Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
.İlgili Sayfalar
KARMA BELGE (İçindekiler)
AB ANA SAYFA

KARMA BELGE
Aday ülkelerin katılım yönünde kaydettiği ilerlemeye ilişkin raporlar (1999)
 

I - GİRİŞ

Yeni bin yıla yaklaşırken, Avrupa Birliği, tarihindeki en büyük genişlemeye hazırlanmaktadır. Gelecek yüzyılın başlarında, Avrupa'yı yirminci yüzyılın çatışma ve bölünmelerinden çok farklı şartlarda yeniden birleştirmek mümkün olacaktır. Paylaşılan idealler ve ortak politik, ekonomik ve sosyal davranış kuralları temelinde, şimdiki üye devletler ve aday ülkeler daha geniş bir Birlik içinde birleşmeyi seçebilecektir Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, Malta, Kıbrıs ve Türkiye değişim için kararlı olduklarını ve değişim kapasitesini taşıdıklarını göstermiştir. Bu ülkelerin ekonomileri, giderek artan bir şekilde Birlik'in ekonomisiyle bütünleşmekte ve Parlamentolar, hükümetler, kamu ve özel sektörler tarafından AB üyeliğine hazırlanmak için büyük gayretler sarfedilmektedir. AB, bu gayretleri aktif biçimde desteklemektedir ve yeni üyelerin katılımı için kendi finansal ve kurumsal düzenlemelerini yapmak amacıyla gerekli adımları atmaya başlamıştır.

Son yıllarda, AB, iç pazarı tamamlarken ve ekonomik ve parasal birliği başlatmaya hazırlanırken, aynı zamanda, ekonomik durgunluk ve artan işsizlik sorunuyla da uğraşmak zorunda kalmıştır. Bu içe yöneliş nedeniyle, Birlik, aşırı derecede içe dönük olmakla ve henüz genişleme sürecinde içinde bulunmayan veya AB'nin aday olmayan Avrupa ülkeleriyle istediği türden bir ilişki içinde bulunmayan ülkeler için üyelik perspektifi gibi, daha geniş jeopolitik konulara eğilmemekle eleştirilmiştir. Birlik, şimdi, Avrupa kıtasındaki ilişkilerin gelecekteki düzeniyle ilgili daha geniş konulara eğilmeye hazırdır. Genişleme üzerine Düzenli Raporları'nı sunmakla, Komisyon bu daha geniş tartışmaya katkıda bulunma fırsatını kullanmıştır.

AB genişlemesi fikri, geçtiğimiz yıl yeni bir ivme kazanmıştır. Kosova bunalımının en önemli derslerinden biri, Avrupa çapında barış ve güvenliği, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü, büyümeyi ve refahın temellerini kurma ihtiyacıdır. Genişleme bunu yapmanın en iyi yoludur. Şimdi, genişlemenin stratejik boyutuna ilişkin daha büyük bir bilinç vardır. Komisyon, bu yeni bilinci, genişleme sürecini ilerletmek için kullanmayı arzu etmekte ve kararlı ve cesur hareket etme çağrısında bulunmaktadır.

Komisyon, genişleme sürecinde, birbiriyle potansiyel olarak çatışan iki hedef olduğunun farkındadır: hız ve kalite. Hız gereklidir çünkü, aday ülkelerin beklentilerine uygun olarak, genişleme hazırlıklarında daha büyük ivme için bir fırsat penceresi vardır. Kalite yaşamsaldır çünkü AB, kısmî üyelik değil, tam haklar ve sorumluluklar icra eden yeni üyeler istemektedir. Bu ilkenin terk edilmesi, içeride ciddî gerilimler yaratır, AB'nin verimliliğine engel olur ve halkın güvenini zedelerdi.

Söz konusu olan, doğru dengenin bulunması, kaliteyi feda etmeksizin hızın korunmasıdır. Komisyon'un tavsiyelerine işte bu temel düşünce yön vermektedir.

Avrupa Birliği Konseyi'nin isteği üzerine, Komisyon, her aday ülkenin Kopenhag kriterlerini karşılamada kaydettiği ilerlemeye ilişkin raporlar hazırlamıştır. Haziran 1999'da Köln'de düzenlenen Avrupa Birliği Konseyi, 1997 Lüksemburg sonuçlarına dikkat çekmiştir: "Yeni müzakereler açılması hakkında kararlar, ancak, Kopenhag AB Konseyi'nin belirlediği kriterler temelinde alınabilir. Konsey, aynı zamanda, henüz kendileriyle müzakerelere başlanmamış olan başvuru sahibi ülkeler için katılım perspektifine verilen önemi vurgular."

Bu nedenle, Konsey, Komisyon'u, bundan sonraki ilerleme raporlarında "tüm başvuru sahibi ülkeler için bu perspektifin berraklaştırılmasına yardım edebilecek tedbirler üzerinde düşünmeye" davet etmektedir. Komisyon, belgede ortaya konulan katılım stratejisi için tekliflerde bulunarak, davete yanıt vermiştir.

Katılım stratejisi, sadece, bu belgeye eşlik eden bireysel ülke raporlarındaki analizine değil, aynı zamanda, bütün aday ülkeleri ya da bazılarını ilgilendiren sorunların analizine dayalıdır. Müzakerelerin açılması, yürütülmesi ve AB'nin ilk katılıma veya katılımlara hazır olacağı bir tarih belirlenmesi için teklifler ortaya koymaktadır.

Birlik'in genişlemesi, üye devletlerin sayısının artabilmesi için önceden ele alınması gereken kurumsal reformla ilgili içsel sorunlar ve genişlemiş bir Birlik'in komşularıyla ilişkilerinin yeniden tanımlanmasıyla ilgili dışsal sorunlar getiren karmaşık bir girişimdir. Şimdiden aday konumunda olan onüç ülkeden başka, Birlik, geleceğin çok farklı görüşleri üzerine dayalı başka komşularla çok yakın ilişkilere de sahiptir. Avrupa Birliği'nin bütün komşularını içine alan kesin ve net sınıflamalar yapmak mümkün olmasa da, üyelik ehliyetleri ve arzuları temelinde farklı ülke grupları belirlenebilir.

İsviçre ve Norveç gibi ülkeler, bütün üyelik kriterlerini şimdiden karşılamakta fakat halen üyeliği arzu etmemektedir.

Eski Yugoslavya'nın ülkeleri ve Arnavutluk, AB üyeliğini arzu etmektedirler fakat kriterleri karşılamanın çok uzağındadır. Bölgesel işbirliği yoluyla hem politik hem de ekonomik sorunların çözülmesine dayanması gereken, bölge için bir istikrar stratejisi uygulamak üzere Birlik ve kendi aralarında beraberce çalışmaları şartıyla, Birlik onlara gelecekte üyelik perspektifini sunmaya hazırdır.

AB, genişlemesinin yakından etkileyeceği doğudaki ve güneydeki diğer komşularıyla ilişkilerini de geliştirmelidir. 25 veya 30 üye devletli genişlemiş bir Birlik'in komşularıyla çalışabilmesinin yeni yollarını bulmalıyız. Ukrayna ile olduğu gibi, Rusya ile olan ilişki, kıtanın geleceği bakımından temel önemdedir. Fakat, güneye ve elbette Magrip ülkelerine karşı da sorumluluklarımız vardır. Genişleyen Birlik kendi kıtasının istikrarına olduğu gibi, Afrika'nın istikrarına da katkıda bulunmalıdır. 
 


KAYNAK: AVRUPA KOMİSYONU TÜRKİYE TEMSİLCİLİĞİ
(8 EYLÜL 2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş