|
|
 |
AGİT
İSTANBUL DEKLARASYONU
18-19 Kasım 1999
"Yüzyılın
son zirvesi" olarak nitelendirilen "AGİT İstanbul Zirvesi", Avrupa
Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na (AGİT) üye 54 ülkenin Devlet veya Hükümet
Başkanlarının katılımıyla 18-19 Kasım 1999 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi.
İstanbul Zirvesi, 20. yüzyılın son çeyreğine damgasını vuran zirveler (1975
Helsinki, 1990 Paris) dizisinin üçüncüsü ve sonuncusu oldu. Zirve sonunda
43 maddelik bir de deklarasyon yayınlandı.
AGİT İSTANBUL
DEKLARASYONU 99
-
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği
Teşkilatı'nın (AGİT)İstanbul'da yapılan yüzyılın son zirvesinde, Balkanlar
ve Kafkaslardaki sorunları da içeren bölgesel konularla teşkilatın bölgesel
çatışmalara ilişkin misyonlarının bugüne kadarki sonuçlarıyla ilgili ortak
bir deklarasyon yayınlandı.
-
-
Tarihe "İstanbul Deklarasyonu"
olarak geçecek 43 maddelik bildiriye, "Bizler, AGİT'i oluşturan ülkelerin
devlet ya da hükümet başkanları, 21. yüzyılın ve Helsinki Nihai Senedi'nin
25'inci yıldönümü arifesinde İstanbul'da toplandık" diye başlanarak, AGİT'in,
Lizbon'daki son toplantısından bu yana, bugüne kadar eşi görülmemiş sorunlarla
ilgilenebilecek bir yapıya dönüştürüldüğü kaydedildi.
-
-
AGİT'in ilk büyük çaplı saha
çalışmasını Bosna-Hersek'te oluşturduğu belirtilen bildiride, 3 yıl süren
müdahale yılları döneminde de teşkilatın saha operasyonları sayısı ve boyutunun
çarpıcı biçimde artırıldığı, yürüttüğü çabaların da boyutu ve içeriğinin
genişlediği bildirildi.
-
-
Bütün bu gelişmelerin de teşkilatın,
bütün AGİT bölgesindeki güvenliğe ve işbirliğine katkısını çok güçlendirdiği
vurgulandı.
-
-
AVRUPA GÜVENLİK ŞARTI'NA
ATIF
-
-
İstanbul Deklarasyonu'nda, zirve
toplantısında, bölgedeki güvenliği ve istikrarı artırmak, örgütün operasyon
gücünü geliştirmek amacıyla Avrupa Güvenlik Şartı'nın kabul edildiği anımsatıldı.
-
-
Deklarasyonda, AGİT Daimi Konseyi'nin,
Şart'ta kabul edilen yeni adımların hızla uygulanmasına yönelik gerekli
kararları almakla görevlendirildiği bildirildi.
-
-
Bölgenin karşı karşıya bulunduğu
riskleri karşılayacak, sorunlarlamücadele edecek ve bunu tek tek bireylerin
yaşamına yansıtacak güçlü bir AGİT'in katkılarına ihtiyaç olduğu ifade
edilen deklarasyonda, "İnsan haklarına ve temel özgürlüklere saygı duyacağımıza
ve ayrımcılığın bütün biçimlerinden uzak duracağımıza yönelik taahhüdümüzü
açıkça yineliyoruz" denildi.
-
-
Uluslararası hukuka duyulan
saygının da yinelendiği deklarasyonda, AGİT bölgesindeki çatışmaların önlenmesi
ve çıkanların da barışçı çözümüne yönelik çabaların yoğunlaştırılması taahhüdü
yinelendi.
-
-
Deklarasyonda, Şart'ın bir parçası
olarak kabul edilen "Güvenlik İşbirliği Platformu" temelinde diğer uluslararası
örgütler ve kurumlarla yakın bir çalışma içine girileceği de vurgulandı.
-
-
Zirvenin, şiddetli depremlerin
acısını yaşayan Türkiye'de yapılmasıyla, doğal felaketlerin korkunç sonuçlarının
bir kez daha farkına varıldığı belirtilen deklarasyonda, bu tür olaylarda,
Güvenlik İşbirliği Platformu temelinde, uluslararası toplum ve sivil toplum
örgütleriyle işbirliği içinde müdahele etmeye AGİT'in katkı gücünün sorgulanması
gerektiği kaydedildi. Deklarasyonda, Daimi Konsey'e bu konuyu ele alması
talimatı verildiği belirtildi.
-
-
ANA KONU ÇEÇENİSTAN
-
-
İstanbul zirvesinin en önemli
gündem maddesi haline gelen Çeçenistan sorunu konusunda, aralarında Rusya'nın
da bulunduğu AGİT üyesi 54 ülke liderlerinin tamamı, soruna siyasi bir
çözüm bulunmasının gerekli olduğunu kabul etti.
-
-
Rusya'nın toprak bütünlüğünün
tamamen tanındığı vurgulandı ve Moskova'nın, uluslararası bir heyetin bölgeyi
ziyaretine izin vereceği bildirildi. Çeçenistan sorunuyla ilgili deklarasyonun
23. maddesinde, "Bizler, siyasi bir çözümün şart olduğunu ve bu amaca ulaşmada
AGİT'in yardımının katkısı olacağını kabul ediyoruz" denildi.
-
-
Deklarasyonda, "Rusya Federasyonu'nun
toprak bütünlüğünün tamamen tanındığı ve terörizmin bütün biçimlerinin
de kınandığının kuvvetle teyit edildiği ve AGİT normlarına saygı gösterilmesi
gerektiğinin altının çizildiği" vurgulandı.
-
-
Deklarasyonda, Çeçenistan'da
kötüleşen insani durumun ışığında, uluslararası örgütlerin insani yardımları
sağlaması için gerekli koşular yaratılarak, sivil halkın acılarının azaltılmasının
hayati önemde olduğu da belirtildi.
-
-
Rusya Federasyonu'nun, AGİT
dönem başkanının bölgeyi ziyaretini kabul etmesinden memnuniyet duyulduğu
kaydedilen deklarasyonda, AGİT Yardım Grubu'nun Çeçenistan'daki görevinin
teyit edildiği, bu bağlamda da Rusya Federasyonu'nun, bölgenin istikrar,
güvenlik ve ekonomik refahına katkı yapacak bu adımların atılmasındaki
yardım arzusunun memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.
-
-
KOSOVA SORUNU
-
-
Deklarasyonda, Kosova ile ilgili
olarak, bu bölgenin hala AGİT'in önemli bir mücadele alanı olduğu belirtildi.
Teşkilatın Rambouillet/Paris görüşmelerinde siyasi bir çözüme ulaşılamamasından
derin üzüntü duyulduğu kaydedildi.
-
-
Deklarasyonda teşkilatın, geçen
sonbaharda bugüne kadarki en genişmisyonu (Kosova Denetleme Misyonu) bu
bölgeye konuşlandırdığı ancak Yugoslav güçleri tarafından düzenlenen şiddet
eylemleri ve ateşkesin bozulmasının AGİT'i, KVM'yi bölgeden çekmeye zorladığı
anımsatıldı.
-
-
Kosova'daki şiddetten kaçan
çoğu Arnavut mültecinin evlerine dönmüş durumda olduğu ve zorlu bir rehabilitasyon
çalışmasının başladığı ifade edilen deklarasyonda, bölgedeki şu anki AGİT
misyonunun, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 1244 sayılı kararı
uyarınca kurulan daha geniş bir BM Misyonunu'un bir parçasını oluşturduğu
kaydedildi.
-
-
Kosova'da şu an 1100 personeli
olan AGİT Misyonu'nun, bölgede çok etnik yapılı toplumun yeniden inşasına
yönelik süreçte çok önemli bir rol oynadığı belirtilen deklarasyonda, AGİT'in,
bölgede sivil toplumungelişimine yardım ettiği ve çoğulcu demokratik sistemin,
serbet medyanın, sivil toplum örgütlerinin oluşumunu desteklediği vurgulandı.
-
-
Deklarasyonda bölgede insan
haklarının korunması ve gelişimi, hukuk yönetimine saygının inşası için
önemli bir rol oynayan AGİT'in, demokrasinin kökleşmesi için başarı sağlamasının
çok önemli olduğu bu alanlarda ilerlerken, organize etme görevini de üstlendiği
Kosova'daki ilk serbest seçimlere yönelik çalışmasının hızlandırılmakta
olduğu ifade edildi.
-
-
Deklarasyonda, Kosova'nın yıllarca
süren baskı dolu geçmişine, hoşgörüsüzlüğe ve şiddete karşı AGİT'in mücadelesinin,
Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygılı
olarak, bölgede güçlü bir özerklik temelinde çok etnik yapılı bir toplumun
inşasını sağlamak olduğu kaydedildi.
-
-
Son aylarda Kosova'dan bu sefer
de, Sırplar ile Arnavut olmayan diğer halkın göçüne tanıklık edildiği belirtilen
deklarasyonda, bölgeden en son kaçanların da geri dönebilmesi ve haklarını
elde edebilmesi için gerekli koşulların sağlanması gerektiği bildirildi.
-
-
Kosova'da yeni şiddet olaylarının
ve herhangi bir etnik ayrımcılığın olmasının kesinlikle kabul edilemeyeceği
vurgulanan deklarasyonda, bu tür eylemlerin karşısında başarısız kalınmasının
bölge istikrarını baltalacağı belirtildi.
-
-
YUGOSLAVYA ENDİŞESİ
-
-
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği
Teşkilatı zirvesi sonunda yayınlanan ortak deklarasyonda Yugoslavya konusuna
da değinildi. Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'ndeki demokrasi eksikliğinin
bölgedeki ciddi endişe kaynaklarından biri olarak varlığını sürdürdüğübelirtilen
deklarasyonun 5. maddesinde, Yugoslav liderleri ve halkının ülkeyi demokrasi,
insan hakları ve temel özgürlüklere saygı yoluna sokması gerektiği kaydedildi.
-
-
AGİT'in, koşulların izin vermesi
durumunda Yugoslavya'nın demokratikleşmesinin hızlanması, bağımsız medyanın
gelişimi, serbest-dürüst seçimlerin yapılması için yardıma hazır olduğu
belirtilen deklarasyonda, demokrasi yolundaki gerçek ilerlemenin, Yugoslavya'nın
AGİT dahil, uluslararası topluma tamamen katılımı yönünde olumlu bir adım
olacağı, ülkenin büyüme ve refahı için yeni bir temel oluşturacağı ifade
edildi.
-
-
Deklarasyonda, "Yugoslavya Federal
Cumhuriyeti'ni eşit bir ortak olarak görme isteğimizi vurguluyoruz" denildi.
Bu arada, deklarasyonun 12. maddesinde, eski Yugoslavya savaşı sırasında
işlenen savaş suçlarına bakan Lahey'deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nin
(USSM) çalışmalarının, bölgede kalıcı barışın veadeletin sağlanması için
hayati önemde olduğu vurgulanarak, AGİT'in, USSM ile işbirliği içinde olacağı
taahhüdü yinelendi.
-
-
BOSNA-HERSEK
-
-
Bosna-Hersek'te hala, savaş
sonrası varılan barış anlaşması temelinde demokratik ve etnik yapılı bir
oluşum için çaba sarfedildiği belirtilen deklarasyonda, Bosna yönetiminden,
2000 yılı sonbaharı yapılması planlanan genel seçimler öncesi daimi seçim
yasasının hızla çıkarılmasının beklendiğini vurgulandı. Deklarasyonda,
Bosna-Hersek'in bütün liderlerine, ülkenin istikrarı ve refahı için ülkedeki
iki oluşumu (Boşnak-Hırvat Federasyonu, Sırp Cumhuriyeti) daha yakınlaştırmaları
ve bireylerin tek bir devlet içinde serbestçe dolaştığı bir ortam yaratılması
için kararlı adımlar atmaları çağrısında bulunuldu.
-
-
Deklarasyonda, AGİT'in, Bosna'lı
mültecilerin ve ülke içinde yerlerinden edilenlerin (özellikle azınlıkların)
geri dönüşünün sağlanması taahhüdünü koruduğu da ifade edildi.
-
-
YUKARI KARABAĞ SORUNU-KAFKASLAR
-
-
Yukarı Karabağ sorununa da değinilen
deklarasyonda, Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanlarının Yukarı Karabağ
sorununa kalıcı çözüm bulunmasına yönelik
-
çabaları övüldü.
-
-
Özellikle düzenli görüşmeleri,
soruna kalıcı ve kapsamlı çözüm bulunması sürecini hızlandırma olanağı
yaratan iki ülke cumhurbaşkanlarının yoğun diyaloğundan övgüyle bahsedilen
deklarasyonda, görüşmelere AGİT Minsk Grubu'nun da dahil olduğu biçimde
yeniden başlanması umudunda olunduğu, bu diyaloğun tamamen desteklendiği
ve devamının teşvik edildiği vurgulandı. Deklarasyonda, Yukarı Karabağ
soruna çözüm bulunmasıyla ilgili hala en uygun format olan AGİT ve Minsk
Grubu'nun barış sürecinin dahaileri götürülmesi için hazır olduğu belirtildi.
-
-
Gürcistan'ın egemenliği ve toprak
bütünlüğüne verilen desteğin yinelendiği deklarasyonda, Ossetya ve Abhazya
sorununun, bu bölgelerinsiyasi statülerinin özellikle Gürcistan içinde
çözümünün gerekliliği vurgulandı.
-
-
Deklarasyonda, AGİT'in Abhazya'daki
BM'nin öncü rolünü desteklemeyi sürdüreceği de belirtildi.
-
-
ORTA ASYA
-
-
AGİT'in geçen yıl boyunca, Orta
Asya'daki 5 ortak ülkeyle işbirliğindeki artışa tanıklık edildiği belirtilen
bildiride, Orta Asya yetkilileri ile AGİT arasındaki üst düzey temaslarda
siyasi diyaloğun geliştirildiği kaydedildi.
-
-
Orta Asya ülkelerinin uluslararası
terörizm, radikal örgütlerin şiddet eylemleri, organize suçlar, silah ve
uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin gündeme getirdikleri kaygıların paylaşıldığı
ifade edilen bildiride, ek olarak bölgenin güvenlik sorunun ekonomik ve
çevresel risklere yolaçacağı belirtildi ve bölge güvenliği için işbirliğinin
önemi üzerinde duruldu.
-
-
GÜNEYDOĞU AVRUPA İSTİKRAR
PAKTI
-
-
İstanbul Deklarasyonu'nda Güneydoğu
Avrupa ve diğer bölgesel konulara da yer verildi. Güneydoğu Avrupa'da
yaşanan deneyimlerin, bölgeye daha geniş perspektiften bakmak gerekliliğini
ortaya koyduğuna işaret edilen deklarasyonda, bu bağlamda da, AB'nin girişimiyle
düzenlenen 10 Haziran 1999'daki Köln Bakanlar Konferansı'nda kabul edilen
"Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı"nın memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
-
-
Bölgesel işbirliğinin, bölge
ülkelerinin daha geniş bir yapı içinde bütünleşmesi için katalizör görevi
göreceği belirtilen deklarasyonda, Pakt'ın başarısında önemli rolü olan
AGİT'in, Daimi Konsey'i, Pakt'ın amacına hizmet edecek bölgesel bir strateji
geliştirmekle görevlendirdiği kaydedildi.
-
-
DİĞER BÖLGESEL KONULAR
-
-
Hırvatistan'da barış ve uzlaşma
ortamının sağlanmasına yönelik çabaların yoğunlaştırılması için Hırvat
yetkililerle birlikte çalışmanın önemi üzerinde durulan deklarasyonda,
AGİT, savaş sonrası güven ve uzlaşma ortamıyla, etnik yapılı bir ülkenin
oluşumu için yardıma devam sözü verdi.
-
-
Arnavutluk'a, 1997'teki ayaklanma
ve 1999'daki Kosova mülteci krizi yüzünden sekteye uğrayan sosyal, siyasi
ve ekonomik geçiş sürecinde yardım edileceği taahhütü yinelenen deklarasyonda,
bu yardımlarda AB ve diğer örgütlerle birlikte çalışılacağı belirtildi.
-
-
Deklarasyonda, Makedonya hükümetinin,
ülkede ekonomik refahı ve istikrarı güçlendirecek reform taahhütleri övülerek,
AGİT'in de bu süreçte destek verme kararlılığında olduğu ifade edildi.
-
-
Deklarasyonda ayrıca, Kosova
mülteci krizinden en çok etkilen Arnavutluk, Makedonya ile diğer komşu
ülke halkları, bu dönemdeki katkılarından dolayı takdirle anıldı.
-
-
İstanbul Deklarasyonu'nda Moldova
ile ilgili olarak da, Budapeşte ve Lizbon zirvelerinde alınan kararlar
anımsatılarak, "siyasi çözüm açısından önemli bir adım olarak, Rus birliklerinin,
Moldova'dan bir an önce, düzenli olarak tamamen çekilmesi beklentisi" yinelendi.
-
-
Deklarasyonda, Rusya'nın güçlerini
Moldova'dan geri çekme işlemini 2002 yılı sonuna kadar tamamlama taahhüdünden
duyulan memnuniyet de ifade edildi.
-
-
Belarus'da sadece gerçek siyasi
bir diyaloğun, demokrasi için gerekli olan kurumlar aracılığıyla yapılacak
serbest ve demokratik seçimler için ortam hazırlayabileceği belirtilen
deklarasyonda, AGİT'in katılımıyla, AGİT Parlamenterler Asamblesi ile yakın
işbirliğiiçinde sağlanan diyalog sürecinde kaydedilecek erken gelişmelerin
memnunlukla karşılanacağı da vurgulandı.
-
-
Belarus'ta ayrıca diyaloğun
önündeki engellerin de, basın yayın özgürlüğü ve hukuk
-
kurallarına dayanarak kaldırılması
ihtiyacına işaret edildi. AGİT Misyonu'nun Ukrayna'daki çalışmasını başarıyla
tamamlamasından da bahsedilen deklarasyonda, bu çalışmayla, AGİT'in Kırım
Özerk Cumhuriyeti'nin istikrar sürecine önemli bir katkısı olduğu anımsatıldı.
Teşkilatın, Akdeniz'deki ortaklarıyla ilişkileri ışığında, Akdenizbölgesindeki
işbirliğinin ve güvenliğin güçlendirilmesinin AGİT bölgesinin tamamının
istikrarı için çok önemli olduğu vurgulanan deklarasyonda, bu arada, Japonya
ve Güney Kore ile ilişkilerin geliştirileceği de belirtildi.
-
-
AGİT'in bölgesindeki sorunlara
çabuk ve etkili müdahalesi için yeni araçlara ihtiyaç duyduğu belirtilen
deklarasyonda, hızlı uzman yardımı ve işbirliği heyetleri şartının (REACT)
kurulmasından duyulan memnuniyet ifade edildi.
-
-
Deklarasyonda, Avrupa Konvensiyonel
Kuvvet Anlaşması'nın yeniden düzenlemesinin memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
Anti personel mayınların insanlar üzerinde yol açtığı büyük acılara işaret
edilen deklarasyonda, anti personel mayınların kullanımı, stoklanması,
üretimi ve naklinin yasaklanmasını öngören anlaşmanın 1 Mart 1999'da yürürlüğe
girmesinden duyulan memnuniyet de yer aldı.
-
-
TEŞKİLATIN DİĞER UĞRAŞ ALANLARI
-
-
İleriki tarihlerdeki teşkilat
bölgesindeki ülkelerde yapılacak seçimlerin AGİT prensiplerine uygun olarak
serbest ve dürüst yapılacağı taahhüdünün yer aldığı bildiride, bunun demokratik
gelişim için sağlam bir temel oluşturacak tek yol olduğu vurgulandı. Deklarasyonda,
AGİT üyelerinin, çoğulcu ve demokratik toplumların temel koşulu olarak
basın yayın özgürlüğünün sağlanması taahhüdünde bulunduğu belirtilerek,
Özgür Medya Temsilciliği Bürosu'nun, özgür bağımsız medyanın gelişimi konusundaki
çabalarının desteklendiği ifade edildi.
-
-
Ayrıca, Çocuk Hakları Konvensiyonu'nun
kabul edilişinin ve AGİT Kopenhag taahhütlerinin 10. yılında, özellikle
çatışma bölgelerinde vesavaş sonrası ortamlarda bulunan çoçukların çıkarlarının
korunmasına ve haklarının aktif bir şekilde geliştirilmesi taahhüdünde
bulunulan deklarasyonda, AGİT çalışmalarında düzenli olarak çocuk haklarına
yer verileceği belirtildi.
-
-
Deklarasyonda, Ekonomik ve Çevre
Etkinlikleri Koordinatörü'nün, AGİT Dönem Başkanı ve Genel Sekreteri'nin
emri altında bulunarak, güvenliğe yönelik ekonomik ve çevresel risklerle
ilgili ve bunlarla mücadeleyi ele alan düzenli raporlar hazırlaması gerektiği
kaydedildi.
-
-
Deklarasyonda, teşkilatın kadınlar
ve erkekler arasında tam eşitliğin sağlanması taahhüdüne uygun olarak AGİT
cinsiyet eylem planının bir an önce onaylanarak uygulanmasının ümit edildiği
de yer aldı.
-
-
AZINLIK HAKLARI
-
-
Zirvenin son gününde taslak
deklarasyona eklenen maddeyle, AGİT'in, ulusal azınlıkta yer alan bireylerin,
özellikle kültürel kimliği ilgilendiren konularla bağlantılı haklarına
saygıyı içeren politikaların ve yasaların oluşumun sağlanması taahhüdünü
teyit ettiği belirtildi.
-
-
Deklarasyonda, kişilerin eğitim,
dil ve katılım haklarını ilgilendiren yasa ve politikaların, uluslararası
standartlara uygun olmasının gerekliliği üzerinde özellikle durulduğu da
vurgulandı.
-
-
İstanbul Deklarasyonu, Bakanlar
Konseyi'nin 2000 yılının Kasım/Aralık'ında Viyana'da yapılacağı, bu zirvede
bir sonraki AGİT zirvesinin zamanı ve yeni kararının alınacağı ve 2001
yılında dönem başkanlığını Romanya'nın devralacağı maddeleriyle sona erdi.
SAYFANIN
HAZIRLANIŞ TARİHİ: (4 TEMMUZ 2000)
  |