Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
İlgili Sayfalar
İSTANBUL ZİRVESİ
AVRUPA GÜVENLİK ŞARTI (1999)
İSTANBUL DEKLARASYONU'99
CUMHURBAŞKANI DEMİREL'İN ZİRVEYİ AÇIŞ KONUŞMASI
PARİS ZİRVESİ (1990)
HELSİNKİ NİHAİ SENEDİ
(HELSİNKİ 1975)

AGİT İSTANBUL ZİRVESİ

18-19 Kasım 1999

"Yüzyılın son zirvesi"  olarak nitelendirilen "AGİT İstanbul Zirvesi", Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na (AGİT) üye 54 ülkenin Devlet veya Hükümet Başkanlarının katılımıyla 18-19 Kasım 1999 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi. 

HÜKÜMETDIŞI KURULUŞLAR DEKLARASYONU 
AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI 
İstanbul Zirvesi, 18-19 Kasım 1999


Biz, bu Deklarasyonu imzalayan 28 Hükümetdışı Kuruluş olarak,

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesindeki bütün hakların, bölünemez ve devredilemez nitelikleriyle, AGİT Bölgesindeki herkes için gerçekleştirilmesine katkıda bulunma özleminden yola çıkarak;

İnsan haklarının, insan türünün her üyesinde insan olanaklarının tam olarak gerçekleşmesini isteyen talepler olduğunu ve bunların, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde, "bütün halklar ve uluslar için ortak başarı ölçüleri" olarak ilan edilmiş olduklarını göz önünde bulundurarak;

İnsan onurundan daha yüksek bir değer olmadığını ve bu değerin insan türünün her üyesinde gerçekleştirilmesinin, bütün devlet kurumlarının en üst amacı olması gerektiğini göz önünde bulundurarak;

İnsan haklarının, Devletlerin yasalarını ve hükümetlerin uygulamalarını belirlemesi gereken ilkeler olduğunu göz önünde bulundurarak;

AGİT Katılımcı Devletlerinin, Helsinki Nihai Senedi, Paris Bildirgesi, Kopenhag Belgesi, Moskova Belgesi ve diğer AGİT belgeleriyle insan haklarının yasalarda ve uygulamada, etkinlikle gerçekleştirilebileceği ve korunabileceği koşulları yaratmayı taahhüt ettiklerini göz önünde bulundurarak;

Kadın haklarının insan hakları olduğunu, yasa karşısında ve uygulamada kadın-erkek eşitliğinin, AGİT İnsani Boyutunun temel bir ilkesi olduğunu göz önünde bulundurarak;

Çocukların özel korumaya ihtiyaçları olduğunu göz önünde bulundurarak;

İnsan haklarına saygının, Devletlerin otorite ve meşruluğunun temeli olduğunu kabul ederek;

Güvenlik sorunlar ve olağanüstü hallerin, mutlak insan haklarını sınırlamada gerekçe olarak öne sürülmesinin asla kabul edilemeyeceğini göz önünde bulundurarak;

Sivillerin, silahlı çatışmalarda uluslararası insani hukuk kurallarının güvencesi altında olduğunu göz önünde bulundurarak;

AGİT Devletlerinin, ulusal azınlıkların etnik, kültürel, dilsel ya da dinsel kimliklerini ifade etme, koruma ve geliştirme haklarına saygı duyma ve bunları koruma konusunda taahhüt altına girdiklerini göz önünde bulundurarak;

AGİT Devletlerinin, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve etnik, dinsel ya da diğer azınlıklar, sığınmacılar ve göçmen işçilere karşı ayrımcılık ile mücadele etme konusunda taahhüt altına girdiklerini göz önünde bulundurarak;

AGİT Katılımcı Devletlerine aşağıdaki taleplerimizi uygulamaya davet ediyoruz:

Hükümetlerin, ulusal çıkarlar, devlet güvenliği ya da kültürel özelliklerle ilgili hedefleri, insan haklarına saygıdan daha üstün değerler olarak getirme eğilimleri reddedilmelidir.

Ölüm cezası 2000 yılı içinde kaldırılmalıdır. Bu hedefin yerine getirilmesi, 2001 Gözden Geçirme Toplantısında rapor edilmelidir.

İşkenceye karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ve/veya Avrupa İşkenceyi Önleme Sözleşmesi imzalanmalı ve bu sözleşmeler kapsamında kabul edilen bütün yükümlülüklere uyulmalıdır. AGİT Devletleri, Avrupa İşkenceyi Önleme Sözleşmesinin I. ve II. Protokollerini imzalamalı ve bağımsız uzman kuruluşların gözaltı ve tutuklama kurumlarını düzenli olarak ziyaret etmelerine izin vermelidir. Bazı ülkelerde işkenceyle etkin mücadele konusunda siyasi irade eksikliğinden kaygı duyuyruz. İşkenceyle mücadele, yalnızca işkencenin varlığının ve niteliğinin açıkça kabul edilmesini değil, işkence mağdurlarına rehabilitasyon hizmetleri sağlanmasını da kapsar. Bütün AGİT Devletleri, işkence mağdurlarına tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri sunulmasını temin etmelidirler. AGİT Saha Misyonları için yararlı bulduğumuz İşkenceyi Önleme El Kitabının kullanılmasını destekliyoruz. 

İstanbul Protokolü kapsamındaki İşkence ve başka Zalimce, İnsanlıkdışı ve Onur Kırıcı Muamele ya da Cezalandırmanın Etkin Araştırılması ve Dokümantasyonu İlkeleri desteklenmeli ve uygulanmalıdır. AGİT Devletleri, İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Ulusal Komiteleri kurmalıdır. AGİT Devletleri, işkence konusunda şeffaflığı artırmalı, bütün işkence iddialarını etkin bir biçimde araştırmalı ve belgelemelidir. Ülkelerinde işkence ve kötü muamelenin niteliğini ve tam kapsamını ortaya çıkarmalı, hiçbir sorumlunun koruma görmemesini sağlamak için usule ilişkin güvenceleri sağlamalı, bütün sorumluları yargılamalı ve cezalandırmalıdır. Son olarak, yasa uygulayıcı görevlilere insan hakları eğitimi vermelidir. AGİT Demokratik Kurumları ve İnsan Hakları Bürosunun (ODIHR), işkenceyi önlemede ayrıntılı bir strateji geliştirme konusunda, AGİT İşkenceyi Önleme Danışmanlar Paneli'nin uzmanlığından yararlanmasını tavsiye ediyoruz.

Siyasi haklara saygı duyulmalıdır. Çeşitli AGİT Devletlerinde, siyasal adayların haklarını engelleyici uygulamalarından ve serbest ve adil seçimler için AGİT standartlarının ihlal edilmesinden kaygı duyuyoruz.

Düşünce, ifade ve inanç özgürlüğü haklarına saygı duyulmalıdır. AGİT bölgesinde, gazeteciler ve yazarlar yalnızca mesleklerinin gereğini yerine getirdikleri için baskıya uğramakta, hapsedilmekte, işkence görmekte ve öldürülmektedir. AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi'nin mali olarak güçlendirilmesini ve ülkelerin durumlarını takip etme konusunda daha geniş yetkilerle donatılmasını tavsiye ediyoruz. Temsilci, uzman hükümetdışı kuruluşların temsilcileri ve bağımsız uzmanlardan oluşan bir danışmanlık birimi kurmalıdır.

Ulusal azınlıklara mensup kişilerin, anadil ve kültürel haklar da dahil, hakları korunmalıdır; ve Kopenhag Belgesi ve diğer ilgili uluslararası belgelere dayanarak, içinde yaşadıkları topluma tam katılımları garanti altına alınmalıdır. Pek çok AGİT Devletinin ülkelerindeki azınlıkların varlığını ve haklarını hala tanımamalarından kaygı duyuyoruz. Tüm AGİT Devletleri, Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiserliği ile işbirliği yaparak, azınlık sorunlarına yapıcı çözümler aramalıdır.

Kadınların insan hakları korunmalı, 1952 BM Kadınların Siyasal Hakları Sözleşmesi ile 1979 BM Kadınlara Karşı Her Tür Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi onaylanmalıdır. AGİT Devletleri, kadın haklarını güçlendirmek için Pekin Belgeleri'nin uygulamaya geçirilmesine öncelik vermelidir. Kadın ticaretinin önlenmesi için programlar hayata geçirilmelidir. AGİT ile diğer uluslararası kuruluşlar, kadın ticaretinin önlenmesini öncelikli bir konu olarak ele almalıdır.

Çocuk hakları korunmalıdır. AGİT Devletleri, özellikle çalışan çocuklar, sokak çocukları ve çocuk ticareti sorunlarının kökeninde yatan nedenleri ele almalıdır. AGİT Devletleri, askeri hizmette 18 yaş sınırını kabul etmelidir. AGİT Devletlerinin, ilgili hükümetlerarası ve hükümetdışı kuruluşlar aracılığıyla alınacak, çocuklara çocukluklarını iade etmeyi hedefleyen tedbirlerle bu durumdaki çocukları korumasını tavsiye ediyoruz.

Göçmenler ve mültecilerle ilgili kurallar ve uygulamalar, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile işbirliği içinde mülteci ve göçmenlerin insan haklarını korumak amacıyla gözden geçirilmelidir.

Ülkeleri içinde zorla göç ettirilen kişilerle ilgili olarak, Yerinden Edilenlerle ilgili BM Yol Gösterici İlkeleri'nde tanımlanan standartlar uygulamaya geçirilmelidir. ODIHR kapsamında, hükümetdışı kuruluş temsilcileri ve bağımsız uzmanlardan oluşan bir çalışma grubu kurulmalı, bu grup bir sonraki AGİT İnsani Boyut Uygulama Toplantısında uygulamaların durumunu rapor etmeli ve tavsiyelerde bulunmalıdır.

Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi kapsamındaki hakların tümü gerçekleşmelidir. AGİT Bölgesinde özellikle beslenme, barınma, sağlık ve eğitim haklarının gerçekleştirilmemesi konusunda kaygı duyuyoruz. Söz konusu Sözleşmede belirtilen hakların gerçekleşmesinde etkin ve sistematik bir izleme ve desteğin yeni bir AGİT Yüksek Komiserliğinin yetkisi altında kurumsallaşmasını tavsiye ediyoruz.

İnsan çevresinin korunmasıyla ilgili normlar güçlendirilmeli, bu amaçla çelişen politikalar ve karşılıklı taahhütler gözden geçirilmelidir. AGİT bu istek kapsamındaki gelişmeleri izlemeli, bunları ilgili AGİT kuruluşlarına, ilgili toplantılarda rapor etmelidir.

Toplumsal, etnik ve diğer siyasal çatışmalar barışçı yollarla çözülmelidir. Özellikle de, özgür ve halka açık bir tartışma ortamı ve bilgi edinme hakları, barışçı bir çözüm için paha biçilmez araçlar olarak görülmelidir.

Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Tüzüğü onaylanmalıdır. Bu mahkeme, çeşitli savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı diğer suçlarda yargı yetkisine sahip olacaktır. AGİT bölgesindeki son gelişmeler, silahlı çatışmalarda sivillerin korunma ihtiyaçlarını ve savaş suçlularının yargılanması gereğini ön plana çıkarmıştır. İnsani hukukun ihlali, özellikle de eski Yugoslavya cumhuriyetleri ile Kafkasya bölgesinde, siyasal istikrarsızlığa ve büyük acılara neden olmuştur. İhlalcilerin dokunulmazlığının, ihlallerin kalıcı olmasında katkısı olmuştur. Silahlı çatışmalarda uluslararası hukuku ihlal eden devletlere silah satışının sınırlandırılması kuralına uyulmalıdır.

Çeçenistan ve komşu cumhuriyetlerdeki son insanlık faciası büyük bir aciliyetle ele alınmalıdır. Rus yetkililer, mültecilere ve göçe zorlanan kişilere yapılacak insani yardımlara izin vermelidir. Rus yetkililer ve çatışmanın diğer tarafları, insani hukuka saygı göstermeli ve barışçı bir çözüme öncelik vermelidir.

AGİT kuruluşlarının, insan hakları konusunda güçlü bir yetki alanı ve uygulaması olması desteklenmelidir. AGİT kendi bünyesinde ve diğer uluslararası kuruluşlarla, uluslararası topluluğun insan hakları uygulamalarının daha tutarlı olmasını sağlamak için koordinasyon içinde çalışmalıdır. AGİT Saha Misyonları, insan hakları ihlallerini kamuoyuna açıklamalıdır.

İnsan haklarının geliştirilmesiyle ilgili siyasa ve uygulamaların hayata geçirilmesinde ve izlenmesinde hükümetdışı kuruluşların katılımı sağlanmalıdır. AGİT Devletleri, BM İnsan Hakları Savunucuları Deklarasyonuna uymalı; hükümetdışı kuruluşların, faaliyetlerini yürütürken uluslararası hukuka uygun faaliyetleri yürütme haklarını güvence altına almalıdır. AGİT Zirvesine ev sahipliği yapan ülke, AGİT usulüne uygun olarak, hükümetdışı kuruluşların Zirve toplantılarını izleme olanağını sağlamalıdır.

Önemli AGİT toplantılarına ev sahipliği yapan ülkelerin, AGİT İnsani Boyut standartlarını etkin bir biçimde koruyan ülkeler olmaları sağlanmalıdır. Özellikle, 1999 AGİT Zirvesine ev sahipliği yapan Türkiye, demokratik kurumlarını güçlendirmeli, uluslararası insan hakları hukukuna uygun gerekli yasal reformları yapmalıdır. Türkiye, diğer konuların yanı sıra, işkenceye karşı koruma, adil yargı, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, toplantı özgürlüğü ve etnik, dinsel ve dilsel dayalı azınlıkların haklarına saygıyı güçlendirmelidir.


KAYNAK: TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI
SAYFANIN HAZIRLANIŞ TARİHİ: (4 TEMMUZ 2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş