Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
.İlgili Sayfalar
DÜZENLİ RAPOR (İçindekiler)
AB ANA SAYFA

TÜRKİYE - AB İLİŞKİLERİ

DÜZENLİ RAPOR (1998) 

TÜRKİYE'NİN KATILIM YÖNÜNDE İLERLEMESİNE İLİŞKİN 
KOMİSYON 1998 DÜZENLİ RAPORU 

C. SONUÇ

Komisyon’un bu rapordaki değerlendirmesi, Lüksemburg AB Konseyi’nin sonuçları ve Ankara Anlaşması’nın 28nci maddesine dayanır. Dolayısıyla, bu değerlendirme, Kopenhag AB Konseyi tarafından belirlenen kriterler temelinde yapılmıştır. Bu değerlendirmede Türkiye’yi katılıma hazırlamak üzere Komisyon’dan talep edilen Avrupa stratejisi de dikkate alınmıştır. 

Politik açıdan, değerlendirme, kamu otoritelerinin işleyişinde bazı aksaklıklar olduğu, insan hakları ihlallerinin sürdüğü ve azınlıklara uygulanan tavırda önemli eksiklikler bulunduğunu göstermektedir. Ordu üzerinde sivil denetim olmayışı endişe konusudur. Millî Güvenlik Kurulu kanalıyla ordunun politik yaşamda oynadığı büyük rol, bunu yansıtmaktadır. Güneydoğu Türkiye’deki duruma askerî olmayan, sivil bir çözüm bulunmalıdır, zira ülkede gözlenen medenî ve siyasî hak ihlallerinin pek çoğu şu veya bu şekilde bu konuyla bağlantılıdır. Komisyon, Türk hükümetinin ülkedeki insan hakları ihlallerine karşı mücadele etmede kararlılığını kabul etmektedir.Fakat bunun şimdiye kadar pratikte önemli herhangi bir sonucu olmamıştır. Türkiye’nin 1995’te içine girdiği demokratik reform süreci devam etmelidir.

Bu sorunların çözümüne ek  olarak, Türkiye, muhtelif komşu ülkelerle tüm anlaşmazlıkların uluslararası hukuka uygun olarak barışçı yollardan çözüme bağlanmasına yapıcı bir katkıda bulunmalıdır.

Ekonomik açıdan, Türkiye, bir piyasa ekonomisinin temel özelliklerinin çoğuna, hayli gelişkin  bir kurumsal ve yasal çerçeveye, dinamik bir özel sektöre ve liberal ticaret kurallarına sahiptir. Ekonomi önemli bir büyüme potansiyeli taşımaktadır ve özellikle, modernleşmesine ciddî şekilde katkıda bulunmuş olan gümrük birliği bağlamında, büyük bir adaptasyon yeteneği sergilemiştir. Bu faktörler, teoride, Türkiye’nin orta vadede rekabet baskısına dayanabilen sağlam bir piyasa ekonomisine erişmesine imkan vermelidir. Ancak, kendi ekonomisini verimli bir şekilde yönetebilmesi ve onun üstünlüklerinden  azamî ölçüde istifade edebilmesi için, Türkiye, inandırıcı ve kalıcı bir makroekonomik istikrar çerçevesi kurmalı ve malî sektörün gerçekten aracılık işlevini yerine getirebileceği bir ortam yaratmalıdır. Yetkililer şimdi doğru yönde ilerliyor gibi görünmektedir ve  bu stratejiyi devam ettirebilmeleri şartıyla, Türkiye’nin piyasa ekonomisi sağlamlaşacaktır. Bu bağlamda, geniş bölgesel kalkınma farkları belirgin bir etkendir; bu farkların kapatılması hükümetin öncelikler listesinde üst sıralarda olmalıdır. Avrupa Birliği, diğer yolların yanısıra, Avrupa stratejisinin kaynaklarını kullanarak, geri kalmış bölgelere yardım etmek için elinden geleni yapacaktır.

Türkiye, Gümrük Birliği kararında öngörülen mevzuatın büyük kısmını gerekli süreler içinde kabul etme ve uygulama yeteneği göstermiştir. Şimdi de, vecibelerin zamanında yerine getirilmemiş olduğu sektörlerde benzer bir kararlılık göstermelidir. Kamu ihaleleri dahil iç pazar, tarım ve çevre konuları başta olmak üzere  yapılacak daha pek çok şey olmakla beraber, Türkiye, Avrupa stratejisinde belirlenen alanların çoğunda Topluluk yasalarına uyumlulaşma sürecini başlatmış durumdadır. Ne gümrük birliği,  ne de Avrupa stratejisi kapsamına girmeyen sektörlerde ise, müktesebatın kabul edilmesi bakımından Türkiye’nin önünde  uzun bir yol vardır.

Türkiye, gümrük birliği bağlamında müktesebatı uygulamak için gerekli idarî ve hukukî kapasiteye sahip olduğunu tartışmasız şekilde göstermiş olduğu halde, bu aşamada, müktesebatın henüz aktarılmamış alanlarıyla ilgili gelecekteki kapasitesi üzerine bir görüş beyan etmek mümkün değildir.
 








 

Notlar:

(1) Orijinal veriler ABD doları cinsindendir. TL rakamlarını elde etmek için, veriler, ABD doları alış kurlarının yıllık ortalamaları kullanılarak çevrilmiştir.
(2) Bavul ve transit ticaret dahil.
(3) Altın ithalatı ve transit ticaret dahil 1992/93.
(4) Hizmetler ve gelirler toplamı
(5a) Bütçe dışı fonları ve vergi benzeri işlemleri de içeren Kamu Sektörü Borçlanma İhtiyacı’na karşılık gelmez.
(5b) Gayri safî dış borç (ABD doları)/GSYH (ihracat ağırlıklı efektif döviz kuru yoluyla çevrilmiş olarak)*100
(6) Türkiye Kalkınma Bankası tarafından orta vadeli işletme kredilerine uygulanan ödünç verme oranı – dönem sonu.
(7) Bir yıl vadeli mevduat faiz oranı – dönem sonu.
(8) (9) Alış  ve satış kurlarının ortalaması.

 
 
 


KAYNAK: AVRUPA KOMİSYONU TÜRKİYE TEMSİLCİLİĞİ
(8 EYLÜL 2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş