| 2.1 SİYASİ KRİTERLER
Türk Hükümeti, siyasî, idarî ve yargı reformlarına ilişkin çalışmalarını
2001 yılında hızlandıracak ve önerilerini mümkün olan en kısa zamanda TBMM'ye
sunacaktır. Bu bağlamda amaç, özgürlükçü, katılımcı, güvenceli, devlet
organları arasında görev ve yetkileri dengeleyen, hukuk devleti ilkesini
üstün kılan Anayasa ve yasa hükümlerinin, Türkiye'nin uluslararası taahhütleri
ile AB standartları temelinde daha da geliştirilmesidir. Demokrasi ve insan
hakları alanlarındaki reform sürecinde, öncelikle Anayasa gözden geçirilecektir.
Anayasa değişiklikleri, yasal düzenlemelerin de çerçevesini belirleyecektir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü
alanlarında kaydedilecek gelişmeleri sürekli olarak izleyecek, AB müktesebatına
uyum çalışmalarını düzenli şekilde değerlendirecek ve bu çalışmaların hızlandırılması
için gerekli tüm önlemleri alacaktır.
Sözkonusu reformlar bağlamında, Türkiye Büyük Millet Meclisi esasen
önemli bir çalışma içindedir. Partilerarası Anayasa Uyum Komisyonu,
halen Anayasa'da yapılabilecek değişiklikler üzerinde çalışmaktadır.
2.1.1. Düşünce ve İfade Özgürlüğü
Türk Hükümeti, ifade özgürlüğünün Avrupa Birliği müktesebatı ile Avrupa
Birliği üyesi ülkelerin uygulamaları ışığında geliştirilmesine önem ve
öncelik vermektedir. Anayasa ve diğer mevzuattaki ilgili hükümlerin, Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesi çerçevesindeki toprak bütünlüğü
ve ulusal güvenliğin korunmasını da öngören ölçütler ile lâik ve demokratik
Cumhuriyeti, üniter devlet yapısını ve millî birliği koruma kriterleri
temelinde gözden geçirilmesi öngörülmektedir.
Bu anlayış doğrultusunda, ifade özgürlüğünün daha da geliştirilmesine
yönelik anayasal ve yasal güvencelerin güçlendirilmesi amacıyla kısa vadede,
Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerle ilgili bölümlerinin, başta düşünceyi
açıklama ve yayma, bilim ve sanat ile basın özgürlükleriyle ilgili hükümler
olmak üzere gözden geçirilmesi,
Türk Ceza Kanunu'nun 312. maddesinin, koruduğu değerler zedelenmeden
gözden geçirilmesi,
Aynı anlayışla Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. ve 8. maddelerinin gözden
geçirilmesi,
RTÜK Kanunu'nun gözden geçirilmesi,
Basın suçlarının kapsamı ve öngörülen cezalarla ilgili olarak
Basın Kanunu'nun gözden geçirilmesi planlanmaktadır.
Orta vadede ise,
Siyasî Partiler Kanunu’nun,
Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu ve Tüzüğü ile Jandarma Teşkilât, Görev
ve Yetkileri Kanunu ve Yönetmeliği, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu ve
Tüzüğü’nün,
3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu ile ilgili diğer mevzuatın
gözden geçirilmesi;
Yeni Türk Ceza Kanunu’nun yasalaşması;
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uyarınca ödenen tazminatların
kusurlu kamu görevlilerinden tahsili için çalışmalar yapılması hedeflenmektedir.
2.1.2. Dernek Kurma Özgürlüğü, Barışçı
Toplantı Hakkı ve Sivil Toplum
Türk Hükümeti, sivil toplumun gelişmesine önem vermektedir. Sivil toplumun
güçlenmesi, Türk demokrasisinin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Dernek
kurma özgürlüğü ve barışçı toplantı hakkının daha da geliştirilmesi ve
sivil toplumun güçlendirilmesiyle, bireylerin toplumsal sorunların çözümüne
aktif katkıda bulunmaları mümkün olacaktır.
Bu çerçevede kısa vadede,
Ekonomik ve Sosyal Konsey'in Kuruluşu, Çalışma Esas ve Yöntemleri Hakkında
Kanun Tasarısı'nın yasalaşması,
Sivil toplum örgütleri ile ekonomik ve sosyal demokrasinin uzantısı niteliğindeki
kurumsal yapılanmanın anayasal güvenceye kavuşturulması,
İş Güvencesi Yasa Tasarısı'nın yasalaşması öngörülmektedir.
Orta vadede ise,
Sendikal haklarla ilgili mevcut sınırlamaların gözden geçirilmesi, hak
grevi yapılmasına olanak tanınması için Anayasa'nın ilgili maddelerinin
yeniden düzenlenmesi,
Sendikal hakların 87 ve 98 sayılı ILO Sözleşmeleri uyarınca ve Avrupa Sosyal
Şartı doğrultusunda yeniden düzenlenmesi,
Dernek kurma özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle ilgili mevzuatın
gözden geçirilmesi öngörülmektedir.
Başbakanlık tarafından Ağustos 1999'da yayımlanan bir genelgeyle, "Kamu
Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı" yasalaşıncaya değin kamu görevlilerinin
sendika ve konfederasyonlar şeklinde örgütlenmesine engel olunmaması ve
bu kuruluşların faaliyetlerine imkan tanınması istenmiştir.
2.1.3. İşkenceyle Mücadele
Türk Hükümeti, işkenceyle mücadele konusunda kararlıdır. Bunun
için, eğitimden başlayarak işkence olaylarının aydınlatılması ve
sorumlularının cezalandırılmasına kadar uzanan yasal ve idarî
önlemleri güçlendirmiştir.
Bu bağlamda son dönemde alınmış başlıca önlemler şunlardır:
Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin etkin bir şekilde
uygulanması ve uygulamanın sıkı bir biçimde denetlenmesini sağlamak üzere
Haziran 1999'da bir Başbakanlık genelgesi yayımlanmıştır.
Ağustos 1999'da Türk Ceza Kanunu'nun işkence ve kötü muameleyle ilgili
maddeleri değiştirilerek, işkence ve kötü muamelenin tanımı uluslararası
sözleşmelere uygun şekilde yeniden yapılmış, cezalar artırılmış, ayrıca
gerçeğe aykırı rapor düzenleyerek işkenceyi gizleyen sağlık personeline
cezalar getirilmiştir.
Aralık 1999'da Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında
Kanun kabul edilmiş ve böylece kamu görevlileri hakkında soruşturma ve
takibatın süratlendirilmesi mümkün olmuştur.
Buna rağmen ortaya çıkan ve Hükümetimiz tarafından hiçbir şekilde
müsamaha edilmesi mümkün olmayan işkence ve kötü muamele olaylarının
önlenmesi için, ilgili bakanlıkların yanısıra, yeni kurulan Başbakanlık
İnsan Hakları Başkanlığı'na da görev verilmiştir.
İşkence ve kötü muameleyle mücadelenin güçlendirilmesine yönelik bir
dizi yasa ve mevzuat değişikliği yapılması planlanmıştır. Bu doğrultuda
kısa vadede,
Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu ve Tüzüğü, Jandarma Teşkilat, Görev ve
Yetkileri Kanunu ve Yönetmeliği, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu
ve Tüzüğü’nün gözden geçirilmesi,
Adli Tıp Kurumu’nun modernizasyonu çalışmalarına başlanması öngörülmektedir.
Orta vadede ise,
Yeni Türk Ceza Kanunu'nun,
Yeni Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun yasalaşması;
İnsan hakları ihlâllerine meydan verilmemesi için güvenlik güçlerine gerekli
eğitimin verilmesi ve ihlâllerin yoğun olarak yaşandığı ortamların
teknolojiden daha fazla yararlanılarak etkin denetimi için malî kaynak
tahsisi olanaklarının araştırılması,
İşkenceye uğradığı kanıtlanan kişiye karşı bu fiili işleyenlerin müşterek
ve müteselsil hukukî sorumluluğunun yasa hükmüne bağlanması hedeflenmektedir
2.1.4. Duruşma Öncesi Gözaltı
Duruşma öncesi gözaltıyla ilgili yasal uygulama ve usullerin Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları
ile Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tavsiyeleri ışığında uluslararası
standartlara yakınlaştırılması ve mevzuatımızın yeknesak hâle getirilmesi
amacıyla orta vadede,
Anayasa'nın 19/6'ıncı maddesinin gözden geçirilmesi,
Yeni Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun yasalaşması,
Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kanunu'nda değişiklik yapılması planlanmaktadır.
2.1.5. İnsan Hakları İhlâlleri Sonuçlarının
Düzeltilmesi İmkânlarının Güçlendirilmesi
Türk Hükümeti, bu amaca yönelik olarak orta vadede,
Yeni Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun,
Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun
Tasarısı'nın yasalaşmasını öngörmektedir.
2.1.6. Devlet Memurları ve Kamu Görevlilerinin
İnsan Hakları Konusunda Eğitimleri
Başta güvenlik güçleri olmak üzere, Devlet memurları ve kamu görevlilerinin
insan hakları alanında eğitimi için tüm ilgili kurumlarda çalışmalar yürütülmektedir.
Türk Hükümeti, bu alanda başlattığı ikili ve çok taraflı işbirliği
faaliyetlerini yoğunlaştırarak sürdürecektir.
Bu amaca yönelik olarak kısa vadede,
Polis okullarındaki öğretim sürelerinin 9 aydan 2 yıla çıkarılması amacıyla
yasal düzenlemeler yapılması,
BM İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Programı çerçevesinde hazırlanmış
olan İçişleri Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının İnsan Hakları Eğitimi Projesi
(2000-2007)’nin yürürlüğe konulması,
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Direktörlüğü'nün 1997-2000 Polis ve
İnsan Hakları Programı çerçevesinde uygulamaya konulan proje uyarınca,
7 yıllık bir süre içerisinde tüm güvenlik güçleri mensuplarının insan hakları
alanında eğitilmesi öngörülmektedir.
Bu bağlamdaki diğer önlemler, “Adalet ve İçişleri” bölümünde yer
almaktadır.
2.1.7. Devlet Güvenlik Mahkemeleri Dahil Olmak
Üzere, Yargının İşlevselliği ve Verimliliği
Türk Hükümeti tarafından özel önem verilen bu konuda kısa vadede,
Anayasa'nın DGM’lere ilişkin hükümleri ile DGM Kanunu'nun gözden
geçirilmesi,
Savunmanın yargının temel unsurlarından biri olduğunun Anayasa hükmü olarak
tesciliyle savunmanın güçlendirilmesi ve Avukatlık Kanunu'nun çıkarılması,
Yargı bağımsızlığını sınırlayan hükümlerin gözden geçirilmesi, Hakimler
ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yeniden yapılandırılması,
Adli Tıp Kurumu'nun modernize edilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin
yapılması,
“İnsan Hakları Eğitimi On Yılı” faaliyetlerinin yoğunlaştırılması ve hakim
ve savcılarımızın Avrupa Konseyi ile AB üyesi ülkelerde eğitim imkanlarının
artırılması,
Hakim ve savcılar için insan hakları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
kararları hakkında periyodik meslek içi hizmet eğitim programları düzenlenmesi
öngörülmektedir.
Orta vadede ise,
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında
Kanun'un uygulamada edinilen tecrübeler ışığında gözden geçirilmesi,
Askerî Ceza Kanunu ile 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama
Usulü Kanunu ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun gözden
geçirilmesi,
Olağanüstü Hal Yasası'nın genel Anayasa ve mevzuat değişiklikleri ışığında
gözden geçirilmesi hedeflenmektedir.
Bu bağlamdaki diğer önlemler, “Adalet ve İçişleri” bölümünde yer almaktadır.
2.1.8. Ölüm Cezasının Kaldırılması
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre, kesinleşmiş idam cezalarının
yerine getirilmesi kararı münhasıran TBMM’nin yetkisindedir. Hükümet, TBMM'nin
1984 yılından bu yana yaşam hakkının özüne dokunulmaması yönünde benimsediği
uygulamaya saygılıdır.
Türk ceza hukukundan ölüm cezasının kaldırılması hususu, şekil ve kapsamı
itibariyle TBMM tarafından orta vadede ele alınacaktır.
2.1.9. Kültürel Yaşam ve Bireysel Özgürlükler
Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi ve eğitim dili Türkçedir.
Ancak bu, vatandaşlarının günlük yaşamlarında farklı dil, lehçe ve ağızların
serbest kullanılmasına engel teşkil etmez. Bu serbestlik, ayrılıkçı veya
bölücü amaçlarla kullanılamaz.
2.1.10. Tüm Vatandaşların Ekonomik, Sosyal
ve Kültürel İmkanlarının Artırılması Amacıyla, Bölgesel Dengesizliklerin
Azaltılması Ekonomide Serbestleşme Süreci
Hükümet, bölgesel dengesizliklerin azaltılması ve tüm vatandaşların
sosyal ve kültürel imkânlarının artırılmasına yönelik kapsamlı bir strateji
benimsemiştir.
Bu çerçevede, 1984 yılından bugüne kadar süregelmiş olan ayrılıkçı
terör faaliyetinin kontrol altına alınmasıyla birlikte, Türk Hükümeti,
ekonomik ve sosyal kalkınma yolunda bir dizi önlem almıştır.
Bu stratejinin orta vadede tam olarak uygulamaya konulması öngörülmektedir.
2.1.11. Tüm Bireylerin, Herhangi Bir Ayırım
Yapılmaksızın ve Dil, Irk, Renk, Cinsiyet, Siyasî Görüş, Felsefî İnanç
veya Dinine Bakılmaksızın, Tüm İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinden
Tam Olarak Yararlandırılması; Düşünce, Vicdan ve Din Özgürlükleri
Anayasamızın yürürlükteki 10'uncu maddesi ayırımcılığı çok kapsamlı
bir şekilde yasaklamış olup, Anayasa ve kanunlar önünde herkesin eşit
olduğu ilkesini benimsemiştir.
Bu anayasal ilkeye uygun olarak kısa vadede,
BM Her Türlü Irk Ayırımının Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi'nin sonuçlandırılması;
Kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip oldukları ilkesine Anayasa’da yer
verilmesi,
Kadın-erkek eşitliği alanında önemli değişiklikler getiren Türk Medenî
Kanunu Tasarısı'nın yasalaşması,
Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü ve Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı
Teşkilat Yasa Tasarılarının yasalaşması,
182 sayılı ILO En Kötü Biçimde Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi Sözleşmesi'nin
onaylanması ve çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik olarak, ILO ile işbirliği
içinde hazırlanan Ulusal Eylem Planı'nın uygulamaya konulması planlanmaktadır.
Orta vadede,
BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi'ne
Ek İhtiyarî Protokol'ün sonuçlandırılması,
Avrupa İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'ye İlişkin,
Bu Sözleşmede ve Bu Sözleşmeye Ek 1. Protokolde Yer Alanlardan Başka Bazı
Hak ve Özgürlükleri Tanıyan 4 No.lu Protokol'ün sonuçlandırılması,
Avrupa İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek
7 No.lu Protokol'ün sonuçlandırılması,
Avrupa Sosyal Şartı'nın gözden geçirilmiş metni ile kollektif şikâyetler
sistemine ilişkin Ek Protokol'ün sonuçlandırılması,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ayırımcılık yasağını düzenleyen 14'üncü
maddesinin kapsamını genişleten 12 No.lu Ek Protokol'ün sonuçlandırılması,
Ülkemizde yaşayan ve Türk vatandaşı olmayan gayrımüslim kişilerin de mensup
oldukları dinin vecibelerini yerine getirmelerinde ve kendileriyle ilgili
diğer uygulamalarda gerekli pratik kolaylıkların kamu düzeninin korunmasına
ilişkin mevzuatımız çerçevesinde geliştirilmesini sağlayacak tedbirlerin
alınması,
Özürlülerin meslekî rehabilitasyonu ve istihdamları hakkındaki 159 No.lu
ILO Sözleşmesine uygun tedbirlerin alınması öngörülmektedir.
2.1.12. Anayasa’nın ve İlgili Diğer Yasaların
AB Müktesebatına Uyumu
Türk Hükümeti, kısa vadede Anayasa'nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
ışığında gözden geçirilmesini,
Orta vadede ise, yasalarda gerekli değişikliklerin yapılmasını öngörmektedir.
2.1.13. BM
Uluslararası Medenî ve Siyasî Haklar Sözleşmesi ile İhtiyari Ek Protokolü
ve BM
Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi
Sözkonusu iki sözleşmenin imzalanması, Türkiye'nin bu yöndeki siyasî
irade ve niyetini ifade etmektedir. Onay işlemlerinin başlatılması için
hazırlanacak kanun tasarıları, olabilecek çekincelerle birlikte TBMM'ye
sunulacaktır .
2.1.14. Cezaevlerindeki Tutukluluk Koşulları
Türk Hükümeti, cezaevlerindeki olumsuzlukların giderilmesi hususunda
kararlıdır ve bu yönde yoğun bir çaba içindedir.
Tüm Avrupa'da 1960-70'li yıllarda vazgeçilen koğuş sistemi, ülkemizde
de terkedilmektedir.
Cezaevleri, Avrupa Konseyi ve Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin
tavsiyeleri doğrultusunda, BM Cezaevleri Asgari Standartları ile Avrupa
Konseyi kurallarına uygun hale getirilmektedir.
Bu alanda kısa vadede,
Adalet Bakanlığı’nca, idarecilerin ve Cumhuriyet başsavcılarının cezaevlerindeki
denetim ve kontrollerinin daha etkin hâle getirilmesi sağlanacak ve
Terörle Mücadele Kanunu Değişiklik Tasarısı'nın yasalaştırılarak, bu suçlardan
hükümlü bulunanların da açık görüş yapma ve iş yurdu çalışmalarına katılımlarına
ilişkin hususlar gözden geçirilecektir.
Bu konudaki diğer önlemler, “Adalet ve İçişleri” bölümünde yer
almaktadır.
2.1.15. Millî Güvenlik Kurulu
Anayasal bir kuruluş olan Millî Güvenlik Kurulu, ulusal güvenliği ilgilendiren
alanlarda bir danışma organı niteliğindedir. Anayasa ve Yasanın ilgili
maddeleri, Kurul’un yapısı ve işlevini daha açık bir biçimde tanımlayacak
şekilde orta vadede gözden geçirilecektir.
2.1.16. Olağanüstü Hal
Bölgedeki terörle mücadele için ilan edilmiş ve esasen toplam 10 ilden
4 ile indirilmiş bulunan Olağanüstü Hal uygulamasının tamamen kaldırılması,
bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimini öngören stratejinin bir
parçasıdır. Bu alanlardaki gelişmeler ve güvenlik değerlendirmesi ışığında
Olağanüstü Halin tamamen kaldırılması planlanmaktadır.
|