Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
 BELGENET 
 ARŞİV
 BELGELER 
Clinton'un temasları
KARŞILAMA
ANITKABİR
ÇANKAYA KÖŞKÜ
RESMİ GÖRÜŞMELER
ECEVİT İLE GÖRÜŞME
ŞEREF MADALYASI TÖRENİ
CLINTON ONURUNA YEMEK
ZİYARET ANA SAYFA
 
 İlgili sayfalar
BASIN TOPLANTISI İNGİLİZCE METİN
 
 

ABD BAŞKANI CLINTON'UN
TÜRKİYE ZİYARETİ 
15 - 19 KASIM 1999 
 CLINTON ANKARA'DA...

    -DEMİREL İLE CLINTON BAŞBAŞA GÖRÜŞTÜ
    -İKİ LİDERİN BAŞKANLIK ETTİĞİ HEYETLERARASI GÖRÜŞMELER DE ÇANKAYA KÖŞKÜNDE YAPILDI
    -ORTAK BASIN TOPLANTISI

    CUMHURBAŞKANI DEMİREL:

    -``SAVUNMA İŞBİRLİĞİ VE BÖLGESEL GÜVENLİK KONULARI ÜZERİNDE DURDUK. ORTAK PROJELERİMİZİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRDİK`` 
    -TÜRKİYE`NİN AB ÜYELİĞİ AÇISINDAN AHDİ HAKLARINI İZAH ETTİK. AB`NİN MESELEYİ BU DEFA DOĞRU BİR PERSPEKTİFE YERLEŞTİRMESİNİ BEKLEDİĞİMİZİ VURGULADIK`` 
    -``BAŞKAN CLINTON, ABD`NİN TÜRKİYE`NİN AB ADAYLIĞINA  VERDİĞİ DESTEĞİ SÜRDÜRECEĞİNİ TEYİT ETMİŞTİR` 
    -``ABD İLE DOSTLUĞUMUZ, ORTAK HEDEF VE İDEALLERİMİZİN BAŞARISI AÇISINDAN BÜYÜK TEMİNATTIR`` 
    ABD BAŞKANI BILL CLINTON:
    -``SON İKİ DEPREM NEDENİYLE DUYDUĞUMUZ ÜZÜNTÜYÜ İFADE ETMEK İSTERİM`` 
    -``AGİT ZİRVESİNİN TÜRKİYE`DE TOPLANMASI  ÇOK UYGUN. TÜRKİYE AVRUPA`NIN BU BÖLGESİNDE  ANAHTAR ROL OYNAMAKTADIR`` 
    -``KIBRIS KONUSUNDA YAKLAŞMAKTA OLAN GÖRÜŞMELERİN ADA'YA KALICI BARIŞ VE HALK İÇİN GÜVENLİK SAĞLAYACAĞINI ÜMİT EDİYORUZ`` 
   -``RUSYA`NIN AVRUPA`YA ENTEGRASYONUNUN SAĞLANMASI ÖNEMLİDİR`` 
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile ABD Başkanı Bill
Clinton, Çankaya Köşkü'ndeki resmi karşılama töreninden sonra başbaşa görüştüler.
    Cumhurbaşkanı Demirel`in makamında gerçekleşen ve 35 dakika olarak planlanan görüşme,  yaklaşık bir saat sürdü. 
    Demirel ve Clinton, daha sonra, Milli Güvenlik Kurulu`nun toplandığı salonda heyetlerarası görüşmelere başkanlık ettiler. 
    Heyetlerarası görüşmelerde, Türk tarafında Başbakan Bülent Ecevit, Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik, Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Korkmaz Haktanır, Türkiye`nin Washington Büyükelçisi Baki İlkin ve Dışişleri yetkilileri yer aldı. 
    ABD heyetinde ise Dışişleri Bakanı Madeline Albright, Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman, Ulusal Güvenlik Danışmanı Sandy Berger ve ABD`nin Ankara Büyükelçisi Mark Parris bulundu.
    Çankaya Köşkü`ndeki görüşmeler yaklaşık 1 saat sürdü. Demirel ve Clinton, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler. 

    DEMİREL'İN AÇIKLAMALARI

    Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, basın toplantısında, ``Türkiye Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, Balkanlar`dan Kafkasya`ya, Orta Asya`dan Ortadoğu`ya ve AB`den Karadeniz, Hazar ve Akdeniz`e uzanan geniş bir coğrafyanın barış ve refahı için birlikte çalışmaktadır`` dedi. 
   Demirel, Clinton`ın Türkiye`ye 5 günlük bir ziyaret için geldiğini hatırlatarak, ABD Başkanı`na bir kez daha ``hoşgeldiniz`` dedi. Demirel, ``Bu vesileyle, dostumuz ve müttefikimiz ABD`nin arka arkaya maruz kaldığımız felaketler karşısında sağlamış olduğu yardımlar ve gösterdiği dayanışma için  Sayın Clinton`ın şahsında tüm ABD halkına bir kez daha teşekkürlerimi sunmak istiyorum`` şeklinde konuştu. 
    İkili ilişkiler ve uluslararası meseleler konusunda iki stratejik ortak olarak kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Demirel, şunları kaydetti: 
    ``Bölge barış, istikrar ve refahına birlikte yapacağımız katkılar üzerinde durduk. Her iki ülkenin daha da geliştirebilecekleri alanları görüştük. Ülkelerimizin, yeni ve daha geniş işbirliği fırsatlarını 
birlikte değerlendirme kararlılığına sahip olduklarını memnuniyetle tespit ettik.`` 
    Demirel, ABD Başkanı Clinton`a ekonomik, ticaret ve enerji alanındaki çalışmaların ve bu bağlamda AB ile işbirliğine atfedilen önemi anlattıklarını bildirdi. 
    Savunma işbirliği ve bölgesel güvenlik konuları üzerinde durulduğunu belirten Demirel, şöyle konuştu: 
    ``Ortak projelerimizi birlikte değerlendirdik. İşbirliğimizi hangi alanlarda daha da derinleştirebileceğimizi araştırdık. ABD`nin bu konudaki görüş ve yaklaşımlarını, Başkan Clinton`ın görüşlerini dinledik. Demokrasi, İslam ve laikliği birbiriyle bağdaştıran, kanıtı olan Türkiye`nin AB`ye üyeliğinin, farklılıkları zenginlik kaynağı olarak gören çoğulcu demokratik AB projesini hayata geçirmek bakımından büyük bir önem arzettiği doğrultusundaki görüşümüzü Başkan Clinton da paylaşmaktadır. Bu düşünceler ışığında AB ile Türkiye`nin ilişkileri açısından Helsinki zirvesi öncesindeki durumu birlikte gözden geçirdik. Başkan Clinton`a, Türkiye Cumhuriyeti`nin AB ile 
ilgili değerlendirmelerini bir defa daha anlattık. Türkiye`nin AB üyeliği açısından ahdi haklarını izah ettik. AB`nin meseleyi bu defa doğru bir perspektife yerleştirmesini beklediğimizi vurguladık. Başkan Clinton, ABD`nin Türkiye`nin AB adaylığına verdiği desteği sürdüreceğini teyit etmiştir.`` 
    Birbirlerine sağlam bağlarla bağlı iki dost ve müttefik ülke arasındaki görüşmelerin verimli ve yararlı geçtiğini kaydeden Demirel, Türk-Amerikan stratejik ortaklığının geniş gündeminde yer alan ortak çıkar, ilgi ve eylem alanlarının birlikte gözden geçirildiğini söyledi. 
    Demirel, ``ABD ile dostluğumuz, ortak hedef ve ideallerimizin başarısı açısından büyük teminattır. Bu dostluk, gelecekte de verimli olacak ve ABD ile Türkiye`nin birlikte çalışmaları, geniş bir 
coğrafyaya daha fazla refah ve istikrar getirecektir`` diye konuştu. 
    Cumhurbaşkanı Demirel, sözlerini, ``Sayın Clinton`a tekrar hoşgeldiniz diyor, Türkiye`de iyi vakit geçirmesini temenni ediyorum`` diye tamamladı. 

    CLINTON'IN AÇIKLAMALARI

    ABD Başkanı Bill Clinton basın toplantısına başlarken, 17 Ağustos ve 12 Kasım günlerinde Türkiye`de yaşanan depremlerden büyük üzüntü duyduklarını söyledi. 
    Clinton, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`in başbaşa görüşmelerini çok güzel aktardığını, kendisinin de birkaç ilave yapmak istediğini ifade etti. 
    Görüşmelerde, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı`nın (AGİT) İstanbul`da yapılacak zirvesini ele aldıklarını belirten Clinton, ``Demokratik bir Avrupa yaratmak için yapılan bu zirvenin Türkiye`de 
toplanıyor olması çok uygun. Zira, Türkiye Avrupa`nın bu bölgesinde anahtar rol oynamaktadır`` dedi. 
    Söz konusu bölgenin çok sayıda mücadeleye de sahne olduğunu ifade eden Clinton, ``bütün bu alanlarda ABD ile Türkiye ortak olmalı. Bu çerçevede sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan`a Kosova`daki tavır ve barış için oynadıkları rolden dolayı teşekkür ediyorum`` diye konuştu. 
    Clinton, bölgedeki mücadeleler arasında Rusya`nın Avrupa`ya entegrasyonunun sağlanmasının, Balkanlara istikrar gelmesinin, Ege ve Kıbrıs`a gerçek barışın getirilmesinin önemine işaret etti. 
    Bu çerçevede, Kıbrıs ile ilgili olarak yaklaşan müzakereler konusuna da değinen ABD Başkanı, yaklaşmakta olan görüşmelerin Ada'ya kalıcı barış ve halk için güvenlik sağlayacağını ümit ettiğini 
bildirdi. 
    Clinton, son zamanlarda Türkiye ile Yunanistan arasında ortaya çıkan dostlukla ilgili ``umut verici`` durumu da ele aldıklarını kaydetti. 
    Cumhurbaşkanı Demirel ile özellikle Çeçenistan`daki durum ile Rusya`nın Avrupa`ya entegrasyonu konularını ele aldıklarını ifade eden Clinton, ``Rusya`nın Avrupa`ya entegrasyonu önemlidir. Ve bu Çeçenistan`daki sivil kayıpları engelleyebilir`` dedi. 
    ABD Başkanı Clinton, görüşmeler sırasında Hazar Havzası enerjisinin güvenliği konularını da ele aldıklarını ifade ederek, ``Bu konudaki ABD kararlılığını teyit ettim. Hazar geçişli enerji hatları 
projesine verdiğimiz önemi anlattım. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`in bu konudaki liderliğini takdir ediyoruz`` şeklinde konuştu. 
    ABD Başkanı Bill Clinton, görüşmeler sırasında son olarak Türkiye`de demokrasinin daha güçlenmesi ve insan haklarındaki ilerlemeler üzerinde durduklarını belirterek, şöyle konuştu: 
    ``Türkiye`nin demokrasisini geliştirmesini ve insan hakları konusunu güçlendirmesini görüştük. Son yıllarda bu konuda önemli gelişmeler oldu. Bu ilerlemenin özellikle ifade özgürlüğü alanında 
sürmesini ümit ediyorum.`` 
     Clinton, bunun hemen arkasından da ``Türkiye`nin AB adaylığını desteklediğimizi tekrar teyit etmek istiyorum`` dedi. 

    DEMİREL VE CLINTON SORULARI YANITLADI

  • CUMHURBAŞKANI DEMİREL: 
  • ``(TÜRKİYE`DE İŞKENCE YOKTUR) DEMEK MÜMKÜN DEĞİL, VARDIR, HİÇ OLMAMASI İÇİN GAYRETLER SARFEDİLİYOR`` 
  • BAŞKAN CLINTON:
  • ``TÜRKİYE`DE AÇIK KARARLILIK GÖRÜYORUZ`` 
  • ``TÜRKİYE`NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK KONUSUNDA KARARLILIĞIMIZ SÜRECEK`` 
    Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ABD Başkanı Bill Clinton ile düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Türkiye`de işkence olmadığını söylemenin 
mümkün olmadığını, ancak işkencenin hiç olmaması için gayretler sarfedildiğini söyledi. 
    Demirel, bir gazetecinin, ``Türkiye`de birtakım baskı ve işkence iddiaları olduğunu`` söyleyerek yönelttiği soru üzerine, ``(Türkiye`de işkence yoktur) demek doğru değildir, vardır. Ancak devletin politikası değildir`` dedi. 
    Demirel, ``İşkence suçtur. Bunu kim işlerse işlesin, kim olduğuna bakılmaksızın hakkında tahkikat yapılır ve cezaya çarptırılır. Hiç olmaması için büyük gayretler sarfediliyor`` diye konuştu. 
    Clinton ise ``Bu iddialar karşısında Türk-Amerikan ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?`` yolundaki soruyu şöyle yanıtladı: 
    ``Biz Türkiye`de, bu konuda, özellikle işkence konusunda yenilenmiş ve çok açık bir kararlılık görüyoruz. Ayrıca işkence dışında birtakım başka konular var. İnsan haklarıyla ilgili. Örneğin 
ifade özgürlüğü gibi konularda çeşitli ilerlemeler görüyoruz. Bu konuda sayın Demirel`in dile getirmiş olduğu devlet politikaları konusunda da çok önemli ilerlemeler var.`` 

    TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİ 

    Bir başka soru üzerine, Türk-Yunan ilişkilerindeki gelişmelere işaret eden Clinton, sözlerini şöyle sürdürdü: 
    ``Bu da, bizim ortaklığımızı her zaman sınırlayan bir konu oldu. Çünkü her ikisiyle de ilişkimiz var. Ekonomik ve politik alanlarda Türkiye`nin son yılda ve son aylarda yaptığı reformaları ifade etmek isterim. Son derece etkileyiciydi. Bu açıdan bakıldığında bizim ortaklığımızın statüsünün oldukça güçlü olduğunu söylemeliyim. Amerika, ortak ideallerimiz için Türkiye`ye daha fazla ekonomik yardım ve politik destek vermek istiyor.`` 
    Clinton, ``Türkiye`nin AB üyeliğine göstermiş olduğunuz destek konusunda ne kadar kararlı olmaya devam edeceksiniz?`` sorusu üzerine de, ABD`nin, destek konusunda kararlı olmaya devam edeceğini vurguladı. 
    Bill Clinton, bu kararlılığına neden olarak, gelecek 10-20 yıl zarfında dünyada karşı karşıya kalınabilecek en önemli sorunların bir listesinin yapılması halinde, Türkiye`nin bütün bir Avrupa bütünlüğü içinde olmasının, sorunların çözülmesinin ve sorunlara karşı daha iyi adım atılmasının çok önemli olduğunun görüleceğini belirtti. 
    ABD Başkanı, özellikle de dinsel ve kültürel açıdan bir çeşitlilik teşkil eden Avrupa içinde Türkiye`nin yer almasının bu yüzden çok önemli olduğunu vurguladı. Clinton, konuşmasına şöyle devam etti: 
    ``Bu çerçevede Türkiye ile Yunanistan arasında yakın zamanda yaşanan iyi ilişkiler çok önemli. Çünkü bu konuda gelişmeler kaydedilmesi gerekiyor. Her iki ulusun unutmaması gereken bir nokta 
var. Aralarındaki farklıklar çok az. Ancak bir işbirliğine girildiği takdirde, işbirliğinin Avrupa`nın bütünlüğü açısından getireceği faydalar çok fazladır. Bunu nasıl yapacağım? Bunu şimdiye kadar olduğu gibi Avrupalı liderlerle yapacağım görüşmelerde dile getirmekle yapacağım. Zaten şu ana kadar da mümkün olan her fırsattan istifade ederek görüşlerimi dile getiriyorum ve dile getirmeye devam edeceğim. Çünkü eğer dünyanın bu bölgesiyle ilgili en önemli dört-beş konuyu 
gözönünde bulundurursak, bu konular içinde Türkiye`nin, Avrupa`nın tam bir parçası olarak bulunmasının çok önemli olduğunu hepimiz görüyoruz.`` 

   -WTO- 

    Clinton, bir gazetecinin, ``Dünya Ticaret Örgütü`nde (WTO) Çin`in daha aktif rol oynaması söz konusu olabilir mi?`` yolundaki sorusuna da şu karşılığı verdi: 
    ``Bu konuda acil bir cevap verebilmek için öncelikle şunu söylemek istiyorum. İlkbaharda yaptığımız görüşmeler sayesinde Çin ile Amerika arasındaki görüşmeler ilerledi. Bunun tabii çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak bu, yeni birtakım tavizler verildiği yolunda herhangi bir şey göstermiyor. Çünkü yapılan çalışma, her iki tarafın da liderleğinde gerçekten ortak bir anlayışa varmaktı. Burada dünyanın en kalabalık ülkesi olarak Çin`in de, böylesine birtakım kurallar dizisi içerisinde hareket edecek olması çok önemli. Ancak şunu söyleyebilirim ki, Çin`in Seatle`da oynayacağı rolün önemi üzerinde durmak isterim. Bu, diğer gelişmekte olan ulusların pozisyonu 
açısından da önem taşıyacaktır. Bir anlaşmaya ulaşmamız halinde, köklü bir şekilde Çin`in WTO`ya katılmasını sağlamamız dünya ekonmik sistemi açısından önemlidir.`` 
 
 

TÜRKİYE İLE ABD ARASINDA ``DOĞAL VE DOĞAL OLMAYAN AFETLERİ ÖNLEME VE MÜDAHALE ETME ALANINDA İŞBİRLİĞİ NİYET PROTOKOLÜ`` İMZALANDI 

    ABD Başkanı Bill Clinton`ın ziyareti çerçevesinde iki ülke arasında ``Doğal ve Doğal Olmayan Teknolojik Afetleri Önleme ve Müdahale Etme Alanında İşbirliği Niyet Protokolü`` imzalandı. 
    Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve ABD Başkanı Bill Clinton`ın başbaşa görüşmesi sürerken, ABD Federal Olağanüstü Hal Yönetimi Ajansı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü arasında doğal ve doğal olmayan teknolojik afetleri önleme ve müdahale etme alanında işbirliği niyet protokolü imzalandı. 
    Protokole, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Ali Helvacı ile ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman imza koydular. 
    Protokol, bölgeler arası işbirliği, afet öncesi hazırlık, eğitim programları ve tatbikatlar, bilgi alışverişi, bilimsel ve teknik işbirliği ile işbirliği sürecinin düzenlenmesi başlıklarını içeriyor. 
    Protokol çerçevesinde, acil yardım ön hazırlığı ve afet yönetimi alanında Türkiye ile ABD`nin işbirliği yapması da öngörülüyor. Protokole göre, 2000 yılı iş planı da Aralık ayında uygulamaya 
konulacak. Burada ABD ve Türkiye`de yapılacak eğitim faliyetleri ile acil yardım ön hazırlığı kapsamında 31 madde, afet sonrası ilk uygulama ve kurtarma çalışmaları çerçevesinde 12 madde, afet zararlarının azaltılması alanında 143 madde yer alıyor. Protokol bu alanlarda eğitim işbirliğini içeriyor. 
    Protokolün muhatabı olan ABD Federal Olağanüstü Hal Yönetim Ajansı, tabi afetlerde ve acil 
durumlarda devreye giren bir yardım kuruluşu niteliğinde. Ajansın, bizzat Başkan Clinton`a bağlı olarak çalıştığı belirtilirken, protokol ile sözkonusu konularda ABD`nin tecrübelerini Türkiye ile paylaşması öngörülüyor. 
    Öte yandan, ABD Silahlı Kuvvetler mensuplarının müşterek savunma tedbirlerine katılmasına izin verilen bir Türk Silahlı Kuvvetler tesisi olan Belbaşı Sismik Gözlem İstasyonu`nun Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi`ne devrine ilişkin anlaşma da imzalandı. 
    Anlaşmaya Dışişleri Bakanlığı ABD ile Siyasi İşler Genel Müdürü Büyükelçi Tansu Okandan ile ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman imza koydular. 
 
 

ANADOLU AJANSI HABERLERİNDEN DERLENMİŞTİR.
(16 KASIM 1999)
 

sayfa başı