Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
LAEKEN ZİRVESİ
SONUÇ BİLDİRİSİ (ingilizce)
ECEVİT'İN AÇIKLAMASI
AB ANA SAYFA
AB logo Türkiye-AB İlişkileri

LAEKEN ZİRVESİ...
Başbakan Ecevit'in konuşması...
14 - 15 Aralık 2001
Başbakan Bülent Ecevit, Laeken zirvesinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, AB'ye tam üyeliğine ilişkin tarama süreci ve tam üyelik müzakereleri konusunda açık bir takvim verilmesi beklentisinde olduğunu söyledi.
 
Başbakan Bülent Ecevit'in Laeken Zirvesi'nde yaptığı konuşma:
(15 Aralık 2001) 

Sayın Başbakan, Bayanlar ve Baylar;

Avrupa Birliği’nin Laeken-Belçika'daki bu önemli toplantısına katılmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Sayın Başbakan'a ve saygıdeğer meslektaşlarına evsahiplikleri için teşekkür ederim.

Türkiye, Avrupa Birliği’ne tam üyelik yolunda uzun erimli adımlar atmıştır. Kapsamlı bir Ulusal Program hazırlanmış, kamuoyunca benimsenmiştir. Demokrasi ve insan haklarını daha da güçlendirmek için büyük çaplı Anayasal değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Çoğunluğu yapısal ve reformcu nitelikte 300’ü aşkın yasa değişikliği yapılmıştır. Ek değişiklikler de sıradadır. İnsan hakları alanındaki koşulların iyileştirilmesine yönelik çok sayıda adım atılmıştır. Bu arada, önemli ekonomik reform önlemleri kabul edildi. Türkiye’ye ekonomik güçlüklerini aşmasında yardımcı olmaları için IMF ve Dünya Bankası’yla anlaşmaya da vardık.

Sayın Başbakan;

Türkiye’nin tarama ve müzakereler için daha açık bir takvim verilmesi yolundaki beklentisini vurgulamak isterim.

Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası konusunda uzun ve çetin üçlü görüşmeler sonucunda kaydadeğer ilerleme sağlanmıştır. Türkiye bütün bu sürece bir uzlaşı bulma çabasıyla işbirliği ruhu içinde ve esneklikle yaklaşmıştır.

Türkiye, bu yapıcı anlayışla, beklentilerini tam olarak karşılamamasına karşın bir paket çözüme onay vermiştir. Buna karşılık vermek şimdi AB’ye kalmıştır. Bu anlaşmanın AB tarafından kabul edileceğini umarız. 

Türkiye, Avrupa ordusunda yer alsa da almasa da, Balkanlar’dan Orta Asya’ya uzanan geniş ve istikrarsız bir bölgede güvenlik ve barış açısından etkili bir durumdadır. 1920’lerin başından bu yana Afganistan’da barış ve kalkınmaya katkıda bulunduk. Afganistan’daki yeni gelişmeleri etkin biçimde destekleyeceğiz. Köktendinci ve militan Taliban rejimi ortadan kaldırılmasaydı tüm Orta Asya ülkeleri tehdit altında olacaktı. Afganistan’daki rakip grupların Taliban’ın yönetimi ele geçirmesine yolaçan eski hatalarını yenilemeyeceklerini umarız.

Afgan halkının geniş çapta insani yardıma gereksinimi vardır. Türkiye ekonomik sorunlarına karşın bu yönde adımlar atmaktadır.

Ortadoğu'daki durumdan derin kaygı duyuyorum. Hem İsrail, hem de Filistin Türkiye’ye güven duymaktadırlar. Arap ülkeleriyle de iyi ilişkilerimiz vardır. Dolayısıyla, İsrail ve Filistin halkları arasında barış ve anlaşmayı sağlamak için her çabayı gösteriyoruz. Bununla birlikte, tarafsız ve etkin Amerikan müdahalesine ivedi gereksinim vardır.

Türkiye, halkının çoğunluğu Müslüman olan laik demokratik bir ülke olarak, farklı dinsel ve kültürel gruplar arasında uyumu desteklemek bakımından en iyi konumdadır. Bu amaçla Avrupa Birliği ile İslam Konferansı Örgütü’nün büyük desteğiyle İstanbul’da "Uygarlıkların Uyumu" konusunda bir İKÖ-AB Ortak Forumu düzenliyoruz.

Sayın Başbakan;

Türkiye 1980’lerin ortalarından beri terörizmin her türünden çok çekmiştir. Amerikan halkının 11 Eylül hain terör eylemlerinden kaynaklanan üzüntüsünü derinden paylaşıyoruz. Bu nedenle, Amerika Birleşik Devletleri'nin ve Avrupa Birliği’nin terörizmin bütün dünyada yenilmesine yönelik çabalarını tamamen destekliyoruz. Terörizmin hiçbir türü insan haklarıyla karıştırılmamalıdır. Sözlerime son verirken, Kıbrıs’taki iki milletin sorunlarını çözmelerini ve gelecekleri konusunda karar vermelerini ümit etmekteyim.

Sonuç olarak, bütün Avrupa ülkeleri gibi Türkiye de Avrupa Birliği’nin geleceğiyle ilgili konvansiyona büyük önem vermektedir. Zengin tarihi deneyimimiz ışığında konvansiyona özlü katkılarda bulunabiliriz.

Türkiye-AB ilişkilerinde Belçika Dönem Başkanlığı sırasında sağlanan ivmenin önümüzdeki İspanya Dönem Başkanlığı’nda da sürdürüleceğine güveniyorum.

Teşekkür ederim.
 



(20 ARALIK 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.