktesebata uyumunun sağlanması gerekmektedir;

Sosyal politikalar alanında ilerleme sağlanmıştır. Ancak özellikle sosyal diyalog ve sağlık ve güvenlik konularında çalışmalara devam edilmesi gerekmektedir;

Elektrik ve gaz sektörlerinde önemli ilerleme sağlanmıştır. AB müktesebatına uyum süreci başlamıştır ancak daha fazla çaba gerekmektedir;

Telekomünikasyon başlığında özellikle veri koruması, hat kiralanması ve evrensel hizmetler alanlarında müktesebata uyum halen yetersizdir;

Posta hizmetleri piyasasının serbestleştirilebilmesi için önemli derecede çaba gerekmektedir;

Bölgesel politikalarda alanında biraz ilerleme kaydedilmiştir. Ancak halen merkezi ve bölgesel düzeyde müktesebatın uygulanması için çaba harcanmalıdır. Bölgesel politikaları yürütecek kurumlar oluşturulmalı ve gerekli insan kaynağı ve mali destekle donatılmalıdır;

Çevre alanında müktesebata uyum sınırlıdır. Tüm çevre politikaları için yasama ve uygulama alanlarında daha çok çalışılmalıdır;

Tüketici hakları ve sağlığı politikasında ilerleme sağlanmıştır. Ancak etkin bir güvenlik gözleme/izleme rejimi oluşturulmalıdır;

Adalet ve içişleri alanında özellikle yasadışı göç ve organize suç konularında önemli ilerleme sağlanmıştır. Türkiye’nin yasal ve kurumsal çerçevesini AB ile uyumlu hale getirmek için çaba harcaması gerekmektedir. Ayrıca Türkiye AB ile “yeniden kabul” anlaşması  için müzakerelere başlamalıdır;

Genelleştirilmiş Tercihli Sistem’in benimsenmesi süreci devam etmelidir;

Dış ilişkiler çerçevesinde AB’nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkelerle, Türkiye’de ikili anlaşmalar imzalamaya çalışmalıdır;

Ortak Dış ve Güvenlik Politikaları alanında Türkiye büyük ölçüde kendine AB taraflarında konuşlandırmaya başlamıştır. Bu bağlamda Türkiye ulusal politikalarının ve uygulamalarının AB ortak pozisyonuyla uyumlu olmasını, tüm kısıtlayıcı önlem ve yaptırımların uygulanmasını sağlamalıdır;

Kamu Maliyesi Yönetimi ve Mali Denetim yasasının benimsenmesinin gecikmesi nedeniyle mali denetim alanında ilerleme sınırlı olmuştur. Türkiye bütçe saydamlığı ilkesi, muhasebe standartları, yeni bütçe kod yapısının uygulanması çalışmalarına ağırlık vermelidir;

Müktesebatın uyarlanması ve etkili uygulanmasını sağlamak amacıyla çeşitli alanlarda idari kapasite güçlendirilmelidir. Devlet yardımları, bölgesel kalkınma gibi bazı alanlarda idari reformlar yeni kurumların oluşturulmasını gerektirmektedir. Kurumsal idarenin varolduğu diğer alanlarda ise bu kurumların bağımsızlığının güvence altına alınmasının yanısıra, ihtiyacı olan personel ve mali destek sağlanmalıdır.
 



(10 KASIM 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.