|
BRÜKSEL’DE BİR HAFTA
|
2-9 Eylül 2002
|
no: 2002/31
|
AB-Türkiye
AB, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayladığı reform paketini olumlu
karşılandığını açıkladı. Bununla birlikte, AB Komisyonu Türkiye’nin kaydettiği
ilerlemeleri değerlendirmede bu reformlarının uygulamasının temel alınması
gerektiğini vurguladı. Ayrıca AB Komisyonu ve AB Dönem Başkanı Danimarka,
bu reformların Aralık ayındaki Kopenhag zirvesinde Türkiye’ye yönelik verilecek
bir kararda etkili olup olmayacakları yönünde bir açıklama yapmayı reddettiler.
AB Komisyonu reformlarla ilgili yayınladığı basın bildirisinde
şu açıklamalara yer verdi:
“AB Komisyonu, özellikle idam cezasının kaldırılmasını, Türk vatandaşlarının
kullandığı yerel diller ve lehçelerde yayın izni ve azınlık dillerinde
iyileştirilmiş eğitim olasılıklarını olumlu karşılamaktadır. Reform paketi
ayrıntılı olarak Ekim ayında çıkacak İlerleme Raporu’nda ele alınacaktır.
Reformların uygulanması önümüzdeki aylarda yakından izlenecektir. Bu alandaki
ilerlemelerin verilecek kararlarda büyük rolü olacaktır.”
Genişlemeden sorumlu AB Komiseri Günter Verheugen, bu cesur kararları
olumlu karşıladığını açıkladı. Verheugen ayrıca, 1999 Helsinki zirvesi
sonrasında Türkiye’ye yönelik Avrupa stratejisi geliştirilmemiş olsaydı,
bu reformların gerçekleşmelerinin mümkün olamayacağını vurguladı. Verheugen,
TBMM’deki oylama sonucunun AB’nin bu konulardaki katı yaklaşımının doğruluğuna
bir kanıt olduğunu da dile getirdi.
Dönem Başkanı Danimarka’nın Türkiye’deki reformlarla ilgili resmi
yaklaşımı şöyle:
“Sevilla zirvesinde belirtildiği üzere, Türkiye’nin adaylığıyla ilgili
kararlar, Sevilla ve Kopenhag zirveleri arasındaki gelişmeleri göz önünde
bulundurarak, Helsinki ve Laeken sonuç bildirileri çerçevesinde ve Ekim
ayındaki İlerleme Raporu’nu temel alarak alınacaktır.”
Dönem Başkanı Danimarka’nın Dışişleri Bakanı Per Stig Moeller
bu kararın doğru yönde bir adım olduğuna dikkati çekti ve AB ülkelerinin
daha fazla bilgi sahibi olmak istediklerini açıkladı.
AB Dönem Başkanı Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen Başbakan Yardımcısı
Mesut Yılmaz ile Kopenhag’da görüştü. Müzakerelerin başlama tarihi konusunu
ele alan toplantıda, Rasmussen, son reformların önemli bir adım olduğunu
belirtti. Rasmussen, bununla birlikte, reformların yasa düzeyinde değil,
Ekim’deki İlerleme Raporu’ndaki görüşleri temel alarak uygulama düzeyinde
değerlendirileceğini açıkladı.
Avrupa Parlamentosu’ndaki Avrupa Halkları Grubu (AHG) Başkanı Hans
Pöttering, yeni yasama yılının başlangıcı nedeniyle basın toplantısında
grubunun görüşlerini anlattı. Pöttering grubu adına Türkiye ile ilgili
olarak şu açıklamaları yaptı:
“Türkiye ile müzakerelerin başlatılması için henüz erken. Türkiye’ye
adil davranılmasını istiyoruz. Bizim bu ülkenin üyeliği konusunda çekincelerimiz
olmasına rağmen, Türkiye’nin adaylığı siyasi bir gerçektir. Türkiye’yi
AB’nin ortak değerlerine daha da yakınlaştıran reform paketinin benimsenmesini
olumlu karşılıyoruz. Buna rağmen, Kopenhag kıstasları bakımından bu reformlar
hala yetersiz. Bu paketteki yasaların uygulamaya geçirilmesi çok önemli.
Müzakerelere başlayabilmek için somut ilerlemeler görmek istiyoruz. 3 Kasım’daki
seçimler çok önemli bir etken olacak.”
30-31 Ağustos tarihlerinde Danimarka’nın Helsingor kentinde toplanan AB
Dışişleri Bakanları genişleme tartışmaları kapsamında Türkiye’deki siyasi
ve ekonomik gelişmeleri ve eğilimleri ele aldılar. Son reform paketinin
onaylanmasından duyulan memnuniyeti tekrarladılar. Genişlemeden sorumlu
AB Komiseri Verheugen, konuyla ilgili olarak insan haklarına saygının
günlük yaşamın bir gerçeği olarak görmek istediklerini belirtti. Verheugen
16 Ekim’de çıkacak İlerleme Raporu’nun 3 Kasım’da yapılacak seçim konusunu
da içereceğini açıkladı.
Verheugen’in bu açıklamalarıyla ilgili olarak, Verheugen’in sözcüsü
Helsingor toplantısından sonraki açıklamaların Türk kamuoyuna yanlış yansıtıldığını,
AB Komiseri’nin Kopenhag zirvesinde Türkiye’ye müzakerelerin başlatılması
için tarih verilmeyeceğini söylemediğini açıkladı. Sözcü, açıklamalarında
Verheugen’in yazın geçirilen reform paketinin uygulamasının değerlendirilebilmesi
için yeterli zaman olup olmadığını sorguladığını belirtti. Sözcü ayrıca,
bütün aday ülkeler için geçerli olduğu gibi, esas noktanın uygulama olduğunu
ekledi.
Avrupa Halkları Grup Başkanı Pöttering gibi, AP Sosyalist Grup Başkanı
Enrique Baron da, reformların onaylanmasının değil, uygulamaya geçirilmesinin
önemli olduğunu açıkladı. Baron ayrıca Leyla Zana’nın serbest bırakılması
gerektiğini vurguladı.
Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının, Belçika, Almanya, Fransa, Lüksemburg
ve İspanya’dan oluşan Avrupa Kolordusu’nda (‘Eurocorps’) görev yapması
yönündeki anlaşma imzalandı. TSK konuyla ilgili açıklamasında Türkiye’nin,
Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) kapsamında, AB’nin katılacağı
edeceği kriz yönetim operasyonlarının yönetiminde yer alma hakkını elde
ettiğni ve gelecekte AB ile daha geniş işbirliği istikametinde önemli bir
adım attığını belirtti.
Türkiye’yle beraber Yunanistan ve Polonya da Avrupa Kolordusu’na katılım
anlaşmaları imzaladı. Benzer anlaşmaların kısa zamanda Avusturya ve Finlandiya’nın
da imzalaması bekleniyor.
Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları Komitesi Başkanı Anna Karamanou (Yunanistan,
Sosyalist Yeşiller), Türkiye’deki yedi siyasi partiye kadınların Meclis’te
temsil oranının arttırılması yönünde çağrıda bulundu. AB’nin aday ülkelerdeki
kadın-erkek eşitliği konusuna verdiği önemi vurgulayan Karamanou, Kasım
ayındaki seçimlerin, halihazırda %4 olan kadın milletvekili oranında ilerleme
kaydetmek için bir fırsat olduğunu belirtti.
Çevre: Sürdürülebilir Kalkınma
Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi 26 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında
Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde gerçekleşti. Zirve bildirisinde
şu hedeflere yer verildi:
· Temel sağlık hizmetlerine ulaşamayanların sayısını 2015 yılına kadar
yarıya indirmek;
· Kimyevi maddelerin üretimi ve kullanımından kaynaklanan çevreye ve
insan sağlığına zararları 2020 yılına kadar asgariye indirmek;
· Balık stoklarındaki düşüşü durdurmak ve 2015 yılına kadar kendi kendini
yenileyebilir düzeye çıkartmak;
· Biyoçeşitlilikteki azalmayı 2010 yılına kadar yavaşlatmak;
· Küresel enerji tüketiminde, yenilenebilir enerjilerin kullanımını
önemli miktarda arttırmak;
· Sürdürülebilir tüketim ve üretime yönelik programları on yıllık çerçevelere
oturtmak.
AB Komisyonu Johannesburg hedeflerini memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
Bununla birlikte, bu hedeflerin somut sonuçlara döndürülmesi gerektiğinin
altını çizdi. AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi, AB’nin zirvede üstlendiği
öncü rolün ilerde de devam edeceğini belirtti.
Genişleme
AB’ye 2004 yılında üye olması beklenen on aday ülkeden Çek Cumhuriyeti,
Polonya, Slovakya ve Macaristan, ülkelerinin AB’ye üyeliği konusunda 2003
yılının Nisan ve Haziran ayları arasında halkoylaması yapacaklarını açıkladılar.
Kamuoyu yoklamalarına göre, bu ülkelerde halkın AB üyeliğine verdiği destek
Çek Cumhuriyeti’nde %50 ile Macaristan’da %80 arasında değişiyor.
Çek Cumhuriyeti AB’nin görsel işitsel yapıma destek amaçlı MEDIA programına
katılımına yönelik anlaşmayı imzaladı. Anlaşma, geriye dönük olması nedeniyle
1 Ocak 2002’den itibaren geçerli sayılacak.
AB-ABD
ABD, çelik ithalatına uygulamaya başladığı gümrük vergisinden AB’de
üretilen 178 ürünü daha muaf tutulacağını açıkladı. Böylelikle muaf tutulacak
AB ürünlerinin sayısı 727’ye çıktı. Bu ürünler AB’nin ABD’ye çelik ihracatının
yarısından fazlasını kapsıyor.
AB Komisyonu, muaf tutulacak ürünler listesinin genişletilmiş olmasına
rağmen Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde başlatılmış yargı sürecinin
devam edeceğini açıkladı. AB Komisyonu, liste üzerindeki incelemelerini
tamamladıktan sonra Eylül ayı ortasında AB Bakanlar Konseyi’ne konuyla
ilgili bir sunum yapacak. AB Bakanlar Konseyi ayrıca kısa vadede uygulanacak
yaptırımları da ele alacak. DTÖ kararının Mart 2003’te açıklanması bekleniyor.
DTÖ, ABD’nin dış satım kuruluşlarına (‘foreign sales corporations’)
sağladığı haksız rekabete yol açan vergi sübvansiyonlarını kaldırmaması
durumunda, AB’nin 4 milyar $’a varacak yaptırımlar uygulamasına olanak
veren kararını açıkladı. AB Komisyonu bu karar doğrultusunda, ABD’ye
en kısa zamanda dış satım kuruluşları sistemini kaldırması çağrısında bulundu.
ABD karşılık olarak izleyeceği yaklaşımı belirlerken, AB ise olası yaptırım
uygulamaları belirleyecek.
Rekabet
AB Komisyonu’nun onayladığı girişimler:
· Finlandiyalı asansör ve yürüyen merdiven sektöründe etkinlik gösteren
Kone Corporation’ın kereste taşıma araçları üreten Finlandiyalı Partek
Corporation’ı satın alması;
· Alman müzik şirketi Bertelsmann Music Group’un aynı sektörde etkin
Zomba Record ve Zomba Music’i satın alması;
· İngiliz sigorta şirketi Legal & General’in temizlik malzemeleri
üreten IWP Household’a ortak olması;
· Japon elektronik aletler üreticisi Hitachi’nin Amerikalı bilgisayar
üreticisi IBM’i satın alması;
· Polonyalı acele posta firması Masterlink Express’in İsveçli Baltic
Logistic Systems International ve Fransız Geopost tarafından satın alınması;
· Fransız Klepierre grubu ve Finiper’in İtalyan emlak firması Immobiliare
Gallerie Commerciali’yi satın almaları;
· İngiliz Peninsular and Oriental Steam Navigation P&O’nun P&O
Stena Line’ı satın alması;
· Doğal gaz sektöründeki lojistik hizmetleri alanında Alman RWE Gas
ile İngiliz Lattice International arasında ortaklık kurulması;
· Tütün ve gazete dağıtım şirketi Logista ile çelik ve metal yapı firması
Corporacion Gestcamp’ın İspanyol Logesta Gestion de Transporte’yi satın
almaları;
· Çimento sektöründeki Alsen ve elektrik üretimi sektöründeki E.ON
Kraftwerke’nin mineral yapı malzemeleri sektöründe etkin olan BauMineral
Herten’i satın almaları;
· Vinç üreticisi Demag Mobile Cranes’in Amerikalı yapı malzemeleri
üreticisi Terex Corporation tarafından satın alınması;
· Amerikalı Goodrich Corporation’ın TRW Aeronautical Systems Group’u
satın alması;
· Ernst & Young’un Almanya birimi ile Alman avukatlık bürosu Menold
& Aulinger’in birleşmesi;
· Alman bira üreticisi Karlsberg ile Alman-Hollandalı Brauholding International’ın
öncelikle Alman pazarında bira üretimi ve toptan satışında etkin olacak
bir ortaklık kurması;
· Alman seyahat şirketi TUI’nin Fransız Nouvelles Frontieres’in tamamını
satın alması;
· International Bank in Luxembourg ve Banco Popular Espanol’un hisse
yönetimi, mali tahminler ve emeklilik fonu yönetimi alanlarında etkin İspanyol
Fortior Holding’i satın almaları;
· Danimarkalı ambalaj üreticisi Danapak ile Avusturyalı esnek ambalaj
üreticisi Teich arasında ortaklık kurulması;
· Amerikalı yatırım bankası Morgan Stanley Dean Witter ile İtalyan
bilgi teknolojileri grubu Olivetti/Telecom Italia arasında emlak sektöründe
Tiglio I ve Tiglio II adları altında iki ortaklık kurulması;
· Fransız Groupama’nın İspanyol sigorta şirketi Plus Ultra’yı satın
alması;
· Alman Dresdner bankasının Alman elektronik kartlı ödemeler ağı hizmetleri
veren Montrada’ya ortak olması;
· Portekizli Sonae Immobiliaria ile Hollandalı mali hizmetler grubu
ING Groep’un İspanyol ticari emlak şirketi Filo’yu satın almaları;
· Ernst & Young France’ın, Andersen France’ın danışmanlık hizmetleri
dışındaki diğer bölümleriyle birleşmesi;
· Fransız Interépargne ile Accor Services France tarafından Servepar
adında ortaklık kurulması;
· Amerikalı mali hizmetler grubu DLJ Capital Funding’in İngiliz holding
şirketi Hamsard 2064’ü satın alması.
Devlet Yardımları
AB Komisyonu İspanya’nın Bask bölgesinde eşgüdüm merkezlerinin yararlandığı
özel vergi sisteminin yasal olmadığı kararına vardı. Eşgüdüm merkezleri
bağlı oldukları uluslararası kuruluşlara bankacılık, pazarlama, sigorta
ve lojistik hizmetleri veriyordu. Konuyla ilgili soruşturma başlatıldıktan
sonra İspanya bu sistemi kaldırmıştı.
Anti-Damping
AB Bakanlar Konseyi’nin aldığı anti-damping kararları:
-
Çin (%44.6), Kore (%15), Malezya (%25.1) ve Tayland’dan (%29.8) AB’ye ithal
edilen 15.5cm’den büyük ekranlı renkli televizyonlara damping vergisi uygulamasına
beş yıl daha devam edilmesi (Bazı üreticiler daha düşük vergilerden veya
vergi muafiyetinden yararlanabilecekler);
-
Hırvatistan ve Ukrayna’dan bazı demir ve çelik borulara %38.5 damping vergisi
uygulanması;
-
Çek Cumhuriyeti (%22.4), Malezya (%75), Rusya (%43.3), Kore (%44) ve Slovakya’dan
(%15) ithal edilen demir veya çelik boru aksesuarlarına damping vergisi
uygulanması (Bazı Çek ve Slovak üreticiler daha düşük vergilerden veya
vergi muafiyetinden yararlanabilecekler);
-
Norveç’ten AB’ye Atlantik somonu ihraç eden on şirkete %3.8 oranında damping
vergisi uygulanması.
Ekonomi
Temmuz 2002’de işsizlik oranı AB genelinde %7.7, euro alanında %8.3
olarak kaydedildi. En düşük işsizlik oranları Lüksemburg (%2.4), Hollanda
(%2.8), Avusturya (%4.1) ve Danimarka’da (%4.3), en yüksek işsizlik oranı
ise İspanya’da (%11.3) görüldü.
AB’de istihdam oranı 2001 yılında %63.9 olarak kaydedildi. 2000
yılında bu oran %63.2 olmuştu. Kadınların istihdamı bu dönemde %53.9’dan
%54.8’e yükseldi.
|