I. GİRİŞ
1. Lüksemburg’da 1997 yılında yapılan Avrupa Birliği Konseyi
toplantısı, Komisyon’u, aday ülkelerden her biri tarafından katılım yönünde
sağlanan ilerleme üzerine düzenli raporlar hazırlamaya davet etti:
“Komisyon, Kopenhag kriterlerinin ışığında, her bir Orta ve Doğu Avrupalı
başvuru sahibi devletin katılım yönünde sağladığı ilerlemeyi, özellikle
de Birlik müktesebatını benimseme temposunu değerlendiren düzenli raporlar
hazırlayacak ve, iki taraflı hükümetlerarası konferanslar başlatılması
için gerekli herhangi bir tavsiye ile birlikte, bu raporları Konsey’e sunacaktır.
Bu raporlardan önce, Katılım Ortaklıkları’nın uygulanması ve müktesebatın
benimsenmesinde sağlanan ilerleme, Avrupa Anlaşması organlarında her bir
başvuran devlet ile incelenecektir. Komisyon’un raporları, Konsey çerçevesinde,
katılım müzakerelerinin yürütülmesi ve diğer başvuru sahiplerine teşmil
edilmesi üzerine gerekli kararların alınması için bir temel olarak hizmet
edecektir. Bu bağlamda, Komisyon, başvuran devletlerin ekonomik kriterleri
ve katılımdan doğan tüm yükümlülükleri karşılama yeteneklerinin değerlendirilmesinde
Gündem 2000’de benimsenen yöntemi izleyecektir.
Komisyon’un Konsey’e sunacağı düzenli raporlarda başvuran devletlerce
sağlanan ilerlemenin değerlendirilmesinde dinamik bir yaklaşım sürdürülmelidir.”
Cardiff’te yapılan AB Konseyi, 1998 sonuna ait raporların Kıbrıs’ı da
kapsamasını istedi.
Türkiye ile ilgili olarak, Cardiff Konseyi, “Ortaklık Anlaşması’nın
28nci maddesine ve Lüksemburg Konseyi’nin sonuçlarına dayanan” bir rapor
istedi.
Gündem 2000’deki Görüşler için kullanılan yöntemleri izleyen Komisyon,
Konsey için düzenli raporlarda yer alan analizlerin bir sentezini ve ayrıca
bir dizi tavsiye içeren bir “karma belge” hazırladı. Bu belge, müzakerelerdeki
en son durumu ve katılım öncesi stratejinin güçlendirilmesini de ortaya
koymaktadır.
2. Orta ve Doğu Avrupalı aday ülkeler için düzenli raporların
derlenmesinde, Komisyon, ilan edilmiş veya belirtilmiş olan reformların
Temmuz 1997’den bu yana gerçekten uygulanmış olup olmadığını Kopenhag kriterlerinin
ışığında analiz etmeye girişti. Bu reformlar ve özellikle müktesebatın
aktarılması için gerekli olanlar ile ilgili olarak, Komisyon, hazırlanmakta
olan veya benimsenme yolunda olan düzenlemelerden ziyade benimsenmiş olan
düzenlemeler üzerinde durmuştur. Bu yöntem, katılım yolunda gerçekten sağlanan
ilerlemenin objektif bir temelde karşılaştırılmasına ve ölçülmesine izin
veren tek yöntemdir.
Düzenli raporlarda, Komisyon, her bir adayın müktesebatı uygulama kapasitesindeki
ilerlemeyi de incelemiştir. Komisyon, Madrid Avrupa Konseyi tarafından
talep edildiği üzere, idarî yapıların bir an önce müktesebatın gereklerine
uyarlanması için atılan adımların üzerinde durmuştur.
Aday ülkelerin tam üyeliğe hazırlanmalarında, gelecekteki üye devlet
konumlarının vecibelerine uyum sağlamaları için gerekli reformların temposunu
sürdürmelerinin veya hızlandırmalarının çok önemli bir unsur olduğu kaydedilmelidir.
Bu bağlamda, Komisyon, Gündem 2000’de yer alan analizi hatırlatır. Katılım
yolunda aday ülkelerce yapılması gereken hâlâ pek çok iş vardır. Komisyon,
orta vadede üyelik yükümlülüklerini en iyi şekilde üstlenebilecek olanlar
dahil olmak üzere, aday ülkelerin tümünün, ancak “hazırlanma çabalarına
kararlılıkla devam etmeleri şartıyla” söz konusu yükümlülükleri üstlenebileceklerine
inancındadır.
Görüş’ün yayımlanmasından bu yana kaydedilen gerçek ilerlemenin değerlendirilmesi,
çeşitli bilgi kaynaklarına dayandırılmıştır. Görüşler’i güncelleştirmek
için öncelikle aday ülkelerce sağlanan bilgiler temel alınmıştır. Bunların
yanısıra, Avrupa Anlaşmaları çerçevesinde yapılan toplantılarda sağlanan
bilgiler ve Topluluk müktesebatının incelenmesinden elde edilen veriler
de kullanılmıştır. Ayrıca, bu kaynaklardan gelen bilgiler, müktesebatın
benimsenmesi için hazırlanmış ulusal programlarda yer alan bilgiler ile
karşılaştırılmış ve, Görüşler’in hazırlanmasında olduğu gibi, Avrupa Parlamentosu’nun
raporları, üye devletlerden gelen değerlendirmeler, başta Avrupa Konseyi
ve AGİT olmak üzere uluslararası kuruluşların ve malî kurumların ve ayrıca
sivil toplum örgütlerinin çalışmaları da kullanılmıştır.
Cardiff Avrupa Konseyi, Komisyon’un “her bir adayın katılım yönünde
ilerlemesi” hakkında raporlar sunma niyetini memnuniyetle karşılamıştır.
Bu nedenle, Komisyon, Kıbrıs üzerine de bir rapor hazırlamıştır. Bu raporda
Komisyon, özellikle inceleme çalışmasının sonuçları ve sorulara alınan
yanıtlar temelinde, 1993 Görüşü’nü güncellemiştir. Ancak, 1993’te olduğu
gibi, Komisyon adanın kuzeyindeki durum hakkında kısmen bilgi sahibidir.
Haziran ayındaki Cardiff Avrupa Konseyinde, Komisyon’dan, Türkiye’nin
durumunun Lüksemburg sonuçlarının ışığında değerlendirmesi istendiği için,
Türkiye’yle ilgili rapor 1989 Görüşü’nün güncelleştirilmesinden öteye gitmektedir.
Komisyon, bu raporda, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine ilişkin Görüşler’in
yöntemini izlemiştir. Fakat, bu çalışmada, Gümrük Birliği’nin ötesine giden
alanlarda ve bu ülke için Avrupa stratejisinde önerilen alanlarda Türkiye’nin
Topluluk müktesebatını üstlenme kapasitesinin değerlendirilmesi için gerekli
tüm bilgilerin hızla toplanmasında Komisyon bazı güçlüklerle karşılaşmıştır.