Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
AB ANA SAYFA
AB logo Türkiye-AB İlişkileri

LAEKEN ZİRVESİ...
TÜSİAD'ın mektubu...
10 Aralık 2001
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Avrupa Birliği'nin 14-15 Aralık tarihlerinde gerçekleşen Laeken Zirvesi öncesinde, AB üyesi ülkelerin Başbakanlarına ve AB Komisyonu'na bir mektup gönderdi.
 
Mektupta, Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde kaydettiği gelişmeler anlatılarak, "gerek Türk halkı, gerekse Türk hükümeti, adaylık sürecine ve Türkiye'nin AB'ye üye olma hedefine olan inancını göstermiştir. Şimdi, AB'nin Türk kamuoyuna, Kopenhag kriterlerini yerine getirdiği taktirde, Türkiye'nin diğer adaylarla eşit muameleye tabi tutulacağını ve AB'ye üye olacağını içeren açık bir mesaj iletmesi gerekmektedir" denildi.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Tuncay Özilhan'ın imzasını taşıyan mektup, İrlanda Başbakanı Bertie Ahern, İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, İngiltere Başbakanı Tony Blair, Portekiz Başbakanı Antonio Manuel de Oliviera Guterres, Fransa Başbakanı Lionel Jospin, Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker, Hollanda Başbakanı Wim Kok, Finlandiya Başbakanı Paavo Lipponen, İsveç Başbakanı Göran Persson, Almanya Başbakanı Gerhard Schroder, Avusturya Başbakanı Wolfgang Schussel, Yunanistan Başbakanı Costas Simitis, Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt, Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Günter Verheugen'e gönderildi.
 

TÜSİAD tarafından AB üyesi ülkelerin başbakanlarına gönderilen mektup şöyle:
(10 Aralık 2001)

Sayın Başbakan,

AB Konseyi Laeken Zirvesi yaklaşırken, AB-Türkiye ilişkilerinin geleceği ve Türkiye'nin AB üyeliği hakkındaki bazı görüşlerimizi sizinle paylaşmak istiyorum. Türkiye'nin AB'ye üyelik hedefinin bizim için olduğu kadar sizin için de büyük önem taşıdığını biliyoruz.

Bu ayın sonunda Türkiye ile AB arasındaki gümrük birliği beşinci yılını doldurmuş olacak. Bu önemli noktada, gümrük birliği anlaşmasını ayrıntılı ve adil bir değerlendirmeden geçirmemiz gerektiği kanaatindeyim. Türkiye, AB'ye üye olmuş veya henüz aday olan ülkeler içinde üye olmadan AB ile gümrük birliğini gerçekleştiren tek ülke konumundadır. AB Komisyonu'nun Türk ekonomisine yönelik olumsuz değerlendirmelerinde bile, Türk sanayisinin gümrük birliğinden doğan rekabetçi baskılara karşı gösterdiği uyum becerisi vurgulanmıştır. Bu başarının, AB'nin mali yardım taahhütlerini yerine getirmemesi sonucunda, Türkiye'nin kendi kaynakları ve özel sektörünün üretkenliği ile gerçekleştirildiğini hatırlatmaya sanıyorum gerek yoktur.

Sayın Başbakan, bildiğiniz gibi bu yıl içinde Türkiye'de büyük bir ekonomik kriz yaşandı. Krizden çıkmak için, uzun vadede ülkenin ekonomik yapısını güçlendirmeye yönelik ciddi önlemler alındı. Sonuç olarak, şu anda daha sağlam bir ekonomik yapıya sahibiz, bankacılık sistemimiz daha sağlıklı bir yapıya kavuştu ve gerçekleştirilen düzenleyici reformlar sayesinde piyasa ekonomisi işlerlik kazandı. Bu koşullar altında, ekonomimizi sürdürülebilir kalkınma yolunda ilerletme çabalarımızda AB'nin desteğini yanımızda görmek istiyoruz.

Bu bağlamda, Türk tarım ürünlerine uygulanan AB gümrük vergilerinin kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Gümrük birliği kapsamına hizmetlerin dahil edilme sürecinin hızlandırılması da, hem Türkiye hem de AB açılarından yararlı sonuçlar doğuracaktır. Ayrıca, Türkiye ve AB arasında mali işbirliği alanında gerçekleştirilebilecek çok şey vardır. Bu alanda kaydedilecek ilerlemeler, gelişen AB-Türkiye ilişkilerinin somut sonuçları olarak Türk kamuoyuna yansıyacak ve AB'nin Türkiye'deki imajının iyileşmesine daha da katkıda bulunacaktır.

AB Komiseri Sayın Pascal Lamy'nin, Türk tekstil ürünlerine uygulanan kotaların kaldırılması için, ABD yönetimine gönderdiği mektup için teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda, AB Komisyonu'nun etkin bir  şekilde Türkiye-AB gümrük birliğinin ilkelerini savunmaya devam edeceğini umuyoruz. Bu konu, yakın zamandaki Ankara ziyareti sırasında Amerikan Dışişleri Bakanı Sayın Colin Powell'in dikkatine de getirilmiştir.

Bu konuda son olarak, AB Komisyonu'nun ve genelde AB'nin, Türkiye'nin gümrük birliği
çerçevesindeki ticari çıkarlarına daha duyarlı olmasını bekliyoruz. Ekonomik ortaklığımıza uygun olarak, AB'nin üçüncü ülkelere verdiği, Türkiye'yi doğrudan etkileyecek ticari imtiyazlar hakkındaki kararlara Türkiye'nin katılma hakkı olması gerektiğini düşünüyoruz.
Geçtiğimiz birkaç ay içinde, Türk Hükümeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, Katılım Ortaklığı Belgesi'nde ve Ulusal Program'da yer alan yükümlülükleri yerine getirme doğrultusunda önemli adımlar atmıştır. AB Komisyonu'nun son Türkiye İlerleme Raporu'nda bu adımlara yer verilmiş ve kaydedilen olumlu gelişmeler değerlendirilmiştir. Avrupa Birliği Genel Sekreterliği güncelleştirilmiş Ulusal Program üstünde çalışmalarına başlamış bulunmaktadır.

Geçtiğimiz hafta Türkiye, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası konusundaki haklı kaygılarını giderecek ve çıkarlarını gözetecek makul bir çözüme yönelik önemli bir girişimde bulunmuştur. Ankara'nın olduğu kadar Brüksel'in de, bu anlaşmanın öneminin farkına vardığını düşünüyoruz. Cumhurbaşkanı Sayın Denktaş'ın girişimi sonucunda, Kıbrıs Türk ve Rum topluluklarının liderlerinin bir araya gelmesi de çok önemli bir gelişmedir. Bu iki eski arkadaş ve siyasi rakibin görüşmelerinden ve akşam yemeği için biraraya gelmelerinden sonsuz mutluluk duyduk. Türk kamuoyunun bu olumlu gelişmeler karşısındaki memnuniyetini paylaşıyor ve Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunmasını diliyoruz.

Sayın Başbakan, gerek Türk halkı, gerekse Türk hükümeti, adaylık sürecine ve Türkiye'nin AB'ye üye olma hedefine olan inancını göstermiştir. Şimdi, AB'nin Türk kamuoyuna, Kopenhag kriterlerini yerine getirdiği taktirde, Türkiye'nin diğer adaylarla eşit muameleye tabi tutulacağını ve AB'ye üye olacağını içeren açık bir mesaj iletmesi gerekmektedir. Önümüzdeki AB Konseyi'nde, en azından, tarama sürecinin hemen başlatılması ve üyelik müzakerelerine yönelik hazırlıklara geçilmesi kararının çıkması gerektiğini düşünüyoruz. Bu karar, Türk halkına güven verecek ve Türkiye'nin üyelik başvurusu konusunda AB'nin ciddiyetini ve samimiyetini teyit edecektir.

Saygılarımla,

Tuncay ÖZİLHAN
Yönetim Kurulu Başkanı



(17 ARALIK 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.