Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
.İlgili Sayfalar
KARMA BELGE (İçindekiler)
AB ANA SAYFA

TÜRKİYE - AB İLİŞKİLERİ

KARMA BELGE
Aday ülkelerin katılım yönünde kaydettiği ilerlemeye ilişkin raporlar (1999) 

V - GENİŞLEME SÜRECİ VE KOMŞU ÜLKELER

1. Genişlemenin faydaları

Genişleme süreci, bir bütün olarak Avrupa Kıtası'nda politik istikrarı, demokrasiyi ve insan haklarına saygıyı güvence altına almak için hayati önem taşımaktadır.. Bu süreç, sadece şimdiki ve gelecekteki AB üyesi ülkelere değil, aynı zamanda daha geniş uluslararası topluma yararlı olacak büyüme, yatırım ve refah fırsatları yaratmaktadır.

Orta ve Doğu Avrupa aday ülkelerine sağlanan yoğun teknik ve malî yardım, destekleyici ve saydam bir düzenleyici ortam yaratarak, ekonomik reformun pekiştirilmesine ve piyasanın güçlendirilmesine yardım edecektir. AB iç pazarının kurallarıyla uyumlulaşma ile ticaret ve yatırım kuralları içeren yasal çerçevenin kabul edilmesi, daha şimdiden, yatırımları çekerek faydasını göstermektedir. AB'nin düzenleyici çerçevesiyle tedricen uyumlulaşma süreci, AB ve aday ülkeler dışında olanlar dahil, tüm ekonomik işlemcilere fayda sağlamaktadır..

Genişleme sonucunda, 500 milyondan fazla tüketiciyi içine alan bir iç pazar ve mal ve hizmetlerin serbestçe dolaşabildikleri açık ve sınırsız bir alan ortaya çıkacaktır. Pek çok farklı kural ve yönetmelikle uğraşmak yerine, AB üyesi olmayan ülkelerin imalatçıları ve hizmet sağlayıcıları, mal ve hizmetlerini genişlemiş iç pazarın her yerinde satmak için sadece AB standartlarına uymak durumundadır. Üçüncü ülke şirketleri, daha şimdiden, Avrupa Anlaşmaları'nın yaratmış olduğu olumlu yatırım ortamından istifade etmektedir.

Genişleme, aynı zamanda, uluslararası toplumun, çevre kirliliği, örgütlü suçlara ve yolsuzluğa karşı mücadele, yasa dışı mal ve insan trafiği gibi ulus-ötesi konularda eylem kabiliyetini de arttıracaktır.

AB genişleme süreci, yeni Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) zirvesinin hedefleriyle tamamen uyumludur. Bu süreç, piyasaların açılması ile ticaret ve yatırım için ayrımcı olmayan kurallar sağlanması yönünde bir kuvvet olarak işlemekte ve DTÖ içinde mal ve hizmet ticaretini daha da serbestleştirme amacıyla girişilen çabaları takviye etmektedir.

2. Genişleyen Birlik'in komşuları

Orta ve Doğu Avrupa'daki 10 aday ülke, Kıbrıs, Malta ve Türkiye'nin katılımı için hazırlıklar, diğer komşu ülkelerle yoğunlaşan ilişkiler bağlamında görülmelidir. Şimdiki genişleme süreci, AB'nin, eski Yugoslavya'nın ülkeleri ve Arnavutlukla, doğudaki komşuları (örneğin Rusya ve Ukrayna) ile ve güneydeki komşularıyla olan ilişkileri üzerinde derin bir etki yapacaktır.

Genişleyen Birlik, yakın komşularıyla derin ilişkiler ihtiyacı içinde olacaktır. Birlik'in gelecekteki sınırları, Avrupa'da varlık ve yokluk arasındaki ayrım çizgisi haline gelmemelidir. Bu nedenle, AB bu komşu ülkelerle kendine özgü stratejik ortaklıklar kurmalıdır.

Eski Yugoslavya ve Arnavutluk

Batı Balkanlar'daki girişimlerin çokluğu, karmaşa yaratmıştır. Ayrıca, AB'nin bölgedeki etkisini de sulandırmıştır. Bir ilk adım olarak, AB, İstikrar Paktı yoluyla en yüksek uluslararası çabayı uyumlulaştırmak ve odaklamak için çalışmalıdır.

Daha uzun vadede, AB, bölgede istikrara, onu kendi yapılarıyla tam bütünleşme perspektifine yakınlaştırarak en iyi şekilde katkıda bulunabilir ve eski Yugoslavya ülkelerinin ve Arnavutluk'un nihaî olarak Avrupa Birliği'ne üye olma ehliyetine sahip olduklarını teyit etmelidir. Kopenhag'da tarif edilen kriterler temelinde, Birlik üyeliğini, sadece Avrupa Birliği Antlaşması'nın 6ncı maddesindeki ilkelere değil, aynı zamanda aşağıdaki şartlara da bağlayacak şekilde, yeni katılım kriterleri geliştirmelidir:

    - sınırların karşılıklı olarak tanınması;

    - ulusal azınlıklara muameleyle ilgili devam eden tüm sorunların çözülmesi;

    - Birlik ile daha yakın bütünleşme için bir temel olarak serbest ticaret ve ekonomik işbirliği için bölgesel bir örgüt kurulması. İki taraflı İstikrar ve Ortaklık Anlaşmaları, ortaklık statüsünü, bu ülkeler arasında daha yakın politik işbirliğini de teşvik edecek olan bu örgüte üye olmak şartına bağlamalıdır. AB ile bu bölgesel örgüt arasındaki kurumsal bağlar, Topluluk mevzuatıyla kademeli olarak uyumlulaşma ve münferit ülkelere yönelik katılım öncesi stratejiler için bir temel oluşturacaktır.

AB, büyük altyapı projelerine ve kurum inşasına yönelik olarak, bölge ülkeleriyle birlikte yöneteceği bir ekonomik kalkınma fonuna katkıda bulunarak bölgesel bütünleşmeyi teşvik etmelidir.

Doğu yönünde

AB'nin, Ukrayna ile olduğu gibi, Rusya ile olan ilişkisi temel önemdedir ve Avrupa kıtasının kaderini şekillendirecektir. AB, Kafkasya ülkeleriyle de daha bütünlüklü ilişkiler geliştirmelidir.

Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmaları, gelişme için mükemmel bir temeldir. Yeni bir araç olan Ortak Strateji, bu türden ortaklıklar geliştirmenin benzersiz bir yoludur. AB, daha şimdiden, Rusya ile bir Ortak Strateji kararlaştırmıştır ve Helsinki Avrupa Konseyi'nde Ukrayna için de bir Ortak Strateji kararlaştıracaktır.

Güney yönünde

AB'nin Güney ve Doğu Akdeniz ülkeleriyle olan ilişkileri, ticaretin ve yardım programlarının ötesine giden bir stratejik önem taşır. Bu ilişkilerin kapsamı içinde, örneğin, örgütlü suçlara ve uyuşturucu ticaretine karşı mücadelede ortak usüller, göç konusunda bir ortak strateji ve ortak çevre politikaları olmalıdır. Birlik, Barselona sürecinden tam olarak yararlanmalı, Ortaklık Anlaşmaları teklifini tamamlamalı ve Orta Doğu barış süreci bağlamında nihaî statü müzakerelerinin başarılı olmasını sağlamak için büyük bir katkı yapmaya hazırlanmalıdır. Fakat, Magrip ülkeleriyle olan tarihsel ve politik bağlara da daha somut bir ifade verilmelidir. AB, kendi kıtasının istikrarına olduğu kadar, Afrika Kıtası'nın istikrarına da katkıda bulunmalıdır. 


KAYNAK: AVRUPA KOMİSYONU TÜRKİYE TEMSİLCİLİĞİ
(8 EYLÜL 2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş