|
|
 |
ABD BAŞKANI
CLINTON'UN
TÜRKİYE
ZİYARETİ
15 - 19
KASIM 1999
|
CLINTON
ANKARA'DA...
|
CUMHURBAŞKANI
DEMİREL`DEN CLINTON`A ŞEREF MADALYASI
-
CUMHURBAŞKANI DEMİREL:
-
``DEMOKRASİYE, HÜRRİYETE VE BARIŞA OLAN
BAĞLILIK VE İNANCIMIZ, TÜRKİYE İLE ABD ARASINDAKİ DAYANIŞMA VE KADER BİRLİĞİNİN
ZEMİNİNİ OLUŞTURUYOR``
-
``CLINTON, SADECE DİRAYETLİ BİR DEVLET
ADAMI DEĞİL, BİR CESARETİN TİMSALİDİR``
-
BAŞKAN CLINTON:
-
``TÜRKİYE İLE KORE`DEN KOSOVA`YA UZANAN
BİR MÜTTEFİKLİĞİMİZ VAR``
-
``ÇOCUKLARIMIZA HAYAL ETTİKLERİ BİR DÜNYADA
YAŞABİLME ŞANSI VERMELİYİZ``
Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel, demokrasiye, hürriyete ve barışa olan bağlılığın ve inancın,
Türkiye ile ABD arasındaki dayanışma ve kader birliğinin zeminini oluşturduğunu
söyledi.
Cumhurbaşkanı Demirel,
ABD Başkanı Bill Clinton`a Türkiye Cumhuriyeti`nin en yüksek nişanı olan
``Devlet Nişanı``nı takdim töreninde bir konuşma yaptı.
Süleyman Demirel,
Devlet Nişanı`nın, devletler arasında dostça ilişkilerin geliştirilmesini
ve milletlerin birbirlerine yakınlaştırılmalarını sağlamakta seçkin başarı
sergileyen devlet başkanlarına verildiğini belirterek, ``Devlet Nişanı``nı
Clinton`a takdim etmekten kıvanç duyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Süleyman
Demirel, ABD Başkanı Bill Clinton`ın, Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla hürriyetine
kavuşan Berlin halkına 12 Temmuz 1994`te yaptığı konuşmayı hatırlatarak,
şunları söyledi:
``(Berlin duvarı
yıkılmıştır. Şimdi bizim neslimiz bu duvarın yerine neyi inşaa etmemiz
gerektiğine karar vermek durumundadır. Bugün burada dururken bu sorunun
cevabını görebiliyorum. Duvarın yerine yeni bir Avrupa inşa etmeliyiz.
Öyle bir Avrupa ki, burada yaşayan bütün ülkeler bağımsız ve demokratik
olsun; ekonomik hürriyetler ve refah sınır tanımasın; güvenliğimizi duvarlar
inşaa ederek değil, köprüler kurarak teminat altına alalım ve öyle bir
Avrupa olsun ki, çocuklarımız Tanrı`nın kendilerine bahşettiği imkan ve
kabiliyetlerin en son hudutlarına kadar gidebilsin, onlar da çocuklarını
barış ve umut içinde büyütebilsin) Bu sözler Başkan Clinton`ın...``
Demirel, bu sözlerin,
soğuk savaş sonrasında, demokrasiler topluluğu olarak gerçekleşmesi yönünde
birlikte çaba sarfedilen, demokrat, bütünleşmiş, barış içinde müreffeh
bir Avrupa idealini
anlamlı şekilde resmettiğini belirtti.
Demirel, ``Totalitarizmin
en çirkin görüntüsü olan Berlin Duvarı`nın yıkılmasıyla sonuçlanan zorlu
mücadeleden zaferle çıkan demokrasiler topluluğunun üyeleri olarak, Başkan
Clinton`ın bu uzak
görüşlü sözlerinde geleceğe umutla
bakan bir kararlılık görüyoruz`` diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Demirel,
Başkan Clinton`ın 21. yüzyılda barış, ekonomik refah ve güvenliğin küresel
boyutta kalıcı hale gelmesinin yolunun eğitim, sağlık ve bilgi teknolojileri
olmak üzere etkili
toplumu güçlendiren temel alanlara
yatırım yapmaktan geçtiğini sağduyuyla tespit ettiğini de kaydetti.
Clinton yönetiminin
önceliklerini bu alanlara yönlendirdiğini söyleyen Demirel, bu alanlara
yapılan yatırımın geleceğe yapılan yatırım anlamına geldiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Demirel,
Clinton`ın sadece Amerikan ekonomisinin ve halkının refahının güçlenmesine
değil, uluslararası barış ve güvenliğe de büyük katkıda bulunduğunu ifade
etti.
Demirel, ``Başkan
Clinton`ın Ortadoğu barış sürecinden Bosna`ya, Kuzey İrlanda barış sürecinden
Kosova`ya, farklı ihtilafların barışçı bir çözüme kavuşturulması yönündeki
çabalara şahsen yaptığı katkılar sadece bir dirayetli devlet adamlığının
değil, aynı zamanda müteveffa
Başkan Kennedy`nin ifadesiyle, bir
cesaretin timsalidir`` şeklinde konuştu.
``ÇOCUKLARIMIZA
HAYAL ETTİKLERİ BİR DÜNYADA YAŞABİLME ŞANSI VERMELİYİZ``
ABD Başkanı Bill
Clinton, Türkiye ile ülkesinin, Kore`den Kosova`ya uzanan bir müttefikliği
bulunduğunu belirtti.
Clinton, Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel tarafından kendisine tevdi edilen Devlet Nişanı için düzenlenen
törende yaptığı konuşmada, Türkiye ile ABD arasında işbirliği konusunda
gelecekte bir çok fırsat olduğunun görüleceğini ifade etti.
Clinton, öncelikle
Devlet Şeref Madalyası`nı kendisine tevdi edilmesinden dolayı teşekkür
ederek, ``Benim ülkemde bu tip ödülleri genellikle ölümünüzden bir adım
önce verirler. Ama benhala kendimi çok normal hissediyorum`` dedi.
Aldığı bu ödülün
iki ülke arasındaki ortak değerleri ve uzun süreli dostluğu simgelediğini
ifade eden Clinton, bunların 50 yıl öncesi yani Truman Doktrini ile Türkiye`nin
toprak bütünlüğüne ve
güvenliğine yönelik ABD taahhüdüne
dayandığını belirtti.
ABD ve Türkiye`nin
son 50 yılda Kore`den Kosova`ya kadar baskı ve zulme karşı ortak hareket
ettiğini kaydeden Clinton, geleceğe bakıldığında iki ülke arasında daha
derin bir işbirliği olanağı
olduğunun görüleceğini ifade etti.
Teknoloji tarafından
inşaa edilecek ve bilgi patlamasının yaşanağı yeni bir bin yılın eşiğine
gelindiğini belirten Clinton, sözlerini şöyle tamamladı:
``İnsanoğlunun
en eski sorunu olan etnik, ırksal ve dini çatışmalar hala yaşanıyor. Aynı
zamanda, önlerinde yeni fırsatlar durduğunu gören ve jeo-politik zorlukların
nedenlerini hatırlayan insanları görüyorum. Çocuklarımıza hayal ettikleri
bir dünyada yaşabilmeleri şansını vermeliyiz. İki ülkenin kurucularının
hayal ettiği bütün insanların, Müslümanların, Yahudilerin, Hıristiyanların
birarada yaşadığı bir dünyayı bırakabileceğimizi ümit ederim.``
Devlet Şeref Madalyası
törenine Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve eşi Nazmiye Demirel ile ABD
Başkanı Bill Clinton`un eşi Hillary Clinton`da katıldılar.
Törene ayrıca,
aralarında TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut ve eşi, Başbakan Bülent Ecevit
ve eşi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ve eşi, Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cumhur Ersümer ve eşi, Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Hüsamettin Özkan ve eşi, Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik,
Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve eşi, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz ve
eşi, FP Genel Başkanı Recai Kutan ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Hikmet
Çetin`in de aralarında bulunduğu 500 davetli katıldı.
Bu arada, Cumhurbaşkanı
Demirel, Başkan Clinton`un yakasına bir rozet takmaya çalıştı. ABD Başkanı
Bill Clinton da rozeti takamayınca, İngilizce olarak ``neyse sonra hallederiz``
diyerek konuşmasına geçti.
Törende, piyanist
Fazıl Say, konuklara piyano resitali verdi.
Cumhurbaşkanı Demirel,
resitalden sonra Clinton onuruna akşam yemeği verecek.
ANADOLU AJANSI HABERLERİNDEN
(15.11.1999) DERLENMİŞTİR.
(17 KASIM 1999)
  |