Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI AÇIKLAMASI (13.11.2001)
YILMAZ'IN AÇIKLAMASI (13.11.2001)
AB ANA SAYFA
AB logo Türkiye-AB İlişkileri

AB 2001 İLERLEME RAPORU...
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bahçeli'nin açıklaması...
15 Kasım 2001
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, 2001 İlerleme Raporu ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, " raporun bazı yönleriyle objektif ve önyargısız bir değerlendirmeyi  yansıttığını söylemenin güç olduğunu'' bildirdi.
 
MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bahçeli, 15 Kasım'da yaptığı yazılı açıklamada, İlerleme Raporu'nda Türkiye'ye yöneltilen eleştirilerin "haksız ve mesnetsiz" olduğunu bildirdi, "Bu eleştirilerin haklı bulunmasının, Ulusal Program'da ortaya konulan ortak siyasi iradeyi 8 ay sonra sorgulamak anlamına geleceği açıktır" dedi.

"Kıbrıs sorununun çözümünde ilerleme sağlanamamasının temel nedeninin tüm siyasi ve hukuki unsurlar gözardı edilerek başlatılan Kıbrıs'ın AB'a üyelik süreci olduğunu" ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin AB için Kıbrıs konusunda ödeyeceği herhangi bir bedel yoktur. Buna karşılık, Kıbrıs için ödemeye hazır olduğumuz bedelin ise sınırsız olduğu bilinmelidir. AB'nin böyle bir denklemi Türkiye'nin önüne koyması kendi çıkarlarına da hizmet etmeyecektir"
 

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin, AB İlerleme Raporu'na ilişkin yazılı açıklaması şöyle:
(13 Kasım 2001)

Avrupa Birliği Komisyonu'nun önceki gün açıkladığı Türkiye İlerleme Raporu, Türkiye'nin AB üyelik sürecine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler içermektedir. Bu çerçevede, Türkiye'nin AB Ulusal Programı'nı açıklamasından sonra üyelik sürecinde attığı somut adımlar not edilmekle birlikte, raporun bazı yönleriyle objektif ve önyargısız bir değerlendirmeyi  yansıttığını söylemek güçtür.

Raporda, Türkiye'ye yönelik eleştiriler arasında insan hakları ve temel özgürlükler, idam cezası ve Kıbrıs konusu ön plana çıkmaktadır. Türkiye, bu konulardaki haklı, yapıcı ve ölçülü eleştirilere her zaman açıktır. Ancak AB Raporu'nda, Türkiye'ye yönelik eleştiriler haklı ve geçerli dayanaklardan yoksundur. 

Türkiye, AB üyelik sürecinde her zaman samimi ve iyi niyetli bir yaklaşım sergilemiştir. 19 Mart  2001 tarihinde, hükümetimiz tarafından kabul edilerek AB'ne sunulan Ulusal Program'da, Türkiye'nin bu süreçte atacağı somut adımlar bu anlayışla ortaya konulmuş ve bu amaçla mevzuatımızda yapılacak değişiklikler bir takvime bağlanmıştır.

Bunu takiben çok yoğun gündemine rağmen TBMM çok kapsamlı ve özlü 
bir Anayasa değişikliği paketini, öngörülen takvim içinde kabul etmiştir. Şimdi Anayasa değişiklikleri ışığında bazı yasalarda yapılması gereken değişiklikler ve yeni düzenlemeler üzerinde çalışılmaktadır.

Yapılan Anayasa değişiklikleri, temel hak ve özgürlüklerin alanının genişletilmesi ve bu çerçevede kültürel yaşam ve bireysel özgürlükler konularında AB Ulusal Programı'nda ortaya konulan taahhütlerle uyum içindedir. Aynı şekilde ölüm cezasının kaldırılması konusunda da Ulusal Program'da belirlenen çerçeveye uygundur. Bu bakımdan AB'nin Türkiye İlerleme Raporu'nda bu konularda yapılan değerlendirmeler ve yöneltilen tenkitler haksız ve mesnetsizdir. Bu eleştirilerin haklı bulunmasının, Ulusal Program'da ortaya konulan ortak siyasi iradeyi 8 ay sonra sorgulamak anlamına geleceği açıktır.

MHP, AB ile ilişkilerimizin ve üyelik sürecinin sağlıklı bir zeminde ilerletilmesini samimiyetle istemektedir. Önümüzdeki dönemde AB ile uyum sürecinde Ulusal Program'da yer alan hedef ve esaslar doğrultusunda daha ileri adımlar atılmasının gerektiği bilinmektedir. MHP'nin demokratikleşme, insan hakları ve temel özgürlükler konularına yaklaşımını belirleyen temel ilkelere, eşit vatandaşlar olarak Türk milletini oluşturan bireylerin onur ve hasiyeti ile milli birlik ve bütünlüğümüzün her şarttan korunması ilkeleridir. Devlet-toplum ilişkilerinin insan haklarına saygı zemininde ve demokratik esaslara uygun olarak şekillendirilmesi, Türk milletinin daha sağlıklı ve güçlü bir demokratik sistem özlemini de karşılayacaktır. MHP, bu konulardaki yapıcı yaklaşımını önümüzdeki dönemde de sürdürecektir. Bu konularda, Cumhuriyet'in temel ilkeleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ve üniter devlet yapısı çerçevesinde yapılacak düzenlemeleri MHP kararlılıkla destekleyecek ve bunları etkin biçimde uygulanmasının da takipçisi olacaktır. 

Raporda "Kıbrıs" konusunda yer alan ifadeler ve Türkiye KKTC'ne yöneltilen eleştiriler de haksız ve geçersizdir. Kıbrıs sorununun çözümünde ilerleme sağlanamamasının temel nedeni tüm siyasi ve hukuki unsurlar gözardı edilerek 
başlatılan "Kıbrıs"ın AB üyelik sürecidir. Bu noktaya gelmesinin başlıca sorumlusu olan AB'nin bu  konuda Türkiye'ye söyleyebileceği fazla bir şey bulunmamaktadır. 

Türkiye, siyasi çözüm öncesi bölünmüş Kıbrıs'ın AB'ne üye alınmasını kabul etmeyecektir. Böyle bir gelişme halinde kaçınılmaz olarak almak durumunda kalacağı tedbirler esasen açıklanmıştır. AB'nin çok yönlü sonuç ve yansımaları olacak böyle bir noktaya gelinmemesi için gereken basiretle hareket edeceğine olan ümidimizi korumak istemekteyiz. Kıbrıs'ın bu şekilde AB üyeliği ile Türkiye'nin üyelik süreci arasında bir seçim yapmak, Türkiye'nin arzusu değildir. Ancak, Türkiye'nin AB için Kıbrıs konusunda ödeyeceği herhangi bir bedel yoktur. Buna karşılık, Kıbrıs için ödemeye hazır olduğumuz bedelin ise sınırsız olduğu bilinmelidir. AB'nin böyle bir denklemi Türkiye'nin önüne koyması kendi çıkarlarına da hizmet etmeyecektir.

Türkiye-AB ilişkilerinin yapıcı bir zeminde ilerletilmesi için tüm taraflara önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir.

Burada çifte standartlara, ayrımcılığa ve önyargılı yaklaşımlara yer olmamalıdır. Türkiye bu konuda üzerine düşeni kararlılıkla yerine getirmeyi sürdürecektir. Aynı anlayışın Avrupa Birliği'ne de hakim olmasını beklemek en doğal hakkımızdır.
 



(15 KASIM 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.