Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın
Ulusal Programı açıkladığı basın toplantısında yaptığı konuşma şöyle:
(19 Mart 2001)
Basın Mensupları,
Bakanlar Kurulumuz, bugün Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine
İlişkin Ulusal Programımızı görüşerek, onaylamıştır. Bu belgenin ortaya
çıkarılması, Türk Hükümeti'nin bir bütün olarak Avrupa Birliği'ne tam üyeliğimiz
konusundaki kararlılığının en açık göstergesidir.
Ulusal Programımız bir büyük dönüşüm projesidir. Türkiye'nin siyasi,
ekonomik, sosyal ve idari yapısının temelden revizyonudur. Türkiye'yi ve
Türk insanını çağdaş uygarlığın kriterleri ve standartlarıyla buluşturma
projesidir.
Ulusal Program bir mutabakata dayanmaktadır. Türkiye'nin koşulları ve
belirli duyarlılıkları dikkate alınmıştır. Ancak, çağdaş uygarlığın ve
Avrupa Birliği'nin gerekleri de hiçbir şekilde gözardı edilmemiştir.
Avrupa Birliği ile karşılıklı etkileşim, işbirliği ve yardımlaşma anlayışı
içinde, dinamik bir süreç başlatılmaktadır. Ulusal Program bir ilk adımdır.
Helsinki Zirvesi'nden sonra Türkiye'nin adaylığını perçinleyen bir cevaptır.
Bu Program zaman içinde güncelleştirilecektir. Türkiye, bu Programı ortaya
koymakla, katılım öncesi stratejinin bizden beklenen gereğini yerine getirmiştir.
Programın ortaya konuşu kadar uygulaması da önemlidir. Hükümetimiz,
Programı yaşama geçirme konusunda da kararlıdır. Ulusal Programın yaşama
geçirilmesi ve Avrupa Birliği'nin bizden beklentilerinin karşılanması ,
toplumsal planda yaşadığımız pek çok sorunun aşılmasına da önemli bir katkı
sağlayacaktır. Türkiye, siyasi, ekonomik ve sosyal istikrarını, sürdürülebilir
bir kalkınma hedefini, daha hakça bir gelir dağılımını ve kurumlarının
şeffaf ve sağlıklı işleyişini, bu Programda ifadesini bulan tedbirlerle
gerçekleştirme fırsatını bulacaktır.
Hükümetimizin üzerinde çalıştığı Yeni Ekonomik Program ile Avrupa Birliği'ne
ilişkin bu Ulusal Program arasında çok güçlü bir bağ vardır. Bunlar birbirlerini
tamamladığı ölçüde Türkiye daha sağlıklı bir yapıya kavuşacaktır.
Ulusal Programın oluşturulmasında bize güç veren tüm sivil toplum örgütlerine
ve basınımıza içten teşekkürlerimizi sunuyorum. Türk toplumu, engin sağduyusuyla
AB hedefini büyük bir güçle desteklemektedir .Bizim de siyasi kadrolar
olarak toplumumuzun beklentilerine cevap vererek tüm önlemleri süratle
almamız gerekir. Bunlar, geniş zamanlara yayılamaz. Fırsatlar zamanında
değerlendirildiğinde fırsattır. Toplum olarak bu fırsatı zaman geçirmeden
değerlendirecek bir duyarlılık ve anlayış içinde olmamız önem taşımaktadır.
Şimdi vardığımız aşamada en önemli hedefimiz, tam üyelik müzakerelerine
bir an önce başlamaktır. Hükümetimiz, bunun gereklerini yerine getirecek
bir anlayış içindedir.
|