Başbakan Bülent Ecevit'in Helsinki'ye hareketinden
önce yaptığı açıklama ve sorulara yanıtları şöyle:
(11 Aralık 1999)
Dün Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde üyelik adaylığı kesin olarak açıklanmıştır.
Bu, önkoşulsuz bir adaylıktır. Başka aday ülkelere hangi kurallar uygulanıyorsa,
Türkiye’ye de aynı kurallar uygulanacaktır. Bu karar, Türkiye açısından
büyük önem taşıyor, yalnız Türkiye açısından
değil Avrupa açısından ve bütün dünya açısından da büyük önem taşıyor.
Çünkü dünya
Avrasyalaşma sürecinden geçmektedir. Bu süreçte en önemli, en anahtar
konumdaki ülke de
Türkiye Cumhuriyeti’dir. O bakımdan Avrupa Birliği’ndeki üyeliğimiz,
Avrupa’nın Asya açılışında önemli bir etken durumundadır. Görülmüştür ki,
anlaşılmıştır ki Türkiyesiz bir Avrupa olamaz. Aynı şekilde Avrupasız bir
Türkiye de olamaz. Bu gelişmenin ulusumuza hayırlı olmasını diliyorum.
Bugün Helsinki’de Avrupa Birliği’nde adaylığımızla ilgili olarak bir törene
davetliyiz.
SORULAR-CEVAPLAR
SORU: Sayın Başbakan, dün iki noktanın altını çizdiniz. Kıbrıs’ta
iki ayrı devlet bulunduğu
gerçeği gözardı edilemez. Ege sorununun 2004 yılına kadar Lahey’e götürülmesini
Türkiye kabul edemez. Yani böyle bir takvimi kabul edemez diyorsunuz. Bu
konulardaki hassasiyetinizi
Helsinki’de ifade edecek misiniz? İkili temaslarınız olacak mı? Yunanistan
Başbakanı Sımıtıs ile
görüşecek misiniz?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Helsinki’de bir müzakere olacak değil,
daha çok
törensel bir olay. Dünkü açıklamamda da belirttim, Dönem Başkanı Finlandiya
Başbakanı Sayın Lipponen bize yazılı olarak bir açıklama gönderdi. Buna
göre eğer 4 yıl içinde Türkiye ile Yunanistan kendi aralarındaki ihtilafı
çözememiş olurlarsa, zorunlu olarak tahkime, uluslararası mahkemeye gidilmeyeceği,
karar metninin bu şekilde yorumlanmaması gerektiği, 4 yıl içinde eğer görüşmelerden
bir sonuç alınamazsa Avrupa Birliği’nin durumu yeniden değerlendireceği
ifade edilmiştir. Böylelikle o konudaki kaygımız giderilmiş olmaktadır.
Çünkü Sayın Dönem Başkanı’nın sözleri, Avrupa Birliği hukukunun bir parçası,
bir unsuru durumundadır. Kıbrıs konusunda da eğer bir anlaşmaya varılamazsa
ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne güya bütün Kıbrıs’ı temsilen Avrupa Birliği’nde
üyelik tanınmasını biz, kesinlikle sakıncalı buluyoruz. Her zaman söylediğimiz
gibi, Kıbrıs gerçeği kabul edilmeden, yani Kıbrıs’ta iki ayrı bağımsız
devlet bulunduğu gerçeği kabul edilmeden bir uzlaşma sağlanması mümkün
değildir. Eğer bu düşüncelerimize rağmen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Avrupa
Birliği’ne alınacak olursa, Kıbrıs Rum Yönetimi ile AB ne kadar bütünleşirse,
Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC de aynı ölçüde bütünleşecektir. Dün bunu açıkça
ifade ettik. Bundan
sonra da ifade etmeye devam edeceğiz.
SORU: Sayın Denktaş ile görüştünüz mü?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Bu karardan hemen sonra olmadı ama daha
önce
görüşmüştük. Her gün görüşüyoruz.
SORU: Simitis ile görüşme ihtimaliniz olacak mı?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Orada herhalde bütün başbakanlarla görüşeceğiz.
Teşekkür ederim.
|