| Katılım Ortaklığı Belgesi'nin, "Giriş" ve "Güçlendirilmiş Siyasi Diyalog ve Siyasi Kriterler (Öncelikler 2003-2004)"
bölümü şöyle:
TÜRKİYE: KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ 2003
1. GİRİŞ
Avrupa Konseyi, Aralık 1997'de Lüksemburg'da gerçekleştirilen toplantısında
Katılım Ortaklığı'nın aday ülkelere yönelik tüm yardımları harekete geçiren
güçlendirilmiş katılım öncesi stratejisinin önemli bir parçası olması doğrultusunda
bir karar almıştır. Bu bağlamda AB, aday ülkelere vereceği yardımların
her aday ülkenin kendi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanmasını
ve böylece katılım sürecinde karşılaşılabilecek sorunların üstesinden gelinebilmesi
için destek sağlanmasını hedeflemektedir.
Türkiye'nin ilk Katılım Ortaklığı Belgesi Mart 2001'de onaylanmıştır.
Komisyonu'nun 9 Ekim 2002 tarihli Genişleme Stratejisi adlı belgesi Komisyon'un
Türkiye için gözden geçirilmiş bir katılım ortaklığı belgesi teklif edeceğini
belirtmektedir.
2. AMAÇLAR
Katılım Ortaklığı Belgesi, Türkiye tarafından Avrupa Birliği'ne katılım
yolunda kaydedilen ilerlemelere ilişkin Komisyon'un yıllık ilerleme raporunda
belirlenen öncelikli faaliyet alanlarını, söz konusu önceliklerin gerçekleştirilmesine
yardımcı olacak mali araçlar ve bu yardımı kullanma koşullarını tek bir
çerçeve altında toplamayı amaçlamaktadır. Katılım Ortaklığı Belgesi, aday
ülkelerin katılım hazırlıklarını desteklemeye yönelik bir siyasi araçlar
dizisi platformu oluşturmaktadır. Türkiye'nin, gözden geçirilmiş Katılım
Ortaklığı Belgesi temelinde, Topluluk müktesebatının üstlenilmesine ilişkin
gözden geçirilmiş bir Ulusal Program hazırlaması beklenmektedir.
3. İLKELER
Her aday ülke için belirlenen alanlar, bu ülkelerin her birinin Kopenhag
kriterlerinden doğan yükümlülüklerini yerine getirme kapasitelerine göre
saptanmıştır. Kopenhag kriterlerine göre, aday ülkenin katılımı,
-
aday ülkede demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlıkların
korunmasını ve azınlıklara saygıyı garanti altına alan kurumların istikrarının
sağlanmasını,
-
işleyen bir piyasa ekonomisinin yanı sıra, Birlik içerisindeki piyasa güçleri
ve rekabetçi baskıya karşı koyabilme kapasitesini,
-
siyasi, ekonomik ve parasal birliğin amaçlarına uyum da dahil olmak üzere,
üyelik yükümlülüklerini üstlenme kabiliyetini gerektirmektedir.
Avrupa Konseyi, 1995 yılında Madrid'teki toplantısında katılım sonrası
Topluluk politikalarının uyumlu bir şekilde uygulamaya koyulmasının sağlanması
için, aday ülkelerin idari yapılarını düzenlemeleri gerektiğinin altını
çizmiş; 1997 yılında Lüksemburg'da ise, müktesebatın aday ülkelerin mevzuatına
dahil edilmesinin gerekli olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmadığını
ve etkin uygulamasının sağlanması gerektiğini vurgulamıştır. 2000 ve 2001
yıllarındaki Feira ve Göteburg'taki Avrupa Konseyleri, müktesebatın yürürlüğe
koyulması ve uygulanmasının önemini teyit etmiş ve bunun idari ve adli
yapıların güçlendirilmesi ve reformu yönünde önemli çabalar gerektirdiğini
eklemiştir.
4. ÖNCELİKLER
Komisyon'un yıllık raporları daha önceden kaydedilen ilerlemelerin yanı
sıra katılıma hazırlanmak için aday ülkelerin çabalarını devam ettirmeleri
gereken bazı alanları da ortaya koymaktadır. Bu durum, öncelikler çerçevesinde
ara aşamaların tanımlanmasını gerektirmektedir. Her önceliğe ise, ilgili
devletle işbirliği içerisinde belirlenen kesin hedefler eşlik edecektir.
Bu hedeflerin gerçekleştirilmesi, kararlaştırılan yardımın derecesini,
bazı ülkelerle yürütülmekte olan müzakerelerin ilerleyişini ve diğer ülkelerle
yeni müzakerelerin açılmasını da belirleyecektir.
Katılım Ortaklığı'nda tanımlanan öncelikler, kısa ve orta vadeli olmak
üzere iki gruba ayırılmaktadır. Kısa vade altında sıralanan öncelikler,
Türkiye'nin 2003-2004 döneminde gerçekleştirebileceği beklentisi esas alınarak
seçilmiştir. Buna karşın, orta vade altında sıralanan önceliklerin gerçekleştirilmesinin
2003-2004 döneminde belirli düzeyde bir ilerleme sağlansa da bir yıldan
fazla sürmesi beklenmektedir.
Katılım Ortaklığı Belgesi Türkiye'nin katılım yönündeki hazırlık çalışmalarında
öncelikli alanları belirtiyorsa da, İlerleme Raporu'nda yer alan tüm hususları
dikkate alması gerekmektedir. Ayrıca Türkiye Ortaklık Anlaşması, Gümrük
Birliği, özellikle tarım ürünleri ticaret rejimine ilişkin AT-Türkiye Ortaklık
Konseyi kararları çerçevesinde mevzuatın yakınlaştırılması ve müktesebatın
uygulamaya koyulmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Ancak
ulusal mevzuatın müktesebat ile uyumlu hale getirilmesinin tek başına yeterli
olmadığı ve müktesebatın Avrupa Birliği ile aynı düzeyde etkili bir şekilde
uygulanmasının da önemli olduğu unutulmamalıdır. Müktesebatın, aşağıda
belirtilen tüm alanlarda inandırıcı ve etkili bir şekilde yürürlüğe koyulması
ve uygulanması gerekmektedir.
AB Komisyonu İlerleme Raporu'nun incelenmesi, Türkiye'ye yönelik aşağıda
yer alan önceliklerinin belirlenmesi imkanını vermiştir.
GÜÇLENDİRİLMİŞ SİYASİ DİYALOG VE SİYASİ KRİTERLER
Öncelikler (2003-2004)
Helsinki Avrupa Konseyi tarafından tesis edilen siyasi diyalog bağlamında,
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin geçerliliğini hala koruyan girişimleri
doğrultusunda Kıbrıs sorununa yönelik çabaların global bir çözüme ulaşabilmek
için güçlü bir biçimde desteklenmesi.
Helsinki Avrupa Konseyi sonuçlarına uygun olarak siyasi diyalog çerçevesinde
anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözümü ilkesini dikkate alarak Birleşmiş
Milletler Şartı'nda belirtildiği biçimde, mevcut sınır sorunları ve buna
bağlı sorunların (Helsinki Avrupa Konseyi sonuçlarının 4. noktasına bakınız)
çözümü için tüm çabaların uygulamaya koyulması.
Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, ihtiyari Protokolü
ile Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'nin onaylanması,
İnsan Hakları Sözleşmesi 6 no.lu protokolünün onaylanması; Avrupa İnsan
Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi ve özellikle Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyum sağlanması (Sözleşme'nin II. Bölümü)
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5. maddesi ile Avrupa İşkenceyi
Önlenme Komitesi'nin tavsiyelerine uygun olarak yasa uygulayıcılar tarafından
işkence ve kötü muameleye karşı mücadeleye yönelik önlemlerinin uygulamaya
koyulması; Savcıların gerekli süre içerisinde etkili bir biçimde bildirilen
vakaları inceleyebilmeleri ve mahkemelerin görevini kötüye kullanmak suçundan
mahkum olanlara uygun cezalar verebilmeleri yönünde önlemlerin kabul edilmesi.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygun olarak tutuklu ve hükümlülerin
bir avukatla, yalnız olarak görüşebilme haklarının garanti edilmesi. Gözaltı
sürecinin başlangıcı itibariyle ailelerine haber verilmesinin güvence altına
alınması
Tüm bireylerin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, din ve inanca
dayanan ayırım ve ayırımcılığa maruz kalmaksızın Türkiye'nin taraf olduğu
uluslararası ve Avrupa düzeyindeki enstrümanlara uygun olarak temel haklar
ve insan haklarına sahip olmalarının yasal düzeyde ve uygulamada güvence
altına alınması.
Basın özgürlüğü de dahil olmak üzere ifade özgürlüğüne ilişkin reformların
yürürlüğe koyulması ve sürdürülmesi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne
uygun olarak (10,17,ve 18. maddeleri) yasal kısıtlamaların kaldırılması,.
Görüşlerini şiddet içermeyen şekilde ifade etmelerinden dolayı suçlanan
veya tahkikata uğrayan kişilerin durumlarının düzeltilmesi. Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi'nin bu yöndeki kararları çerçevesinde yeniden yargılama
hakkına ilişkin yasal düzenlemelerin uygulamaya koyulması.
Dernek kurma ve barışçı toplantı hakkına ilişkin reformların yürürlüğe
koyulması; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine (11,17,18 maddeleri) uygun
olarak özellikle sendikalara ilişkin kısıtlamaların kaldırılması. Sivil
toplumun gelişiminin teşvik edilmesi.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. maddesine uygun olarak tüm bireylerin
ve dini toplulukların düşünce, inanç, dini özgürlüklerini kullanmalarına
ilişkin düzenlemelerin kabul edilmesi ve yürürlüğe koyulması. Birliğe üye
ülkelerdeki uygulamalara uygun olarak bu toplulukların işleyişlerine yönelik
kuralların belirlenmesi. Söz konusu koşullar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne
uygun olarak dini toplulukların, üyelerinin ve mal varlıklarının hukuki
düzeyde koruma altında olması, eğitimleri, dini eğitimleri, mal varlığı
edinme haklarını kapsamaktadır.
Kültürel çeşitliliğin ve menşei ne olursa olsun tüm vatandaşların kültürel
haklarının güvence altına alınması. Mevcut düzenlemelerin uygulamaya koyulması
ve bu alanlarda kalan kısıtlamaların esnekleştirilmesiyle radyo ve televizyon
yayınları ile Türkçe dışında diğer dillerde eğitime somut bir biçimde erişimlerinin
güvence altına alınması.
Milli Güvenlik Kurulu'nun işleyişinin Birliğe üye ülkelerdeki askeri
işlerin sivil kontrolüne ilişkin uygulamalarla uyumlu olacak şekilde uyarlanması.
Hukuki araçların etkililiği ve bağımsızlığının güçlendirilmesi, insan
hakları ve temel özgürlüklere ilişkin yasal düzenlemelerin Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesine uygun olarak tutarlı bir biçimde yorumlanmasının teşvik
edilmesi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını dikkate alma zorunluluğuna
uyulmasının güvence altına alınması için önlemler alınması. Devlet Güvenlik
Mahkemelerinin işleyişinin Avrupa normlarına uyumlaştırılması. Ara temyiz
mahkemelerinin kuruluşu için hazırlık yapılması.
Cezaevi koşullarının Avrupa Birliği üye ülke standartları ile aynı seviyeye
getirilmesi yönündeki çalışmalara devam edilmesi
Polis memurlarının özellikle işkence ve kötü muamele ile mücadeleye
ilişkin olarak insan hakları ve modern soruşturma teknikleri konularında
eğitiminin sürdürülmesi, hakim ve savcıların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının uygulanmasına ilişkin
eğitimlerinin güçlendirilmesi
Bütün vatandaşların ekonomik, sosyal ve kültürel imkanlarının artırılması
hedefiyle bölgesel farklılıkların azaltılmasına ilişkin global bir strateji
geliştirilmesi için çabalarının sürdürülmesi; Özellikle Güneydoğu Anadolu
bölgesindeki durumun iyileştirilmesi.
|