Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
CUMHURBAŞKANI SEZER'İN 80. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI KORUTÜRK'ÜN 55. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI KORUTÜRK'ÜN 54. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI KORUTÜRK'ÜN 53. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI KORUTÜRK'ÜN 52. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI KORUTÜRK'ÜN 51. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI KORUTÜRK'ÜN 50. YIL MESAJI

CUMHURİYET'İN 56. YILI...
Cumhurbaşkanı Korutürk'ün mesajı
29 Ekim 1979
6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Cumhuriyet'in kuruluşunun 56. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda, "Memleket sorunlarının çözüm yeri T. B. M. M. dir. Yüce Meclisin Aziz Türk Milletine layık olduğu refah, güven ve mutluluğu sağlamak için kendisine düşen görevi mümkün olan kısa zamanda yerine getireceğine hep birlikte inanmalıyız" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Korutürk'ün mesajından...

"Cumhuriyetin ilânından bu yana, sadece ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınma yollarında büyük adımlar atılmamıştır. Aynı zamanda yeryüzündeki siyasi rejimler arasında insan kişiliğine ve onuruna en çok değer veren özgürlükçü demokrasi de ülkemizde tam anlamıyla kurulmuştur."

"Önümüzde iktisadi bazı darboğazlar mevcuttur, anarşi vatandaşlarımızın huzurunu kaçıran boyutlarda hala devam etmektedir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün bunların üstesinden gelecek güçtedir."

"Türk Ulusunun demokrasiye ve onun temelinde yatan seçme ve seçilme hakkına nasıl büyük bir titizlikle sahip olmaya kararlı bulunduğu 14 Ekim seçimleri ile bir kere daha sabit olmuştur."

"Seçimlerden önce çıkarılan çeşitli olumsuz propagandalara ve tehditlere rağmen, Türk Milleti büyük bir sükun ve olgunluk içinde seçim sandığına gitmiş ve vicdanının sesine göre oyunu kullanmıştır."

"Böylece, Devletin teminatı altındaki seçim güvenliğine ve oy hakkına, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde hiçbir kimsenin müdahale etmek cesaretini gösteremiyeceği anlaşılmıştır."

"Bugün parlamentoda temsil edilen siyasi partilerimizden hiçbirisi tek başına Hükümet kurabilmek için yeterli oya sahip değildir."

"Hükümet sorununun bütün gerçek demokrasilerde olduğu gibi, bizde de demokratik kurallar içinde ve parlamentoda çözümleneceği tabiidir. Vatandaşlarımın bu konuda en ufak bir kuşkuları olmaması gerekir."

"Üzüntü ile ifade etmek gerekir ki, komşu ve müttefikimiz Yunanistan son zamanlarda Ege’de dostça sayılamayacak bir siyaset gütmek istediği izlenimini vermektedir."

"Türkiye ile Yunanistan arasında düşmanlıktan iki ülkeden hiç birine yarar gelmez. Aksine, ancak zarar gelir. "

"Tarihin yanılmazlığı ve affetmezliği nasıl bir gerçek ise, iki komşu ulusun herhangi bir oyuna gelmemeleri için gösterecekleri dikkat ve özenin de o derecede yerinde bir gerçekçilik olacağına özellikle işaret etmek isterim."

"Kendi aramızda birlik ve anlaşma oldukça bütün iç ve dış zorlukları yeneceğimizden asla hiçbirimizin şüphesi olmamalıdır."
 

Cumhuriyet Bayramı törenleri 1937 - Celal Bayar ile6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün, Cumhuriyet'in 56. yılı dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle: 
(29 Ekim 1979)

Aziz Türk Milleti,

Cumhuriyet Bayramının 56’ncı Yıldönümünü hep birlikte kutlamanın mutluluğu içindeyiz.

Sevgili Vatandaşlarım,

Cumhuriyet Bayramının anlamını ve Cumhuriyet İlânıyla birlikte kurmuş olduğumuz bugünün genç ve kuvvetli Türkiyesi’ni daha iyi anlayabilmek için, Birinci Dünya Savaşını takiben sıkıntılı günlerle, bugünü mukayeseli bir şekilde gözönünde tutmakta yarar vardır. Birinci Dünya Savaşından sonra Büyük Osmanlı İmparatorluğu tam anlamıyla çökmüştü, sürekli savaşlardan sonra yorgun ve yoksul düşmüş olan Türk Milletinin yok edilebileceği ve aziz Vatanımızın yapmacık bir takım Devletçiklere bölünebileceği ham hayaline kapılan düşmanlarımız güzel vatanımızı dört köşesinden işgale başlamışlardı.

İşte bu durumda, Kahraman Türk Milleti Kuzeylisi, Güneylisi, Doğulusu Batılısı ile hep birlikte Aziz Vatanımızı iç ve dış düşmanlara karşı müdafaa etmek ve ülke bütünlüğünü korumak azim ve kararı ile ATATÜRK’ün önderliğinde ve bir Bayrak altında toplanmıştır.

Büyük fedakârlıklar ve kahramanca savaşlardan sonra, Türk Vatanının ve Milletinin bölünemiyeceği bütün dünyaya kabul ettirilmiştir.

Bundan sonra da, yoksul ve harap vatan toprakları üstünde limanlar, yollar, demiryolları, fabrikalar yeni ve modern kentler kurulmuş, sağlam bünyeli ve aydın kafalı yeni kuşaklar yetiştirilmiş, bugünün güçlü Türkiye Cumhuriyeti devleti Dünya Devletleri içindeki saygın yerini almıştır.

1923’den bugüne ulaşmış olduğumuz gelişimi daha iyi değerlendirebilmek için bazı somut örnekleri hep birlikte hatırlamamızda yarar görüyorum:

1923 yılında 13 küsur milyon (13.648.000) olan ülke nüfusu 1979 yılında 44 milyonu bulmuştur. (43.972.000).

1935’de vatandaşlarımızın sadece % 15 ile % 16’sı (15,58) okur yazar olduğu halde bu oran 1975 yılında % 61’i aşmıştır. (% 61,6)

1923 yılında sadece 554 tabibimiz varken, ülke 1979 yılında 25.230 tabibe kavuşmuştur.

1923 yılında fert başına düşen milli gelir yaklaşık 70 TL. iken, 1978 yılında fert başına düşen milli gelir 27 bin (27.176) TL’ye ulaşmıştır.

Birkaç rakam daha vermeme müsaadenizi rica ederim: Sınaî Kalkınma bakımından çok önemli olan demir çelik üretimi 1923’de sıfır iken 1978 yılında 3,5 milyon tona, çimento üretimi de 1923 yılında sıfır iken, 1978 yılında 15 milyon tona ulaşmıştır.

1923’te Devlet ve il yolları toplamı 18.335 kilometre iken, 1978’de 60.000 kilometrelik yol şebekesine kavuşmuşuzdur. Keza, Cumhuriyetin ilânında bir kilometre dahi asfalt yolumuz yok iken, bugün 25.000 kilometreyi bulan asfalt yol şebekesinin sağladığı imkanlar sayesinde ülkemiz rahat ve süratli bir ulaşım düzenine sahip olmuştur.

Aziz Vatandaşlarım,

Cumhuriyet döneminin sağladığı bütün bunlar ve benzeri nimetler yanında elbette, bugün hepimizin en samimi duygularla tamamlanmasını arzuladığımız ekonomik ve sosyal pek çok noksanımız vardır.

Ayrıca, yurdumuzun çeşitli bölgeleri arasında ekonomik ve sosyal açıdan bazı önemli farklılıklar ve eşitsizlikler mevcuttur. Ancak, ister demokrasi ile ister diktatörlükle idare edilmiş olsunlar, yeryüzünde mevcut devletlerin hiç birisinde o devletin bütün bölgeleri ve vatandaşlarının tamamı aynı ekonomik ve sosyal imkanlara kavuşturulamamıştır. Hatta, aynı bölge içindeki çeşitli yöreler arasında dahi ekonomik ve sosyal yönden önemli farklılıklar mevcuttur.

Devletimizin bütün gayreti, yıllık kalkınma planları ile refahı memleketin en ücra köşelerine yayabilmektir.

Sevgili vatandaşlarım,

Cumhuriyetin ilânından bu yana, sadece ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınma yollarında büyük adımlar atılmamıştır. Aynı zamanda yeryüzündeki siyasi rejimler arasında insan kişiliğine ve onuruna en çok değer veren özgürlükçü demokrasi de ülkemizde tam anlamıyla kurulmuştur. Dünya haritasına baktığımızda, gerçek anlamda demokrasi ile idare edilen pek az ülke arasında Türkiye Cumhuriyeti Devletinin de yer aldığını gururla görmekteyiz.

Türk Ulusunun demokrasiye ve onun temelinde yatan seçme ve seçilme hakkına nasıl büyük bir titizlikle sahip olmaya kararlı bulunduğu 14 Ekim seçimleri ile bir kere daha sabit olmuştur.

Biliyorsunuz, seçimlerden önce çıkarılan çeşitli olumsuz propagandalara ve tehditlere rağmen, Türk Milleti büyük bir sükun ve olgunluk içinde seçim sandığına gitmiş ve vicdanının sesine göre oyunu kullanmıştır. Böylece, Devletin teminatı altındaki seçim güvenliğine ve oy hakkına, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde hiçbir kimsenin müdahale etmek cesaretini gösteremiyeceği anlaşılmıştır.

Aziz Yurttaşlarım,

Önümüzde iktisadi bazı darboğazlar mevcuttur, anarşi vatandaşlarımızın huzurunu kaçıran boyutlarda hala devam etmektedir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün bunların üstesinden gelecek güçtedir. Memleket sorunlarının çözüm yeri T. B. M. M. dir. Yüce Meclisin Aziz Türk Milletine layık olduğu refah, güven ve mutluluğu sağlamak için kendisine düşen görevi mümkün olan kısa zamanda yerine getireceğine hep birlikte inanmalıyız.

Demokrasi ile idare edilen ülkelerden seçim sistemi olarak nisbî temsili kabul etmiş olanlarda, çoğu kez parlamentoda mevcut siyasi partilerden birisi tek başına Hükümet kurmak için yeter oya sahip olamamaktadır. Nisbî temsil sistemini kabul etmiş olan ülkemizde de, bugün parlamentoda temsil edilen siyasi partilerimizden hiçbirisi tek başına Hükümet kurabilmek için yeterli oya sahip değildir. Bu nedenle, Dünyanın nisbî temsili kabul eden diğer ülkelerinde olduğu gibi zaman zaman bizde de Hükümet kurulması önemli bir sorun olmakta ve bazen çok kısa zamanda Hükümetler kurulamamaktadır. Nisbî temsil sisteminin yararlı birçok özellikleri yanında, bu zorluğu da mevcuttur. Ancak, Hükümet sorununun bütün gerçek demokrasilerde olduğu gibi, bizde de demokratik kurallar içinde ve parlamentoda çözümleneceği tabiidir. Vatandaşlarımın bu konuda en ufak bir kuşkuları olmaması gerekir.

Sevgili Vatandaşlarım,

Diğer taraftan, ülkemizin içinde bulunduğu bölgenin stratejik önemini ve bu nedenle nasıl hassas bir coğrafyada yaşadığımızı hepimiz biliyoruz. Bu bölgeye yönelen dış tehlike ve tehditlerin son zamanlarda yeni şekiller ve boyutlar almaya başladığı kuşkusuz dikkatinizden kaçmamaktadır. Geçmişte alınan derslerden bilinen odur ki, bu gibi tertipler daima bölge ülkelerinin istikrar ve huzuru aleyhine sonuç vermiştir. Bazen bunlardan birinin veya bir kısmının diğer bir bölge ülkesine veya ülkelerine karşı kullanılmak istendiği de görülmüştür. Her hal ve kârda, beliren bu yeni gelişmeler karşısında bölgede yaşayan tüm ulusların çok uyanık olmalarında hem bölge huzuru hem kendileri için yarar vardır.

Bu münasebetle, üzüntü ile ifade etmek gerekir ki, komşu ve müttefikimiz Yunanistan son zamanlarda Ege’de dostça sayılamayacak bir siyaset gütmek istediği izlenimini vermektedir. Halbuki, büyük Atatürk’ün de belirttiği gibi, Türkiye ile Yunanistan arasında düşmanlıktan iki ülkeden hiç birine yarar gelmez. Aksine, ancak zarar gelir. Türk ve Yunan ulusları karşılıklı anlayış ve işbirliği içinde oldukça, hem kendilerinin hem de bölgenin huzur ve güvenliğinin arttığı, iki ulusun da bundan yararlandığı tecrübe ile sabittir.

Tarihin yanılmazlığı ve affetmezliği nasıl bir gerçek ise, iki komşu ulusun herhangi bir oyuna gelmemeleri için gösterecekleri dikkat ve özenin de o derecede yerinde bir gerçekçilik olacağına özellikle işaret etmek isterim.

Aziz Vatandaşlarım,

Kendi aramızda birlik ve anlaşma oldukça bütün iç ve dış zorlukları yeneceğimizden asla hiçbirimizin şüphesi olmamalıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle ve kısa zamanda lâyık olduğumuz huzur, güven ve mutluluğa kavuşacağınız inancı ile, kahraman Türk Milletinin Cumhuriyet Bayramını ve Müslüman vatandaşlarımın yaklaşmakta olan Kurban Bayramını sevgilerle kutluyorum. Sözlerimi Aziz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manâsını dimağlarımızda, derinliğine kavrayarak, heyecanını kalplerimizde daima canlı tutarak şu sözler ile bitiriyorum: “Türk! Öğün, Çalış, Güven.”

Hepinize sağlık ve esenlikler diliyorum.
 


(31 EKİM 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.