Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI AÇIKLAMASI
HÜKÜMET AÇIKLAMASI
AB ANA SAYFA
AB logo Türkiye-AB İlişkileri

KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
BAŞBAKAN ECEVİT'İN AB ÜYESİ ÜLKELERİN BAŞBAKANLARINA GÖNDERDİĞİ MEKTUP

15 Kasım 2000

Başbakan Bülent Ecevit, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin başbakanlarına bir mektup göndererek, Katılım Ortaklığı Belgesi'nde (KOB) yer alan Kıbrıs maddesinin Türkiye tarafından kabulünün mümkün olmadığını bildirdi.

Başbakan Ecevit, mektubunda, Kıbrıs konusunu Türkiye için siyasi bir kriter olarak belirlemeye kalkışmak Avrupa Konseyi'nin 1999 Helsinki Sonuçları’na göre mümkün olmadığını ifade ederek,  "Türk Hükümetinin kendisini sadece Helsinki Sonuçları’nda yeralan ifadelerle yükümlü varsaydığını" belirtti. 

Başbakan Ecevit'in, AB üyesi ülkelerin Başbakanlarına gönderdiği mektup şöyle: (15 Kasım 2000) 

(gayrıresmi çeviri)

Sayın Başbakan,

Çok önemli bir konuyu dikkatinize getirmek istiyorum. Türk hükümetinin, geçtiğimiz günlerde AB Komisyonu tarafından kabul edilen Türkiye'nin AB'ye Katılım Ortaklığı Belgesi’ne ilişkin resmi açıklamalarında, Belge'nin genel olarak Türkiye'nin yerine getirmeye hazır olduğu öğeleri içerdiği görüşünü dile getirdiğini anımsayacaksınız. Bu, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından iyi bir gelişmedir. Şimdi Türkiye'nin AB’ye üye olması için karşılıklı girişimlerimizin daha da ileri götürülebilmesi yönünde çalışabiliriz. Ancak, kesinlikle doğru çerçeveye oturtulması gereken bir nokta bulunmaktadır.

Sözkonusu nokta, Katılım Ortaklığı Belgesi'nin kısa vadeli hedefler bölümünde Kıbrıs’a ilişkin bir maddenin yeralıyor olmasıdır. Kıbrıs konusunu Türkiye için siyasi bir kriter olarak belirlemeye kalkışmak Avrupa Konseyi'nin 1999 Helsinki Sonuçları’na göre olanaklı değildir. Aslında Dışişleri Bakanı Cem, AB ülkeleri Dışişleri Bakanlarına ve AB Genişleme Komiserine gönderdiği 31 Ağustos 2000 günlü mektubunda, Kıbrıs konusunda önceden uyarıda bulunmuş ve Türkiye’nin AB’ye üyeliği ile Kıbrıs konusu arasında bağlantı kurulmasına kesinlikle karşı olduğumuzu dile getirmiştir. Dolayısıyla Hükümetim böyle bir koşulu kabul edecek veya yerine getirecek konumda değildir.

Helsinki Sonuçları'nın hiçbir bölümünde Kıbrıs konusuna Türkiye’nin üyeliği için bir siyasi kriter olarak değinilmemektedir. Aksine, AB yetkilileri, Helsinki Doruğu sırasında bize Kopenhag kriterlerine bir yenisinin eklenmediği ve Belge’nin 4. ve 9(a) (Kıbrıs) paragraflarındaki  ifadelerin "....katılım kriterleriyle değil, sadece siyasi diyalogla ilgili olduğu" güvencesini vermişlerdi. Bu anlayış, Helsinki Sonuçları’nın Konsey’de benimsenmesi Türkiye tarafından kabulü süreci boyunca AB tarafından sözlü ve yazılı olarak özellikle teyid edilmiştir. 

Türkiye yıllardır BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'taki iyiniyet görevini  desteklemiştir. Garantör ülke olarak Kıbrıs’taki iki taraf arasında varılacak bir anlaşma yoluyla kalıcı ve yaşayabilir çözüm arama çabalarını  desteklemeyi sürdüreceğiz. Ancak, bir çözüm aranması ve çözümün gerçekleştirilmesi Kıbrıs Türkleri ve Rumların sorumluluğundadır. Herhangi bir üçüncü tarafın BM Genel Sekreteri’nin çabalarına desteği, tanımı itibariyle, bu çabaların başarılı sonuç vermesi için yeterli koşul değildir.

Dolayısıyla Türk Hükümetinin kendisini sadece Helsinki Sonuçları’nda yeralan ifadelerle yükümlü varsaydığının altını çizmek isterim.

AB Bakanlar Konseyi aynı anlayışa bağlı kalarak, Helsinki Sonuçları temelinde hareket etmeli ve böylece Kıbrıs konusunun Türkiye ile arasında bir sorun haline dönüştürülmesinden kaçınmalıdır. AB’nin Kıbrıs konusu ile Türkiye’nin adaylığı arasında bağlantı kurmak konusunda ısrarlı olmaması gerekmektedir. Katılım Ortaklığı Belgesi’nden Kıbrıs'la ilgili tüm atıfların çıkarılması bu amaca hizmet edecektir. Böyle bir yaklaşım Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin yararına olacaktır. Bu husus, eğer Ada'daki iki Devlete iki tarafça da kabul edilebilir bir çözüm bulma konusunda içtenlikle şans tanınmak isteniyorsa, büyük önem taşımaktadır.

Halklarımızın çıkarları ve AB içindeki ortak geleceğimiz doğrultusunda desteğinize güveniyorum. 

En iyi dileklerimle ve saygılarımla,
 
 
Bülent ECEVİT


KAYNAK: BAŞBAKANLIK BASIN MERKEZİ 
(16 KASIM 2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş