Dışişleri Bakanlığı'nın 2002 Türkiye İlerleme
Raporu ve Strateji Belgesi ile ilgili açıklaması şöyle:
(9 Ekim 2002)
Avrupa Birliği Komisyonu tarafından aday ülkelerle ilgili olarak her
yıl hazırlanan İlerleme Raporları bağlamında, tüm adaylar için olduğu gibi,
ülkemiz için hazırlanan beşinci İlerleme Raporu bugün açıklanmıştır. Ayrıca,
ülkemizin AB adaylığına ilişkin özet değerlendirmeler ile geleceğe dönük
önerileri içeren Strateji Belgesi de yayınlanmıştır.
Gerek İlerleme Raporu, gerek Strateji Belgesi ile ilgili görüşlerimiz
anılan belgelerin ayrıntılı bir şekilde irdelenmesini takiben ayrıca açıklanacak
olmakla birlikte, bu aşamada ön değerlendirmemiz aşağıda sunulmuştur.
Türkiye’nin son bir yılda gerçekleştirmiş olduğu siyasi reformların
Kopenhag Katılım kriterlerinin karşılanması yönünde temel bir adım oluşturduğunun
Komisyon tarafından hazırlanan metinlerin çeşitli yerlerinde vurgulanmış
olması yapıcı bir unsur olarak dikkat çekmektedir. Ekonomik kriterlere
ve Topluluk müktesebatına uyum konusu da ülkemiz açısından genelde tatminkar
bir şekilde değerlendirilmektedir.
Buna karşılık, ülkemizin siyasi kriterleri tam olarak karşılamadığı,
uygulamada eksiklikler bulunduğu ve her alanda daha fazla ilerleme kaydetmesi
gerektiği de sözkonusu metinlerde kayıtlıdır. Komisyon’un eleştirilerine
ilişkin olarak belirtilebilecek husus, bunların bir kısmının eksik bilgiden
kaynaklandığı yönündedir. İleri sürülen diğer eleştirilerin ise, dinamik
bir nitelik taşıyan üyelik süreci bağlamında ulusumuzun ortaya koymuş bulunduğu
siyasi irade doğrultusunda süratle giderilmekte olduğu açıktır.
Türkiye’ye ilişkin Komisyon önerileri ise genelde ülkemizin beklentilerini
karşılamaktan uzak kalmaktadır. Komisyon’un gayet kısıtlı mahiyette tavsiyelerde
bulunduğu görülmektedir. Sözkonusu öneriler Türkiye’nin son bir senede
kaydettiği önemli siyasi ve ekonomik reformlarla müktesebat uyumu çalışmalarına
yeterli bir karşılık teşkil etmemektedir.
Bilindiği üzere, Yüce Meclisimiz devrimsel nitelikte reform yasaları
kabul etmiştir. Bu yasalara ilişkin ikincil mevzuatın çıkarılması süreci
hızla devam etmektedir. Bunun yanında ekonomi yeniden yapılandırılmış,
müktesebata uyum çerçevesinde tarama sürecine benzer çalışmalar yapılmış
ve uygulama dahil somut gelişmeler kaydedilmiştir. Bütün bu reformlar,
Türk halkının talepleri ve beklentileri doğrultusunda, refah ve esenliğimizi
artırmak amacıyla atılmış adımlardır. Bu çalışmaları kararlılıkla sürdürecek
ve uygulamaya geçirecek siyasi irade mevcuttur. Katılım Ortaklığı Belgesi
ve Ulusal Programımızla uyum içinde olan sözkonusu reformlar, bu çerçevede
belirlenen öncelikleri karşılayacak ve hatta ötesine geçecek şekilde gerçekleşmiştir.
Avrupa’nın yeni yapılanması ve uluslararası ve bölgesel siyasi ilişkilerin
mevcut gelişimi, Avrupa Birliği ile Türkiye’nin üyelik yönünde bir an evvel
daha yakın ilişkiler geliştirmesini gerekli kılmaktadır. Esasen bu yakınlaşma
her iki tarafın da çıkarınadır. Katılım müzakerelerinin açılmasına ilişkin
talebimizin bu anlayışla değerlendirilmesini ve bu gelişmelerin Avrupa
Birliği tarafından da dikkate alınmasını bekliyoruz. Ülkemiz, gerçekleştirmiş
olduğu reformların ve ortaya koyduğu güçlü iradenin ışığında, 2003 yılında
katılım müzakerelerinin başlatılmasına hak kazandığı görüşündedir.
Türkiye, Devlet ve Hükümet Başkanlarının biraraya geleceği Brüksel ve
Kopenhag Zirvelerinde, Türkiye - AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin siyasi
iradeyi bu kapsamda ortaya koyacak somut bir karar alınmasını beklemektedir.
|