|
AGİT
İSTANBUL ZİRVESİ
18-19 Kasım 1999
"Yüzyılın
son zirvesi" olarak nitelendirilen "AGİT İstanbul Zirvesi", Avrupa
Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na (AGİT) üye 54 ülkenin Devlet veya Hükümet
Başkanlarının katılımıyla 18-19 Kasım 1999 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi.
HÜKÜMETDIŞI KURULUŞLAR
DEKLARASYONU
AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ
TEŞKİLATI
İstanbul Zirvesi, 18-19
Kasım 1999
Biz, bu Deklarasyonu imzalayan
28 Hükümetdışı Kuruluş olarak,
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesindeki
bütün hakların, bölünemez ve devredilemez nitelikleriyle, AGİT Bölgesindeki
herkes için gerçekleştirilmesine katkıda bulunma özleminden yola çıkarak;
İnsan haklarının, insan türünün
her üyesinde insan olanaklarının tam olarak gerçekleşmesini isteyen talepler
olduğunu ve bunların, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde, "bütün halklar
ve uluslar için ortak başarı ölçüleri" olarak ilan edilmiş olduklarını
göz önünde bulundurarak;
İnsan onurundan daha yüksek
bir değer olmadığını ve bu değerin insan türünün her üyesinde gerçekleştirilmesinin,
bütün devlet kurumlarının en üst amacı olması gerektiğini göz önünde bulundurarak;
İnsan haklarının, Devletlerin
yasalarını ve hükümetlerin uygulamalarını belirlemesi gereken ilkeler olduğunu
göz önünde bulundurarak;
AGİT Katılımcı Devletlerinin,
Helsinki Nihai Senedi, Paris Bildirgesi, Kopenhag Belgesi, Moskova Belgesi
ve diğer AGİT belgeleriyle insan haklarının yasalarda ve uygulamada, etkinlikle
gerçekleştirilebileceği ve korunabileceği koşulları yaratmayı taahhüt ettiklerini
göz önünde bulundurarak;
Kadın haklarının insan hakları
olduğunu, yasa karşısında ve uygulamada kadın-erkek eşitliğinin, AGİT İnsani
Boyutunun temel bir ilkesi olduğunu göz önünde bulundurarak;
Çocukların özel korumaya
ihtiyaçları olduğunu göz önünde bulundurarak;
İnsan haklarına saygının,
Devletlerin otorite ve meşruluğunun temeli olduğunu kabul ederek;
Güvenlik sorunlar ve olağanüstü
hallerin, mutlak insan haklarını sınırlamada gerekçe olarak öne sürülmesinin
asla kabul edilemeyeceğini göz önünde bulundurarak;
Sivillerin, silahlı çatışmalarda
uluslararası insani hukuk kurallarının güvencesi altında olduğunu göz önünde
bulundurarak;
AGİT Devletlerinin, ulusal
azınlıkların etnik, kültürel, dilsel ya da dinsel kimliklerini ifade etme,
koruma ve geliştirme haklarına saygı duyma ve bunları koruma konusunda
taahhüt altına girdiklerini göz önünde bulundurarak;
AGİT Devletlerinin, ırkçılık,
yabancı düşmanlığı ve etnik, dinsel ya da diğer azınlıklar, sığınmacılar
ve göçmen işçilere karşı ayrımcılık ile mücadele etme konusunda taahhüt
altına girdiklerini göz önünde bulundurarak;
AGİT Katılımcı Devletlerine
aşağıdaki taleplerimizi uygulamaya davet ediyoruz:
Hükümetlerin, ulusal çıkarlar,
devlet güvenliği ya da kültürel özelliklerle ilgili hedefleri, insan haklarına
saygıdan daha üstün değerler olarak getirme eğilimleri reddedilmelidir.
Ölüm cezası 2000 yılı içinde
kaldırılmalıdır. Bu hedefin yerine getirilmesi, 2001 Gözden Geçirme Toplantısında
rapor edilmelidir.
İşkenceye karşı Birleşmiş
Milletler Sözleşmesi ve/veya Avrupa İşkenceyi Önleme Sözleşmesi imzalanmalı
ve bu sözleşmeler kapsamında kabul edilen bütün yükümlülüklere uyulmalıdır.
AGİT Devletleri, Avrupa İşkenceyi Önleme Sözleşmesinin I. ve II. Protokollerini
imzalamalı ve bağımsız uzman kuruluşların gözaltı ve tutuklama kurumlarını
düzenli olarak ziyaret etmelerine izin vermelidir. Bazı ülkelerde işkenceyle
etkin mücadele konusunda siyasi irade eksikliğinden kaygı duyuyruz. İşkenceyle
mücadele, yalnızca işkencenin varlığının ve niteliğinin açıkça kabul edilmesini
değil, işkence mağdurlarına rehabilitasyon hizmetleri sağlanmasını da kapsar.
Bütün AGİT Devletleri, işkence mağdurlarına tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri
sunulmasını temin etmelidirler. AGİT Saha Misyonları için yararlı bulduğumuz
İşkenceyi Önleme El Kitabının kullanılmasını destekliyoruz.
İstanbul Protokolü kapsamındaki
İşkence ve başka Zalimce, İnsanlıkdışı ve Onur Kırıcı Muamele ya da Cezalandırmanın
Etkin Araştırılması ve Dokümantasyonu İlkeleri desteklenmeli ve uygulanmalıdır.
AGİT Devletleri, İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Ulusal Komiteleri kurmalıdır.
AGİT Devletleri, işkence konusunda şeffaflığı artırmalı, bütün işkence
iddialarını etkin bir biçimde araştırmalı ve belgelemelidir. Ülkelerinde
işkence ve kötü muamelenin niteliğini ve tam kapsamını ortaya çıkarmalı,
hiçbir sorumlunun koruma görmemesini sağlamak için usule ilişkin güvenceleri
sağlamalı, bütün sorumluları yargılamalı ve cezalandırmalıdır. Son olarak,
yasa uygulayıcı görevlilere insan hakları eğitimi vermelidir. AGİT Demokratik
Kurumları ve İnsan Hakları Bürosunun (ODIHR), işkenceyi önlemede ayrıntılı
bir strateji geliştirme konusunda, AGİT İşkenceyi Önleme Danışmanlar Paneli'nin
uzmanlığından yararlanmasını tavsiye ediyoruz.
Siyasi haklara saygı duyulmalıdır.
Çeşitli AGİT Devletlerinde, siyasal adayların haklarını engelleyici uygulamalarından
ve serbest ve adil seçimler için AGİT standartlarının ihlal edilmesinden
kaygı duyuyoruz.
Düşünce, ifade ve inanç özgürlüğü
haklarına saygı duyulmalıdır. AGİT bölgesinde, gazeteciler ve yazarlar
yalnızca mesleklerinin gereğini yerine getirdikleri için baskıya uğramakta,
hapsedilmekte, işkence görmekte ve öldürülmektedir. AGİT Medya Özgürlüğü
Temsilcisi'nin mali olarak güçlendirilmesini ve ülkelerin durumlarını takip
etme konusunda daha geniş yetkilerle donatılmasını tavsiye ediyoruz. Temsilci,
uzman hükümetdışı kuruluşların temsilcileri ve bağımsız uzmanlardan oluşan
bir danışmanlık birimi kurmalıdır.
Ulusal azınlıklara mensup
kişilerin, anadil ve kültürel haklar da dahil, hakları korunmalıdır; ve
Kopenhag Belgesi ve diğer ilgili uluslararası belgelere dayanarak, içinde
yaşadıkları topluma tam katılımları garanti altına alınmalıdır. Pek çok
AGİT Devletinin ülkelerindeki azınlıkların varlığını ve haklarını hala
tanımamalarından kaygı duyuyoruz. Tüm AGİT Devletleri, Ulusal Azınlıklar
Yüksek Komiserliği ile işbirliği yaparak, azınlık sorunlarına yapıcı çözümler
aramalıdır.
Kadınların insan hakları
korunmalı, 1952 BM Kadınların Siyasal Hakları Sözleşmesi ile 1979 BM Kadınlara
Karşı Her Tür Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi onaylanmalıdır. AGİT Devletleri,
kadın haklarını güçlendirmek için Pekin Belgeleri'nin uygulamaya geçirilmesine
öncelik vermelidir. Kadın ticaretinin önlenmesi için programlar hayata
geçirilmelidir. AGİT ile diğer uluslararası kuruluşlar, kadın ticaretinin
önlenmesini öncelikli bir konu olarak ele almalıdır.
Çocuk hakları korunmalıdır.
AGİT Devletleri, özellikle çalışan çocuklar, sokak çocukları ve çocuk ticareti
sorunlarının kökeninde yatan nedenleri ele almalıdır. AGİT Devletleri,
askeri hizmette 18 yaş sınırını kabul etmelidir. AGİT Devletlerinin, ilgili
hükümetlerarası ve hükümetdışı kuruluşlar aracılığıyla alınacak, çocuklara
çocukluklarını iade etmeyi hedefleyen tedbirlerle bu durumdaki çocukları
korumasını tavsiye ediyoruz.
Göçmenler ve mültecilerle
ilgili kurallar ve uygulamalar, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile işbirliği
içinde mülteci ve göçmenlerin insan haklarını korumak amacıyla gözden geçirilmelidir.
Ülkeleri içinde zorla göç
ettirilen kişilerle ilgili olarak, Yerinden Edilenlerle ilgili BM Yol Gösterici
İlkeleri'nde tanımlanan standartlar uygulamaya geçirilmelidir. ODIHR kapsamında,
hükümetdışı kuruluş temsilcileri ve bağımsız uzmanlardan oluşan bir çalışma
grubu kurulmalı, bu grup bir sonraki AGİT İnsani Boyut Uygulama Toplantısında
uygulamaların durumunu rapor etmeli ve tavsiyelerde bulunmalıdır.
Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel
Haklar Uluslararası Sözleşmesi kapsamındaki hakların tümü gerçekleşmelidir.
AGİT Bölgesinde özellikle beslenme, barınma, sağlık ve eğitim haklarının
gerçekleştirilmemesi konusunda kaygı duyuyoruz. Söz konusu Sözleşmede belirtilen
hakların gerçekleşmesinde etkin ve sistematik bir izleme ve desteğin yeni
bir AGİT Yüksek Komiserliğinin yetkisi altında kurumsallaşmasını tavsiye
ediyoruz.
İnsan çevresinin korunmasıyla
ilgili normlar güçlendirilmeli, bu amaçla çelişen politikalar ve karşılıklı
taahhütler gözden geçirilmelidir. AGİT bu istek kapsamındaki gelişmeleri
izlemeli, bunları ilgili AGİT kuruluşlarına, ilgili toplantılarda rapor
etmelidir.
Toplumsal, etnik ve diğer
siyasal çatışmalar barışçı yollarla çözülmelidir. Özellikle de, özgür ve
halka açık bir tartışma ortamı ve bilgi edinme hakları, barışçı bir çözüm
için paha biçilmez araçlar olarak görülmelidir.
Uluslararası Ceza Mahkemesi
Roma Tüzüğü onaylanmalıdır. Bu mahkeme, çeşitli savaş suçları, soykırım
ve insanlığa karşı diğer suçlarda yargı yetkisine sahip olacaktır. AGİT
bölgesindeki son gelişmeler, silahlı çatışmalarda sivillerin korunma ihtiyaçlarını
ve savaş suçlularının yargılanması gereğini ön plana çıkarmıştır. İnsani
hukukun ihlali, özellikle de eski Yugoslavya cumhuriyetleri ile Kafkasya
bölgesinde, siyasal istikrarsızlığa ve büyük acılara neden olmuştur. İhlalcilerin
dokunulmazlığının, ihlallerin kalıcı olmasında katkısı olmuştur. Silahlı
çatışmalarda uluslararası hukuku ihlal eden devletlere silah satışının
sınırlandırılması kuralına uyulmalıdır.
Çeçenistan ve komşu cumhuriyetlerdeki
son insanlık faciası büyük bir aciliyetle ele alınmalıdır. Rus yetkililer,
mültecilere ve göçe zorlanan kişilere yapılacak insani yardımlara izin
vermelidir. Rus yetkililer ve çatışmanın diğer tarafları, insani hukuka
saygı göstermeli ve barışçı bir çözüme öncelik vermelidir.
AGİT kuruluşlarının, insan
hakları konusunda güçlü bir yetki alanı ve uygulaması olması desteklenmelidir.
AGİT kendi bünyesinde ve diğer uluslararası kuruluşlarla, uluslararası
topluluğun insan hakları uygulamalarının daha tutarlı olmasını sağlamak
için koordinasyon içinde çalışmalıdır. AGİT Saha Misyonları, insan hakları
ihlallerini kamuoyuna açıklamalıdır.
İnsan haklarının geliştirilmesiyle
ilgili siyasa ve uygulamaların hayata geçirilmesinde ve izlenmesinde hükümetdışı
kuruluşların katılımı sağlanmalıdır. AGİT Devletleri, BM İnsan Hakları
Savunucuları Deklarasyonuna uymalı; hükümetdışı kuruluşların, faaliyetlerini
yürütürken uluslararası hukuka uygun faaliyetleri yürütme haklarını güvence
altına almalıdır. AGİT Zirvesine ev sahipliği yapan ülke, AGİT usulüne
uygun olarak, hükümetdışı kuruluşların Zirve toplantılarını izleme olanağını
sağlamalıdır.
Önemli AGİT toplantılarına
ev sahipliği yapan ülkelerin, AGİT İnsani Boyut standartlarını etkin bir
biçimde koruyan ülkeler olmaları sağlanmalıdır. Özellikle, 1999 AGİT Zirvesine
ev sahipliği yapan Türkiye, demokratik kurumlarını güçlendirmeli, uluslararası
insan hakları hukukuna uygun gerekli yasal reformları yapmalıdır. Türkiye,
diğer konuların yanı sıra, işkenceye karşı koruma, adil yargı, ifade özgürlüğü,
örgütlenme özgürlüğü, toplantı özgürlüğü ve etnik, dinsel ve dilsel dayalı
azınlıkların haklarına saygıyı güçlendirmelidir.
KAYNAK: TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI SAYFANIN
HAZIRLANIŞ TARİHİ: (4 TEMMUZ 2000)
  |