Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Bakanlar Kurulu'nun, 2003 Türkiye İlerleme
Raporu ve Strateji Belgesi ile ilgili bildirisi şöyle:
(5 Kasım 2003)
AB KOMİSYONU'NUN ÜLKEMİZ HAKKINDA HAZIRLADIĞI
2003 İLERLEME RAPORU VE STRATEJİ BELGESİNİN
TÜRKİYE İLE İLGİLİ KISMI HAKKINDA
BAKANLAR KURULU AÇIKLAMASI
Avrupa Birliği Komisyonu tarafından ülkemiz için düzenli olarak hazırlanan
ilerleme Raporlarının altıncısı ve ileriye yönelik öneriler içeren Strateji
Belgesi bugün yayınlanmıştır.
Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler 1999 Helsinki Zirvesi’nden bu yana
çok boyutlu bir içerik kazanmış ve Türkiye’ye yönelik katılım-öncesi stratejisi
bütün unsurlarıyla hayata geçirilmiştir. Nitekim, AB Komisyonu 2003 yılı
Raporunda bu çerçeveyi tekrar ortaya koymuştur.
Ülkemizin Avrupa Birliği’ne tam üye olması temel stratejik hedefimizdir.
Katılım sürecimiz, bu yönde ilerlemektedir. Bugün artık, ülkemizin AB’ye
üye olup olamayacağı değil, üyelik için gerekli uyum sürecini hangi takvim
içinde tamamlayacağı gündemdedir. Hükümet olarak, öncelikle, Aralık 2004’te
tam üyelik müzakerelerine başlanması kararının alınmasını hedefliyoruz.
Bu çerçevede, AB Devlet ve Hükümet Başkanlarının 2004 yılı sonunda ülkemizle
katılım müzakerelerinin açılması kararını alabilmeleri için gerekli objektif
koşulları zamanında ve yeterli ölçüde yerine getirmeye kararlıyız.
2003 ilerleme Raporu ve Strateji Belgesi’nde Komisyon, Gözden Geçirilmiş
Katılım Ortaklığı Belgesinde yer alan beklentilerin büyük çoğunluğunun
karşılandığını ve ülkemizin bu yönde azimle hareket ettiğini tespit etmiştir.
AB’nin bu anlamda, gerçekleştirdiğimiz devrimsel nitelikteki reformların
önemini kabul etmesi, bundan sonraki çalışmalarımıza da ivme kazandıracaktır.
Buna karşılık anılan raporda, reformların etkin ve yeknesak biçimde
uygulamaya geçirilmesinde eksiklikler bulunduğuna dikkat çekilmektedir.
Hükümet olarak, Aralık 2004’teki AB Zirvesi’ne kadar uzanan önümüzdeki
dönemi de en iyi şekilde kullanarak, Kopenhag siyasi kriterlerini uygulama
alanında da yeterli ölçüde karşılama yönünde gerekli adımları atacağız.
Uygulamaya ilişkin hususlar, esasen Hükümetimizce kurulmuş bulunan Reform
İzleme Grubu’nda değerlendirilmekte ve Bakanlar Kurulu’nca da titizlikle
izlenmektedir. AB üyeliği bakımından halkımızın, sivil toplum örgütlerinin
ve iktidarı ve muhalefetiyle TBMM’mizin desteğini arkasına alan Hükümetimiz,
bunu gerçekleştirmeye muktedirdir. Esasen bugüne kadar gerçekleştirilenler,
ileride yapılacakların da teminatıdır.
Ancak, AB’nin de Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerinde yeni üye ve
diğer adaylarla aynı ölçütleri kullanmasını, yapıcı ve adil olmasını beklemekteyiz.
Bu çerçevede, 12-13 Aralık 2003 tarihlerinde toplanacak müteakip AB Zirvesinde,
ülkemizin katılım sürecinde kaydettiği ilerlemenin siyasi düzeyde de teslim
edileceğine inanıyoruz.
Belgedeki Kıbrıs’la ilgili ifadelere gelince, Türkiye’nin sorunun çözümüne
ilişkin görüşleri bütün taraflarca bilinmektedir. Kıbrıs sorununun çözümü,
Kopenhag siyasi kriterleri bağlamında bir yükümlülük teşkil etmemektedir.
Bununla birlikte, Türkiye, Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözümü arzu etmektedir.
|