TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİNE DOĞRU
DÜZENLİ İLERLEME RAPORU 2003
Temel Değerlendirmeler
2003
1. SİYASİ KISTASLAR
Son 12 ay içinde Türkiye etkileyici yasal çabalarını sürdürerek Kopenhag
siyasi kıstaslarına uyum yönünde önemli bir ilerleme sağlamıştır. Bununla
birlikte yargının bağımsızlığı ve işleyişinin, dernekleşme, ifade ve din
özgürlüğü gibi temel hakların kullanımının genel çerçevesinin güçlendirilmesi,
sivil-ordu ilişkilerinde Avrupa uygulamalarına daha da yaklaşılması, Güneydoğu’nun
durumu ve kültürel haklar başta olmak üzere, bu raporda yeralan sorunlara
eğilinmesi gerekmektedir. Türk vatandaşlarının Avrupa standartlarında insan
hakları ve temel özgürlüklerden yararlanmasını sağlamak amacıyla tam ve
etkin uygulama sağlanmalıdır.
Ayrıca Türkiye, Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm getirilmesi çabaları
için kararlı bir destek sağlamalıdır. Sorunun çözümsüz kalması Türkiye’nin
AB’ye yönelik hedeflerinde önemli bir engel oluşturabilir.
AB Komisyonu 2004 yılı Ekim ayında Türkiye’nin siyasi kıstaslara
uyumu konusunda bir rapor ve tavsiye açıklayacaktır. Bunun sonucunda, Aralık
2004 tarihinde toplanacak olan, AB Konseyi Türkiye ile üyelik müzakerelerinin
açılma olasılığı konusunda karar alacaktır.
Son yıl içinde Türk hükümeti reformları hızlandırmak yönünde büyük bir
kararlılık göstermiş ve etkin uygulama alanında önemli adımlar atmıştır.
Düşünce ve gösteri özgürlüğü, kültürel haklar, ordu üzerinde sivil denetim
gibi hassas alanlara değinen reformlar büyük bir siyasi öneme sahiptir.
Katılım Ortaklığı çerçevesinde yeralan pek çok öncelik ele alınmıştır.
Kamu idaresi alanında, özellikle insan kaynakları idaresinin saydamlaştırılması
reformu yolsuzlukla mücadeleyi güçlendirecektir.
Milli Güvenlik Konseyi’nin (MGK) görev, yetki ve işleyişi ile ilgili
önemli reformlar sivil-ordu ilişkilerini AB uygulamalarına yakınlaştırmıştır.
Ancak, MGK temsilcilerinin RTÜK ve YÖK gibi sivil kurumlarda yeralması
ve askeri harcamaların onay ve denetiminde parlamento yetkisi konuları
da ele alınmalıdır.
Yargı sisteminin etkinliği ve bağımsızlığı yönünde gelişmelere rağmen,
hala yapılması gerekenler vardır. Devlet güvenlik mahkemelerinin, savunma
hakkı ve adil yargılama alanlarında Avrupa standartlarına getirilmesi gerekmektedir.
Reform uygulamaları düzensizdir ve bazı durumlarda yasa uygulayıcısı
ve yargı makamlarının getirdiği kısıtlamalar sonucunda amaçlanan hedeflere
ulaşılamamaktadır. Bu nedenle hükümet bir Reform İzleme Grubu oluşturmuştur.
Türkiye Avrupa Konseyi Yolsuzluk Sözleşmesi’ni onaylamış ve bu alanda
çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Bununla birlikte kamu hayatının pek çok
alanında yolsuzluk sürmektedir.
Türkiye sivil ve siyasi haklara, sosyal ve ekonomik haklara yönelik
Avrupa sözleşmelerini imzalamıştır. Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
hükümlerine uyum yönünde sorunlar sürmektedir.
İşkence ve kötü muamele ile mücadele alanında yasal sistem Avrupa standartlarına
yaklaşmıştır. İşkencenin boyutları azalmış olmakla birlikte bazı davalarla
ilgili raporlar endişe yaratmaktadır.
Hapishane koşullarında ve hükümlülerin haklarında iyileşmeye rağmen,
avukat edinme hakkının uygulamada her zaman kullanılamadığı görülmektedir.
Yeniden yargılanma hakkı az dava için kullanılabilmiştir. DEP davasında
savunma hakkına saygı konusunda endişeler sürmektedir.
Reform paketleri ifade özgürlüğü alanında önemli kısıtlamaları ortadan
kaldırmış ve ceza davasında getirilen yeni hükümler sonucunda pek çok kişi
serbest bırakılmıştır.
Toplanma ve gösteri hakkı alanında önemli kısıtlamalar kaldırılırken
bazı gösterilerde güvenlik güçlerinin aşırı şiddet kullandığı görülmüştür.
Dernek kurma özgürlüğü alanında bazı kısıtlamaların kaldırılmasına karşın
derneklerin ağır işlemlere tabi olduğu ve özellikle insan hakları derneklerine
karşı davalar olduğu görülmektedir.
Parti kapatmanın zorlaştırılmasına karşın HADEP kapatılmış, DEHAP’ın
ise kapatılması istemiyle dava açılmıştır.
Din özgürlüğü alanında reformlara karşın yasa uygulayıcılarının kısıtlayıcı
yorumları nedeniyle, özellikle tüzel kişilik ve mal edinme, eğitim ve din
adamları eğitimi alanlarında, Avrupa standartlarına göre önemli sınırlamalar
sürmektedir.
Türkçe dışında dillerde radyo, televizyon yayını ve eğitimde yasakları
kaldıran tedbirlere karşın uygulamada bir değişiklik görülmemektedir.
Güneydoğu’da olağanüstü hal uygulamasının kaldırılmasının ardından yerlerinden
ayrılmış kişiler ve bölgenin sosyal ve ekonomik gelişimi konularına kapsamlı
bir şekilde eğilmek gerekmektedir. Genel anlamda kültürel haklar konusu
da ele alınmalıdır.
Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda desteğini çeşitli fırsatlarla
dile getirmiştir. Kuzey Kıbrıs ile Türkiye arasında gümrük birliğinin yürürlüğe
girmeyeceğini açıklamıştır.
Türkiye ile Yunanistan arasında güven arttırıcı tedbirler alınması yönünde
çabalar ve Ege konusunda dışişleri bakanları arasında temaslar sürmektedir.
NATO üyesi olarak Türkiye’nin, AB üyesi olmayan NATO üyelerinin,
NATO kaynaklarının kullanıldığı AB liderliğinde operasyonlara katılması
ile ilgili, yöntemleri onaylaması Avrupa Savunma ve Güvenlik Politikası
yönünde önemli bir engeli ortadan kaldırmıştır.
2. EKONOMİK KISTASLAR
Ekonomik kıstaslar çerçevesinde, makroekonomik dengesizliklere
rağmen Türkiye’de pazar ekonomisinin işleyişi önemli ölçüde iyileşmiştir.
Makroekonomik istikrar ve yapısal reformlar yolunda atılan kararlı adımlarla
Türkiye’nin AB Tek Pazarı’ndan gelen rekabetle başedebilme gücü artacaktır.
Ekonomik istikrar ve öngörülebilirlik iyileşirken, enflasyonda düşüş
süreci, piyasa düzenleyici yönetmelikler ve kurumların modernleşmesi devam
etmektedir. Özellikle bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurumlar
bu iyiye gidişte önemli rol oynamaktadır.
Piyasaların güvenini güçlendirmek ve sürdürülebilir kamu maliyesi için
halihazırda uygulanan, denge ve mali disiplin odaklı ekonomik reform sürecine
devam edilmelidir. İstikrarlı bir ekonomi için enflasyonun düşüş
süreci sürmelidir. Bankacılık sektöründeki yeniden yapılanma yeterli
düzeye ulaşmamıştır. Sektördeki ihtiyat ve gözetleme kuralları uluslararası
standartlar düzeyine getirilmelidir. Kamu bankaları ve işletmelerinin özelleştirmesi
hızlandırılmalı ve piyasaların işleyişindeki devlet denetiminin kaldırılması
tamamlanmalıdır. Ekonominin büyüme potansiyelinin ve rekabet gücünün arttırılması
için özel sektör ve kamu sektörü tarafından verimli yatırımlar yapılmalı
ve eğitime daha fazla önem verilmelidir. Yabancı sermaye
girişinin önündeki teknik engeller kaldırılmalıdır.
3. AB MÜKTESEBATINA UYUM
AB müktesebatına uyumda, birçok alanda ilerleme sağlanmıştır.
Ancak henüz bu uyum bir çok müzakere başlığı için başlangıç düzeyindedir.
En fazla ilerlemenin sağlandığı alan olan gümrük birliği konusunda da Türkiye
henüz tüm yükümlülüklerine yerine getirmemektedir. Türkiye, Ulusal Programı
çerçevesinde tüm AB müktesebatına uyum çalışmaları tutarlı bir şekilde
yürütmelidir. Benimsenen yeni yasalar Türkiye’yi AB müktesebatına uyumdan
uzaklaştırmamalıdır.
AB Komisyonu AB müktesebatına uyum yönünde yapılan yeni yasal düzenlemeleri
değerlendirirken, başlıca şu eksikliklere dikkat çekiyor :
Gümrük birliği
alanında özellikle gümrüklerde denetim, taklit ve korsan ürünler, kültürel
ürünler, serbest bölgelerde gümrük provizyonlarının uygulanması konuları
öncelikli olarak ele alınmalıdır. İdari kapasite iyileşmiştir ancak kurumlar
arası işbirliği güçlendirilmelidir;
Tek pazarda malların
serbest dolaşımı çerçevesinde Türkiye özellikle sektöre özel
yasamalar yaparak ilerleme kaydetmiştir. Bununla birlikte sanayi ve işlenmiş
gıda ürünlerinde, gıda güvenliği dahil olmak üzere, ürün güvenliği ve ürünün
teknik özellikleri konusunda yeni ve eski yaklaşım yasalarının benimsenmesi
ve uygulanması konusunda uyum için çaba göstermelidir;
Uyumluluk değerlendirmesi
ve pazar gözetim/izleme mekanizmaları ve kurumları konularında sınırlı
ilerleme kaydedilmiştir. Yasal ölçüm sisteminin güçlendirilmesi gerekmektedir;
Malların serbest
dolaşımı çerçevesinde önemli teknik engellerin kaldırılması için
çalışılmalıdır;
Yeni kamu alımları
yasasında yapılan değişiklikler sonucunda AB müktesebatına uyumda geri
adım atılmıştır;
Türkiye, 31 Aralık
2000 tarihli Gümrük Birliği Kararı’ndan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi
ve müktesebatın doğru bir şekilde uygulanması için çok çaba harcamalıdır;
Kişilerin serbest
dolaşımı konusunda yabancıların Türkiye’deki çalışma izinleriyle ilgili
bazı ilerlemeler kaydedilmekle beraber müktesebata uyum çok sınırlıdır;
Hizmetlerin serbest
dolaşımı konusunda bankacılık sektörü, yatırım hizmetleri ve menkul
kıymetler piyasası hizmetlerinde ilerleme kaydedilmiştir. Ancak sigorta
sektöründe yasaların uyumu ve idari kapasitenin güçlendirilmesi gerekmektedir;
Verilerin korunması
konusunda yasama çalışmaları sürdürülmelidir;
Sermayenin serbest
dolaşımı konusunda müktesebata uyumda ilerlenmiştir ancak daha fazla
çalışma gereklidir;
Fikri mülkiyet hakları
dahil şirketler hukuku alanında müktesebata uyum sınırlıdır. Korsan
yayın ve taklitçilikle mücadele yasalarının benimsenmesi ve uygulanması
gerekmektedir;
Rekabet politikası
alanında devlet yardımları konusunda AB müktesebatına uyum çalışmalarına
daha fazla önem verilmelidir ve bağımsız bir devlet yardımları kurulu oluşturulmalıdır;
Tarım alanında
idari kapasiteyi arttırma, denetim sistemlerini iyileştirme, gıda işleme
fabrikalarını modernleştirme çalışmaları yapılmalıdır. Kırsal alanları
kalkındırma stratejisi belirlenmeli ve uygulanmalıdır;
Ortak Balıkçılık
Politikası konusunda özellikle temel yasaların uyumuna ve kurumsal reformlara
önem verilmelidir;
Ulaştırma
politikasında deniz ulaşımı güvenliği ve karayolu ile tren yolu ulaşımı
alanlarında AB müktesebatını uygulamak için yasal çalışma yapılmalıdır;
Yasama ve idari
kapasite açısından vergi alanında sınırlı ilerleme gözlenmiştir. KDV alanında
özellikle düşük KDV oranı uygulamalarında müktesebata uyum için çalışılmalıdır.
ÖTV de ise büyük ölçüde uyum sağlanmıştır ancak tekel ürünlerine uygulanan
asgari miktarlar AB’deki asgari miktardan azdır;
İstatistik
alanında AB müktesebatına uyum çalışmaları başlamıştır. Halihazırdaki yasaların,
bilginin güvenilirliği ve tarafsızlığı, istatistiklerin saydamlığı ve kişisel
verilerin gizliliği gibi konularda müktesebata uyumunun sağlanması gerekmektedir;
Sosyal politikalar
alanında ilerleme sağlanmıştır. Ancak özellikle sosyal diyalog ve sağlık
ve güvenlik konularında çalışmalara devam edilmesi gerekmektedir;
Elektrik ve gaz
sektörlerinde önemli ilerleme sağlanmıştır. AB müktesebatına uyum süreci
başlamıştır ancak daha fazla çaba gerekmektedir;
Telekomünikasyon
başlığında özellikle veri koruması, hat kiralanması ve evrensel hizmetler
alanlarında müktesebata uyum halen yetersizdir;
Posta hizmetleri
piyasasının serbestleştirilebilmesi için önemli derecede çaba gerekmektedir;
Bölgesel politikalarda
alanında biraz ilerleme kaydedilmiştir. Ancak halen merkezi ve bölgesel
düzeyde müktesebatın uygulanması için çaba harcanmalıdır. Bölgesel politikaları
yürütecek kurumlar oluşturulmalı ve gerekli insan kaynağı ve mali destekle
donatılmalıdır;
Çevre alanında
müktesebata uyum sınırlıdır. Tüm çevre politikaları için yasama ve uygulama
alanlarında daha çok çalışılmalıdır;
Tüketici hakları
ve sağlığı politikasında ilerleme sağlanmıştır. Ancak etkin bir güvenlik
gözleme/izleme rejimi oluşturulmalıdır;
Adalet ve içişleri
alanında özellikle yasadışı göç ve organize suç konularında önemli ilerleme
sağlanmıştır. Türkiye’nin yasal ve kurumsal çerçevesini AB ile uyumlu hale
getirmek için çaba harcaması gerekmektedir. Ayrıca Türkiye AB ile “yeniden
kabul” anlaşması için müzakerelere başlamalıdır;
Genelleştirilmiş
Tercihli Sistem’in benimsenmesi süreci devam etmelidir;
Dış ilişkiler çerçevesinde
AB’nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkelerle, Türkiye’de
ikili anlaşmalar imzalamaya çalışmalıdır;
Ortak Dış ve
Güvenlik Politikaları alanında Türkiye büyük ölçüde kendine AB taraflarında
konuşlandırmaya başlamıştır. Bu bağlamda Türkiye ulusal politikalarının
ve uygulamalarının AB ortak pozisyonuyla uyumlu olmasını, tüm kısıtlayıcı
önlem ve yaptırımların uygulanmasını sağlamalıdır;
Kamu Maliyesi Yönetimi
ve Mali Denetim yasasının benimsenmesinin gecikmesi nedeniyle mali denetim
alanında ilerleme sınırlı olmuştur. Türkiye bütçe saydamlığı ilkesi, muhasebe
standartları, yeni bütçe kod yapısının uygulanması çalışmalarına ağırlık
vermelidir;
Müktesebatın uyarlanması
ve etkili uygulanmasını sağlamak amacıyla çeşitli alanlarda idari kapasite
güçlendirilmelidir. Devlet yardımları, bölgesel kalkınma gibi bazı alanlarda
idari reformlar yeni kurumların oluşturulmasını gerektirmektedir. Kurumsal
idarenin varolduğu diğer alanlarda ise bu kurumların bağımsızlığının güvence
altına alınmasının yanısıra, ihtiyacı olan personel ve mali destek sağlanmalıdır.
|