Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
SONUÇ BİLDİRİSİ (ingilizce)
ECEVİT'İN KONUŞMASI (15.12.2001)
ECEVİT'İN AÇIKLAMASI (16.12.2001)
YILMAZ'IN TÜSİAD KONUŞMASI (21.12.2001)
AB ANA SAYFA
AB logo Türkiye-AB İlişkileri

LAEKEN ZİRVESİ...
Zirvenin Türkiye açısından sonuçları...
14 - 15 Aralık 2001
Avrupa Birliği (AB) üyesi 15 ülke ile aday 13 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını biraraya getiren "Laeken Zirvesi", 14-15 Aralık 2001'de, Belçika'nın başkenti Brüksel'in kuzeyindeki Laeken bölgesinde Laeken Kraliyet Şatosu'nda yapıldı.

Zirveden sonra yayınlanan bildiride yer alan ''Türkiye ile müzakereler yakın'' ifadesi, Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir aşama olarak nitelendirildi.
 

 
Laeken Zirvesi'nde, Türkiye'yi Başbakan Bülent Ecevit temsil etti. Ecevit'e Dışişleri Bakanı İsmail Cem eşlik etti.

Zirvede, AB'ın danışma meclisi olarak nitelendirilebilecek "Konvansiyon" kuruldu, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasının (AGSP) ''operasyonel'' olduğu resmen açıklandı. 

Zirvede Türkiye açısından iki önemli sonuç çıktı. İlk kez bir AB zirvesinde devlet ve hükümet başkanlarının onayını taşıyan resmi bir belgede, "Türkiye'nin üyelik müzakereleri perspektifinin yakınlaşmakta olduğu" ifade edildi. Ayrıca Türkiye, "AB Konvansiyonu"na katılmaya davet edildi. 

Yayınlanan Sonuç Bildirisinde, 12. paragraf Türkiye'ye ayrıldı. 

Bu bölümde şöyle denildi:
 
(gayri resmi çeviri)
"Türkiye, özellikle anayasasında son yaptığı değişikliklerle AB'a üyelik için belirlenmiş siyasi kriterlere uyum yolunda aşama kaydetmiştir. Türkiye ile üyelik müzarekelerinin başlama perspektifi bu şekilde yakınlaşmıştır. Türkiye özellikle insan haklarına ilişkin politik ve ayrıca ekonomik kriterlere uyum sağlaması yolunda gelişme katetmeye teşvik edilir. Türkiye için üyelik öncesi stratejisi, Müktesebata uyum çerçevesinde yapılan hazırlıkların analizi dahilinde yeni bir aşamanın oluşumunu zorunlu kılmaktadır."
(orijinal metin)
12. Turkey has made progress towards complying with the political criteria established for accession, in particular through the recent amendment of its constitution. This has brought forward the prospect of the opening of accession negotiations with Turkey. Turkey is encouraged to continue its progress towards complying with both economic and political criteria, notably with regard to human rights. The pre-accession strategy for Turkey should mark a new stage in analysing its preparedness for alignment on the acquis.

KIBRIS SORUNU

Bildiride, Kıbrıs sorununa da yer verildi. Bildirinin 11. maddesinde, AB Konseyi'nin, Kıbrıs'taki Türk ve Rum toplumlarının temsilcileri arasındaki son görüşmelerden duyulan memnuniyet dile getirildi, Birleşmiş Milletler (BM) çatısı ve BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda toplu bir çözüme ulaşmak amaçlı bu görüşmelere destek mesajı verildi. 

Sonuç bildirisinin genişleme bölümünde ise, 2004 yılında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce AB'ye tam üye olabilecek adaylar arasında Kıbrıs Rum kesimi de sayıldı. 

AB DÖNEM BAŞKANI'NIN BASIN TOPLANTISI...

AB Dönem Başkanı Belçika'nın Başbakanı Guy Verhofstadt, zirve sonunda düzenlenen basın toplantısında, Türkiye'de de çok olumlu gelişmeler gözlendiğini belirtti, sonuç bildirisinde yer alan ifadelerin ''yüreklendirici ve olumlu bir mesaj'' olduğunu kaydetti. 

Verhofstadt, ilk defa bir zirve bildirisinde, aday ülkelere bu kadar açık mesajlar verildiğini, 10 adayın tam üyelik müzakerelerinin 2002'de son bulabileceğinin ve bu adayların, 2004'te tam üye olabileceklerinin açıkça ifade edildiğini, Bulgaristan ve Romanya'ya da olumlu mesajlar  verildiğini söyledi. 

ECEVİT'İN ZİRVE KONUŞMASI VE BASIN TOPLANTISI...

Başbakan Bülent Ecevit, Laeken zirvesinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, AB'ye tam üyeliğine ilişkin tarama süreci ve tam üyelik müzakereleri konusunda açık bir takvim verilmesi beklentisinde olduğunu söyledi. 

Ecevit'in Laeken Zirvesi'nde yaptığı konuşmanın metni

Ecevit, düzenlediği basın toplantısında da, AB toplantısının ''çok olumlu, sakin ve yapıcı'' geçtiğini söyledi. 

Türkiye'nin Avrupa Konvansiyonu'na katılmasının kesinleşmesinin önemli bir gelişme olduğuna işaret eden Ecevit, ''Böylece Türkiye, AB'nin geleceğinde daha etkili olarak söz sahibi olabilecektir'' diye konuştu.

Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) konusuna toplantıda fazla değinilmediğini kaydeden Ecevit, AB'nin geleceğinin tartışılacağı bir platform olarak oluşturulması öngörülen Konvansiyon başkanlığına atanan eski Fransa Cumhurbaşkanı Valery Giscard d'Estaing'in Türkiye'nin AB'ye üyeliğine sıcak bakmayan görüşleri olduğunun hatırlatılması üzerine, ''AB'nin görüşlerini, tutumunu, herhalde münferit kişiler belirlemez, bu kollektif bir ortamdır'' ifadesini kullandı. 

Ecevit, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği konusunda şunları söyledi:

''Bu, her şeyden önce bizim ekonomik alanda eksikliklerimizi gidermemize bağlı. Rejim açısından, demokrasi açısından, Kopenhag kriterleri açısından eksikliklerimizin gözde büyütülmemesi gerektiğine inanıyorum. Eksikliklerimizi kısa sürede tamamlayabileceğimize inanıyorum, bu irade meclisimizde ve siyasal yaşamımızda vardır. Anayasa değişiklikleri, uyum yasaları önümüzdeki haftalarda Meclis'in gündemine gelecek. Bu konularda attığımız adımlar genellikle kabul görüyor. Bu konuda hızlı bir atılım yapabilirsek ve bunu ekonomik anlamdaki atılımlarla da destekleyebilirsek, AB'ye tam üyelik konusunda atacağımız adımların ivme kazanacağına inanıyorum.'' 

Dışişleri Bakanı İsmail Cem de yaptığı değerlendirmede, Türkiye-AB ilişkilerinde Helsinki'deki adaylık tanımından sonra yeni ve önemli bir aşamanın söz konusu olduğunu belirtti.

İlk defa bir AB zirvesinde devlet ve hükümet başkanlarının onayını taşıyan resmi bir belgede, Türkiye'nin üyelik müzakereleri perspektifinin yakınlaşmakta olduğunun ifade edildiğine dikkati çeken Cem, Laeken zirvesinin, Türkiye'nin farklı bir aday olmadığının kesin ifadelerle vurgulanması açısından da önem taşıdığını belirtti. 

ECEVİT'İN YAZILI AÇIKLAMASI...

Başbakan Ecevit, Türkiye'ye döndükten sonra 16 Aralık'ta, Laeken Zirvesi'ne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Ecevit, açıklamasında, ''Laeken'de oluşan olumlu gelişmeler çerçevesinde AB-Türkiye ilişkilerinin bundan böyle yeni bir aşamaya ulaşacağını" belirterek, ''Hükümetimiz önümüzdeki dönemde de AB üyeliği yönünde gerekli adımlar atma kararlılığını sürdürecektir'' dedi.

Açıklama metni...

"TAM ÜYELİK YOLUNDA ADIMLAR ATMAMIZA SIRA GELDİĞİ BELLİ OLDU''

Başbakan Ecevit, 17 Aralık'ta DSP Genel Merkezi'ndeki bayramlaşma sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, AB toplantısında Türkiye lehinde olumlu sayılabilecek gelişmeler yaşandığını belirtti, "tam üyelik yolunda adımlar atmamıza sıra geldiği belli oldu" dedi. Ecevit, şöyle konuştu:

''Bu arada Türkiye ile müzakereleri resmen açma zamanının yaklaştığı resmen belirtildi. Bu şekilde tam üyelik yolunda adımlar atmamıza sıra geldiği belli oldu. AB bağlamında konvansiyon adı altında bir kuruluş kurulmak isteniyordu. Bazı üyelerin Türkiye'yi bu konuda dışarıda bırakma eğilimleri vardı. Fakat biz hakkımızı aradık ve bulduk. Kuruma Türkiye de katılacak. Bu kuruluş, AB'nin gelişmesi yolunda kararları belirleyecek. O bakımdan çok önemli bir işlevi yerine getirecek.''

''Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği konusunda 2.5 yıldır yoğun bir mücadele verdik ve bu mücadeleyi kazandık. Şimdi buna Yunanistan'ın engeller çıkardığı anlaşılıyor. Fakat artık bu bizi ilgilendirmiyor. AB'nin kendi içinde çözeceği bir sorundur. Türkiye, AB içinde olsa da olmasa da kendi bölgesinde özellikle Balkanlar'da, Karadeniz'de, Ortadoğu'da ve Orta Asya'da kimsenin, hiçbir devletin, hiçbir kuruluşun yadsıyamayacağı, gözardı edemeyeceği bir öneme sahiptir. Bunu AB'nin de gözönünde tutacağına ve tutmakta olduğuna inanıyorum.'' 

AB DÖNEM BAŞKANI'NIN KONUŞMASI...

AB Dönem Başkanı Belçika'nın Başbakanı Guy Verhofstadt, 17 Aralık'ta Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nun olağanüstü toplantısında yaptığı konuşmada, Laeken zirvesinin sonuçlarını değerlendirirken, aday ülkelere değindi ve Türkiye'de gerçekleşen reformlara dikkati çekerek, bu ülkenin AB perspektifinin giderek genişlediğini anlattı. 

Verhofstadt, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) konusuna da değindiği konuşmasında, AGSP'nin operasyonel ilan edildiğini, ancak NATO ile AB arasında uzlaşma sağlanmadıkça, bunun fazla bir anlam taşımayacağını belirtti. Guy Verhofstadt, Türkiye ile sorunlara çözüm bulunduğunu ve uzlaşmaya varıldığını, Atina ile uzlaşmanın da çok yakın olduğuna inandığını ifade etti. 

İSPANYA: "YENİ BİR RÜZGAR..."

Avrupa Birliği'nin dönem başkanlığı 1 Ocak 2002'de Belçika'dan İspanya'ya geçecek. İspanya Dışişleri Bakanı Josep Pique, 17 Aralık'ta Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, Madrid'in, 1 Ocak 2002'den itibaren başlayacak ve 6 ay sürecek olan Dönem Başkanlığı programını açıkladı. Pique, ''Türkiye'nin tam üyeliğine yeni bir rüzgar getireceklerini, ufuk açacaklarını'' söyledi. 

Laeken zirvesinde, NATO ile uzlaşma olmadan operasyonel hale getirilen Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası'nın (AGSP) ''itibar kazanması'' için çaba harcayacaklarını belirten Pique, ''sorunlar olduğunu ancak, bunların aşılabileceğinin işaretlerini de gördüklerini'' söyledi. İspanya Dışişleri Bakanı, ''Türkiye ile uzlaşma var, ama şimdi de bir AB üyesi olan Yunanistan ile sorunlar var ve bu engeli aşmak için elimizden geleni yapacağız. AB ile NATO ilişkileri sağlıklı olmalı. Çabalarımız birbirini tamamlayıcı olmalı'' dedi.

YILMAZ: "EN OLUMLU DÖNEM..."

ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, 18 Aralık'ta Rize'de yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin, AB ilişkileri açısından en olumlu dönemi yaşadığını" söyledi. 

Yılmaz, ''Türkiye, AB ilişkileri açısından en olumlu dönemi yaşıyor. Çeşitli olaylar bu olumlu dönemin ortaya çıkmasına yardımcı oldu. Bunlardan bir tanesi Kıbrıs'ta, Kıbrıs Türk tarafının inisiyatifiyle yeni bir diyalog sürecinin başlamasıdır. Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası'nda (AGSP), 2 yıldır devam eden itilaf uzlaşmayla sonuçlandırılmıştır. Ayrıca Türkiye'nin Ulusal Program çerçevesinde Anayasa değişiklikleri dahil çok ciddi bir reform paketini yürürlüğe koymuş olması da bu ilişkileri daha elverişli hale getirdi'' dedi. 

Laeken Zirvesi'nde, Türkiye'nin AB ilişkileri açısından fevkalade olumlu kararlar çıktığını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti: ''Yeni dönem başkanlığını üstlenen İspanya'nın da bu konuda fevkalade yapıcı bir tutum içinde olduğu anlaşılıyor. İspanya Dışişleri Bakanı düzenlediği basın toplantısında, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin başlatılması için dönem başkanı olarak elinden gelen gayreti göstereceğini söyledi. Bu kadar olumlu şartlar biraraya gelmişken şimdi bize düşen, programdaki hedefleri cesaretle ortaya koymaktır.'' 

YILMAZ'IN TÜSİAD KONUŞMASI...

ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, 21 Aralık'ta Ankara'da düzenlenen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısında yaptığı konuşmada, Laeken Zirvesi sonrası Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirirken, "Bugün Türkiye Avrupa Birliği’ne tam üyelik yolunda en önemli sayılabilecek dönemece girmiş durumdadır. Aşağı-yukarı 40 yıla yaklaşan inişli-çıkışlı ilişkilerimizin kronolojisi içinde tam üyelik yolumuz hiçbir zaman bugünkü kadar belirgin olmamıştır" dedi.

Yılmaz, "Eğer milletimizin önüne Avrupa Birliği üyeliği dışında onun kabul edebileceği sağlam bir alternatif konulamıyorsa, o zaman herkes Avrupa Birliği üyeliği için gerekli adımların atılmasına destek olmalıdır" şeklinde konuştu.

Yılmaz'ın TÜSİAD konuşması...
 



(20 ARALIK 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.