Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
BAKANLAR KURULU KARARI
SİYASİ KRİTERLER
EKONOMİK KRİTERLER
UP TBMM'DE (GÜL'ÜN KONUŞMASI)
UP TBMM'DE (DİĞER KONUŞMALAR)
KOB 2003
KOB 2000
ULUSAL PROGRAM (2001)
AB ANA SAYFA

ULUSAL PROGRAM
2003 Belgesi - Giriş
24 Temmuz 2003
"AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı" (UP) ile "AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine İlişkin Karar", Resmi Gazete'de yayınlandı.
 
AB Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan gözden geçirilmiş "Türkiye Ulusal Programı", 23 Haziran 2003'de Bakanlar Kurulu'nda ele alındı. 26 Haziran 2003'de yapılan Milli Güvenlik Kurulu Haziran ayı olağan toplantısında, AB Genel Sekreterliği tarafından "Ulusal Program hazırlıkları ve Uyum Çalışmaları" hakkında Kurul'a bilgi sunuldu.

Ulusal Program, AB Genel Sekreterliği tarafından 27 Haziran'da siyasi partilerin bilgisine sunuldu. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül 1 Temmuz 2003'de TBMM Genel Kurulu'nda Ulusal Program hakkında bilgi verdi. Genel Kurul'da siyasi partilerin temsilcileri de görüşlerini açıkladılar.

Ulusal Program ve AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine İlişkin 2003/5930 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 24 Temmuz 2003 tarihli ve 25178 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.

Türkiye'nin ilk ulusal programı 19 Mart 2001'de açıklanmıştı.

(Ulusal Pragramın "Giriş", "Siyasi Kriterler" ve "Ekonomik Kriterler" bölümleri dışında, ''malların serbest dolaşımı'', ''kişilerin serbest dolaşımı'', ''hizmet sunumu serbestisi'', ''sermayenin serbest dolaşımı'', ''şirketler hukuku'', ''rekabet politikası'', ''tarım'', ''balıkçılık'', ''taşımacılık politikası'', ''vergilendirme'', ''ekonomik ve parasal birlik'', ''istatistik'', ''sosyal politika ve istihdam'', ''enerji'', ''sanayi politikaları'', ''küçük ve orta boy işletmeler'', ''bilim ve araştırma'', ''eğitim, öğretim ve gençlik'', ''telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri'', ''kültür ve görsel-işitsel politika'', ''bölgesel politika ve yapısal araçların koordinasyonu'', ''çevre'', ''tüketicinin ve tüketici sağlığının korunması'', ''adalet ve içişleri'', ''gümrük birliği'', ''dış ilişkiler'', ''mali kontrol'', ''mali ve bütçesel hükümler'' gibi alanlarda öncelikler listesi, önceliklerin tanımları ve öncelikler çerçevesinde AB mevzuatına uyum, uygulamaya yönelik kurumsal yapılanma ve finansman tabloları, mevzuat uyum takvimi, mevzuatın uyumu ve uygulanması için kurumsal yapılanma takvimi, planlama finansman ihtiyacı konularında ayrıntılı bilgiler yer aldı.)
 

"AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı" (UP) "Giriş" bölümü şöyle:

"AB MÜKTESEBATININ ÜSTLENİLMESİNE İLİŞKİN
TÜRKİYE ULUSAL PROGRAMI

I - GİRİŞ

Cumhuriyetin dayandığı temel ilkelere bağlı, ulusal bütünlük içinde, demokratik ve laik, bilgi çağını yakalamış, güçlü ve refah içinde  yaşayan çağdaş bir hukuk devleti olmak, gelecek kuşaklara karşı tarihi bir sorumluluktur.

Çağdaşlaşmayı temel ilke olarak benimseyen Türkiye, aslında Cumhuriyetin kurulmasından bu yana siyasi, hukuki ve ekonomik alanlarda her zaman bir yenileme hareketinin içinde olmuştur. Modernleşme ve ileri görüşlü reformlarla somutlaşan bu hareket, Türkiye Cumhuriyetinin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini, her türlü dil, din, ırk, cinsiyet ve etnik ayırımın ötesine geçen yurttaşlık bağını ve vicdan özgürlüğüne dayalı laiklik ilkesinin pekiştirilmesi sayesinde güçlenmiştir.

Türkiye, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma hedefi doğrultusunda,  kalkınmasını en ileri aşamalara getirmeye kararlıdır. 21. yüzyılda Türkiye, dünya standartlarında üreten, gelirini adil paylaşan, insan haklarını güvenceye alan, hukukun üstünlüğünü, katılımcı  demokrasiyi, laikliği, din ve vicdan özgürlüğünü uluslararası standartlarda gerçekleştiren, etkili ve yaratıcı bir devlet olma yönünde çabalar harcamaktadır.

Türkiye’nin esenliğini belirleyecek hedeflere ulaşmasını sağlayacak en önemli proje Avrupa Birliğine tam üyeliktir. Türkiye’nin Avrupa Birliği ile bütünleşme emeli, her vatandaşımızın bugününü ve yarınını temelden etkileyen toplumsal bir dönüşüm projesidir. Üretimden tüketime, sağlıktan eğitime, tarımdan sanayie, enerjiden çevreye, adaletten güvenliğe, günlük yaşamın her alanında köklü değişiklikleri gerektiren, ülkeyi evrensel standart ve uygulamalara götürecek büyük bir reform hareketidir. Üyelik yolunda gerçekleştirilen siyasi, hukuki, ekonomik veya toplumsal her reform, bireyin hayat standardını yükseltirken, ülkemizin uluslararası ekonomik gücünü, demokratik saygınlığını ve güvenliğini de artırmaktadır.

Avrupa Birliğine üyeliğimiz, halkımızın büyük çoğunluğunun desteklediği  ve ülkü birliğine vardığı ulusal bir hedeftir. Türkiye’nin stratejik vizyonunun da ayrılmaz bir parçası olan bu hedef, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi ve Atatürk’ün ulusumuz için çizmiş olduğu çağdaş uygarlıkla bütünleşme vizyonuyla birebir örtüşmektedir .

Tarih boyunca Avrupa kıtasının siyasi, ekonomik ve kültürel yapısının bir parçası olan Türkiye ile Avrupa Birliği arasında kırk yıldır devam eden ortaklık ilişkisi, 1999 Helsinki Zirvesinde Türkiye’nin adaylığının teyit edilmesiyle birlikte yeni bir sürece girmiştir. Anılan Zirveden günümüze kadar kaydedilen gelişmeler, Türkiye’yi tam üyeliğe en fazla yaklaştıran bir noktaya taşımıştır. 12-13 Aralık 2002 tarihindeki Kopenhag Zirvesinde Avrupa Birliği, 2004 Aralık ayında, Avrupa Komisyonunun hazırlayacağı rapor ve öneriler doğrultusunda Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirdiğine kanaat getirdiği takdirde, gecikmeksizin üyelik müzakerelerinin açılmasını taahhüt etmiştir.

Türkiye, Avrupa Birliğine üyelik yolunda hukuksal, siyasi ve ekonomik reformların gerçekleştirildiği dinamik bir süreç içinde bulunmaktadır. Bu süreçte amaç, demokratik sistemin tüm kurum ve kurallarıyla işlerliğinin sağlanmasıdır. Katılımcı demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve temel özgürlükler  sadece birer yüce evrensel insanlık değeri değil, ekonomik ve siyasal istikrarın ve kalkınmanın en güvenilir dayanağıdır. Türkiye, Avrupa Birliğine üyeliğin şartı olan Kopenhag değerler sistemini benimseyerek  bugüne kadar gerçekleştirdiği reformlar  ve uyum çalışmalarıyla, daha özgürlükçü, daha katılımcı ve daha çağdaş demokrasiye ulaşma  iradesini kanıtlamıştır.

Öte yandan, uygulanmakta olan ekonomik programın da etkisiyle, Türkiye serbest piyasa ekonomisinin kurallarıyla işlediği bir düzene sahiptir. Avrupa Birliği içindeki rekabete dayanıklılığını ise Gümrük Birliğindeki rekabet gücüyle ortaya koymuştur.

Büyük toplumsal projesini tamamlamış bir Türkiye’nin 21. Yüzyıla bir demokratik güç odağı olarak girmesi,  bölgesel ve uluslararası barış ve istikrarın tesisi için değeri biçilmez bir fırsat olduğu kadar, içinde yaşadığımız çalkantılı bölgede ve daha ötesinde çağdaşlaşma arayışı içinde olanlara da bulunmaz bir ilham kaynağıdır.

Uluslararası ilişkilerde Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylığı, ülkemizin strateji, güvenlik ve siyasal bağlamda konumunu güçlendirmektedir. Türkiye, bu doğrultuda, komşularıyla ve civar bölgelerle ilişkilerini, barışçı dış politika hedefleri temelinde geliştirmeye devam edecektir.  Türkiye bu çerçevede, Yunanistan’la olan ikili sorunlarını diyalog yoluyla çözmeye yönelik çabalarını ve inisiyatiflerini sürdürecektir.  Benzer biçimde, Avrupa Birliği ile güçlendirilmiş siyasi diyaloğun bir parçası olarak, Kıbrıs’taki gerçeklere ve her iki tarafın egemen eşitliğine dayanan yeni bir ortaklık ihdas etmeyi amaçlayan ve her iki tarafça kabul edilebilecek olan bir çözümün bulunması yönünde BM Genel Sekreterinin iyi niyet misyonu çerçevesinde gösterdiği çabaları desteklemeye devam edecektir.  Türkiye, güven ortamını geliştirerek kapsamlı bir çözüme imkan sağlamaya matuf olarak Kıbrıs Türk tarafının attığı adımları desteklemektedir.

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği yolunda atacağı adımlar, vatandaşlarımızın doğrudan doğruya daha gelişmiş demokrasi ve hukuk değerleri içinde yaşamlarını sürdürmeleri ve daha iyi ekonomik ve toplumsal şartlara sahip olmalarının hızlandırılmasına yönelik atılımlardır. Bu nedenledir ki Türkiye, tam üyelik müzakerelerine biran önce başlayabilmek ve Avrupa Birliğinin genişleme dinamiğinde yer almak için üzerine düşen yükümlülükleri, Cumhuriyetimizin temel ilkelerine ve Atatürk’ün mirasına sahip çıkacak bir anlayışla, süratle yerine getirmek azminde ve kararlılığındadır. Ulusal Programla ortaya konan yükümlülüklerimiz, Türk halkının benimsediği bu yaklaşımı yansıtmaktadır.
 


(25 TEMMUZ 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.